Dileğim Barış Olsun (My Wish is Peace)




Yapım Tarihi - 2014
Süresi - 00:43:00
Formatı - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe, Kürtçe, HD

Yönetmen - Kıvılcım Akay
Senarist - Kıvılcım Akay
Görüntü Yönetmeni - Halit Soy, Aslı Çelikel
Kurgucu - Kıvılcım Akay
Özgün Müzik - Hakan Akay
Yapımcı - Kıvılcım Akay
Yapım Şirketi - Akaylar Prodüksiyon
Dünya Hakları - Akaylar Prodüksiyon

Diyarbakır, Lice, Ergani, Cizre, Mardin, Nusaybin, Kızıltepe ve Varto’dan on çocuk ve üç anne - Otuz yıldır süregelen savaşın en büyük mağdurları çocuklar ve en çok gözyaşı dökenleri anneler, barışı nasıl da büyük bir Özlem ve umutla beklediklerini anlatıyor. Filmde söz alanların ortak dileği, yaşadıkları büyük acılara rağmen, barış. Gelmesi beklenen barış, sadece bölge için değil tüm dünya için... Dileğim Barış Olsun, dağların ardına uzanan yaşanmışlıkların anlatılması aracılığıyla, barışın gelmeyeceğini düşünen karamsarlara bir Umut ışığı oluyor.









33. İstanbul Film Festivali, Belgeseller Bölümü, Gösterim Seçkisi. 2014




Kaynak
İstanbul Film Festivali






Bir vicdan belgeseli ‘Dileğim Barış Olsun’

Yönetmen Kıvılcım Akay ‘Dileğim Barış Olsun’ belgeselini, savaşta yaşananlara uzak olan insanların yüreğine dokunabilmek için hazırladığını söylüyor.

Yönetmen Kıvılcım Akay’ın “Dileğim Barış Olsun” belgeselinde, savaşın çocuk yüzü işleniyor. Kürtçe’nin Kurmancî ve Kirmanckî lehçeleriyle Türkçe dillerinde çekilen belgeselde, on çocuk ve üç annenin anlatımlarına yer veriliyor. Çekimleri Amed, Licê, Erxenî, Cizîr, Mêrdîn, Nisêbîn, Qoser ve Gimgim’da gerçekleştirilen belgesel, İstanbul Film Festivali’nde prömiyerini gerçekleştirdi.

Belgeselin yönetmeni Kıvılcım Akay’la filmin üretim sürecini konuştuk.

Önkol’u dinledikten sonra...
Belgesel fikrinin kendisinde 2009’da bir televizyon programına canlı olarak bağlanan Ceylan Önkol’un annesi Saliha Önkol’un anlatımlarını dinlemesinin ardından oluştuğunu aktaran Akay, “Saliha Önkol, yaşadığı büyük acıyı anadilimle ifade ediyordu. Beni en çok etkileyen yanıysa, evladı ülkenin sözde güvenliği uğruna korkunç biçimde katledilmiş olmasına rağmen tüm kalbiyle barış isteyebiliyor olmasıydı” dedi.

‘Hepsinin ortak dileği barış’
Belgeselle ilgili girişimlere 2013 yılında başladıklarını anlatan Akay, şöyle devam etti- “Savaşın getirdiklerini çocukların gözünden aktarmaya karar verdim. Çünkü barışı en çok hak eden onlardı. Benim algımda çocukların ne ulusu, ne de dini olabilirdi. Her şeyden habersiz, devletin onlara reva gördüğü trajedileri yaşamak zorunda kalmışlardı. Kimisi canından olmuştu. Belgeselde de savaştan direkt ya da dolaylı olarak etkilenen çocukların yaşadığı travmalar ve günlük yaşamlarına dair detaylar yer alıyor. Hepsinin ortak dileği ise barış.”

‘Şevîn çizgi film ekibi sanıyor’
Belgeselde çocukların yanı sıra annelerin anlatımlarının da yer aldığını belirten Akay, “Yaşamını yitiren çocukların hikayelerini annelerinden dinledik. Öte yandan Erxenî’de yaşayan, babası cezaevinde yatan 8 yaşındaki Şevîn’in yaşadıklarını da annesi Derya Özgül’den dinledik. Şevîn henüz çok küçük olduğu ve psikolojisinin etkilenmemesi için ona yalnızca hayalleriyle ilgili sorular sorduk. Şevîn halen bizim çizgi filmler yapan bir ekip olduğumuzu zannediyor” diye kaydetti.
Akay, çekimler sırasındaki dayanışmayı ise şu sözlerle anlattı- “Herkes canla başla yardımcı oldu. İnsanlar işini gücünü bırakıp bize destek oldu. Tabii bu destek barış içindi. Bunları yaşamak da benim için inanılmaz bir mutluluk oldu. Fakat psikolojik zorluklar da yaşadık. Özellikle Saliha Önkol’la konuşmamızdan sonra aylarca kendime gelemedim. İnsan bu kadar acıyı nasıl kaldırır, diye düşündüm hep.”

Her evde bir belgesel...
Genç yönetmen, çekimlerden aklında kalan bir anısını da anlattı- “Bir çocukla röportaj yaptığımız evden tam çıkarken çocuğun anneannesi geldi. 75 yaşında, inanılmaz güçlü ve saygı duyulası bir kadın... Cezaevinden yeni çıktığını duyduğumda büyük bir şok yaşadık. O yaşta bir insanı hiç uğruna cezaevine gönderen zihniyetin acımasızlığı beni kahretti. Yaşadıkça anladım ki, bölgedeki her evin başlı başına bir hikayesi var ve her biri ayrı bir belgesele konu olabilecek nitelikte.”

‘Mesajım Türkiye’nin batısına’
Yaptıkları türden belgesellerin toplumun barışa hazırlanması açısından da önemli olduğunu ekleyen Akay, “Empati kurdurabilecek çalışmalara ihtiyaç var” dedi. Belgeselin asıl mesajının savaşın yaşandığı bölgelerin dışında kalan insanlara yönelik olduğunu kaydeden Akay, şöyle devam etti- “Mesajım Türkiye’nin batısına... Gerek basının ikiyüzlülüğü, gerekse de devletin yok etme politikası nedeniyle, savaş yıllarca görmezden gelindi. Şimdi her şey değişiyor. Yaşanan her şeye rağmen kucaklaşma talebi de yine doğudan geliyor. Bizim belgeselimiz de böyle bir dönemde bir vicdan belgeselidir. Bu olayların tümüne uzak olan insanların yüreğine dokunabilmek için hayata geçirilmiştir. Burada söz konusu olan insanların hayatı; daha da önemlisi, çocukların hayatı... Barış içinde bir ülkede yaşamak istiyorsak, bunları görmezden gelemeyiz.”

Gösterim programı açıklanacak
Önümüzdeki günlerde belgeselin yurtiçi ve yurtdışı gösterim programının açıklanacağını aktaran Akay, son olarak şunları söyledi- “Belgeseli çekerken en büyük destekçim, aynı zamanda danışmanlığımı da yapan Soydan Akay’dı. Hayatını barışa adamış amcamın projede yanımda olması benim için büyük şanstı. Umarım bu belgesel aracılığıyla barışın gelmeyeceğini düşünen karamsarlara bir parça da olsa Umut ışığı verebilmişimdir. Barış, ancak herkes aynı hissiyatı paylaşabildiğinde mümkün olacaktır.”


YENİ Özgür POLİTİKA
Suna Alan, LONDRA
yeniozgurpolitika.info