Yapım Tarihi - 2018
Süresi - 01:00:00
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Ümran Safter
Yapımcı - Ümran Safter, Ahsen Diner
Yapım Yardımcısı - Esra Yeşilçimen, Suraj Sharma
Prodüksiyon - Ekim Medya
Senaryo - Ümran Safter
Danışmanlar - Kamil Fırat, Prof Dr. Melek Özyetgin
Müzik - Derya Türkan
Görüntü Yönetmeni - Orkun Telli, Bülent Yılmaz
Kameraman - Yohan Malka, Vedat Bülent Balta
Kamera Asistanı - Barış Taştan
Işıkçı -Mustafa Bağcıoğlu
Sesçi -İlker Aksan
Kurgu - Erol Çulhacı
Post Production - Erol Çulhacı
Animasyon - Osman Ersin Topaloğlu
Grafik - Osman Ersin Topaloğlu
Jenerik - Fatih Yıldız
Web Tasarım - Koray Tufan
Poster Tasarım - Doruk Bıçgı
36 bin 585 fotoğraf 150 yıllık bir tarihe ışık tutuyor. Yaklaşık 10 ayda
tamamlanan "Saraydan Bakmak (Through Ottoman Eyes)" belgeseli, 911 albüm içinde
36 bin 585 fotoğrafın bulunduğu Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu üzerinden 150
yıllık bir tarihe ışık tutuyor.
Saraydan Bakmak, Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu’nun görsel hikayesi. Bu
hikayeyi oluşturan ise 911 albüm, 36.585 kare fotoğraf. Eşsiz, olağanüstü bir
hazine. Dünyanın en büyük fotoğraf koleksiyonlarından. Yıldız Sarayı Fotoğraf
Koleksiyonu 150 yıl öncesine tarihi bir yolculuğa çıkartıyor bizleri. Bu
koleksiyonun oluşmasında en büyük katkı ise şehzadeliğinden itibaren fotoğrafa
büyük ilgi gösteren Sultan II. Abdülhamid.
“Her resim bir fikirdir. Bir resim yüz sayfalık bir yazı ile ifade olunamayacak
siyasi ve hissi manaları ifade eder” diyen Sultan, 33 yıllık hükümdarlığı
süresince fotoğrafın gücünden büyük oranda istifade etti. Saraydan dışarı pek
çıkmayan Sultan Abdülhamid fotoğraflar yoluyla hem imparatorluğun her köşesinden
haberdar olmuş, hem de özel yaptırdığı albümleri kamu diplomasisinin aracı
olarak kullandı.
Peki bu fotoğraflar nasıl çekildi, kimler çekti, bu koleksiyon nasıl oluştu?
Abdülhamid niçin bu kadar fotoğrafa meraklıydı? Dönemin en önemli fotoğrafçıları
olan Abdullah Biraderler nasıl saray fotoğrafçısı oldu?
Bu soruların izini sürdük, yanıtlarını araştırdık.
İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nde özel olarak korunan
albümlerin dünyasına girdik. Albümlerin sayfalarında zaman yolculuğuna çıktık.
Fotoğraf sanatçısı Kamil Fırat’ın rehberliğinde fotoğrafların ve fotoğrafçıların
hikayelerini dinledik. Yine 33 yıl Abdülhamid’e ev sahipliği yapan Yıldız
Sarayı’nın kapılarını araladık.
Yerli, yabancı pek çok tarihçi, fotoğrafçı, sanat tarihçisi ile röportajlar
yapılan belgesel filmde Abdülhamid’in gönderdiği 51 fotoğraf albümün bulunduğu
Amerikan Kongre Kütüphanesi’nde çekimler gerçekleştirildi. Canlandırmaların da
yer aldığı belgesel film 19. yüzyılın panoraması niteliğindeki Yıldız Sarayı
Fotoğraf Koleksiyonu’nu günışığına çıkarıyor, bugüne taşıyor.
Kaynak
Ümran Safter
19. yüzyılın en geniş fotoğraf koleksiyonu belgesel oldu
Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve Bağcılar Belediyesinin katkılarıyla
hazırlanan "Saraydan Bakmak" isimli belgesel filmin tanıtımı yapıldı.
2. Abdülhamid döneminde oluşturulan Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu'nun
hikayesine odaklanan belgeselin tanıtımı, Bağcılar Belediye Başkanı Lokman
Çağırıcı'nın yanı sıra birçok davetlinin katılımıyla Yıldız Şale Köşkü'nde
gerçekleştirildi.
Belgeseli yazıp yöneten ve yapımcılığını da Ahsen Diner'le birlikte üstlenen
Safter, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2. Abdülhamid Han'ın, teknolojiye ve
bütün yeni icatlara olduğu gibi fotoğrafa da büyük merak duyduğunu söyledi.
Safter, 2. Abdülhamid'in fotoğrafla Londra'da tanıştığını belirterek, "Bunun
üzerine 2. Abdülhamid fotoğrafçılar ve fotoğraf makineleri getirtiyor,
Osmanlı'nın neredeyse her yerinde fotoğraflar çektiriyor. Yıldız Sarayı Fotoğraf
Koleksiyonu, dünyanın en geniş 19. yüzyıl fotoğraf koleksiyonu diyebiliriz, çok
zengin bir arşiv. Türkiye'nin o dönemlere ait ilk ve tek görsel arşivi aslında.
Bir fotoğrafa baktığınızda üzerinde birçok okuma yapabiliyorsunuz." diye
konuştu.
- Fotoğraflarla kamu diplomasisi
Dünyada da benzer koleksiyonlar olduğuna işaret eden Safter, şunları kaydetti:
"Dönemin Rus Çarı, İngiltere Kraliçesi de o günün güvenlik sorunları nedeniyle
saraydan çıkamadığı için fotoğraf çektiriyor ve bir koleksiyon oluşturuyor ama
onlarınki daha dar. Bu koleksiyon ise tematik olmadığı için her konuda her şeyin
fotoğrafı var. Sultan bazı albümler hazırlatıp yurt dışına gönderiyor ve bunu
bir kamu diplomasisi olarak kullanıyor. Buna mukabil yurt dışından da saraya
albüm geliyor ve geniş bir koleksiyon oluşuyor."
Yurt dışında özellikle Kudüs ve İstanbul'da çekilmiş 19. yüzyıl fotoğrafçılığına
büyük ilgi olduğunu vurgulayan Ümran Safter, "Zamanda yolculuk yapmak isteyen bu
arşive girsin ve fotoğraflara baksın. Biz mümkün olduğunca koleksiyonun nasıl
oluştuğunu, kimlerin fotoğraf çektiğini, o günün fotoğrafçılık anlayışını,
sarayın fotoğrafa bakışını ve fotoğrafçılarla ilgisini araştırdık. Bu nedenle
biraz kapsamımızı genişlettik. Bütün bu süreçte, Türkiye'de bu koleksiyonu en
iyi bilen isimler arasında yer alan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
Öğretim Görevlisi Kamil Fırat'ın klavuzluğundan yararlandık." ifadelerini
kullandı.
Safter, İstanbul, Londra, Paris, New York, Washington ve Los Angeles'ta
yaptıkları çekimlerde konunun uzmanları, akademisyenler ve koleksiyonerlerden
bilgi aldıklarını sözlerine ekledi.
- 36 bin 585 fotoğraf 150 yıllık bir tarihe ışık tutuyor
Yaklaşık 10 ayda tamamlanan "Saraydan Bakmak (Through Ottoman Eyes)" belgeseli,
911 albüm içinde 36 bin 585 fotoğrafın bulunduğu Yıldız Sarayı Fotoğraf
Koleksiyonu üzerinden 150 yıllık bir tarihe ışık tutuyor.
Belgeselin görüntü yönetmenliğini Orkun Telli ve Bülent Yılmaz üstlenirken,
müziklerinde ise Derya Türkan imzası bulunuyor.
Görsel efektler ve kısa canlandırmaların da kullanıldığı belgeselin
danışmanlığını, Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Yıldız Teknik Üniversitesi
bünyesinde kurulan Sultan II. Abdülhamid Uygulama ve Araştırma Merkezi
üstleniyor.
Belgeselde, Prof. Dr. Nurhan Atasoy, Prof. Dr. Vahdettin Engin, Prof. Dr.
Zekeriya Kurşun, Prof. Dr. Davut Hut, Prof. Dr. Mahir Aydın, Prof. Dr. Mahmut
Ak, Prof. Dr. François Georgeon, Prof. Dr. Ali Behdad, Prof. Dr. Zeynep Çelik,
Prof. Dr. Mehmet Bayhan, Prof. Dr. Yusuf Murat Şen, Philip Mansel, Engin Özendes,
Joseph Malikian ve Hasan Şenyüksel gibi isimlerin de bulunduğu 22 kişiyle
yapılan röportajlar yer alıyor.
Yaklaşık 60 dakika süren "Saraydan Bakmak", 12 Nisan'da Londra Yunus Emre
Enstitüsü'nde, 18 Mayıs'ta Oxford Üniversitesi'nde gösterilecek.
yenihaberden.com
17 Mart 2018
15 yıla Saray'dan bakmak
Belgesel, izleyiciyi 150 yıl öncesine tarihi bir yolculuğa çıkarıyor.
Sultan II. Abdülhamid’in 36 bin 585 kare fotoğraftan oluşan Yıldız Sarayı
Fotoğraf Koleksiyonu belgesele konu oldu. 'Saraydan Bakmak' isimli belgesel
Osmanlı’nın gücünü ve modern yüzünü tüm dünyaya gösteren koleksiyonun hikayesini
anlatıyor. Belgesel aynı zamanda izleyenleri 150 yıl öncesine tarihi bir
yolculuğa çıkarıyor.
Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu 911 albüm, 36 bin 585 kare fotoğraftan oluşan
eşsiz bir hazine. Dünyanın en büyük fotoğraf koleksiyonlarından... 150 yıl
öncesine tarihi bir yolculuğa çıkarıyor bizleri. Bu koleksiyonun oluşmasında en
büyük katkı ise şehzadeliğinden itibaren fotoğrafa büyük ilgi gösteren Sultan II.
Abdülhamid. Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü desteğiyle ve Bağcılar
Belediyesi katkılarıyla hazırlanan Saraydan Bakmak (Through Ottoman Eyes)
belgeseli bu koleksiyonun görsel bir hikayesi. Saraydan Bakmak’ın görüntü
yönetmenliğini Orkun Telli ve Bülent Yılmaz yaptı, kurgusu Erol Çuhacı’ya ait,
uygulayı yapımcısı Esra Yeşilçimen, yapım danışmanıysa Suraj Sharma. Filmin
özgün müzikleri ise Derya Türkan’a emanet edildi. Geçtiğimiz Cumartesi günü Şale
Köşkü’nde ilk gösterimini yapan belgeselin yönetmeni Ümran Safter, yapımcısı
Ahsen Diner ve proje danışmanları Prof. Dr. Melek Özyetgin ve Kamil Fırat ile
bir araya geldik.
TARİHÇİLER YORUMLADI
Çekimleri İstanbul, Londra, Paris, New York, Washington ve Los Angeles’ta
yapılan belgesel yaklaşık bir yılda tamamlandı. Abdülhamid’in 51 albüm
gönderdiği ABD Kongre Kütüphanesi’nde de çekimler ve röportaj yapıldı.
Belgeselde Prof. Dr. Nurhan Atasoy, Prof. Dr. Vahdettin Engin, Prof. Dr.
Zekeriya Kurşun, Prof. Dr. Davut Hut, Prof. Dr. Mahir Aydın, Prof. Dr. Mahmut
Ak, Prof. Dr. François Georgeon, Prof. Dr. Ali Behdad, Prof. Dr. Zeynep Çelik,
Prof. Dr. Mehmet Bayhan, Prof. Dr. Yusuf Murat Şen, Philip Mansel, Engin Özendes,
Joseph Malikian, Hasan Şenyüksel gibi isimlerle yapılmış röportajlar yer alıyor.
Belgesel, 12 Nisan’da Londra’da 18 Mayıs’ta da Oxford Üniversitesi’nde
gösterilecek.
GÖSTERGELER DÜNYASI
Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu’nun 19. yüzyılın son çeyreğini yansıttığını
söyleyen Kamil Fırat, bu fotoğraf arşivinin önemiyle ilgili şöyle konuşuyor:
“Fotoğrafların ait olduğu zamanın bütün panoramasını görebiliyoruz orada. Bu
öylesine bir sanat koleksiyonu değil. 19. yüzyıl sonunun sosyal, siyasal,
kültürel yapısını okuyabiliyorsunuz. Fotoğraflara estetik veya koleksiyonerlik
tarafından baktığınızda bir anlamı yok ancak içeriği üzerinden bakarsanız bir
tarih okuması yaparsınız. 19. yüzyıl Osmanlısının sanayileşmesini de
görüyorsunuz. Deprem fotoğrafları bile var. Kentler, sokaklar... Tam bir
göstergeler dünyası.”
DÜNYA MİRASINA ADAY
Sultan Abdülhamid’in fotoğraflar aracılığıyla hem yönettiği uçsuz bucaksız geniş
coğrafyayı hem de dünyayı takip ettiğini kaydeden Prof. Dr. Melek Özyetgin,
“Abdülhamid sadece kendi coğrafyasını değil dünyanın durumunu da takip etmiş.
Koleksiyonda kırka yakın ülkenin foroğrafları var. Hem milli miras hem de
evrensel bir miras. Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu 2019 UNESCO dünya mirası
listesine aday gösterildi” diyor. Abdülhamid’in dünya ile ilişkisini fotoğraflar
üzerinden kurduğunun altını çizen Fırat ise şu yorumu yapıyor: “Onun için
fotoğraflar birer bilgi nesnesi. Fotoğrafa meraklı ama koleksyion olarak
bakmıyor. Mesela suçluların da fotoğraflarını çektiriyor, kayıt altına alıyor”
diyor.
CASUS FOTOĞRAFÇILAR
‘Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu nedir? Bu, efsane mi gerçek mi? Sultan neden
fotoğrafa bu kadar meraklı?’ sorularının peşinden gittiklerini söyleyen yönetmen
Safter, “19. yüzyılda pek çok devlet adamı saraylarından pek fazla çıkmıyor. Rus
Çarı da aynı, İngiliz Kraliçesi de. Onlar da benzer fotoğraflar çektiriyor ama
onlarınki daha ziyade tematik albümler. Hiçbiri Yıldız Sarayı kadar geniş ve
farklı değil. Onlardan ayrıldığı nokta bu. Benzer arşivler var ama bu kadar
zengin içerikli değil” diyor. O dönem yabancı fotoğrafçıların en çok Ortadoğu’yu
merak ettiklerini kaydeden Safter, casus kılığında da pek çok fotoğrafçının
buralara geldiğini kaydediyor.
DİPLOMASİ ARACI OLMUŞ
Yurt dışındaki albümlerin de çok değerli görülüp korunduğunu söyleyen belgeselin
yapımcısı Ahsen Diner, koleksiyonun önemini “Abdülhamid, Avrupa’ya, Amerika’ya
Osmanlı’nın modern yüzünü ve gücünü fotoğraflar aracılığıyla göstermiş.
İstanbul’dan ve Anadolu’dan fotoğraflar var. Asker, deniz kuvvetleri, hastane,
okul fotoğrafları bile var. Mesela benim ilgimi çeken ameliyat fotoğraflarıydı.
Sedyedeki hastanın yanına ameliyattan sonra çıkan tümörler konulmuştu. Birinde
hastanın sosyolojik tarafı anlatılıyor. Diğerinde de tıbbi bilgiler veriliyordu.
Amerika’da ve Fransa’da yapılamayan ameliyatlar burada yapılıyormuş” sözleriyle
açıklıyor.
Koca yüzyılı Abdullah Biraderler'le anlatamayız
Türkiye’de fotoğrafçılığın kurucuları olarak tanınan Viçen, Hosvep ve Kevork
isimli üç Ermeni kardeşten oluşan Abdullah Biraderler’in adını sık sık duyarız.
Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu’ndaki fotoğrafların hepsinin imzalı
olmadığını söyleyen Kamil Fırat, “Türkiye’de 19. yüzyıl Abdullah Biraderler’le
özdeşleştiriliyor ama oysa bu yüzyılın bu koleksiyonla özdeşleştirilmesi
gerekiyor. Abdullah Biraderler’in 20 tane albümü var hepi topu orada. İki üç
fotoğrafçının inşa ettiği bir şey değil bu. O birkaç fotoğrafçının içine
sıkışırsak o dönemi anlatamayız. Onlar esas olarak stüdyo fotoğrafçısı” diyor.
Harun Karaburç
18 Mart 2018
Yeni Şafak
‘Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu’ Londra’da ilgi gördü
Yıldız Teknik Üniversitesi bünyesinde, Sultan 2’nci Abdülhamid ve dönemini
araştırmak üzere kurulan Sultan 2’nci Abdülhamid Uygulama ve Araştırma Merkezi,
‘Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu Üzerinden Dünyaya Bakmak’ yaklaşımı ile
dünya açılımını sürdürdü. T.C. Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve T.C. Kültür ve
Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle yürütülen proje kapsamında; Osmanlı’nın son
dönemindeki dış dünya ile olan siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik ilişkiler
Sultan 2’nci Abdülhamid’in fotoğraf koleksiyonu üzerinden inceleniyor.
Bu kapsamda; ünlü fotoğraf sanatçısı Kamil Fırat tarafından hazırlanarak ‘Yıldız
Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu Üzerinden Osmanlı-İngiltere İlişkileri’ adıyla
Türkçe ve İngilizce (British-Ottoman Relations Through The Yıldız Palace
Photography Collection) olarak basılan kitaplar, Londra Kitap Fuarı’nda T.C.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın standında tarih severlerle buluştu. Fuar
kapsamında ayrıca yine bu seriden Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonu Üzerinden
Osmanlı-Amerika İlişkileri adlı kitap da ilk kez sergilendi.
Saraydan Bakmak belgesel filminin yurtdışı lansmanı Londra’da yapıldı
Proje kapsamında 911 albüm ve 36 bin 585 kare fotoğraftan oluşan Yıldız Sarayı
Fotoğraf Koleksiyonu’nun hikayesini anlatan yapımcı ve yönetmenliğini Ümran
Safter’in danışmanlığını ise Kamil Fırat ile Melek Özyetgin’in yaptığı Saraydan
Bakmak (Through Ottoman Eyes) belgesel filminin yurtdışı lansmanı da ilk kez
Londra’da yapıldı. Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde gerçekleştirilen belgesel
gösteriminin ardından; ‘Kültürel Miras’ başlığı ile düzenlenen panelde Prof. Dr.
İlber Ortaylı ve Prof. Dr. Vahdettin Engin, Yıldız Fotoğraf Koleksiyonu
üzerinden Sultan 2’nci Abdülhamid ve dönemi ile birlikte Osmanlı-İngiltere
ilişkilerini yorumladı.
“Fotoğrafı kullanmakta gecikmedik”
Sultan Abdülmecid devrinin sonlarından itibaren fotoğrafın Osmanlı hayatına ve
dolayısıyla tarihçiliğine girdiğini anlatan Prof. Dr. İlber Ortaylı, “İşin özü
portre sanatında ne kadar geç kaldıysak fotoğrafta da o kadar zamanlı hareket
ettik. Fakat bu fotoğrafın kullanılışındaki boyutlar farklıdır. İçtimai
hayatımızın ve şehirlerimizin umulmadık köşelerini ve o hayatın safhalarını
fotoğraflamak Türkiye’de yaklaşık 40’larda 50’lerde başlar. 19. yüzyılda ise
fotoğraf çok geniş ölçüde yeni yapılan binaları ve devletlerin portrelerini
içerir. Onlarında dışında halkın hayatını veren resimler ancak 19. yüzyıl
sonunda ortaya çıkıyor” dedi.
“Sultan 2’nci Abdülhamid devletler arasındaki dengeleri kollayarak politika
üretti”
Sultan 2’nci Abdülhamid’in, 19. yüzyılın son çeyreği ve 20. yüzyılın ilk
yıllarında Osmanlı Türkiye’sinin kaderine hâkim olduğunu anlatan Prof. Dr.
Vahdettin Engin, ”2’nci Abdülhamid 19. yüzyılda hiçbir devletin sadece kendi
gücüne dayanarak politika oluşturmadığı, aralarında ittifaklar yapmak suretiyle
daha güçlü olmaya çabaladıklarının farkındaydı. Dolayısı ile kendisi de öyle
hareket etti. Devletler arasındaki dengeleri kollayarak politika üretti. Bu
uğurda zaman zaman tavizler vermek zorunda kaldığı anlar da oldu. Ama her zaman
ülkenin ayakta kalmasını sağlayabildi. Sultan, devleti idare etme anlayışı
çerçevesinde, ülkede olan bitenleri ve imar faaliyetlerini gözlemlemek amacıyla,
her taraftan fotoğraf çektirir ve bunlara bakarak değerlendirmelerde bulunurdu.
Söz konusu fotoğraflar arasında İngiltere ile ilgili olanlar da mevcuttur. Bu
çerçevede Sultan 2’nci Abdülhamid İngiltere’deki gelişmeleri takip ediyordu.
Babası Sultan Abdülmecid gibi, 2’nci Abdülhamid de başlangıçta İngiltere’ye dost
bir ülke olarak bakmıştır. Fakat özellikle 1882 yılında İngiltere’nin Mısır’ı
işgal etmesi padişahı rencide etmiş, sonrasında İngiltere ile olan ilişkilerde
hep temkinli olmayı tercih etmiştir. Bu bağlamda 2’nci Abdülhamid döneminde
Osmanlı-İngiliz ilişkileri inişli çıkışlı bir grafik çizer” diye konuştu.
Londra Yunus Emre Enstitüsünde gerçekleşen etkinliğe yoğun ilgi ve katılım
olduğunu aktaran Sultan 2’nci Abdülhamid Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü
Prof. Dr. Melek Özyetgin ise, kültür faaliyetlerinin her zaman çok ilgi
gördüğünü, ön yargıları bertaraf etmenin, bu tip etkinlik ve projelerin anlaşma
ve derinleşmeye imkan tanıdığını, özellikle bu projede gün yüzüne çıkan
bilinmeyen konuların daha fazla ilgi gördüğünü, katılımdan çok memnun
olduklarını iletti.