Yapım Tarihi - 2008
Süre - 00:00:00
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Taşkın Koç
12 EYLÜL VE SOL…
KEŞKE OLMASAYDI, DEVRİMCİLERİN YAŞADIKLARINI AKTARIYOR…
1981 yılının 29 Ekim’inde Mamak’a paşalar ya da gazeteciler gelecektir. O günün
akşamı mahkûmlar büyük bir boşluk hisseder; bir şeyler eksiktir… Kendi
aralarında düşünür taşınırlar, nedir eksik olan, onu bulmaya çalışırlar. Sonunda
birisi akıl eder; O gün dayak yememişlerdir… Eksikliğini hissettikleri şey
dayaktır…
Görev yaptığı günlerde neredeyse bütün cezaevini dayaktan geçiren en zalim
astsubay, annesi vefat eden mahkûmun kız kardeşiyle uzun uzun görüşmesine izin
verir; bir de sandalye getirtir oturması için…
“Koşarken nizami bir biçimde koşuyoruz, bana bir arkadaşım dedi ki, Hüseyin Gazi
Dağını gördün mü, dedi. ‘Görmedim’ dedim. ‘Bak”, dedi, “çok güzel gözüküyor”
dedi. Koşarken dönerken baktım gerçekten nefis bir dağ görüntüsü var. Kısa bir
silueti görünüyor. Onun cezası 10 copmuş. “Onu niye söylemedim, oğlum” dedim.
“Oraya bakmanın cezası 10 taneymiş”. ‘Değmedi mi’ dedi. Hakikaten de değmişti…
“Şubat ayıydı. Her taraftan soğuk geliyordu. Sürekli işkence söz konusu. Oturma
yok. Oradan döndüğümde mesela beni ilk karşılayan faşistlerden biriydi. Onu
hatırlıyorum fakat öyle sohbet diyalog veya ikna etme yok. Faşistin biri de bana
karısı ve çocuklarını göstermişti. Son derece yoksul bir aile. Yan yana görüşte
dururken, ‘Benim de ailem bunlar’ diye…”
12 Eylül boyunca Fatsa’da tek bir cinayet işlenmedi. Tek şiddet olayı olmadı.
Türkiye’nin o dehşet ortamını yaşadığı dönemde, Fatsa’da gece yarısı kadınlar
korkmadan dışarıda dolaşabiliyordu. Evlerin kapıları açıktı, kilitli değildi.
İnsanlar birbirleriyle dayanışma içinde yaşıyorlardı. Sadece bu yetmez mi?
Fatsa’da halk kendini yönetemez dendi, halk kendi kendine komiteler kurdu. O
dönemde AP’li olan CHP’li olan MHP’Lİ olan insanlar vardı ve kendi sorunlarını
kendileri konuşuyorlardı. Devrimci Yol’lu belediye başkanı onlara danışıyordu ne
yapması gerektiğini. Karaborsa denilen şey orada yoktu. Karaborsayı
kaldırmışlardı…
“Veysel Güney’in mezarı yoktur, nerededir Veysel güney’in mezarı. 1982 yılının 9
Haziran’ında Antep cezaevinde idam ettiniz, annesinin babasının son kez
görmesine izin vermeden, Burhan Erdem diye bir yüzbaşına teslim ettiniz, o da
ailesine teslim etmek üzere bir tutanakla kabul etti bunu. Burhan Erdem Veysel’i
niye ailesine teslim etmedi ve mezarı nerede, aradan 27 yıl geçmiş hala mezar
yok. Veysel’in mezarını sormak bir insanlık sorunudur…”
Pol-Der ve Pol-Bir’li polislerin birbirine silah çektiği yıllar… Muzaffer İlhan
Erdost’un kardeşinin gözleri önünde öldürüldüğü yıllar… Erdal Eren’i, jandarma
eri vurmak üzereyken kurtaran emniyet görevlisinin, Eren asılınca, “Keşke
kurtarmasaydım, bu vicdan azabını çekmezdim” demesi…
Tek tip elbise dayakları; erlere komutanım diye hitap etme zorunluluğu; yıllar
sonra hapishane filmi ya da haberi izleyince ağlayan hala insanlar; Mamak’ta
dayak yememek için seçme komandolardan hızlı koşan mahkûm; işkencenin “yaşasın
ölüm” diye slogan attırdığı yıllar…
Ve 12 Eylül’de hapishaneleri dolduran devrimcilerin sokaktan, halkan
bekledikleri… ve bunların hiçbirinin olmayışı… Uğranılan ikinci hayal kırıklığı…
Hepsi Keşke Olmasaydı’da…
Avrupa Gazeteciler Derneği’nden sonra Çağdaş Gazeteciler Derneği tarafından da
2007 En Başarılı Televizyon Yapımı seçilen Keşke Olmasaydı, bu hafta 12 Eylül’ü
solcuların gözünden anlatıyor. Ne düşünmüşlerdi, nelerle karşılaştılar…
Hapishane koşulları nasıldı? Sağcı mahkûmlarla ilişkileri neydi?
Tahsin Gürdal, Cumhur Yavuz, 27 yıl Türkiye dışında yaşamak zorunda kalan Mahir
Sayın, Mustafa Kahya, Aydın Çubukçu, Hüseyin Esentürk, Ruşen Sümbüloğlu, Oğuzhan
Müftüoğlu, Melih Pekdemir, Muzaffer Erdost, Yılmaz Cerek, Meral Bekar Keşke
Olmasaydı’nın bu haftaki konukları…
Yaşar Taşkın Koç’un hazırlayıp sunduğu Keşke Olmasaydı, bu akşam saat 22.15’te
24 ekranlarında. Belgesel dosya, kaçıranlar için aynı gece ve Cumartesi 20.15’te
tekrar yayımlanıyor.
Kaynak
Yaşar Taşkın Koç
12 Eylül idamlarına 'Sol'dan bir bakış
Yaşar Taşkın Koç'un hazırlayıp sunduğu Keşke Olmasaydı'da 12 Eylül'de idam
edilen, işkence gören, uzun yıllar hapis yatan insanların öyküsü ekrana
taşınıyor. Programda Oğuzhan Müftüoğlu, Melih Pekdemir, Muzaffer İlhan Erdost,
Mahir Sayın, Aydın Çubukçu, Cumhur Yavuz, Mustafa Kâhya, Yılmaz Cerek, Hüseyin
Esentürk'ün çarpıcı anılarına yer veriliyor. Dönemin emniyet görevlilerinden
Tahsin Gürdal'ın da o zamanlar yaşadıklarına ilişkin olaylarla ilgili ilginç
bilgiler verdiği belgeselde, solcuların “12 Eylül” anıları 2 bölümde
aktarılıyor. 24 / 22.15