Yapım Tarihi - 2014
Süre - 00:00:00
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Can Dündar
“Gözdağı”, Gezi direnişinin 48 saatinin ve o 48 saat içinde gözünü kaybeden 6
gencin öyküsü…
Belgesel, Gezi’nin yıldönümü olan 31 Mayıs’tan itibaren parklarda ve salonlarda
ücretsiz olarak gösterilecek.
Bu site, belgeselin tanıtımının yanı sıra, gösterim yapmak isteyenlerle temas ve
gösterim yer ve saatlerini duyurmak için kuruldu.
Aşağıdaki mail adresinden belgeselimizi talep edebilir, nasıl temin edeceğinizi
öğrenebilirsiniz.
Birkaç gün içinde belgeseli hangi kentlerde, nerelerde izleyebileceğinizi de
buradan duyuracağız.
“Gözdağı”, bu özelliğiyle de medyanın kıstırılmışlığına karşı belgeselin sokağa
çıkışının bir örneği olacak.
Tıpkı Gezi’de olduğu gibi…
"GÖZDAĞI" BELGESELİ VİZYONA GİRDİ
Can Dündar'ın Gezi Parkı eylemlerinde gözlerini kaybeden gençlerin hikayesini
anlatan belgeselin ilk gösterimi yapıldı.
Can Dündar'ın Gezi Parkı olayları sırasında gözünü kaybeden gençlerin öyküsüne
değindiği, "Gözdağı" adlı belgeselin ilk gösterimi, dün Kadıköy Belediyesi
tarafından Caddebostan Kültür Merkezi'nde yapıldı. Gezi Olaylarının ilk 48
saatinde 6 kişinin gözünü kaybediş hikayesini anlatan belgeselin galasına,
eylemler sırasında yaralananlar ve çok sayıda sanatçı da katıldı.
Kadıköy halkının yoğun ilgi gösterdiği belgesel gösteriminin açılışında konuşan
Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, "Gezi'de gençler, demokrasiyi ve
insanlığı istiyorlardı, sağlıklı ve dürüst yönetimler istiyorlardı. Gezi'deki
gençlerin istediklerini başarabilirsek, ülkemizi hak ettiği demokratik konuma
getirebiliriz. Gezi'de öldürülen, yaralanan, şiddete maruz kalan tüm
gençlerimizi selamlıyoruz. Bu belgeseli yapan, Can Dündar'ı tebrik ederim" dedi.
Gezi Parkı'nın ilk iki gününün anlatıldığı belgesel; polisin attığı plastik
mermi ve gaz kapsülü ile gözünü kaybeden 6 kişinin anlatımlarına yer verirken,
olaylarının perdeye yansıdığı sahnelerin müzikleri ise Fazıl Say'ın Gezi
bestesinden seçildi.
Film; alkışlar, sloganlar eşliğinde izlenirken, film boyunca duygulu anlar da
yaşandı.
Belgesel gösterimi sonunda alkışlarla sahneye çıkan Can Dündar, "Bunu biz
yapmadık siz yaptınız" dedi. "Gözdağı" belgeselini Umut belgeseli olmasını
istediğini söyleyen Dündar, "Çünkü Gezi bizim için umuttu" diyerek elindeki gaz
kapsülünü gösterdi ve şöyle devam etti:
"Bu kapsül bize Gezi'den kalan, bununla vurdular bizi gözümüzü aldılar. Ama o
park hala yerinde ve biz hala buradayız, bizi yenemeyecekler. Bu görüntüleri
gösteremeyen kanalların, bize bu görüntüleri sızdıran arkadaşlara da teşekkür
ederim. Sizin buradaki coşkunuzu yarından itibaren, İzmir'den Eskişehir'de
Diyarbakır'da Paris'te Los Angeles'te da bu coşkuyla izlenecek olmasının
heyecanı en güzel teşekkür."
Gezi eylemleri sırasında gözünü kaybeden Çağdaş Küçükbattal yaptığı konuşmada,
"Gezi Olayları bizlerin bedenlerinde kalıcı izler bıraktıysa toplumsal
belleğimizde de kalıcı izler bıraktı. Bu ülkede bir isyan ve direniş kültürü
Gezi'den kaldı" diye konuştu.
1 Haziran günü gözünü kaybeden Okan ise, "Bu kadar ciddi bir şey yarattığımızın
inanın farkında değildik. Gezi çok ciddi bir direniş kültürü yarattı ve Gezi
asla bitmeyecek" şeklinde konuştu.
Gezi eylemlerinde yaşamını yitirenlerin ailelerinden gelen mesajların okunduğu
gecede, konuşmacıların sözlerine sık sık alkış ve sloganlarla karşılık veren
izleyiciler gözünü kaybeden gençleri ve film ekibini dakikalarca ayakta
alkışladı. 31.05.2014
Can Dündar’dan Gezi Belgeseli- Gözdağı
Gazeteci Can Dündar, Gezi Direnişi ile ilgili hazırladığı belgeseli tamamladı.
“Gözdağı” adını verdiği ve Gezi olayları sırasında gözünü kaybeden 6 gencin
öyküsünü anlatan belgesel parklarda ve salonlarda ücretsiz gösterilecek.
Can Dündar‘ın Gezi direnişi sırasında gözünü kaybeden gençlerin öyküsünü
anlattığı “Gözdağı” belgeseli Gezi eylemlerinin 48 saatinin anlatıyor.
Gazeteci Can Dündar, Gezi Direnişi ile ilgili hazırladığı belgeseli tamamladı.
“Gözdağı” adını verdiği ve Gezi olayları sırasında gözünü kaybeden 6 gencin
öyküsünü anlatan belgesel ilk gösterimi 30 Mayıs’ta ilk kez Caddebostan Kültür
Merkezi’nde olacak.
MÜZİĞİNİ FAZIL SAY YAPTI
Gezi direnişinin yıldönümünde Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezinin
ev sahipliği yaptığı belgesel gösterimine gazeteci yazar Can Dündar da
katılacak. Müziğini Fazıl Say’ın yaptığı belgesel, Gezi eylemlerinin 48 saatini
ve o 48 saat içinde gözünü kaybeden 6 gencin öyküsü anlatıyor. “Gözdağı”
belgeselinde direnişe katılan insanların kaydettikleri görüntülere de yer
veriliyor.
PARKLARDA VE SALONLARDA ÜCRETSİZ GÖSTERİLECEK
İlk gösterimi 30 Mayıs Cuma günü Caddebostan Kültür Merkezinde yapılacak olan
“Gözdağı” belgeseli gezi direnişinin yıl dönümü 31 Mayıs günü yaygın olarak
yurtiçi ve yurtdışında parklarda ve salonlarda ücretsiz olarak gösterilecek.
Gözdağı
Göze alanların gözünü aldılar. Ama daha milyonlarca göz var.
Gezi, herhalde tarihin en çok görüntülenen eylemlerinden biri…
Her göz, bir kayıt makinesiydi adeta; her telefon, bir kamera…
O yüzden belgesele, çekilen o görüntüleri isteyerek başladık. Geçen Haziran
başında “Çektiklerinizi paylaşırsanız belgeselimize katkı sağlarsınız” dedik.
1000’i aşkın görüntü geldi.
Geçen bir yılı o görüntüleri ve haber çekimlerini ayıklayıp yayına hazırlayarak
geçirdik.
O arada Gezi’yi anlatan çeşitli belgeseller yapıldı. Biz, ana tema olarak
“Görme”yi seçtik.
Çünkü Gezi, bir anlamda Türkiye’nin kitlesel anlamda görmeye başladığı tarihti.
Ve hiçbir eylemde olmadığı kadar fazla sayıda insan gözünü kaybetti.
Adeta görenler, göremesin istendi.
Biz de onların öyküsünü anlatmak istedik.
Gezi’de gözünden vurulanları işledik.
Gözünü kaybedenlerin son gördüğü şey, üzerlerine gelen bir plastik mermi veya
gaz fişeğiydi. Yani şiddeti, herkesten iyi ve en yakından görmüşlerdi.
Ve gözlerini kaybetmelerine rağmen, bugün olup biteni çoğumuzdan iyi
görüyorlardı.
Gözleri dağlansa da gözdağına boyun eğmemişlerdi.
Afişimize onların bu yan yana ve dik duruşlarını yerleştirdik.
Belgeselde de onların gözlerini kaybettiği Gezi’nin ilk 48 saatini anlatmayı
denedik.
Çünkü o 48 saatte yaşananlar, Gezi’nin tümünde olup biten her şeyi, itirazı,
isyanı, dayanışmayı, şiddeti, öfkeyi, saldırıyı, direnişi içeriyordu. Ve aslında
finalinde zaferi yani parkın kurtuluşunu da barındırıyordu.
Onca ölüme, yaralanmaya, zulme, yasağa rağmen bugün o park, “İstediğimi yaparım”
zihniyetine ağır bir tekzip gibi orada yemyeşil duruyor.
Yapraklarını salladıkça, bir daha deneyecek olanlara da ibretlik dersler
anlatıyor.
* * *
“Gözdağı”, sizlerin katkısıyla hazırlandı.
Yönetmeninden, müzisyenine, grafikerinden arşivcisine kadar tamamen gönüllü
çalışan bir yaratıcı ekibinin omuz vermesiyle tamamlandı.
Böyle bir belgeselin yayını da Gezi ruhuna yaraşır şekilde olmalıydı.
O yüzden bir televizyon kanalında yayınlamak yerine, onu doğduğu, ilham aldığı
yerde, yani parklarda, meydanlarda, forum ortamlarında, üniversite
kampüslerinde, kolektif alanlarında göstermenin, daha doğru olacağını düşündük.
Sadece bir kentte göstermek de haksızlık olurdu.
Mademki bu, bütün ülkeyi kapsayan devasa bir eylemdi, o halde belgeseli de
eylemin hayata geçtiği her kentte gösterilebilmeliydi.
Hatta Atina’dan New York’a, Madrid’den Berlin’de, itirazı olan herkesin yaşadığı
şehirlere, kardeş “occupy” eylemlerinin yaşandığı diğer ülkelere gitmeliydi.
Bu düşünceyle belgeselimizi halka, parklara, salonlara açmaya karar verdik.
Bedava gösterim koşuluyla isteyen belediyeye, kolektife, öğrenci derneğine,
sendikaya, kültür merkezine belgeseli karşılıksız olarak sunma fikrini
benimsedik.
Gezi’nin yıldönümünde, belgeselin anlattığı iki günde, yani 31 Mayıs ve 1
Haziran’da bu gösterimlerin yapılabilmesini umuyoruz.
Bu site, belgeselin tanıtımının yanı sıra, gösterim yapmak isteyenlerle temas ve
gösterim yer ve saatlerini duyurmak için kuruldu.
Aşağıdaki mail adresinden belgeselimizi talep edebilir, nasıl temin edeceğinizi
öğrenebilirsiniz.
Birkaç gün içinde belgeseli hangi kentlerde, nerelerde izleyebileceğinizi de
buradan duyuracağız. Gösterildiği yerlerden bize ulaşacak görüntüleri de siz
ulaştıracağız…
“Gözdağı”, bu özelliğiyle de medyanın kıstırılmışlığına karşı belgeselin sokağa
çıkışının bir örneği olacak.
Tıpkı Gezi’de olduğu gibi…
Can Dündar
dersimnews.com
Can Dündar'dan Gezi Belgeseli- Gözdağı
Can Dündar, Gezi direnişi sırasında gözünü kaybeden 6 gencin öyküsünü anlatan
Gözdağı belgeselini tamamladı.
Cumhuriyet yazarı Can Dündar, Gezi Parkı direnişi ile ilgili hazırladığı
belgeseli tamamladı. “Gözdağı” adını verdiği ve Gezi olayları sırasında gözünü
kaybeden 6 gencin öyküsünü anlatan belgesel ilk gösterimi 30 Mayıs’ta ilk kez
Caddebostan Kültür Merkezi’nde yapılacak.
Dündar, belgeseli kanallarda yayınlamak yerine bir forum mantığı ile Gezi Parkı
direnişinin yıldönümü olan 31 Mayıs’tan itibaren parklarda, meydanlarda,
salonlarda, kampüslerde ücretsiz olarak gösterileceğini söyledi.
Can Dündar, belgeselle ilgili tüm kıtalardan talep geldiğini, global ölçekte
yankı bulacağını belirtti. Gözdağı, “Gezi Direnişi’nin 48 saatini ve o 48 saat
içinde gözünü kaybeden 6 gencin öyküsünü” ele alıyor. Belgeselde direnişe
katılan insanların kaydettikleri görüntülere de yer veriliyor.
Dündar, “Göze alanların gözünü aldılar. Ama daha milyonlarca göz var. Gezi,
herhalde tarihin en çok görüntülenen eylemlerinden biri... Her göz, bir kayıt
makinesiydi adeta; her telefon, bir kamera… O yüzden belgesele, çekilen o
görüntüleri isteyerek başladık” diyerek tanımladığı belgesel için yaklaşık 1000
görüntünün ellerine ulaştığını söyledi. Dündar, belgesel için şunları dedi:
Gösterimler forum gibi olacak
“İlk kez böyle bir yöntem deniyoruz. Belgeselde medya eleştirisi de var.
Kanallardan gelecek sonucu bildiğim için açıkçası teklif etmedim bile. Bu
seçenek karşımıza çıktı. Küresel bir iş olacak. Tüm kıtalardan talep aldık. Her
yerde ücretsiz gösterilecek. Her bir gösterim forum gibi olacak.”
Geçen bir yılı görüntüleri ve haber çekimlerini ayıklayıp yayına hazırlayarak
geçirdiklerini anlatan Dündar şöyle devam etti- “O arada Gezi’yi anlatan çeşitli
belgeseller yapıldı. Biz, ana tema olarak “Görme”yi seçtik. Çünkü Gezi, bir
anlamda Türkiye’nin kitlesel anlamda görmeye başladığı tarihti. Ve hiçbir
eylemde olmadığı kadar fazla sayıda insan gözünü kaybetti. Adeta görenler,
göremesin istendi. Biz de onların öyküsünü anlatmak istedik. Gezi’de gözünden
vurulanları işledik. Gözünü kaybedenlerin son gördüğü şey, üzerlerine gelen bir
plastik mermi veya gaz fişeğiydi. Yani şiddeti, herkesten iyi ve en yakından
görmüşlerdi. Ve gözlerini kaybetmelerine rağmen, bugün olup biteni çoğumuzdan
iyi görüyorlardı. Gözleri dağlansa da gözdağına boyun eğmemişlerdi. Afişimize
onların bu yan yana ve dik duruşlarını yerleştirdik.”
milliyet.com.tr
“GÖZDAĞI” BELGESELİ GÖSTERİLİYOR
İMO Ankara Şubesi Sosyal ve Kültürel Etkinlikler Komisyonu 4 Temmuz 2014 Cuma
Can Dündar’ın Gezi direnişinin 48 saatinin ve o 48 saat içinde gözünü kaybeden 6
gencin öyküsü olan “Gözdağı” belgeselinin gösterimini yapıyor. İMO KKM’de saat
19.00’da ücretsiz gösterimi yapılacak belgesele tüm üyelerimiz davetlidir.
Can Dündar`ın belgesel ile ilgili tanıtım yazısı-
Gözdağı
Göze alanların gözünü aldılar. Ama daha milyonlarca göz var.
Gezi, herhalde tarihin en çok görüntülenen eylemlerinden biri…
Her göz, bir kayıt makinesiydi adeta; her telefon, bir kamera…
O yüzden belgesele, çekilen o görüntüleri isteyerek başladık. Geçen Haziran
başında "Çektiklerinizi paylaşırsanız belgeselimize katkı sağlarsınız" dedik.
1000`i aşkın görüntü geldi.
Geçen bir yılı o görüntüleri ve haber çekimlerini ayıklayıp yayına hazırlayarak
geçirdik.
O arada Gezi`yi anlatan çeşitli belgeseller yapıldı. Biz, ana tema olarak "Görme"yi
seçtik.
Çünkü Gezi, bir anlamda Türkiye`nin kitlesel anlamda görmeye başladığı tarihti.
Ve hiçbir eylemde olmadığı kadar fazla sayıda insan gözünü kaybetti.
Adeta görenler, göremesin istendi.
Biz de onların öyküsünü anlatmak istedik.
Gezi`de gözünden vurulanları işledik.
Gözünü kaybedenlerin son gördüğü şey, üzerlerine gelen bir plastik mermi veya
gaz fişeğiydi. Yani şiddeti, herkesten iyi ve en yakından görmüşlerdi.
Ve gözlerini kaybetmelerine rağmen, bugün olup biteni çoğumuzdan iyi
görüyorlardı.
Gözleri dağlansa da gözdağına boyun eğmemişlerdi.
Afişimize onların bu yan yana ve dik duruşlarını yerleştirdik.
Belgeselde de onların gözlerini kaybettiği Gezi`nin ilk 48 saatini anlatmayı
denedik.
Çünkü o 48 saatte yaşananlar, Gezi`nin tümünde olup biten her şeyi, itirazı,
isyanı, dayanışmayı, şiddeti, öfkeyi, saldırıyı, direnişi içeriyordu. Ve aslında
finalinde zaferi yani parkın kurtuluşunu da barındırıyordu.
Onca ölüme, yaralanmaya, zulme, yasağa rağmen bugün o park, "İstediğimi yaparım"
zihniyetine ağır bir tekzip gibi orada yemyeşil duruyor.
Yapraklarını salladıkça, bir daha deneyecek olanlara da ibretlik dersler
anlatıyor.
* * *
"Gözdağı", sizlerin katkısıyla hazırlandı.
Yönetmeninden, müzisyenine, grafikerinden arşivcisine kadar tamamen gönüllü
çalışan bir yaratıcı ekibinin omuz vermesiyle tamamlandı.
Böyle bir belgeselin yayını da Gezi ruhuna yaraşır şekilde olmalıydı.
O yüzden bir televizyon kanalında yayınlamak yerine, onu doğduğu, ilham aldığı
yerde, yani parklarda, meydanlarda, forum ortamlarında, üniversite
kampüslerinde, kolektif alanlarında göstermenin, daha doğru olacağını düşündük.
Sadece bir kentte göstermek de haksızlık olurdu.
Mademki bu, bütün ülkeyi kapsayan devasa bir eylemdi, o halde belgeseli de
eylemin hayata geçtiği her kentte gösterilebilmeliydi.
Hatta Atina`dan New York`a, Madrid`den Berlin`de, itirazı olan herkesin yaşadığı
şehirlere, kardeş "occupy" eylemlerinin yaşandığı diğer ülkelere gitmeliydi.
Bu düşünceyle belgeselimizi halka, parklara, salonlara açmaya karar verdik.
Bedava gösterim koşuluyla isteyen belediyeye, kolektife, öğrenci derneğine,
sendikaya, kültür merkezine belgeseli karşılıksız olarak sunma fikrini
benimsedik.
Gezi`nin yıldönümünde, belgeselin anlattığı iki günde, yani 31 Mayıs ve 1
Haziran`da bu gösterimlerin yapılabilmesini umuyoruz.
Bu site, belgeselin tanıtımının yanı sıra, gösterim yapmak isteyenlerle temas ve
gösterim yer ve saatlerini duyurmak için kuruldu.
Aşağıdaki mail adresinden belgeselimizi talep edebilir, nasıl temin edeceğinizi
öğrenebilirsiniz.
Birkaç gün içinde belgeseli hangi kentlerde, nerelerde izleyebileceğinizi de
buradan duyuracağız. Gösterildiği yerlerden bize ulaşacak görüntüleri de siz
ulaştıracağız...
"Gözdağı", bu özelliğiyle de medyanın kıstırılmışlığına karşı belgeselin sokağa
çıkışının bir örneği olacak.