Yapım Tarihi - 2009
Süre - 00:50:00
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe, Dijital Betacam ilk gösterim- 13.11.2009, İstanbul Modern
Yönetmen - Nedim Hazar
Metin Yazarı - Nedim Hazar
Kameraman - Bahattin Demir, Gürkan Özgümüş
Yapım Amiri - Gülşin Ketenci
Fotograflar - Gülşin Ketenci
Yapım - NTV
Sponsor - Garanti
Yerleştirme sanatının dünya çapında öncülerinden sayılan Sarkis’in İstanbul
Modern’deki sergisinin açılışına paralel olarak çekimleri gerçekleşen “Sarkis’in
Sitesi ve Bir Piyano” adlı film, aynı zamanda sanatçının güncel bir portresini
çizmekte ve iç dünyasına bir ayna tutmaktadır.
Kendini filmde, “aslında benim özgeçmişim yapıtlarımdır,” diye tanıtan İstanbul
doğumlu Sarkis, Türkiye’deki en büyük, retrospektif öğeler taşıyan sergisine
hazırlanırken, İstanbul Modern çalışanları da bir yandan mekanlarında açılacak
olan “yaşayan bir Türkiyeli sanatçının en büyük sergisi”nin doğuşuna Tanık
oluyor, bir yandan da vargüçleriyle kuruluşuna el veriyorlardı. Vinçler objeleri
yerine taşıyor, afişçiler dev fotoğrafları asıyor, çeşitli dünya müzelerinden
gelen yapıtlar titizlikle tahta kaplamalarından çıkarılıyordu.
Küratör Levent Çalıkoğlu ilk başta kaygılıydı- “Sarkis, evrelerinden belirli
yapıtlar seçip, kronolojik olarak temsil edebileceğimiz bir sanatçı değil.
Beşyüz civarında sergisi var. Neyi, hangi çerçevede davet edeceksiniz? Zor bir
sergi. Sarkis zor bir sanatçı. Çok şeyi yan yana getiriyor. Objeler, nesneler,
tanımladığı ve tanımlamadığı pek çok şey birden bire sergide bir enstrüman
olarak çalışmaya başlıyor.” Nitekim, Sarkis’in çalışmaları konusunda uzman olan
Alman sanat tarihçisi Prof. Uwe Fleckner de, bunu doğrularcasına- “Burada
gördüğünüz bir sergi değil, sanki bir opera” şeklinde yorumluyor “Site”
sergisini.
Belgeselin çekimleri için Sarkis, Nedim Hazar ve ekibini Talimhane’deki evine de
götürdü. Sanatçı, 1970’li yıllara kadar azınlıkların yoğun olarak yaşadığı
Taksim’in hemen arkasındaki Talimhane’deki Çaylak Sokak’ta, ana-babadan yadigar
evi sadece korumakla kalmamış, orayı “saklı” bir sergi mekanı haline getirmiş.
Çaylak Sokak 1980’li yıllarda İstanbul Maçka Sanat Galerisi’nde açtığı serginin
de adıdır. Sarkis- “Benim babam çok tanınmış bir kasaptı Talimhane’de. Hali
vakti yerindeydi. Fakat beni 7-8 yaşımdan itibaren, sokaklarda sürtmeyim diye
yazları işe koyardı. İlk olarak kunduracı olan amcamın yanına koydu. Orada
yapacağım tek bir iş vardı- Yerden eğrilmiş çivileri toplayıp düzeltmek. Çünkü
atmak nosyonu ailelerimizde yoktu. O kaldı mı bende... Yani sergideki bir takım
objeler 10-20-30-40-50 yıldan beri halen varlığını sürdüren objeler.”
Sanatsal üretiminde, hayranı olduğu Mimar Sinan’ın yapıtlarından ne kadar
etkilendiğini anlatmak amacıyla çekim ekibini neredeyse elinden tutup Edirne’ye
götürdü, Selimiye’nin yanısıra Üç Şerefeli Camii, Eski Camii ve Sokullu
Hamamı’nı gezdirdi. Aya Sofya’nın turistlere kapalı olduğu bir gün, çekim
ekipmanını kullanarak 20 dakika boyunca Aya Sofya’nın sesini kaydetti. Kaseti
açıp, içindeki bantları sunak olarak aynalı girişin önüne koydu. O sunağı, şimdi
İstanbul Modern’deki sergisinde görebilirsiniz.
Film aynı zamanda, Sarkis’in annesinin Surp Pırgiç Hastanesi’nde öldüğü gün
adeta “canlanan” eski bir piyanonun öyküsünü de anlatmaktadır.
İlgiyle izleyeceğinizi düşündüğümüz filmin İstanbul Modern'deki ilk gösterimine
Sarkis de katılacaktır. Daha sonraki günlerde belgeselin 36 dakikalık bir
versiyonunu NTV yayınlayacaktır.