Renkler Solmasın Kültürler Kaybolmasın




Yapım Tarihi - 2003
Süre - 00:52:00
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe

Yönetmen - Tayfun Talipoğlu
Yapımcı - Nazaret Özsahakyan



Renkler Solmasın Kültürler Kaybolmasın
Yönetmen - Nazaret Özsahakyan
Yapım - Türkiye 2005
Dil - Türkçe
Tür - Belgesel
Vizyona giriş - 1 Nisan 2006

Türkiye'de gayrimüslim bir azınlık cemaatinde yaşamak nasıl bir şeydir? "Yerli
yabancılar" olarak görünen "ötekiler" kimlerdir? Türkiye'de Avrupa Komisyonu'nun
"Avrupa Demokrasi ve İnsan Hakları Girişimi" mikro-projeleri için ilk teklif
çağrısı kapsamında finanse edilmek üzere seçilen on üç proje arasında yer alan
bu belgesel, kültürler arası anlayış, diyalog ve güvenin gelişmesine,
uyuşmazlıkların çözümlenmesine ve ilgili sosyal bütünleşme çabalarına destek
olmak için hazırlanmıştır. Halktan insanların sesine yer veren, gayrimüslim
azınlıklarla röportajlar içeren bu belgesel, yüzyılların mirası kültürel
zenginliğimizin, Yahudi'siyle, Süryani'siyle aslında ne kadar da bizden olduğunu
nahif ve içten bir anlayışla gösteriyor.

SinemaSeans.com





Renkler Solmasın Kültürler Kaybolmasın
(May Colours Not Fade, And Cultures Not Dissapear)
2005, Belgesel
Nazaret Özsahakyan
25. İstanbul Film Festivali, Gösterim Seçkisi. 2006






Azınlıklar Belgeseli

İstanbul'da yaşayan azınlıkların sosyal problemlerini dile getirmek için çağdaş
bir yöntem.

Projemizle ilgili "Renkler Solmasın Kültürler Kaybolmasın" başlıklı belgesel
Tayfun Talipoğlu tarafından çekilmiş ve VCD olarak çoğaltılmıştır.

Bu belgesel kültürler arası anlayış diyalog ve güvenin gelişmesine,
uyuşmazlıkların çözümlenmesine ve ilgili sosyal bütünleşme çabalarına destek
olmak için hazırlanmıştır. Bu belgeselle birlikte toplumun duyarsız kaldığı,
fakat kendisini oluşturan kültürel zenginliğin ve çeşitliliğin bir parçası olan
azınlıklar hakkında bir duyarlılık ve farkındalılık yaratılması amaçlanmıştır.
Sorunların çözümüne yönelik ve günümüze kadar oluşturulmamış bir kamuoyunun
yaratılması düşünülmüştür. Toplumun algılamasını pekiştirmek için halktan
insanların sesine yer verilmiş, sorunlarından bihaber olarak yaşadığımız
gayrimüslim azınlıklarla röportajlar yapılmıştır.Bu röportajlarla günümüz
Türkiye'sinde , uygarlıklara sahne olmuş metropol şehir olan İstanbul'da bir
azınlık cemaati mensubu olarak yaşamanın kişilere kazandırdıkları ve
kaybettiklerinin değerlendirilmesi yapılırken , yerli yabancı olarak görünen
ötekilerin aslında bütün toplumla aynı sorunları paylaştığını ve yaşananlar
açısından hiçbir fark olmadığının anlatılması hedeflenmiştir.


Proje Özeti-
Azınlıkların karşılaştıkları sosyal sorunlar ile
Azınlık toplumu içinde kadın/çocuk/genç/yaşlı/özürlü olmanın ne demek olduğunun
anlatılması,
Azınlık toplumlarına süregelen önyargıları yok etmek,
Azınlıklara farklı bir gözle bakılmasını sağlamak.

Belgeselle birlikte;
Geniş kitleye hitap etme olanağı ,
Sosyal sorunlar el alınmış olacak,
Gömemezlikten gelinen konu konuşulmaya başlanacak,
Azınlık gruplarının kapasitelerinin ve temsillerinin adalet mekanizmasına daha
iyi erişmeleri sağlanacak,
Kültürler arası diyalog,anlayış ve güvenin gelişmesi sağlanacak ,
Uyuşmazlıkların çözümlenmesi ile sosyal bütünleşme çabalarına destek olunacak.

Belgeselin Amacı
Sosyal ve toplumsal sorunları dile getirerek sosyal entegrasyon sağlamak
Farklı azınlıkları bir araya getirip sorunları toplumsal açıdan göstermek.
İstanbul'da bir azınlık toplumunun üyesi olarak yaşamanın kişilere
kazandırdıkları ve kaybettirdiklerini anlatmayı hedeflemek
Çok basit çözümleri olan genelde yok farz edilen konular ele alınacak
Azınlık toplumunun kültürü ,eğitimi,sosyal tarihleri gibi konular detaylı
incelenecek
Bu konular farklı ve renkli bir açıdan anlatılacak.Bu sayede yok farz edilen
toplumsal sorunların değişik bir platformda tartışılması sağlanacak
Azınlıkların içindeki azınlıkların(kadın/çocuk/genç/yaşlı)sorunlarına
değinilecek.
Türkiye’de kendi sanatı,müziği,oyunculuğu, bilim adamlılığıyla ortaya çıkmış
kişiler belgesele dahil edilecek,onların aracılığıyla sorunlar üzerine dikkat
çekilecek.
Azınlıklar ve STK’lar aracılığıyla sorunları anlatmak.Toplumlar arası sosyal
diyaloglar geliştirmek. Hem de farklılıkların farkına varılmasını sağlamak.
Metodoloji

A) Uygulama metotları :
Farklı azınlık kümeleri olacak.Her bir küme belgeselin oluşmasına katkıda
bulunacak.
Farklı meslek gruplarından istifade edilecek.Müzisyen,besteci olanlar Özgün
beste yapacak,
Toplumun algılanmasında kolaylık sağlamak için halktan insanların sesine yer
verilecek
Sokak röportajlarında , halkın arasından günlük yaşamada her an karşımıza çıkan
fakat sorunundan haberdar olmadan yaşadığımız insanlarlar röportaj yapılacak.
Kendi güncel sorunlarının aktarılmasıyla toplumun dikkati uyandırılacak.
Belgesel bir çok üniversitenin sinema salonunda gösterilecek

B) Önerilen Metedolojinin Gerekçeleri
Farklı etnik gruplarla işbirliği içinde olmamamız sahiplenme duygusunu
kabartacak.Ortada var olan birlik ve beraberlik tüm toplum tarafından
gözlemlenecek.
Web sayfası ile birlikte hedefe ulaşmak için gidilen yolda pekiştirici olacak.
Tvde yayınlanacak ve geniş bir kitleye hitap edecek belgesel,en kolay bilgilendirme
yöntemi olmakla kalmayıp aynı zamanda bir anda çok büyük bir gruba hitap
edecektir. Böylece sosyal ve kültürel açıdan çok farklı kesimlere ulaşılmış
olacak.
İstanbul’da yaşamanın yada bir kadın/genç/yaşlı/özürlü olmanın getirdiği
sorunların dil,din,kültür farkı gözetmeksizin nasıl toplumun her bireyine
yayılabileceğinin ve çözümlerinin ancak el birliği ve kolektif bilinç ile
bulunabileceği kesinlik kazanacak.
Azınlık problemi dendiğinde ilk akla gelen köklü sorunlar yerini biraz olsun
hümanist açık görüşlü ve hoş görüşlü bir anlayışa bırakacak.


Sevgi ile kalın
Site Ekibi
oia.net




Nazar Özsahakyan (Beyazıt Lions Klübü)

“Toplumsal sorunlara duyarlı insanlar toplumsal sorunlar için bir şeyler üretmek
zorundadır”

Yozgatlı bir ailenin çocuğu olarak İstanbul'da doğan Nazar Özsahakyan, ilk, orta,
lise öğrenimini bir azınlık okulu olan Özel Pangaltı Ermeni Lisesi'nde
tamamladı. 1974-75 döneminde Şişli Siyasal Bilimler Yüksek Okulu'nun gece
bölümünden mezun oldu. Birçok STK’ya üye olan Özsahakyan’ın ilk defa bir STK’ya
üye olması 1981 yılına rastlıyor. 1996’da gerçekleşen Habitat II konferansında
ev sahibi komitede eşgüdüm sorumlusu olarak görev alan ve 1998 yılında bir
azınlık vakfı olan Boyacıköy Surp Yerits Mangants Ermeni Kilisesi Vakfı’na
seçilen Özsahakyan, halen bu vakfın başkanlığını yapıyor. STK’ları AB fonları
hakkında bilgilendirmek, azınlık okullarında Socrates Eğitim programları ile
ilgili paneller düzenlemek gibi işlerle de uğraşan Nazar Özsahakyan, 2003
yılında vakfı adına hazırladığı ve AB Türkiye Delegasyonu'nun İnsan Hakları ve
Demokratikleşme konulu yarışmasına sunduğu projenin 94 proje arasından seçilen
13 proje arasında yer aldığını, ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, azınlık
vakıflarının görev tanımında proje hazırlama bulunmadığı gerekçesiyle projeye
karşı çıktığını belirtiyor. Bunun üzerine, projeye Beyazıt Lions Kulübü adına
devam ediyor.

Ermeni nüfus içinde örgütlülük oranı nedir? Bu örgütlenme daha çok etnisite ya
da din ortak paydasında mı toplanıyor?

Ermeni nüfusu siyasi açıdan örgütlü değil. Ancak Ermeni cemaati içindeki her
fert oturduğu bölgedeki kilise vakfının üyesidir. Her dört yılda bir ikamet
ettiği bölgede bulunan vakfın yöneticilerini seçer ya da aday olur. Ermeni
cemaati üyelerinin sayısını 70 bin olarak kabul etsek, bağlı oldukları kiliseye
her pazar giden kişilerin sayısı yüzde 3’ü aşmaz. Yaklaşık 33 azınlık vakfı
mevcut, bunlar da Patrikhane’ye bağlı. Tüm azınlık vakıflarının başı kadasetli
Patrik hazretleridir. Bu örgütlenme etnisite paydasından ziyade daha çok din
ortak paydasındadır, ama bu onların dinci olduğunu da göstermez. Çünkü Patrik
hazretlerinin seçimi bile sivil kişiler, yani halkın her bölgede seçtiği sivil
delegeler tarafından yapılır. Bunun dışında birçok azınlık okulu mezununun
kültürel ve sanatsal çalışmalar yaptığı dernekler de bulunuyor.

Ermenilerin de Türkiye’deki birçok azınlık grubu gibi, azınlık psikolojisi
gereği görünmezliği seçtiğini biliyoruz.

Siz kişisel olarak neden görünür olmayı tercih ettiniz?
Her ne kadar bir azınlık vakfının başkanı da olsam şu an Ermeni cemaatini
temsilen konuşmuyorum.

Böyle bir temsile de yetkili değilim. Benim toplumdaki görünürlüğümde sivil
aktivitelerim ağırlıklıdır. 1981 yılından beri kadınlar, yaşlılar, gençler,
özürlüler, çevre ve insan hakları üzerine çalışmalar ve projeler üretiyorum.
Toplumsal sorunlara duyarlı insanlar toplumsal sorunlar için bir şeyler üretmek
zorundadır. Yönetişim kavramı gereği, bunu da sivil toplum olarak tek başınıza
değil toplumdaki diğer aktörlerle birlikte ortak yapıyorsunuz. şte benim
görünürlük adına yaptığım şey bir nevi duyarlılık.

İlk STK deneyiminiz olan Lions Kulübü’ne 27 yıldır emek vermenizi sağlayan
motivasyon nedir?
1981 yılında Lion oldum ve iki kez başkanlık yaptım, dört yıldır da AB proje
koordinatörlüğü görevimi ifa ediyorum. Lions ana felsefesinde din, dil, ırk,
renk, cinsiyet ayırımcılığı yoktur. Bu felsefe benim felsefemle paralellik arz
ettiğinden 27 senedir üyeliğim devam ediyor. Boyacıköy Surp Yerits Mangants
Ermeni Kilisesi Vakfı ağırlıklı olarak ne tür faaliyetler yapıyor?

Faaliyetlerimiz 1936 beyannamesine göre dini alanla sınırlanmıştır. Bu bağlamda
dini ayinler, fakirlere yardım, kilisenin restorasyonu gibi faaliyetlerle
iştigal ediyoruz.

Bir Ermeni olarak görünür olmaktan pişman olduğunuz ya da aktivizminizden gurur
duyduğunuz anlar oldu mu?
Pek pişman olduğumu hatırlamıyorum. Beyazıt Lions Kulübü olarak AB fonları ile
hazırladığımız “Renkler Solmasın Kültürler Kaybolmasın” başlıklı belgeselimiz1
2006 yılında 25. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde vizyona girdi, Z TV’de
23 kez yayımlandı. Bu Belgesel http://www.oia.net/events/view_video_album.asp?aid=8
adresinden izlenebilir.

belgeseli Belçika’da izleyen ve bundan 32 yıl önce Doğubayazıt’ta yanımda asker
olan bir kardeşim beni buldu. Bu belgesele izin vermeyen İstanbul Vakıflar Bölge
Müdürü belgesel ortaya çıktıktan sonra beni özel olarak kutladı. 2007 Aralık
ayında AB fonları ile hazırladığımız “Hep Birlikte Geçmişten Geleceğe”
projemizle ilgili hazırladığımız Türk Sanat Müziğinde Ermeni Bestecileri konseri
büyük bir beğeni kazandı. Bu bestekârlarla ilgili yaptığımız araştırmada 69
Ermeni besteciye ve 1275 besteye ulaştık. Kitap haline getireceğimiz bu çalışma
toplumumuz için büyük bir kaynak ve bir ilk olacak. Bir sürü insanın henüz basım
aşamasındayken kitap talebinde bulunması gerçekten hoştu. Aynı projenin ikinci
bölümünde “Balyan Mimarlarından Kente” veya “Balyan Ailesinin Mimarideki Rolü”
başlıklı sergide tüm Balyanların eserlerini sergiledik. Sergiyi gezenlerin anı
defterine yazdıkları bana büyük bir gurur verdi ve yaptığım hizmetin ne kadar
değerli olduğunu gösterdi. Konser ve sergi Michigan Üniversitesi’nden, Balyanlar
sergisi Ermenistan’dan davet aldı. Sergi ve konserin Ankara’da yapılması için
çalışmalarımız devam ediyor.

Adres- Okmeydanı Darülaceze Cad. Famas ş Merkezi Kat 4
İstanbul
Tel- 212-2213735
Faks- 212-2202886
www.istanbulazinliklari.org
beyazitlions@yahoo.com
nazarozsahakyan@yahoo.com.tr



stgm.org.tr