Türk Sinemasında İETT'nin Serüveni




Yapım Tarihi - 2003
Süre - 00:50:00
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe

Yönetmen - Nebil Özgentürk, Can Dündar



İETT'den kimler geçmemiş ki?

Geçen cuma sevgili arkadaşım Nebil Özgentürk'ün hazırladığı belgeseli izledik. 'Yeşilçam'ın
Yolculuğu, Yolculuğun Yeşilçam'ı' Türk sinemasında İETT'nin Serüveni...

'Adanalı' lakaplı Nebil Özgentürk iyi gazeteci, daha da önemlisi usta bir
belgeselci. Bir Yudum İnsan belgesellerini bilirsiniz. Sanırım yaptığı
belgeseller 150'ye yaklaştı.

Yeşilçam-İETT... Harika bir belgesel, 50 dakika ne çabuk geçti anlamadım. Zaman
zaman göz yaşlarımızı tutamadık, eski Türk filmlerinde de öyle olmuyor mu?
Çocukluğumuzun İstanbul'una, aşklarımıza, daha doğrusu hayatımıza gittik. Filmi
geri sarıp İETT ile yolculuk yaptık. Sinema sanatçılarımızı bir kez daha andık,
hayran olduk.

Bu belgesel için 400'e yakın Türk filmi taranmış. 76'sında İETT neredeyse
başrolde. Sadri Alışık'la, Zeki Müren'le, Ayhan Işık'la, Türkan Şoray'la...
CD'leri var, izlemenizi öneririm.

İstanbul Elektrik Tünel ve Tramvay şirketi İETT...134 yıllık bir kurum. Bu
kurumda kimler çalışmamış ki? En meşhurunu biliyorsunuz Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan. Ya diğerleri. Mesela Recep Bilginer, Ferruh Bozbeyli, İlhami Safa,
Nazım Hikmet'in eşi Münevver Andaç, Mustafa Sarıgül, Memduh Ün, Peride Celal,
Yaşar Kemal daha kimler kimler...İETT'den gelip geçen 50 Ünlü! Yeni bir belgesel
geliyor. İETT Genel Müdürü Rıdvan Aslan'dan öğrendiğime göre. Bunu da iki Ünlü
belgeselci yapacak. Nebil Özgentürk ile Can Dündar. Belediye Başkanı Gürtuna,
Sayın Aslan'ı ve emeği geçen herkesi kutluyorum.

Kaynak
aksam.com.tr/arsiv/aksam/2003/12/30





Yeşilçam'ın otobüs yolculuğu...

Nebil Özgentürk'ün kitabı, Türk sinemasında İETT'nin serüvenini anlatıyor.

Televizyonda insan hikayeleri anlattığı "Bir Yudum İnsan" programıyla tanınan
Nebil Özgentürk, bu sefer bir kitapla çıkıyor karşımıza- "Yeşilçam'ın
'Yol'culuğu... 'Yol'culuğun 'Yeşilçam'ı".

Özgentürk kitabında Türk sinemasının, İstanbul'un ve otobüs penceresinden
görünen hayatların öyküsünü anlatıyor. Türk sinemasıyla İETT'nin yolunun
kesiştiği filmlerden ilginç karelerin ve anekdotların yer aldığı kitap uzun
Süren, titiz bir çalışmayla gerçekleştirildi. Yeşilçam'da çevrilen yüzlerce film
tarandı, sözlü ve yazılı tanıklara başvuruldu.

Özgentürk'ün kitabında adları Türk sinema tarihine yazılmış çok sayıda isim,
filmlerden kareler ve çeşitli hikayelerle yer alıyor- İşte bunlardan bir bölümü-
Cahide Sonku, Ayhan Işık, Türkan Şoray, Zeki Müren, Belgin Doruk, Sadri Alışık,
Hülya Koçyiğit, Ediz Hun, Selma Güneri, Tarık Akan, Çolpan İlhan, Zeki Alasya,
Metin Akpınar, Kadir İnanır, Fikret Hakan, Muhterem Nur...

Sadece bir kentin değil; bir ülkenin toplu taşıma hikayesinin de anlatıldığı
kitapta önceleri atlarla, sonları havai hatlarla çalışan tramvaylar,
Busing'inden Leyland'ına, Renault'sundan Magirus'una, İkarus'undan, Man'ından
Mercedes'ine türlü markalı otobüsler ve hafifinden ağırına metro hatlarıyla
İETT'nin hikayesi de var.

Özgentürk kitabın önsözünde "İş bu hikaye, Türk sinemasının İETT'yle macerasını,
İETT'nin de Türk sinemasıyla kendiliğinden oluşan dostluğunu anlatmaktadır.
(...) Tabii ki hem Yeşilçam sinemasının hem de teknolojik gelişmelerin seyir
defterine de sayfa açacaktır. Sonuçta bizim hikayemizdir!"
"Türk Sinemasında İETT'nin Serüveni" üst başlığıyla yayımlanan kitap, İETT Genel
Müdürlüğü'nün katkılarıyla yayımlandı.

Kaynak
milliyet.com.tr/2004/01/01/pazar/paz08.html





Türk Sinemasında İETT" belgeseli

Büyükşehir Belediyesi İETT Genel Müdürlüğü 80. yılını kutlayan "Yeşilçam"ı "Türk
Sinemasında İETT`nin Serüveni" belgesel filmi ve kitabıyla selamladı. İETT Genel
Müdürlüğü`nün Gazeteci-Yönetmen Nebil Özgentürk`e hazırlattığı "Türk Sinemasında
İETT" belgeselinin Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı`ndaki Gala Gecesi, Kültür
Bakanı Erkan Mumcu, Başkan Ali Müfit Gürtuna, Vali Yardımcısı Cumhur Güven
Taşbaşı, İETT Genel Müdürü Rıdvan Aslan ile çok sayıda sanatçının katılımıyla
gerçekleşti.

Gazeteci İclal Aydın`ın sunuculuğunu yaptığı tanıtımda; Necdet Mahfi Ayral, Ediz
Hun, Yusuf Sezgin, Halit Kıvanç, Erkan Yolaç, Sümer Tilmaç, Nebil Özgentürk ve
Erol Günaydın gibi tanınmış simaların yanı sıra, İBB Ulaşım Daire Başkanı Rafet
Bozdoğan, Çevre Koruma ve Geliştirme Daire Başkanı Dr. Faruk Anılsın ve Ulaşım
A.Ş. Genel Müdürü Adnan Çelik yer aldı.

Türk Sineması`nın film fotoğrafları ve afişlerden oluşan bir serginin de
sunulduğu gecede, davetliler "Türk Sineması`nda İETT" belgeselini büyük bir
ilgiyle izledi.

Programın açılış konuşmasını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit
Gürtuna yaptı. Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu da yaptığı konuşmada İETT`nin
sinemada kendi tarihini aramasının çok yaratıcı bir düşünce olduğunu ve bunun
sinemanın gelişimine önemli katkılar sağlayacağını belirterek, projenin
gerçekleşmesinden dolayı Başkan Gürtuna`ya , İETT Genel Müdürü Rıdvan Aslan`a ve
Gazeteci Nebil Özgentürk`e teşekkür etti.

Türk Sineması`nın aslında bütün toplum tarihinin kaydını tuttuğuna işaret eden
Erkan Mumcu, "Ancak, üzülerek şahit oluyoruz ki artık çok az Türk Filmi
yapılıyor. Bundan 40-50 yol sonra bugünün tarihini çok zor bulacağız" dedi.

Sinemanın, bir kentin ve insanların hikayesi...

Türk Sineması ile İETT`nin yolunun kesiştiği filmlerden ilginç karelerin yer
aldığı belgesel, uzun Süren titiz bir çalışmayla gerçekleştirildi. Türk Sinema
Tarihi`ne damgasını vuran yüzlerce film tarandı, sözlü ve yazılı şahitlere
müracaat edildi.

Belgeselde; Zeki Müren`in oynadığı "Berduş" filminden, Ayhan Işık`ın bir otobüs
şöförünü canlandırdığı ve Türkan Şoray`a da şöhret yolunu açan "Otobüs
Yolcuları" filmine kadar, "Yeşilçam" tarihinde yer etmiş pek çok filmin öyküsü
ve filmlerden seçilmiş görüntüler yer alıyor.

Nebil Özgentürk`ün belgeselinde, adları Türk Sinema tarihi`ne yazılmış çok
sayıda isim "Soluk alıp veriyor"... İşte bunlardan bir bölümü-

Atıf Yılmaz, Ayhan Işık, Belgin Doruk, Cahide Sonku, Çolpan İlhan, Duygu
Sağıroğlu, Ediz Hun, Erdoğan Tokatlı, Ertem Göreç, Fikret Hakan, Gülşen
Bubikoğlu, Haldun Dormen, Hülya Koçyiğit, Kadir İnanır, Metin Akpınar, Metin
Akpınar, Muzeffer Tema, Muhterem Nur, Müjde Ar, Nedret Güvenç, Sadri Alışık,
Sami Ayanoğlu, Selma Güneri, Sinan Çetin, Sümer Tilmaç, Osman Seden, Tarık Akan,
Tijen Par, Türkan Şoray, Vedat Türkali, Zeki Alasya ve zeki Müren.

Filmlerle birlikte bir şehrin, dahası bir ülkenin toplu taşıma hikayesi de
anlatılıyor Nebil Özgentürk`ün belgeselinde... Önceleri atlarla, sonraları havai
hatlarla çalışan tramvaylar, Busing`inden Leyland`ına, Renault`undan Magirus`una,
İkarus`undan, Man`ından Mercedes`ine kadar her türlü markadan otobüsler ve
hafifinden ağırına metro hatlarıyla İETT`nin hikayesi; aslında bizim
hikayemiz... İşimize, evimize, sevdiğimize, umutlarımıza yaptığımız
yolculukların hikayesi...

27 Aralık 2003




"Türk Sineması'nda İETT" belgeseline görkemli tanıtım
İETT Genel Müdürlüğü'nün hazırlattığı "Türk Sinemasında İETT" belgeseli, Kültür
Bakanı Erkan Mumcu, Başkan Ali Müfit Gürtuna ve çok sayıda sanatçının katıldığı
gala ile tanıtıldı.

27 Aralık 2003




Büyükşehir Belediyesi İETT Genel Müdürlüğü 80. yılını kutlayan "Yeşilçam"ı "Türk
Sinemasında İETT'nin Serüveni" belgesel filmi ve kitabıyla selamladı. İETT Genel
Müdürlüğü'nün Gazeteci-Yönetmen Nebil Özgentürk'e hazırlattığı "Türk Sinemasında
İETT" belgeselinin Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'ndaki Gala Gecesi, Kültür
Bakanı Erkan Mumcu, Başkan Ali Müfit Gürtuna, Vali Yardımcısı Cumhur Güven
Taşbaşı, İETT Genel Müdürü Rıdvan Aslan ile çok sayıda sanatçının katılımıyla
gerçekleşti.

Gazeteci İclal Aydın'ın sunuculuğunu yaptığı tanıtımda; Necdet Mahfi Ayral, Ediz
Hun, Yusuf Sezgin, Halit Kıvanç, Erkan Yolaç, Sümer Tilmaç, Nebil Özgentürk ve
Erol Günaydın gibi tanınmış simaların yanı sıra, İBB Ulaşım Daire Başkanı Rafet
Bozdoğan, Çevre Koruma ve Geliştirme Daire Başkanı Dr. Faruk Anılsın ve Ulaşım
A.Ş. Genel Müdürü Adnan Çelik yer aldı.

Türk Sineması'nın film fotoğrafları ve afişlerden oluşan bir serginin de
sunulduğu gecede, davetliler "Türk Sineması'nda İETT" belgeselini büyük bir
ilgiyle izledi.

Programın açılış konuşmasını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit
Gürtuna yaptı. Konuşmasında Türk Sinema Tarihi ile İETT tarihinin birlikte
geliştiğine dikkat çeken Gürtuna, şöyle konuştu;

"Tarihte şehirler uygarlığın beşiği olmuş ve buralarda oluşan birikim ülkenin
karakterini oluşturmuştur. Türk Sineması'nın tarihi ile İETT'nin tarihi adeta
özdeşleşmiştir. Sinema ve İETT aynı tarih içinde yoğrulmuşlar. İETT sinema için
büyük bir materyal, eşsiz bir plato olmuştur. İstanbul'da sinema için çok
çeşitli figürleri içinde barındırmış hep... İETT de bunlardan biri. Türk
Sineması ile birlikte İETT de gelişiyor, ilerliyor..."

Başkan Gürtuna, sözlerini Türk Sineması'nın nostaljisi içinde yer alan vefat
etmiş sanatçılara rahmet, yaşayanlara ise başarılı uzun bir ömür dileyerek
tamamladı.

Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu da yaptığı konuşmada İETT'nin sinemada kendi
tarihini aramasının çok yaratıcı bir düşünce olduğunu ve bunun sinemanın
gelişimine önemli katkılar sağlayacağını belirterek, projenin gerçekleşmesinden
dolayı Başkan Gürtuna'ya , İETT Genel Müdürü Rıdvan Aslan'a ve Gazeteci Nebil
Özgentürk'e teşekkür etti.

Türk Sineması'nın aslında bütün toplum tarihinin kaydını tuttuğuna işaret eden
Erkan Mumcu, "Ancak, üzülerek şahit oluyoruz ki artık çok az Türk Filmi
yapılıyor. Bundan 40-50 yol sonra bugünün tarihini çok zor bulacağız" dedi.

Sinemanın, bir kentin ve insanların hikayesi...

Türk Sineması ile İETT'nin yolunun kesiştiği filmlerden ilginç karelerin yer
aldığı belgesel, uzun Süren titiz bir çalışmayla gerçekleştirildi. Türk Sinema
Tarihi'ne damgasını vuran yüzlerce film tarandı, sözlü ve yazılı şahitlere
müracaat edildi.

Belgeselde; Zeki Müren'in oynadığı "Berduş" filminden, Ayhan Işık'ın bir otobüs
şoförünü canlandırdığı ve Türkan Şoray'a da şöhret yolunu açan "Otobüs
Yolcuları" filmine kadar, "Yeşilçam" tarihinde yer etmiş pek çok filmin öyküsü
ve filmlerden seçilmiş görüntüler yer alıyor.

Nebil Özgentürk'ün belgeselinde, adları Türk Sinema tarihi'ne yazılmış çok
sayıda isim "Soluk alıp veriyor"... İşte bunlardan bir bölümü-

Atıf Yılmaz, Ayhan Işık, Belgin Doruk, Cahide Sonku, Çolpan İlhan, Duygu
Sağıroğlu, Ediz Hun, Erdoğan Tokatlı, Ertem Göreç, Fikret Hakan, Gülşen
Bubikoğlu, Haldun Dormen, Hülya Koçyiğit, Kadir İnanır, Metin Akpınar, Metin
Akpınar, Muzeffer Tema, Muhterem Nur, Müjde Ar, Nedret Güvenç, Sadri Alışık,
Sami Ayanoğlu, Selma Güneri, Sinan Çetin, Sümer Tilmaç, Osman Seden, Tarık Akan,
Tijen Par, Türkan Şoray, Vedat Türkali, Zeki Alasya ve zeki Müren.

Filmlerle birlikte bir şehrin, dahası bir ülkenin toplu taşıma hikayesi de
anlatılıyor Nebil Özgentürk'ün belgeselinde... Önceleri atlarla, sonraları havai
hatlarla çalışan tramvaylar, Busing'inden Leyland'ına, Renault'undan Magirus'una,
İkarus'undan, Man'ından Mercedes'ine kadar her türlü markadan otobüsler ve
hafifinden ağırına metro hatlarıyla İETT'nin hikayesi; aslında bizim
hikayemiz... İşimize, evimize, sevdiğimize, umutlarımıza yaptığımız
yolculukların hikayesi...




Ünlü İsimler İETT'de Buluştu
İETT Belgeseli'nin galası renkli görüntülere sahne oldu.

İstanbul'un toplu taşıma kurumu İETT'nin 134 yıllık tarihinde yer alan ünlüler "İlk Durak"
belgeselinde buluştu. Belgeselin gala gecesinin onur konuğu yıllar önce İETT'de bir futbolcu ve
personel olarak ter dökmüş Başbakan Recep Tayyip Erdoğandı.

İstanbul'daki gala gecesi Timur Selçuk'un istanbul şarkılarını seslendirdiği konserle başladı. Daha
sonra Can Dündar ve Nebil Özgentürk'ün hazırlardığı 100 dakikalık "İlk Durak" belgeselinin 17
dakikalık gösterimi yapıldı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İETT kurumu içinde güzel anılarla dolu 8 yıl geçirdiğini söyledi.
"Belgesel deyip geçmeyin geçmişi geleceğe taşımak bu aynı zamanda kültürün de bir tanımıdır. Kültürü
özet tanımı ile ele aldığımız zaman ecdattan devr alınan maddi ve manevi mirasın tümü der bu konda
düşünenler.Şimdi bizler de ecdattan devr alınanı geleceğe taşıyabiliyorsak ki kurumsallaşmış olarak
İETT bunlardan birisidir.Ne mutlu bize. "

Gecede , Erdoğan'a İETT'ye giriş ve ayrılış bilgilerinin bulunduğu bir dosya ile İETT Futbol
Takimi'ndaki arkadaşları tarafından o yıllara ait tablolar sunuldu. Başbakan Erdoğan gecenin sonunda
İstanbul'u yatırımlarıyla dünyada Örnek olacak bir şehir haline getirmek için merkezi ve yerel
yönetimler olarak büyük bir çalışma başlattıklarını söyledi.

Erdoğan, "Geçen yıl İstanbul'da yaşananları biliyorsunuz. Uluslararası toplantıların adeta bir
merkezi gibiydi. Gerek Nato toplantısı, OECD; İslam konferansı zirvesi, bunların yanısıra bir çok
bilimsel kongrenin olduğu merkez durumundaydı. Otellerde yer bulmak mümkün değildi. Şimdi bu
kapasiteleri artırmak ve İstanbul'u çok daha büyük bir kongre merkezi haline getirmenin gayreti
içindeyiz. Bunları başaracağız" diye konuştu.

Kaynak - TRT Web Sitesi, 29.01.2005





Onların hikayesi, İETT’nin hikayesi...
Filiz Acar / İETT Web

Hikayemiz 135 yıl önce, İNSAN’la başlar. Bu insan Fransız bir mühendis olan
Henry Gavand’dır. Gavand, insanların her gün nefes nefese inip çıkmak zorunda
kaldığı Yüksekkaldırım yokuşuna alternatif olarak düşündüğü asansör tipinde bir
demiryolu projesi için uzun müzakerelere başlar. Dönemin ticaret ve bankacılık
merkezi olan Galata ile Pera’yı birbirine bağlayacak proje hazırlanır, padişahın
huzuruna çıkılır ve 1869’da Tünel yapma imtiyazını alır. İki yıl sonra da Tünel
hizmete açılır.

İşte o yıllarda İNSAN’la başlayan İETT’ninhikayesi birçok aşamadan geçerek
günümüze ulaşır. Bu asırlık kurumda yıllarla değişmeyen tek şey vardır- İNSAN
odaklı hizmet anlayışı. Yollar değişir, araçlar değişir, İstanbul değişir... Bir
şey hep aynı kalır- İnsana insanla hizmet.

İETT’nin hikayesi İNSAN’la başladı İNSAN’la devam ediyor. Bu hikayede kendi
kişisel tarihini yaşarken kurumun tarihinezenginlik katan birçok isim var. Ve
bu isimler politikadan sanata açılan geniş bir yelpazeyi oluşturuyor. İETT
onların ilk durağı. Yaşam serüvenleri boyunca pek çok durak var uğradıkları,
fakat ilk durakları olan İETT, en müstesna yerini koruyor.

İETT onların ekmek kapısı oldu. Kimi sayaç okudu, kimi tahsilat yaptı, kimi
kantinde çalıştı, kimi futbol takımında ter döktü. Kurumdan aldıkları maaş onlar
için güvence oldu. Kazançları belki azdı ama bereketliydi. Bu maaş sayesinde
okuluna devam eden, evlenen, ailesinin nafakasını sağlayan gençlerdi onlar.
Önlerinde yaşanacak koca bir ömür vardı. Hayat, herkes gibi onlara da sürprizler
hazırlıyordu.

Gün geldi, her biri değişik sebeplerle İETT’den ayrıldı. Onlar İETT’den ayrıldı
ama ne İETT onları ne de onlar İETT’yi unuttu. Takvimler 2003 yılını
gösterdiğinde İNSAN’a dair bir belgesel projesi için İETT arşivinin kapıları
açıldı ve tozlu dosyalar bir bir tarandı. Bu gençlerin işe başlama tarihleri,
sınav kağıtları, dilekçeleri, fotoğraflarıgün ışığına çıktı. Bu belgeler
Türkiye’nin iki belgesel ustası Can Dündar ve Nebil Özgentürk`ünelinde
şekillendi, "İLK DURAK" adını aldı. İstanbul`un Entellektüel Tarihinden
Tanıklar`ın yer aldığı belgeseleAtilla Özdemiroğlumüzikleriyle katıldı.İETT
Ünlülerine tek tek ulaşıldı, anılar canlandı, dile geldi. Cemal Reşit Rey Konser
Salonu`nda organize edilen belgeselin galası muhteşem bir geceye dönüştü. İşte
bu hikayenin kahramanları -
Recep Tayyip Erdoğan (Başbakan), Ferruh Bozbeyli (Eski TBMM Başkanı), Yaşar
Kemal (Yazar) Mustafa Sarıgül (Şişli Belediye Başkanı) Orhan Hançerlioğlu
(Yazar), Sadi Hoşses (Müzisyen), Memduh Ün (Yönetmen), Tuncel Kurtiz (Tiyatro
Oyuncusu), Hıfzı Topuz (Yazar), Necdet Mahfi Ayral (Tiyatrocu), Arif Özgülüş
(Devlet Sanatçısı- Klasik Türk Müziği) Cezmi Or (Milli Atlet- Türkiye
Rekortmeni), Hüsnü Özarı (Milli Boksör), Güner Frik (Üç Adım Atlama Türkiye
Rekortmeni), Enver Göçener (Voleybol Antrenörü), Recep Bilginer
(Yazar-Gazeteci), Rasih Nuri İleri (Araştırmacı- Yazar), Münip Hayri Ürgüplü,
Peride Celal (Yazar), Dr. Hasan Ferit Cansever (Türk Ocakları’nın Kurucusu),
Emin Bülent Serdaroğlu (Şair-Futbolcu), Münevver Andaç (Şair Nazım Hikmet’in eşi
–Çevirmen), Raşit Anaral, Tahsin Aybar, Prof.Dr. Ethem Arif Battalgazi, Orhan
Koraltan, Prof. Dr. Noyan Erdoğan, Prof.Dr. Ahmet Faruk Özerengin, Dr. Muammer
Kantarcı (İETT tarihinde 2. kez Genel Müdür oldu) Nevzat Pakdil (TBMM Başkan
Vekili), İlhami Safa, Dr. Şükrü Sekban.

İLK DURAK belgeseli ,18 ve 20 Nisan 2005 akşamı iki bölüm halinde CNN Türk’te
yayınlandı. Bu sayede İstanbullular’ın günlük hayatında yadsınamaz bir yeri
olan, ilklerin mimarı İETT, tüm Türkiye’ye ulaştı.

Dünyada yüz yaşını aşmış ender kuruluşlardanbiri olan İETT’nin Gizli
kahramanları dün olduğu gibi bugün de; İstanbul’u bir uçtan bir uca arşınlayarak
İNSAN’a hizmeti sürdürüyorlar.


Ersin Kalkan Hürriyet Gazetesi / 18 Mayıs 2003

Yazar Mahmut Çetin`in başında olduğu bir ekip binlerce personel dosyasını
taradı, kitapta yer alacak 300 Ünlü isim buldu. Genel Müdür Aslan`la birlikte
İETT`nin arşivlerine girdik ve yıllardır açılmayan personel dosyalarını
araladık. Eski vesikalık fotoğraflar, sicil notları, performans tutanakları,
Psikoteknik Laboratuvarı`ndan çıkan sonuçlar, ‘‘Gizli’’ kaydı iliştirilmiş
dosyalar arasında gezindik. Yakınçağ tarihimize akan bir ırmakta yolculuğa
çıkmış gibi hissettik kendimizi. Nazım Hikmet`in eşi Münevver Hanım`ın hüzünlü
fotoğrafı, tozlu dosyaların arasından çıkıp gözlerimize baktığında yüreğimiz
burkuldu, Başbakan Tayyip Erdoğan`ın zayıf, kemikli delikanlı yüzünü tanımakta
güçlük çektik. Kimlere rastlamadık ki... Yaşar Kemal, Rasih Nuri İleri, Memduh
Ün, Peride Celal, Hıfzı Topuz, Necdet Mahfi Ayral, ilk komünistlerden İştirakçi
Hilmi, Türk Ocakları`nın kurucusu ülkücü Hasan Ferit Cansever, Şişli Belediye
Başkanı Mustafa Sarıgül, TBMM eski başkanlarından Ferruh Bozbeyli. Hepsi
hayatlarının bir bölümünü ya da tüm çalışma hayatlarını İETT`nin masalarında
geçirmişti. Dosyalardan çıkıp kitaplara ve diğer belgelere baktık. Henüz tam
derlenmemiş notları okuduk. Bu zevkli yolculuğumuzdan aklımızda kalanları sizin
için not ettik. İşte 132 yıllık İETT`den insan manzaraları.


PERİDE CELAL (Yazar)

İETT`de çalışırken kötü yazıyordum

İETT`de çalışmaya 1940`ta başladı. O günleri şöyle anlatıyor- ‘‘Elektrik
Şirketi’nde yakın arkadaşlarım Münevver Andaç ve İlhami Safa ile beraber
çalışıyorduk. Şu an şükran duyduğum güzel günlerdi onlar. Hem orada çalışıyor,
hem yazılarımı sürdürüyordum. Sonra teyzelerimden ayrıldım, anneannemle Bomonti`de
küçük bir apartman tuttuk. Fakat iki iş birden olunca, yazmaya yeterli zaman
ayıramıyordum, yazdığım şeyler kötüydü. Bu eleştiriler karşısında, evlendikten
sonra `Allah kahretsin` deyip bırakabilirdim. Fakat bunun aksi oldu, gayet Aydın
biriyle evlendim. Kocam avukattı. Bana, `Onları bırak, istediğin gibi yaz, çünkü
ekonomikman bir düşüncen olmayacak, ben senin arkandayım` dedi. Öyle biriyle
evlenmem benim için şanstı. Ondan sonra birtakım olumlu kitaplar yazmaya
başladım.’’ Peride Celal, 1944`te İETT`den ayrılarak İsviçre`ye gitti. Türkiye`nin
Bern Basın Ataşeliği`nde, sekreter kadrosunda görev yaptı. Üç yıl sonra
Türkiye`ye döndü, İETT`de çalışan Tahakkuk ve Vesaik Şube Müdürü Atıf Yonsel`le
evlendi. Peride Celal yazı hayatında eşi Atıf Yonsel`den büyük destek gördü.


RECEP TAYYİP Erdoğan (Başbakan)

Kaptanlık yaptığı İETT takımı şampiyon oldu

Recep Tayyip Erdoğan, 24 Temmuz 1974’te geçici olarak işe alınan 16 kişiden
biriydi. Altıntepe binasının temizlik ve aksayan hizmetlerini yürüteceklerdi. 15
Ekim 1975`te9 kadro için açılan ve Türkiye`nin komşuları, yönler, aritmetikten
oluşan üç soruluk imtihanı kazanarak daimi işçi oldu. İETT`deki kayıtlara göre
Kaptanpaşa Mahallesi Birlik Sokak Numara 13/A adresinde oturuyordu. 1 Ekim 1976
tarihinde ise Altıntepe Daire Müdürlüğü`ndeki görevinden Spor ve Tesisler
Müdürlüğü`ne nakledildi. Artık hem çalışıyor hem de top koşturuyordu.
Sorumluluğunu yürüttüğü İETT`nin Şişli Garajı`ndaki kantinde takım arkadaşları
Serdar Şahin ve Dursun Kara ile birlikte çalışıyordu. Fırtına gibi esen Erdoğan`ın,
kaptanı olduğu İETT futbol takımı 1978 yılında İstanbul 1. Amatör Ligi Şampiyonu
oldu. İETT`de yedi yıl futbol oynayan Erdoğan 18 Haziran 1981`de istifa etti.
Gerekçesi ‘‘Özel sektörden almış olduğu uygun iş’’ti. 13 Ağustos 1981`de kurumla
ilişiği kesildi.


FERRUH BOZBEYLİ (Politikacı)

TBMM başkanlığından önce sokak lambalarını kontrol ederdi

MEMDUH Ün (Film yönetmeni)

Müstakbel eşiyle İETT`de tanıştı

Yönetmen Arif Memduh Ün, 1920 yılında İstanbul`da doğdu. 10 Nisan 1946`da İETT
Umum Müdürlüğü`ne iş başvurusunda bulundu. Ün, 27 Nisan 1946`da Tahsil
Müdürlüğü`nde tahsil memuru olarak görevine başladı. Bir ay sonra Beylerbeyi
Tahsil Şube Müdürlüğü’ne tayin edildi. İETT`de birçok dairede çalıştı. 1953
yılında Memduh Ün`ün verdiği ‘‘Aile Durumu Sual Varakası’’nda artık bekar değil
evli olduğu görülür. İETT`de daktilograf kadrosunda çalışan Cahide Ün, artık
onun eşidir. Memduh Ün, aynı zamanda Ziya Erkök`ün başkanlığını yaptığı İETT
Gençlik Kulübü futbol takımında oynamaktaydı. 1953, Türk sinemasının gelecekteki
Ünlü yönetmeni için İETT`ye veda yılı oldu..


Mustafa SARIGÜL (Belediye Bşk.)

İşe giriş sınavında 100 puan aldı

Mustafa Sarıgül, 22 yaşında girdiği İETT sınavında soruların hepsine doğrucevap
vererek birinci oldu. Böylece yazılıdan 100 aldı. Kayıtlarda sözlü imtihanının
da yapıldığı ve bu sınavda, notunun 73 olduğu kayıtlı. Sarıgül 87 not
ortalamasıyla İETT`de çalışmaya hak kazandığında takvimler 7 Şubat 1979`u
göstermekteydi. Müşteriler Dairesi Tahsilat Müdürlüğü`nde 9494 numaralı
üniformayla göreve başladı. ‘‘İşçiye Mahsus İşten Ayrılma Varakası’’nda Mustafa
Sarıgül`e ait kayıt şu şekilde- ‘‘İlgili askere gideceğinden 1475 sayılı iş
yasasının 14`üncü maddesi ve makamın 16.9.1982 tarihli onaylarına göre
mumaileyhin aşağıda yazılı hesabın tasfiyesi rica olunur. Kıdem Tazminatı
verilerek iş akdi feshedilmiştir.’’



Yaşar KEMAL (Roman Yazarı)

Havagazı saatlerini okuyor, eğleniyordu

Yaşar Kemal 1947 yılında askerden geldikten sonra İETT`de çalışmaya başlamıştı.
Hıfzı Topuz`un, ‘‘Eski Dostlar’’ kitabında Yaşar Kemal`in İETT`ye girişi ve
işten ayrılması şöyle anlatılıyor- ‘‘Yaşar askerden terhis edilince İstanbul`a
gelmiş iş arıyordu. Dolmabahçe Havagazı Şirketi`nin müdürlerinden Hüsnü Baki
aracılığıyla kendine şirkette bir endeksörlük işi bulundu. Yani kapı kapı
dolaşarak gaz saatlerindeki ölçüleri yazacaktı. Bu, Yaşar için çok eğlenceli bir
işti, akla gelmedik evlere girip çıkıyor ve Ünlü kişilerle tanışıyordu. Sonra
bize bunları anlatınca çok gülüyorduk. Bir süre sonra Göğceli`nin (Yaşar
Kemal`in) şirketteki işine son verildi, o da ‘Acımdan ölecek değilim ya` diyerek
Adana`ya gitti, arzuhalciliğe başladı.’’

Bozbeyli, 1957`de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi`nden mezun oldu. 1961’de
Adalet Partisi’nden İstanbul milletvekili seçildi. Üç dönem TBMM Başkanı oldu.
40 arkadaşıyla birlikte AP`den istifa etti. 18 Aralık 1970`te bir grup
arkadaşıyla Demokratik Parti`yi kurdu. 1978`de siyasetten çekildi. Hukuk
Fakültesi`nde okurken İETT`de çalışmaya başlayan Bozbeyli anılarında o dönemi
şöyle anlattı- ‘‘Öğrencilik yıllarımda İETT`de işçi olarak çalıştım. Sokak
lambalarının kontrolünü yapardım. İşim, akşam lambalar yandığı zaman başlar,
gece yarılarına kadar devam ederdi. İETT`yi minnet ve şükranla anarım. İETT`de
çalışmasaydım, tahsilimi tamamlamam belki de mümkün olmazdı.’’


HIFZI Topuz (Yazar)

Rasih Nuri İleri raporlarımı yırtıp attığı için kovuldum

1923 İstanbul doğumlu Hıfzı Topuz, anılarını derlediği ‘‘Eski Dostlar’’ adlı
kitapta İETT`den ayrılışını şöyle anlatıyor- ‘‘Rasih`le (Rasih Nuri İleri)
Havagazı Fabrikası`nda bir hikayemiz daha oldu, onu da anlatayım. Fabrikada
görevimiz her yarım saatte bir gazın kalorisini ölçerek bir rapor hazırlamaktı.
Ben sabahları bu raporu hazırlayıp Rasih`e bırakıyordum, onun da işi, öğleden
sonraki ölçüleri de alarak, raporu fabrikanın müdürü Mösyö Bussac`a sunmaktı.
Günün birinde benim işime son verildi. Kalkıp müdüre çıktım, işten atılmamın
nedenini sordum. `Aylardan beri sizden hiç kalori ölçüm raporu alamıyoruz. Bir
şey yaptığınız yok,` dedi. `Aman!` dedim; `nasıl olur, ben hiç aksatmadım.` Ne
dedimse inandıramadım. O akşam Rasih`e gittim. `Gördün mü?` dedim; `başımıza
geleni! Kalori raporlarını vermediğim için işten atıldım. Sen o raporları müdüre
iletmiyor muydun?` Rasih, gayet soğukkanlı; `Hayır,` diye yanıtladı, `bu
kapitalist takıma yüz vermeye gelmez. Senin raporlarını yırtıp atıyordum.` İşte
o yırtılıp atılan raporlar yüzünden ben işten atıldım, Rasih ise fabrikanın
teknik müdürlerinden Hüsnü Baki`nin arkadaşı olduğu için başka göreve atandı ve
daha uzun bir süre orada çalıştı. Şimdi düşünüyorum da, iyi ki o işten
atılmışım, ondan sonra gazeteci oldum, Rasih`in sayesinde...’’


RASİH Nuri İleri (Araştırmacı, yazar)

Şehrin gaz sisteminde sabotaj yaptı mı yapmadı mı?

Rasih Nuri İleri, üniversitedeyken Beyoğlu Havagazı Şirketi`ne girdi. Şair Cemal
Süreya, "Naif komplocu" olarak nitelediği Rasih Nuri`nin sabotaj yaptığı
gerekçesiyle İETT`den kovulduğunu öne sürmüştü- ‘‘Rasih Nuri Havagazı Şirketi`nde
çalışırken kentin gaz dolaşım sistemini Devrim adına felce uğratmak için bir
aygıt kolunu aşağı çekmiştir; şanssızlık sonucu yakalanmış ve ağır biçimde
cezalandırılmış (İşten kovulmuş).’’ Rasih Nuri`nin yanıtı ise şöyle- ‘‘Ben
sabotaj yapsa idim, Sansaryan Han`a götürülürdüm ve dava açılırdı. Olayın
sabotajla hiç alakası yoktur.’’ Olayın aslı başkadır. Kontrol odasında çalışan
İleri, bir gece yarısı nöbetinde esrar çekmiş bir zenci işçinin yanlış vanayı
çevirmesi ile gazın söndüğünü fark eder ve vanayı Açar. Gazın böyle kesilmesi,
patlamalara yol açabilecek bir tehlike demektir- ‘‘Cemal Süreya da, kimden
duymuşsa sabotaj gibi anlatmış. Birçok kişi ondan sonra `Aa kahraman Rasih Abi,
sen gençliğinde parlak şeyler yapmışsın` demeye başladı.’’ İleri, bu arada Hıfzı
Topuz`un iddialarını da yanıtladı- ‘‘Topuz ile vardiya usulü çalışıyorduk. Güya
orada ben raporları müdüre vermemişim ve bu yüzden de Hıfzı`yı işten atmışlar.
Raporları ben vermemişsem niye onu attılar da beni atmadılar? İşin doğrusu,
babam ölünce aldığım maaş yetmiyordu; benim istifa etmek zorunda
kalmışlığımdır.’’


RECEP BİLGİNER (Gazeteci ve tiyatro yazarı)

Hapisteki gardiyanı sonra biletçi olarak maiyetinde çalıştı

Recep Bilginer 1950`de İstanbul Belediye Meclis Üyesi ve 1951-1955 yılları
arasında Daimi Encümen Üyesi oldu. Daha sonra İETT`nin Belediye Murakıbı olarak
görev yaptı. Bu görevine 27 Mayıs 1960 darbesiyle birlikte Şehir Meclisi`nin
lağvedilmesiyle son verildi. Recep Bilginer, İETT`de çalıştığı yıllardan
‘‘Hapiste Bir Gazeteci’’ kitabında bahseder. Yazdığı bir yazıdan dolayı
Sultanahmet Cezaevi’ne konulan Bilginer, cezaevine adım attığı ilk gece
kendisine kötü muamele eden gardiyanla 1958 yılında bir otobüste karşılaşır.
Belediye Meclisi’nin bir murakıbı olarak Tünel`deki İETT binasına gitmek üzere
Esentepe`den bir otobüse biner. O zamanlar otobüste, şoför dışında bir de
biletçi görev yapmaktadır. Biletçinin ‘‘bilet’’ sorusuna, Bilginer, ‘‘basın’’
karşılığını verir. Biletçinin ‘‘Görelim’’ diye seslenmesiyle o sesi ve sahibini
hatırlar. Biletçi, Sultanahmet Cezaevi`ndeki gardiyandır. Bilginer, ‘‘soğuk,
asık, sinirli yüzün’’ sahibinin yaka kartını alır ve İETT`ye gelir. Sekreterine,
aldığı yaka numarasını verip, sahibinin yanına gelmesini söyler. Ertesi gün
bürosuna gelen Bilginer, sekreterin yanında süklüm püklüm oturan geçmiş zamanın
gardiyanı, şimdinin biletçisini görür. Biletçi ayağa kalkar ve hazırola geçer.
Bilginer, rahat olmasını ister ve kendisini tanıyıp tanımadığını sorar. Biletçi
tanımadığını söyler. Bilginer, onunla tanıştığı geceyi değil, biletçidir. Ona,
otobüse binen insanlara artık bir mahkum gibi değil bir müşteri gibi
davranmasını salık verir. Biletçi büyük bir mahcubiyetle ama bir taraftan da
işten atılmadığı için sevinçle Bilginer`in yanından ayrılır.


Orhan HANÇERLİOĞLU (Yazar)

Çeyrek asır çalıştığı İETT`de dergi çıkardı

Orhan Hançerlioğlu, 28 Şubat 1953`te İETT Umum Müdürlüğü Hukuk İşleri Müdür
Muavini olarak işe başladı. Birkaç ay sonra aynı bölümün müdürü oldu. Bu görevde
25 yılı aşkın bir süre çalıştı. 1978`de kendi isteği ile emekli oldu.
Hançerlioğlu`nun kurumda bulunduğu dönemde İstanbul kent tarihi açısından İETT
önemli işlere imza attı. Hançerlioğlu, kurumun hukuki işleri yanında aynı
zamanda kültürel aktivitelerini de yönlendirdi. 1952`den itibaren yayınlanmaya
başlayan İETT Dergisi`nin müdürlüğünü de üstlendi. İstanbul`un 505. fetih
törenlerinde ilk kez düzenlenen ses ve ışık gösterisinin senaryosunu da
Hançerlioğlu yazdı. Felsefe Sözlüğü, Ekonomi Sözlüğü gibi önemli eserlerin yanı
sıra Kıvılcım adlı bir şiir kitabı ve dört romanı yayınlandı.


Tuncel Kurtiz (Oyuncu)

Lambalara bakardı bugün de yukarı bakarak yürüyor

Tuncel Kurtiz, 10 Şubat 1960`ta İETT`de Genel Işık Kontrolörü olarak göreve
başladı. Sekiz ay sonra da işten ayrıldı. O günleri şöyle anlatıyor- ‘‘Edebiyat
Fakültesi`nde okuyordum. Yazı da yazıyordum. Orhan Hançerlioğlu,
üniversitelilere part time görevler veriyordu. Gittim iş istedim. O da bana
lambalara bakma görevi verdi. Bebek`ten Arnavutköy`e lambalara bakıyordum.
Yanmayan lambaları Talimhane`ye bildiriyordum. Ben bu yüzden hep yukarılara
bakarak dolaşırım. Benim için de güzel bir dönem olmuştur.’’


MÜNEVVER Andaç ( Nazım Hikmet’in eşi, çevirmen )

Nazım Hikmet uğruna işinden istifa etti

Hukuk Fakültesi mezunu Münevver Andaç, Elektrik İdaresi Genel Müdürlük kaleminde
memur olarak çalışmıştı. İşe başladığında bekardı. 12 Kasım 1940’ta 100 lira
aylıkla işe başladı. İşe giriş belgesinde Vali ve Belediye Başkanı olarak Lütfi
Kırdar`ın imzasını görüyoruz. Aynı evraktan Fransızca ve İngilizce bilmekte
olduğunu öğreniyoruz. 11 Kasım 1941’de idare ile ilişkisi kesilir. Ayrılış
gerekçesi Göztepe Kız Ortaokulu Fransızca yardımcı öğretmenliğine tayinidir.
Nazım Hikmet`in dayısının kızı olan Münevver Andaç, 1950‘de şairin dördüncü eşi
oldu. Zaten, Münevver Hanım`ın İETT`den ayrılmasının asıl nedeni, Paşakapısı
Cezaevi`nde yatan Nazım`ı daha sık ziyaret etmekti. 1951`de oğulları Memet
dünyaya geldi. Nazım`ın ülkeyi terk etmesinden sonra oğlunu da yanına alarak
Fransa`ya yerleşti.


EMİN BÜLENT SERDAROĞLU (Şair, futbolcu)

Referansları Tevfik Fikret ve Halit Ziya’ydı

1909`da ilk Fenerbahçe-Galatasaray maçında Galatasaray`ın ilk golünü atarak
tarihe geçti Emin Bülent. 1932`de Elektrik Şirketi Tercüme Kalemi Büro şefliğine
atanarak İETT`ye katıldı. İETT`ye başvururken kendi hakkında bilgi alınacak
isimleri şu şekilde sıralamıştı- Müşir İzzet Paşa Hazretleri, Halit Ziya, Tevfik
Fikret, M. Lazcari ve o yıllarda yine İETT`de çalışan diğer bir Ünlü İzzet Melih
Beyefendiler... 1940`ta kurumdan ayrıldı. Şair olarak Fecriati Topluluğu
kurucularından biriydi. Galatasaray, Avrupa sahalarında ilk maçını 11 Eylül
1911’de, Macar Kolojvar takımıyla yaptı. Emin Bülent ise kadronun as
elemanlarından biriydi. Galatasaray`da sol açık oynayan Emin Bülent, daha
sonraki yıllarda GS’nin kaptanı oldu.

Kurumu 132 yıl önce Fransızlar kurdu

İETT 30 Ağustos 1869`de yapılan ‘‘Dersaadet`te Tramvay ve Tesisleri Sözleşmesi’’
sayesinde kuruldu. İlk atlı tramvay işletmeciliğine 1971`de başladı. 12 Ocak
1875`te dünyanın ikinci metrosu olan Tünel işletmeye alındı. İlk elektrikli
tramvay 1914`te, ilk belediye otobüsleri 1927`de devreye girdi. Silahtarağa`daki
elektrik fabrikasını kuran, İstanbul`u havagazı ile tanıştıran da İETT`ydi.
Fransızlar tarafından kuruldu, bir dönem İngilizler`in denetiminde kaldı,
1939`da devletleştirildi ve İETT adıyla bugünkü hüviyetine kavuştu.


Ersin Kalkan Hürriyet Gazetesi / 18 Mayıs 2003

http://www.iett.gov.tr