Yapım Tarihi - 2011
Süre - 00:00:00
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Ruhi Karadağ
Yapımcı - Ruhi Karadağ
Müzik - Nail Yurtsever, Engin Aslan, Cem Tuncer
Oyuncular - Ali Ekber Akkaya, Çiğdem Kazan, Refik Ünal
Tufan operasyonunun üzerinden tam 11 yıl geçti. Operasyonun ilk günden beri
izini Süren yönetmen Ruhi Karadağ sağ kurtulanları buldu ve hiç bir yerde
yayınlanmamış görüntüleri içiren yarı belgesel bir film oluşturuldu...
Refik, Cafer, Çiğdem, Hüseyin Muharrem, Ali Ekber ve Delil 1996 yılında Türkiye
cezaevlerine F-tipi hücre sisteminin getirilmesine karşı başlatılan ölüm orucu
eyleminde yer almışlardı. Ölüm orucunda geçirdikleri 69 günün ardından Wernicke
Korsakoff hastalığına yakalandılar.
Şimdi konuşma zorluğu, istemsiz kasılmalar, denge bozuklukları, hafıza kaybı ve
unutkanlık gibi sorunlarla baş etmeye çalışan eski eylemciler, 2000 yılında
ölüm oruçlarının tekrar başlaması üzerine yeniden bir araya geliyorlar.
Altı arkadaş, dört yıl önceki eylemde yaşamını yitiren (dünyada ölüm orucunda
yaşamını yitirmiş ilk kadın mahkum) İdil Erkmen'in mezarı başında buluşuyor.
Sonra aileleriyle birlikte bir hafta geçiren eski arkadaşlar hem geçmişte
yaşadıkları olayları hatırlıyor, hem de devam eden eyleme destek veriyorlar.
Diğer yandan ölüm oruçlarında kritik bir döneme girilmiş durumda. Altı arkadaş,
18 Aralık günü Küçükarmutlu'da ölüm orucuna başlayan eylemcileri ziyaret
ediyorlar. Burada, birkaç ay sonra ölüm orucunda yaşamlarını yitirecek olan
Şenay Hanoğlu, Zehra Kulaksız, Gülsüman Dönmez ve diğer eylemci arkadaşlarıyla
sohbet ediyorlar.
Olaylar ve insanlar sanki bir zaman tüneline girmişiz hissi veriyor; bir yanda
daha önceki eyleme katılmış ve sonucunda ağır yaralar almış filmin kahramanları,
diğer yanda öleceklerini veya sakat kalacaklarını bile bile kararlı bir şekilde
eylemlerini sürdürengencecik insanlar.
Bu ziyaretin ertesi günü, hiç beklemedikleri bir şey oluyor; cezaevlerinde
"Hayata Dönüş" operasyonu gerçekleştiriliyor. Filmin kahramanları operasyonu
televizyondan takip edip olayla ilgili yorum yapıyorlar.
Moralleri çöken eski eylemciler kendilerini İstanbul caddelerine atıyor ve
katliama karşı seslerini yükseltiyorlar. Katliamın dehşeti aileler arasında bir
isyan başlatıyor. Operasyonun üzerinden 10 yıl geçiyor… Cafer, Ali Ekber ve
Çiğdem artık yurtdışında yaşıyor. Hüseyin, Refik ve Delil ise yaşamlarını
İstanbul'da sürdürüyor. Aradan geçen seneler boyunca farklılaşan İstanbul
manzaraları pek çok şeyin değiştiğini belgeliyor.
Filmin kahramanları için ise geçmişin bıraktığı yaralar hala açık ve tedavi
edilmeyi bekliyor. Simurg 14 yıllık bir süreci kapsıyor Simurg'da, yakın
geçmişimizde cezaevlerinde yaşanan eylemler dizisi ele alınırken, olayların
içine gerçek zamanda ve gerçek kişilerle birlikte giriliyor. Geçmiş ve bugün
arasında bağ kuran film ayrıca, ölüm oruçları sürecinde yapılan mücadelelerin
sebep ve sonuçlarına tanıklık etme fırsatı sunuyor.
Filmde, ölüm orucu eylemcileri, mahkumun psikolojisinde bazen intihara neden
olacak kadar ağır tahribatlar yapan ve "insan onuruna yakışmayan" bir yöntem
olan hücre sistemine karşı gösterdikleri tepkiyi savunuyorlar. Gelişmeler
sonucunda, hükümet cezaevlerindeki eylemi durdurmak ve F-tipi projesini
yürürlüğe koymak için şiddete başvuruyor.
Yönetmen Ruhi Karadağ, cezaevlerinde insan hakları sorununu ele aldığı Simurg'da,
geride bıraktığımız 14 yıllık sürecin karanlıkta kalmış yanlarını da
aydınlatmaya çalışıyor.
Yapım Notları
Simurg'un hazırlıklarına 2000 yılı Kasım ayında ölüm oruçları devam ederken
başlandı. 1996'daki ölüm oruçlarına katılmış yaklaşık 60 kişinin arasından
seçilen oyuncular bir araya getirildi.
O sırada Wernicke Korsakoff hastalığı nedeniyle hafıza zorlukları yaşayan Refik,
Cafer, Çiğdem, Hüseyin Muharrem, Ali Ekber ve Delil, yakın arkadaş olmalarına
rağmen, birbirlerini ancak bir müddet sonra hatırlayabildiler.
Filmin kahramanları ve aileleri, çekimler boyunca sürekli birlikte vakit
geçirdiler. Simurg'un senaryosu, filmde kendilerini oynayan bu altı eylemci ile
birlikte geliştirildi. Onların psikolojisine ve Sağlık durumlarına bağlı olarak
günlük programlar yapıldı.
Sahneler çekilirken en büyük zorluk, oyuncuların kısa dönem belleklerinde
problem olmasıydı. Sık sık nerede olduklarını ve ne yapacaklarını unutuyorlardı.
Ama yine de kendilerini anlatmak için büyük özverilerde bulunarak çekimleri
tamamladılar. Bu sırada aileler de başlarından geçenleri anlatarak filmin
oluşumuna katkıda bulundular.
Fakat 2001 yılının başlarında, ölüm oruçlarına yönelik operasyonların yarattığı
baskı ve bu konuyla ilgili olarak getirilen gösterim yasakları filmin
çekimlerinin durmasında neden oldu. Oyuncular da “Hayata Dönüş” operasyonundan
sonra dört bir yana dağıldılar.
Yönetmen Karadağ sonraki yıllarda ölüm oruçlarıyla bağlantılı olarak ortaya
çıkan olayları ve sokak protestolarını görüntülemeye devam etti. Karadağ,
eylemin sona erdiği 2007 yılında tüm görüntüleri bir araya getirmeye karar
verdi.
Oyuncularla tekrar bağlantı kurup, onları İstanbul, Almanya, Fransa ve
İsviçre'de yaşadıkları yerlerde bir kez daha ziyaret etti. 2010'da dört ülkede
gerçekleştirilen son çekimlerin ardından filmin post-prodüksiyonu 2011'in
başlarında tamamlandı.
İlk defa gün ışığına çıkan görüntüler Simurg'da, ölüm oruçlarına dair daha önce
hiçbir yerde yayınlanmamış görüntüler yer alıyor.
Bunların arasında 1996 ve 2000 yıllarında İstanbul cezaevlerinde mahkumların
kendi çektikleri görüntüler de var. Bu görüntülerde, eylemin çeşitli
aşamalarında "ölüm orucu koğuşları"ndan manzaralar gösteriliyor.
Ayrıca "Hayata Dönüş" operasyonu sırasında güvenlik güçleri tarafından kameraya
alınan bazı görüntüler ilk defa Simurg ile gün ışığına çıkıyor. Filmde, Şenay
Hanoğlu, Zehra Kulaksız ve Gülsüman Dönmez'in hayatlarını kaybetmeden önceki son
günleri ve Küçükarmutlu’ya düzenlenen operasyonların ardından bu evin karakol
haline getirilmesi de gösteriliyor.
12. İzmir Uluslararası Film Festivali, SİYAD Ödülü. 2012
12. İzmir Uluslararası Film Festivali, Jüri Özel Ödülü. 2012
18. Adana Altın Koza Film Festivali, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, Adana
İzleyici Jürisi Ödülü. 2011
12. İzmir Uluslararası Film Festivali, Ulusal Yarışma, Finalist. 2012
15. Eskişehir Film Festivali, Sinemada İnsan Hakları Bölümü, Gösterim Seçkisi. 2013
18. Adana Altın Koza Film Festivali, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması,
Gösterim Seçkisi. 2011
18. Adana Altın Koza Kültür, Sanat ve Film Festivali, Finalist. 2011
2. Onat Kutlar Film Festivali, Gösterim Seçkisi. 2012
20. Adana Altın Koza Film Festivali, Altın Kozalılar Bölümü, Gösterim Seçkisi. 2013
3. Gençlik Filmleri Festivali, Diyarbakır Gösterim Seçkisi. 2013
3. Malatya Altın Kayısı Film Festivali, Ulusal Uzun Metraj Film Panoraması
Bölümü, Gösterim Seçkisi. 2012
3. Yılmaz Güney Kürt Film Festivali, Gösterim Seçkisi. 2012
31. İstanbul Film Festivali, Gösterim Seçkisi. 2012
31. İstanbul Film Festivali, Uluslararası Altın Lale Film
Yarışması, FACE (Sinemada İnsan Hakları) Ödülü, Finalist. 2012