Yapım Tarihi - 2018 / 2024
Süresi - 01:00:00
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Koray Demir
Yapımcı - Aynelhayat Demir, Yasemin Demir, Koray Demir
Prodüksiyon - Doludizgin Creative Films
Senaryo - Koray Demir
Müzik - Yücel Arzen
Seslendiren - Halil Ergün
Görüntü Yönetmeni - Gökhan Tiryaki
Sanat Yönetmeni - Erhan Alabaş
Kurgu - Eray Demir
1916 yılında 1. Dünya Savaşı'nda yaşanan Kut'ül Amare Kuşatması, dönemin
süper gücü (İngiliz İmparatorluğu) ile en zayıf gücü, hasta adamı (Osmanlı
İmparatorluğu) arasındaki savaşın önemli bir bölümüdür. Emperyalizmin ve
sömürgeciliğin vahşi yüzüne karşı birlik kalkanıyla korunan zayıf bırakılmış
hak sahipleri ve bu ikisi arasındaki bitmek bilmeyen mücadelenin özgün bir
örneği olup, zayıf bırakılmışların o dönem dünyanın en güçlü imparatorluğunu
yenmeyi başarmasının hikayesidir. Yaklaşık 13.000 İngiliz-Hint askerinin 147
gün süren kuşatma sonrasında teslim olması, İngiliz ordusunun tarihindeki en
kötü teslimiyet olmuş ve bu savaş kasıtlı olarak tarih kitaplarından
çıkarılmıştır. Bu beklenmedik zafer, özgür bir yaşam umudunu yitirmiş
ezilenler için bir ışık olmuştur. Film, bu savaşın doğru bir analizini
sunarak, adaletsizliğe karşı isyanda yalnızca birlik ve kendi aralarındaki
farklılıklarını görmezden gelmenin nasıl mucizeler yaratabileceğini tüm
günümüz nesillerine anlatmaya çalışmaktadır.
Kaynak
Basın Bülteni
Kut-ül Amare'yi bütün taraflarıyla ele alan bir film yapmak istedik
Yaklaşık 2 buçuk yıldır projesi devam eden "Kut'ül Amare Masaldan Gerçeğe" adlı
belgesel filmin, 2019 yılı içerisinde vizyona girmesi planlanıyor.
Yönetmen Koray Demir, "Kut'ül Amare Masaldan Gerçeğe" adlı belgesele ilişkin,
"Sadece ordunun değil, halk gücünün de birleşerek işgalci bir güce karşı
direndiği ve boyun eğmediği, bu sayede de 200 yıldır yenilgi yüzü görmemiş
dünyadaki en büyük güce diz çöktürüldüğü anı anlatan bir film yapmak istedik." dedi.
Birinci Dünya Savaşı sırasında Irak Cephesi'nde, İtilaf Devletleri ile İttifak
Devletleri arasında gerçekleşmiş bir kuşatma muharebesi olan "Kut-ül Amare"yi
anlatan filmin çekimleri 7 ülkede gerçekleştirildi.
Hazırlık süreciyle birlikte yaklaşık 2 buçuk yıl süren "Kut'ül Amare Masaldan
Gerçeğe" adlı belgesel filmin çekimlerinde sona gelindi.
Filmin yönetmenliğini üstlenen Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kut-ül
Amare kuşatmasının birçok yönden yanlış anlaşıldığını belirterek, uzun süren
araştırmalardan yola çıkarak kuşatmayı farklı bir açıdan ele almak istediğini söyledi.
Kut'ül Amare'nin Doğu ve Batı arasındaki bir savaş olduğunu aktaran Demir, "I.
Dünya Savaşı'ndaki diğer cephelerden farklı olarak, Kut-ül Amare'de orduyla halk
topyekun bir şekilde direnç göstermiş ve dünyadaki en büyük gücü alt etmiş. Bu
yüzden sembol olan bu zaferi izleyicilerle buluşturmak istedim." diye konuştu.
Demir, kuşatmayı tüm yönleriyle ele almayı amaçladıklarını dile getirerek,
"Bizim bakış açımız projede, Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve Arnavutların bir
amaç uğruna birleşmesi. Sadece ordunun değil, halk gücünün de birleşerek işgalci
bir güce karşı direndiği ve boyun eğmediği, bu sayede de 200 yıldır yenilgi yüzü
görmemiş dünyadaki en büyük güce diz çöktürüldüğü anı anlatan bir film yapmak
istedik. Temel amacımız buydu." ifadelerini kullandı.
"Basra'dan Bağdat'a kadar bütün savaş alanlarını çektik"
Koray Demir, Kut-ül Amare'de Türk ordusuna destek veren Arap aşiret liderlerinin
torunlarının yanı sıra İngiliz ve ABD'li bilim insanları ve tarihçilerle de
röportajlar yaptıklarını belirterek, şunları kaydetti:
"O dönemki Türk komutanların bugün yaşayan torunlarıyla oturup onların
hafızalarını yokladık ve savaşın anatomisini çıkarmaya çalıştık. Ne hazindir ki
200 yıl yenilmemiş bir dünya gücünü yeniyorsunuz ve birkaç ay sonra bu zafer
hiçbir anlam taşımıyor. Çünkü sadece cepheyi değil, bütün Arap topraklarını ve
savaşı kaybediyorsunuz. Bunun nedenlerini de anlamaya gayret ettik."
Mısır, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan, Suudi Arabistan ve Irak'ta
gerçekleştirilen çekimlere de değinen Demir, "Bizim çekim yaptığımız dönemde
Irak, dünyada medya mensupları için en tehlikeli görünen 2 yerden biriydi."
dedi.
Yönetmen Demir, zorlu bir süreçten geçtiklerini ve Basra'dan Bağdat'a bütün
savaş alanlarıyla şehitlikleri çektiklerini vurgulayarak, "Daha önce ülkemizde
pek denenmemiş birçok teknolojiyi de filmimizin drama kısmına katabilmek için
Los Angeles'ta çok özel çekimler gerçekleştirdik. Arkasından yine Türkiye'de çok
az denenmiş özel teknolojiler kullandık. O anları en gerçekçi şekilde göstermek
için savaş sahneleriyle ilgili özel çalışmalar yaptık." ifadelerine yer verdi.
Belgeselde özel bir film sekansı çalıştıklarının altını çizerek, şu bilgileri verdi:
"Los Angeles'taki 3D laboratuvarlarından biriyle bu sekansı gerçekleştirdik.
Yüzlerce kamerayla kaplı bir kafes içerisinde 3D olarak kaydedilen oyuncular,
bilgisayar ortamına aktarıldı. Sonra da özel olarak hazırladığımız savaş
cephelerine yerleştirildi ve yaklaşık bir seneye yakın üzerinde çalıştığımız
post prodüksiyon sürecinin sonunda son halini aldı. Bu sekansta ayrıca ABD,
Türkiye ve İngiltere'den 3 ayrı ekip çalıştı. Daha filme başlamadan tasarladığım
bir şeydi. Bu belgeselde de deneme fırsatımız oldu."
"Belgesel objektif olsun ve herkes kendi milletinin bakış açısını sunsun istedik"
Yapımcı Aynel Hayat Demir ise belgeselin çok uluslu bir proje olduğunu ve farklı
milletlerden yaklaşık 40 oyuncunun filmde rol aldığını dile getirdi.
Bir köpek ve atın da yer aldığı drama sahneleri için çok titiz bir çalışma
yürüttüklerini aktaran Aynelhayat Demir, "Klasik belgesel anlayışından biraz
çıkalım ve seyir keyfi olan bir belgesel çekelim diye uğraştık. Bu sebeple de
oyuncular çok önemliydi. Aylar öncesinden onlarla prova yapıldı, koreografiler
oluşturuldu." diye konuştu.
Aynelhayat Demir, dünyanın en hızlı kamera robotu olan "bolt"u belgeselde en iyi
şekilde kullanabilmek için Hollanda'dan operatör getirdiklerini belirterek, "Bolt'u
kullanmadan önce çok iyi ön araştırma yaptık. Daha sonra operatörümüzü
Türkiye'ye davet ettik. Çekeceğimiz sekanslar üzerinde konuştuk. Bu konuda da
tabii ki bizi rahatlatan şey, aslında yönetmenin yenilikçi bakışıydı. İnşallah
sonunda çok güzel bir iş çıkar." dedi.
Kut-ül Amare kuşatması çok hassas bir konu olduğu için belgeselde objektif
kalmaya çalıştıklarına işaret eden Aynelhayat Demir, şunları söyledi:
"Belgesel objektif olsun ve herkes kendini anlatsın diye düşündük. Yani İngiliz,
Türk, Arap ve Kürt kendisini kendisi anlatsın istedik. Çünkü bahsettiğimiz Kut
(bölgesi) gerçekten çok özel bir yer. Osmanlı coğrafyasında olan bu toprak
parçası, Arapların, Kürtlerin, Şiilerin ve Sünnilerin bir arada yaşadığı bir
yer. O yüzden de bu noktalara dikkat etmeye çalıştık."
Görüntü yönetmenliğini Gökhan Tiryaki'nin üstlendiği filmde, müzikleri Rahman
Altın hazırladı.
"Kut'ül Amare Masaldan Gerçeğe" belgesel filminin festivallerin ardından 2019'da
vizyona girmesi planlanıyor.
26.09.2018
Masal değil gerçek bir zafer: Kut’ül Amare
“Masaldan Gerçeğe Kut’ül Amare” belgeselinin çekimleri son hızla devam ediyor.
2016 yılından bu yana yedi farklı ülkede çekim yapan ekibin hedefi, zaferin tüm
yönlerini ortaya çıkarmak. Yönetmen Koray Demir ,”Türkün, Kürdün, Arap'ın,
Çerkes'in, Arnavut'un, askeriyle siviliyle, Sünni'siyle Şii'siyle, birlikte ölüme
yürüyerek, kazanılması imkansız denilen bir işe soyunmalarının hikayesidir bu“
diyor.
Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale Zaferi’nden sonra Osmanlı Devleti’nin
kazandığı son zafer olan Kut’ül Amare’yi anlatan yepyeni bir belgesel çekiliyor.
2016 yılında çekimleri başlayan belgeselin yönetmenliğini Koray Demir
yapımcılığını ise Aynelhayat Demir üstleniyor. Yönetmen Koray Demir, Kut’ül
Amare, Osmanlı İmparatorluğu’nun son zaferi olarak ifade edilmesinin tek başına
kısır bir tanımlama olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Türkün, Kürdün, Arabın,
Çerkezin, Arnavutun, askeriyle siviliyle, sünnisiyle şiisiyle, birlikte ölüme
yürüyerek, kazanılması imkansız denilen bir işe soyunmalarının hikayesidir bu.”
Projenin geliştirilmesiyle birlikte yaklaşık olarak üç yıldır çalışmalarını
sürdürdüklerine dikkat çeken Demir, sözlerine şöyle devam ediyor: “ Filmin
araştırma sürecinde halihazırda bu konuda üretilen belgesellerden biraz farklı
olarak saha araştırmaları, savaş cephesi çekimleri, o dönem Osmanlı’ya destek
veren Arap aşiretlerinin liderlerinin torunları, Türk komutanların torunları,
Türk, Arap ve İngiliz akademisyenler, yazarlar ve gazetecilerle yüzlerce saatlik
röportajlar yaptım. Hamasete kaçmadan ama yerlide kalarak objektif bir film
yapmaya gayret ettim. Üç yüz yıldır dayak yiyen bir topluluğa mensup bir insan
olarak, masaldan ziyade gerçeklerden güç almaya ve bunu söylem olarak film
diline yerleştirmeye çalıştım.”
Yönetmen Demir, garip bir şekilde savaşın tüm taraflarının bu savaşı gerçeklere
dayanarak işlemeyi reddettiğine ve uzun yıllar ilgiden uzak bırakıldığına vurgu
yapıyor. Bu bağlamda sonuçları itibariyle yüzyıllardır görünmeyen bir Doğu-Batı
çatışmasının, bugünkü Irak coğrafyasında 1915-1916 arasında yaşandığını
belirtiyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “ Uzun yıllardır Arap coğrafyasında
çalışıyorum. Beni en çok üzen bin yıldır varolduğumuz bu coğrafyada yolunu
kaybetmiş bir yabancı gibi hareket ediyor olmamız. Herkesin kendi doğusuna karşı
acımasız ve kibirli olduğu bir dünyada büyük ve köklü bir kültürün taliblisi
olan insanlar olarak daha duyarlı ve artık olgunluğa erişmiş bir şekilde yürümek
zorundayız”
Savaşın dehşetini en gerçekçi ve aynı zamanda sıradışı bir şekilde gösterebilmek
için çok çaba harcadıklarını dile getiren yönetmen, bunun için Los Angeles’a
çekim yapmaya gittiklerini belirtiyor ve ekliyor: “ Bullet-time dediğimiz iki
dakikalık özel bir sahne tasarladık. Tüm oyuncu kadrosu, kostüm ve sanat ekibi
de yine Los Angeles’tan, pek çok yetenekli insan arasından seçildi. Bu sahnenin
post prodüksiyonu için üç ayrı ülkeden ekipler aylarca çalıştı.” Masaldan
Gerçeğe Kut’ül Amare, 2019 yılı başında seyirciyle buluşacak.
“Masaldan Gerçeğe Kut’ül Amera” belgeselinin çekimlerinin İstanbul ayağı devam
ediyor. 2019 yılında gösterime girecek olan belgeselin yapım ekibi çalışmalarını sürdürüyor.
Yedi ülkede çekim yapıldı
Belgeselin yapımcısı Aynelhayat Demir, çekimlerin Irak, Suudi Arabistan, Ürdün,
Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye olmak
üzere yedi ayrı ülkede gerçekleştirildiğine vurgu yapıyor. Amerikalı, İngiliz ve
Türk üç ayrı ekiple yoğun bir mesai harcadıklarına dikkat çeken yapımcı,
hedeflerinde bu tarihi zaferin tüm yönlerini ortaya çıkarmak olduğunu söylüyor
ve ekliyor: “Çekimler esnasında şu gerçeği gördük. O dönemde savaş Sünni, Şii,
Kürt, Arap ve Türk bütün halkın birlik duygusu içinde işgalci İngiliz’e
savaşmasıyla kazanılmış. Bu yapımla günümüzde de bu gerçekliğe sarılmamız
gerektiğini tekrar hatırlatmış olacağız. “ Aynelhayat Demir, ayrıca “Şimdiye
kadar Kut’ül Amare zaferinin neden gündeme gelmediğinin cevabını bu belgeselde
İngilizler veriyor “diyor.