Yüzyılın Aşkları - Mustafa Kemal - Latife Hanım




Yapım Tarihi - 2004
Süre - 00:45:00
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe

Yönetmen - Can Dündar
Hazırlayan - Barış Duran
Jenerik Müziği - Fahir Atakoğlu
Montaj - Ayhan Demir
Yapım Koordinasyon - Dilek Dündar, Nazan Gezer
Kamera - C. Murat Özcan
Set Ekibi - Doğan Türker, Mustafa Sütçü
Görsel Tasarım - Tuncer Şentürk
Jenerik - Digjital Sanatlar

Can Dündar’ın hazırladığı belgesel dizi “Yüzyılın Aşkları”nda, geçtiğimiz
yüzyıla damgasını vuran aşk hikâyeleri ekrana geliyor.






İnsanlık tarihi
biraz da aşkların tarihidir. Ama insanlık tarihi gibi, aşkların tarihi de
acılarla, sancılarla, gözyaşlarıyla yaşanmıştır.Can Dündar’ın hazırladığı
belgesel dizi “Yüzyılın Aşkları”nda, geçtiğimiz yüzyıla damgasını vuran aşk
hikayeleri ekrana geliyor. CNN Türk, 15 Kasım 2004 Pazartesi günü saat 11.05’te
“Yüzyılın Aşkları” belgeselini tekrar ekrana getirecek.

Can Dündar tarafından hazırlanıp sunulan “Yüzyılın Aşkları”nın 15 Kasım
Pazartesi saat 11.05’te ekrana gelecek bölümünde Mustafa Kemal Paşa ve Latife
Hanım’ın aşkı tekrar ekrana taşınacak. Mustafa Kemal Paşa’nın Ünlü İzmirli aile
Uşakizadelerin kızı Latife Hanım’la tanışmaları ve evliliklerinin öyküsü ilk kez
Latife Hanım’ın ailesinin cephesinden anlatılacak. Latife Hanım’ın yeğeni Dilek
Bebe’nin, halasının evliliği ile ilgili anlattıkları ilk kez ekranlara gelecek.
Dönemin tanıklarının anıları, Latife Hanım’ın mektupları, fotoğraflar ve
görüntülerle ekranlara yansıyacak bu evliliğin hikayesi Yüzyılın Aşkları’nda
ekrana gelecek.

Kaynak
Hürriyetim





„Atatürk'ün fırtınalı evliliği üzerine çok konuşuldu, çok yazıldı. Dönemin tanıkları,
anılarını yazdılar. Tarihçiler, duyduklarını yazdılar. İki buçuk yıllık o evlilik, tiyatro
oyunlarına, filmlere, belgesellere konu oldu. Ancak (...) bu eserlerin hemen hepsinin
ortak bir noktası vardı- Evlilikte "erkek tarafı"nı yansıtıyorlardı (...) Atatürk'ün yakın
çevresi onu "hırslı, hırçın, kıskanç bir kadın" olarak tanımlıyordu. Atatürk gibi bir
kaplana gem vurmaya kalkmış, onu yakın çevresinden koparmış, herkesin içinde "Kemal çok
içtin, yeter" diye azarlamış ve sonunda bir gün "Boş ol" lafıyla babasının evine
bırakılmıştı. (...) Herkes benzer bir gelin profili sunuyordu. Ama "gelin" hep susmuştu.
Toprağa sırlarıyla gitti. Herkes, onun hakkında konuşurken, o derin bir sessizliğe
gömülmüştü. Oysa tüm iddialara verecek bir cevabı vardı. (…) Kıskandıysa, kızdıysa,
kırıldıysa, ve "son kavga"da "Bana bunu da mı yapacaktın!" diye bağırdıysa sebebi vardı.
Ama Atatürk gibi o da bu konuda hiç, ama hiç konuşmadı. Gazeteciler kılıktan kılığa girip
evine sızdılar, aracılar koyup anılarına servet biçtiler, bir röportaj için kapısına yatak
serdiler, ikna edemediler. "Gelin" -"damat"la anlaştıkları gibi- sırlarıyla gitti toprağa
(...) Artık konuşma sırası "kız tarafı"na geliyor. Latife Hanım'ın Gizli arşivi
açılıyor...“

Kaynak
Türkiye / Almanya Film Festivali



10. Türkiye - Almanya Film Festivali Belgesel Gösterimi. 13 Mart 2005