Yüzyılın Aşkları - Çiğdem Talu - Melih Kibar




Yapım Tarihi - 2003
Süre - 00:45:00
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe

Yönetmen - Can Dündar
Hazırlayan - Barış Duran
Jenerik Müziği - Fahir Atakoğlu
Montaj - Ayhan Demir
Yapım Koordinasyon - Dilek Dündar, Nazan Gezer
Kamera - C. Murat Özcan
Set Ekibi - Doğan Türker, Mustafa Sütçü
Görsel Tasarım - Tuncer Şentürk
Jenerik - Digjital Sanatlar

Can Dündar’ın hazırladığı belgesel dizi “Yüzyılın Aşkları”nda, geçtiğimiz yüzyıla damgasını vuran aşk hikâyeleri ekrana geliyor. Bu bölümde Çiğdem TALU konu ediliyor.






Şarkılarda yaşayan kırık bir aşk hikâyesi

CNN Türk'teki Can Dündar imzalı 'Yüzyılın Aşkları'nda bu akşam Çiğdem Talu - Melih Kibar birlikteliği anlatılıyor

Yeniköy'de bir yalı dairesi...
Balkonundan nazlı Boğaz akıyor, sereserpe...
Pencerenin kenarında bir piyano...
Piyanonun tuşlarında bir adamın elleri...
Notalara, her gün geçtiği bir yolun tanıdık kaldırım taşları gibi basıyor. Her
basışında gençliğimin bir başka unutulmaz şarkısı çınlıyor salonda...
Ve Melih Kibar, seyrelen saçlarında aklarla, eski bir aşkı ve o aşktan Doğan her
bir şarkının öyküsünü anlatıyor.
Bu akşam CNN Türk'te yayımlanacak "Yüzyılın Aşkları" belgeselinde, bu yaratıcı
aşkın hikâyesini getireceğiz ekrana...
Alıştığımız aşklardan değil bu...
Öyle ilk görüşte vurulmalar, uğruna ölümü göze almalar, evlilikler, boşanmalar
yok. Ama aşkını kendi içinde yaşatan, duygularını fazla dillendiremeyen,
konuşamadıklarını birbirine şarkılar aracılığıyla diyen iki insanın yarı
platonik, kırık, buruk beraberliğinin öyküsü var. Belki de "Melih Kibar - Çiğdem
Talu aşkı"nı, öbürlerinden farklı kılan yanı da bu...
Tanıştıklarında Çiğdem Talu, 36 yaşında bir İngilizce öğretmeniymiş. Melih Kibar
ise 24 yaşında bir kimya mühendisi...
Çevreye ilişkilerini hiç belli etmemişler; ama bu 12 yaşlık fark, kemirmiş
içlerini...
"Öğrencisi yaşında bir gençle beraber olmak" öğretmen ahlâkıyla yetişmiş
Çiğdem'e ağır gelmiş.
Ve kimya okuyacakken genç yaşta müzik dünyasına atılıp orada kendinden büyük bir
kadınla ilişkiye girmek Melih'i zorlamış.

Çiğdem'in miladı
Ama onlar iç dünyalarında ne yaşarlarsa yaşasınlar, ilk günden itibaren
yaptıkları şarkılar müzik listelerini sallamış, müzikalleri gişe rekorları
kırmış.
"Ne kadar sürdü beraberliğiniz" diye soruyorum:
Hiç duraksamadan, "25 Mayıs 1975'ten, 28 Mayıs 1983'e kadar, yani tam 8 sene 3
gün" diye cevap veriyor Melih Kibar... (Hangimiz çeyrek asır önceki bir ilişkiyi
bu kadar ayrıntısıyla hatırlıyoruz?)
Bu 8 sene 3 güne 270 şarkı sığdırmışlar. Melih'in bestesi, Çiğdem'in sözleriyle
çıkan bu şarkıların 106'sı bir numara olmuş, dillere yerleşmiş.
Bunların ilki Erol Evgin'in sesiyle hafızamıza işleyen bir parça:
"İşte Öyle Bir şey"...
Ve o plağın arkasındaki "Sevdan Olmasa..."
Sonra "Hep Böyle Kal", "Bunlar da Geçer", "Bir de Bana Sor", "Her Şey Seninle
Güzel", "Bir Tanem Söyle Canım"... liste uzayıp gidiyor. Benim gibi ilk
aşklarını 70'lerin ortalarında yaşamışlar için, melankoli gecelerimizin
refakatçisi bu şarkılar; suskunluğumuzun tercümanı...
Ve şimdi daha yakından tanıyoruz, o bestelere anlam katan kadını... Çiğdem Talu,
kısa ömrünü, "Melih'ten önce / Melih'ten sonra" diye ikiye ayırıyor. O ilişkiden
arta kalan, birkaç mektupla, birkaç resim... bir de çıkan haberleri kesip
üzerinde sevimli notlarla İngiltere'ye gönderdiği defter... Ama tabii hepsinden
çok, "sevgili bestecisi"nin notalarına iliştirilmiş yüzlerce şarkı sözü...

Gizli aşk bu...
Dilden dile gezen şarkıların ilhamı olmuş bir aşkın alenen yaşanamamasında,
hatta muhatabına açıklanamamasında ne tuhaf bir hüzün var. Çiğdem Talu'nun daha
önceki evliliğinden olan kızı Zeynep Talu, "Aralarında bir şeyler yaşandığını
tahmin ediyordum, ama ne olduğunu ben bile ancak annemin ölümünden sonra
Melih'le konuşabildim" diyor.
"Hiç ortalıkta el ele dolaşmadılar. Bu konuyu konuşmadılar. Ama baştan sona
adabıyla yaşadılar" diye ekliyor.
Peki bu 8 yıl 3 günün ne kadarında aşk var, ne kadarında iş ortaklığıyla karışık
bir dostluk?..
Anlaşılan o ki, en fazla bir yıl yoğun yaşanmış bir aşk bu...
O bir yılı da ayrı ülkelerde tüketmişler; her fırsatta buluşup bir araya
gelmişler, Özlem günlerini notalara, sözlere dökmüşler.

Nikâh şahidi
Sonrası?
Sonrası yine "yüzyılın aşkları"na özgü bir muamma...
Yeni sevgilisini ilk getirip Çiğdem'le tanıştırmış Melih Kibar... Evlilik
konusunda görüşünü sormuş. Muvafakat alınca da nikah masasına oturmuş. Masanın
şahit sandalyesinde ise Çiğdem Talu oturuyormuş. Düğünde birlikte göbek
atmışlar.
Peki hiç iz kalmamış mı onca yaşanandan?
Bunun cevabını bilmiyoruz. Bu noktada susuyor ve sözü, Çiğdem Talu'nun 1981
bestesi "Koca Çınar" için yazdığı dizelere bırakıyoruz:
"Serde gençlik var koca çınar / sevda var / sen sevdanı çiğneyip geçer misin /
öte yanda gurur var / ölesiye gurur var / seni unutanları, sen olsan sever
misin? / Bir yol eğ de başını, dinle arkadaşını / kulun kölen olayım, sil
gözümün yaşını..."

Kaynak
Belgeselin Yayını
can.dundar @ e-kolay.net