Büyük Yalan




Yapım Tarihi - 2006
Bölüm Sayısı - 6
Süre - 00:00:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe, Mini Dv
Web Sitesi - belgeselbuyukyalan.com/

Yönetmen - Serkan Koç
Senaryo - Serkan Koç


Ermeni Soykırımı Büyük Yalanına karşı Büyük Belgesel!

Türkiye’nin Ermeni Soykırımı Yalanına karşı yürüttüğü mücadele, “Ermeni Belgeleri’yle” büyük bir fırsat yakaladı. Ülkemiz, Lozan ve Berlin eylemleriyle atağa kalkmış ve büyük yalanı püskürterek, Batının sahasına yıkmıştır.

Türkiye yine şiddetli bir emperyalist komployla karşı karşıyadır. Batı içte ve dışta, önemli finans kaynakları kullanarak dünyayı bu yalana inandırmaya çalışıyor. Avrupa parlamentolarında Ermeni soykırım yasaları arka arkaya onaylanıyor.

Soykırım yalanına karşı en büyük darbeyi, Rus-Ermeni devlet arşivlerinde yıllarca sürdürdüğümüz çalışmalar sonunda vurduk- Ermeni siyaset adamları ve tarihçilerinin kendi yapıtlarıyla yalanlarını yere serdik.

Büyük Yalan’a karşı büyük belgesel artık kaçınılmaz olmuştur. Bu belgesel Türkiye Cumhuriyeti’nin katliamla kurulduğu yalanını İleri sürenlere, Rus-Ermeni belgeleriyle Tokat gibi bir cevap veriyor.

Seçkin bir danışma kurulunun rehberliğinde hazırlanan proje, dünya çapında tanınmış yerli ve yabancı 52 tarihçi ve siyaset bilimciyi biraraya getirdi.

Ermeni katliamlarının tanıkları ise ilk kez bu belgeselde konuşuyor.

Yaklaşık 30 kişilik uzman bir ekip tarafından titizlikle hazırlanan, film, 19 Mayıs’ta televizyonlarda gösterilecek. İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça ve Arapça çevirileri yapılarak dünya televizyonlarında yayınlanacak. Aynı zamanda CD’leri çoğaltılarak Türkiye ve Avrupa’da dağıtılacak.

Ermenilerin broşürlerinde, ABD’de 1987’den beri soykırım propogandası için 870 milyon dolar para harcadıkları övünülerek anlatılıyor. Sadece Ararat Filmi için 30 milyon dolar para harcandığı unutulmamalı.

“Büyük Yalan” belgeseli, yalanları belgeleriyle yüzlerine çarpmak, ülkemizi savunmak, tehdidin merkezini göstermek ve milletimizi uyandırmak amacıyla hazırlanmıştır. Emeği geçen herkese teşekkürler...



GÖRÜŞLERİNE YER VERİLENLER

Prof. Dr. Yusuf HALAÇOĞLU (Türk Tarih Kurumu Başkanı)
Prof. Dr. Justin McCARTHY (Tarihçi - ABD)
Prof. Dr. Norman STONE (Bilkent Üniversitesi)
Prof. Dr. Mustafa YURTKU (Uludağ Üniversitesi Rektörü)
Prof. Dr. Kemal ALEMDAR (İstanbul Üniversitesi)
Prof. Dr. Sina AKŞİN (Ankara Üniversitesi)
Doç. Dr. K.A. BELOVA (Moskova U.İlişkiler Enstitüsü)
Doç. Dr. İsmet Görgülü (Başkent Üniversitesi)
Helmut SCHMİDT (Almanya Eski Başbakanı)
Jacques LANXADE (Fransa Eski Genelkurmay Başkanı)
Jean Michel THIBAUX (Fransız Yazar)
Guillaume Albert HOURIE (İsviçre Milletvekili)
Mirko LOT (Avukat - İsviçre)
Süleyman Demirel (Türkiye 9. Cumhurbaşkanı)
Rauf DENKTAŞ (KKTC 1. Cumhurbaşkanı)
Dr. Doğu PERİNÇEK (İşçi Partisi Genel Başkanı )
Mesrop 2. MUTAFYAN (Türkiye Ermenileri Patriği)
Hrant Dink (AGOS Eski Genel Yayın Yönetmeni)
İgor MURADYAN (Ermenistan İstihbaratı Danışmanı)
Levon Panas DABAĞYAN (Gazeteci - Yazar)
Keğam KARABETYAN (Avukat)
Ara Güler (Ermeni asıllı fotoğraf sanatçısı)
Berç TOROSER (Ermeni asıllı ressam)
Gündüz Aktan (Emekli Büyükelçi)
Bilal ŞİMŞİR (Emekli Büyükelçi)
Tuncer Kılınç (MGK Eski Genel Sekreteri)
Hurşit TOLON (E.General)
Servet Cömert (E.General)
Yaşar MÜJDECİ (E General)
Taylan SORGUN (Gazeteci - Yazar)
Orhan KOLOĞLU (Tarihçi - Yazar)
Sunay Akın (Yazar)
Vural Savaş (Yargıtay Onursal Başsavcısı)
Ferit İLSEVER (Talat Paşa Komitesi Sekreteri)
Mehmet Bedri Gültekin (İşçi Partisi Genel Bşk. Yrd.)
Mehdi ÖZTÜZÜN (DEHAP Eski Batman İl Bşk.)
Banu Avar (TRT Yapımcısı)
Nazmi Kal (TRT Yapımcısı)
Osman Bilge KURUCA (Kaynak Yayınları Genel Müdürü)
Mehmet PERİNÇEK (İstanbul Üni. Araştırma Görevlisi)
Dilşen İnce Erdoğan (Ege Üni. Araştırma Görevlisi)
Şule PERİNÇEK (ATABE Genel Yayın Yönetmeni)
Nurhan ACUN (Sanatçı)
Lütfi AKDOĞAN (Gazeteci)





“BÜYÜK YALAN” EN İYİLERLE HAZIRLANDI!

Halit Refiğ / Yönetmen
Türk sinemasının babası
1960’ta ilk film olan “Yasak Aşk”ı çekti. 1963’te Şehirdeki Yabancı, 1964’te Gurbet Kuşları, Haremde Dört Kadın, Bir Türk'e Gönül Verdim filmlerini çekti ve bu filmlerle Moskova, Yeni Delhi ve Sorrento Film Festivallerinde çeşitli ödüller kazandı. Halit Refiğ'in 300'ü aşkın makalesinin yanı sıra araştırma yazıları ve "Ulusal Sinema Kavgası" adlı bir kitabı bulunuyor.

Prof. Norman Stone / Bilkent Üniversitesi
İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher’a eski politika danışmanı
1965’ten itibaren Cambridge’de Rus ve Alman Tarihi okutmanlığı yaptı ve 1984’te Oxford’da Modern Tarih profesörü oldu. Bilimsel çalışmalarının odak noktasını, geçmiş ve günümüzdeki Rus-Türk ilişkileri oluşturuyor. Stone Frankfurter Allgemeine Zeitung ve The Wall Street Journal’da yazıları yayımlandı ve The Sunday Times gazetesinde düzenli köşe yazarı olarak makaleler yazdı. 1987-1990 yılları arasında İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher’a politika danışmanlığı yaptı.

Mesut Mertcan / Spiker
HABER SUNUCULUĞUNUN DUAYENİ
TRT’de uzun yıllar haber spikerliği yaptı. Özel televizyonların kurulmaya başlamasından sonra birçok televizyonda görev aldı. Bu arada Ekmek-(1996), Kırlangıç Dönüşü-(2001), Sevdamsın Benim-(2002) filmlerinde oyunca olarak rol aldı. Halen özel bir televizyonda ana haber spikeri olarak görev yapmaktadır.

Dr. Doğu Perinçek / İşçi Partisi Genel Başkanı
1968’de Fikir Kulüpleri Federasyonu (Dev-Genç) Genel Başkanlığı yapan Doğu Perinçek. Bu yıllarının sonlarında arkadaşlarıyla birlikte Aydınlık dergisini kurdu ve yayınlamaya başladı. Ocak 1987’de haftalık 2000'e Doğru dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini ve başyazarlığını yaptı. Perinçek’in 30 üzerinde yayımlanmış kitabı ve çeşitli yayın organlarında basılmış binin üzerinde yazısı bulunmaktadır. Perinçek 1992’den itibaren bu yılda kurulan İşçi Partisi’nin Genel Başkanlığını yürütüyor.

Sevda Aktolga / Senarist-Oyuncu
43 FİLMDE ROL ALDI
25 Sinema Filminde Reji Asistanlığı ve çeşitli dizilerde yapımcı yardımcılığı yaptı. 1975-1981 yılları arasında sinemada 43 filmde rol aldı. 1979yılındaSinema Yazarları En iyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülünü aldı. 2000 yılında Körler Federasyonu Kısa Film Senaryo yarışmasında birincilik ödülü alan Aktolga Türk Kalp Vakfı için çeşitli projelere destek oluyor.

Levent Dönmez / Seslendirmeci
“METNİ OKUMAZ, Can VERİR”
Seslendirme dünyasının büyük ustalarından Dönmez yıllarca tiyatro ve sinemada oyunculuk, yönetmenlik ve senaristlik yaptı. Öğretim üyesi olarak Anadolu Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nde onlarca tiyatro insanının yetiştirdi. Halen Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nde Öğretim Görevlisi olarak oyuncu adaylarına dersler veriyor. CNBCE’nin tanıtım filmlerini seslendiriyor.

Ahmet Şişman / Yapımcı
İZLEDİĞİNİZ BİR ÇOK FİLM VE DİZİNİN YAPIMCISI
1984 yılından beri sinema, televizyon ve reklam filmlerinde yapımcılık, yapım yönetmenliği, sanat yönetmenliği yaptı. Yapımcılığını üstlendiği bazı filmler- Asiye Nasıl Kurtulur, Sarı Mercedes, Zerda, Aliye ve Binbir Gece.

Kaynak
belgeselbuyukyalan.com





'Büyük Yalan' isimli Belgesel 19 Mayıs'ta televizyon kanallarında yayınlanacak.
'Amerika kardeşi kardeşe kırdırıyor00

Sözde Ermeni soykırımını konu alan Büyük Yalan belgeselinde, öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in hiçbir yerde yayınlanmayan 8.5 dakikalık konuşmasını SABAH ele geçirdi.

Uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren gazeteci Hrant Dink'in, Ulusal Kanal tarafından çekilen sözde Ermeni soykırımını konu alan 'Büyük Yalan' isimli belgeseldeki konuşmaları ortaya çıktı. Dink ailesi 6 bölüm olarak çekilen belgeselde Hrant Dink'in görüntülerinin kendilerinden izin alınmadan kullanıldığını İleri sürerek, Beyoğlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurdu. Mahkeme görüntülerin yayımlanmaması için tedbir kararı aldı.

"MALATYA'YA SAHİP ÇIKIN"
Önümüzdeki hafta Türkiye ve Azerbaycan'da aynı anda yayına girecek olan sözde Ermeni soykırımı konu edilen Büyük Yalan adlı belgeselde Hrant Dink'in 15 Nisan 2006'daki Malatyalı İşadamları Derneği'nde yaptığı konuşmaya da yer verildi. Basına kapalı yapılan toplantıya İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak ve 30 Malatyalı işadamı katılmıştı. Toplantıda 8.5 dakika konuşan Dink'in, geçtiğimiz günlerde Zirve Yayınevi'ne yapılan saldırının meydana geldiği Malatya için ilginç tespitlerde bulunduğu ortaya çıktı. Konuşmasında Malatya'nın iyi bir noktaya gitmediğini belirten Dink, Malatya'ya sahip çıkılması gerektiğinin altını çizerek geçmişte İngiliz, Fransız, Alman ve Ruslar'ın yaptıklarını şimdi Amerika'nın Kürtler üzerinde yaptığına dikkat çekti.

ÖNEMLİ MESAJLAR...
Rusya ve Ermenistan devlet arşivlerinden elde edilen belgeler, bilgiler ışığında hazırlanan belgeselin senaryosunu yazan Serkan Koç, Dink'in konuşmasında önemli mesajların bulunmasından dolayı bu konuşmaya yer verdiklerini belirtti. Dink, "Bu gidiş gidiş değil, kardeşi kardeşe kırdırmaya çalışıyorlar" diyerek söze başladığı konuşmada ABD'yi eleştiriyor. Malatya'nın iyi bir noktaya gitmediğine de işaret eden Dink, şöyle diyor-

"DERS ALMAK LAZIM"
"Geçmişte İngiliz, Fransız, Alman, Ruslar'ın şu topraklar üzerinde oynamış oldukları rol ne ise bugün başta ABD olmak üzere aynısı tekrarlanıyor. Ermeni halkı onlara güvendi. Kendilerine 'Osmanlı'nın zulmünden' kurtaracakları vaat edildi. Ama öyle olmadı. Yanıldılar. Çünkü onlar geldiler, kendi işlerini, kendi hesaplarını yaptılar, çekip gittiler. Burada kardeşi kardeşe kırdırdılar. Kürtlerin yaşadığı aynı şey. ABD, Irak'ta bir Kürt devleti oluşturmak üzere geldi. İki ay önce Diyarbakır'da bir konferans verdim. Orada şunu söyledim, 'Bu gidiş gidiş değil. Kardeşi kardeşe kırdırmaya çalışıyorlar. Aklınızı başınıza toplayın' dedim. Çünkü Amerika kendi hesaplarını yapıp, işini bitirdiği zaman çekip gider. Geçmişteki senaryonun bir benzeri yaşanıyor. Şu an oynanan oyun bu. Bir çıkış yolu bulunması lazım. Bulmak için tarihten biraz ders almamız lazım. 100 sene öncesine baktığımız zaman bu topraklar üzerinde asırlarca kardeşçe yaşamış insanlar birbirlerine düşürüldü. Niye birbirlerini yok ettiler."

YALANI BELGELEMEK
Ulusal Kanal Genel Müdürü Turan Özlü, belgeselin, Rusya ve Ermenistan devlet arşivlerinden elde edilen belgeler ışığında hazırlandığını belirterek, şöyle dedi- "Bütün dünyanın gerçeğe ve bilime sadık, vicdan sahibi insanlarına bu belgeselle sesleneceğiz. Belgeseldeki amacın sözde soykırım yalanının ortaya çıkarılmasıdır. Bu konuda ilgili tüm kamu ve özel kuruluşları harekete geçmeye çağırıyorum."

Kaynak
Sabah
28 Nisan 2007






Soykırım yalanına Hrant’lı belgesel

Türkiye’ye yönelik Ermeni soykırımı iddialarını çürütmek amacıyla yapılan "Büyük Yalan" isimli belgeselin Yıldız Sarayı’ndaki çekimlerine "Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in idam sahnesi" ile başlandı. Rus ve Ermeni arşivlerinden de yararlanarak çekilecek belgeselde, katledilen gazeteci Hrant Dink’in daha önce yayınlanmamış açıklamaları da yer alacak. İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça ve Arapça’ya da çevrilecek belgesel, 6 bölümden oluşacak ve ilk bölümü 24 Nisan’da Ulusal Kanal’da yayınlanacak. "Büyük Yalan"ın danışmanı Halit Refiğ’le basın toplantısı düzenleyen Ulusal Kanal Genel Müdürü Turan Özlü, Ermeni soykırımı yalanını çürütmek için çalıştıklarını söyledi. Özlü, belgeselde aralarında siyasetçi, bilim adamı, tarihçinin de bulunduğu 52 kişinin yer alacağını söyledi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün ABD gezisi dönüşü kendisine uçakta verilen Time Dergisi’nin arasından Ermeni soykırımı yalanı ile ilgili CD çıktığını belirten Turan Özlü, "Bu yalana karşı Türkiye Cumhuriyeti’nin bir belgeseli var mı?" diye de sordu.

Onlara sordular
Belgeselde görüşlerine yer verilenlerden bazı isimler şunlar- Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Bilkent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Norman Stone, Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, Tarihçi Prof. Dr. Halil İnalcık, Almanya eski Başbakanı Helmut Schmidt, 9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, KKTC 1’İnci Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türkiye Ermenileri Patriği Mesrop II, Ermeni asıllı fotoğrafçı Ara Güler.


Murat KAZANCI
Hürriyet, 5 Mart 2007






Sözde Soykırıma Karşı "Büyük Yalan" Geliyor

Yıldız Sarayı bahçesinde gerçekleşen çekim öncesi bir açıklama yapan Ulusal Kanal Genel Müdürü Turan Özlü, belgeselin, Rusya ve Ermenistan devlet arşivlerinden elde edilen belgeler ışığında hazırlandığını belirterek, ''Türkiye'de bu kapsamda bir çalışma ilk defa yapılmaktadır. Bu belgeselle milletimizi aydınlatıyoruz. Bütün dünyanın gerçeğe ve bilime sadık, vicdan sahibi insanlarına bu belgeselle sesleneceğiz'' diye konuştu.

Belgesel ile bir model yarattıklarını söyleyen Özlü, sözde Ermeni soykırımı konusunda ilgili tüm kamu ve özel kuruluşları büyük bir aydınlanma seferberliği için harekete geçmeye çağırdı.

Belgeselin danışma kadrosunda yer alan yönetmen Halit Refiğ de, belgeselin Ermeni soykırımı iddialarının kaynağına vurgu yaptığı sürece etkili olacağını söyledi.

Oyuncu Ufuk Karali ise belgeselde yer almanın kendisini onurlandırdığını ifade ederek, ''13-14 yıldır tiyatro yapıyorum. Bunu yaptığım diğer işlerden çok daha farklı görüyorum. Sadece bir oyuncu olarak değil, Türk vatandaşı olmanın verdiği gururla burada olmanın heyecanını yaşıyorum'' diye konuştu.

İDAM SAHNESİ
Aralarında yapımcı Ahmet Şişman, Bilkent Üniversitesinden Prof. Dr. Norman Stone ve yönetmen Halit Refiğ gibi isimlerin bulunduğu danışman kadro yönetimindeki belgesel çekiminin ilk bölümünde, Ermeni tehcirinde görevini kötüye kullanarak ölümlere sebep olduğu iddia edilen Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey'in idam edilme sahnesi canlandırıldı.

ABD'den Ermenistan'a, Fransa'dan Rusya'ya dünya çapında tanınmış yerli yabancı 52 kişinin görüşlerine yer verilen belgeselde, ayrıca Hrant Dink'in daha önce hiçbir yerde yayınlanmayan açıklamalarının da yer alacağı kaydedildi.

Yaklaşık 50 kişilik bir ekibin görev aldığı 6 bölümlük belgeselin, Ermenilerin sözde soykırımın yıl dönümü kabul ettikleri 24 Nisan'da gösterime girmesi bekleniyor.

Ayrıca belgeselin İngilizce, Almanca, Rusça ve Arapça çevirileri yapılarak dünya televizyonlarında yayınlanacağı ve CD'lerinin çoğaltılarak Türkiye ve Avrupa'da dağıtılacağı bildirildi.


Haber Alemi
05/03/2007




“BÜYÜK YALAN” 24 NİSAN’DA İZLEYİCİSİYLE BULUŞUYOR

Ermeni devlet arşivlerindeki Türk tezlerini kuvvetlendiren belgeler “Büyük Yalan” belgeseliyle ekrana çıkıyor. Altı bölümlük belgesel filmin ilk bölümü Batılı devletlerin soykırım tarihi olarak gördüğü 24 Nisan’da Ulusal Kanal’da izleyicisiyle buluşacak.

Yapımcısı Ulusal Kanal olan belgeselde Talat Paşa’nın öldürülmesi, Boğazlayan Kaymakamı Kemal Bey’in yargılanması ve idamı da canlandırılıyor. 4 Mart Pazar günü Yıldız Sarayı’nda “Büyük Yalan” belgeselinin setine konuk olduk. Sette büyük bir seferberlik var. Halil Kumova, Ufuk Karali, Cengiz Samsun ve Mansur Erk gibi profesyonel oyuncuların yanı sıra daha önce hiçbir oyunda oynamamış kişilere de rol verilmiş. Örneğin Ulusal Kanal’ın güvenlik görevlisi Mahir Çayan cellâdı canlandırırken, şoför Güngör Gurur da halkın içinden bir karakteri canlandırıyor. Kendisi de oyunda rol alan yönetmen Serkan Koç, “Bismil Cumhuriyet köyünden Muhiyettin Baranlı’dan sokağımızdaki taksici Cuma beye kadar pek çok insanın katkısını aldık” diyor.

Belgeselin yazarı ve yönetmeni Serkan Koç, senaristi Sevda Aktolga “Büyük Yalan” projesini Aydınlık’a anlattı.

Projenizin amacı nedir?
SERKAN Koç
Ermeni meselesi şimdiye kadar böyle bir bakış açısıyla ele alınmadı. Tehlikenin kaynağını ve ona karşı nasıl mücadele etmemiz gerektiğini anlatacağız. Evde işini yapan kadının da, akademik kesimlerin de ilgiyle izleyebileceği bir belgesel hazırlıyoruz. Akıcı,coşkulu, dinamik bir belgesel.

SEVDA Aktolga
Savaş koşullarında karşınızda kim varsa o sizin düşmanınızdır. Ermeniler deemperyalist güçlerle birlikte Türkiye’nin karşısında yer alıyorlar. Biz vatanımızı savunmak için Fransız,İngiliz askerlerini de öldürdük. Onları da mı katletmiş olduk. Bunun için belgeselimiz “biz vatanımızı savunduk” sözleriyle başlıyor.AYDINLIK Boğazlayan Kaymakamının belgeseldeki yeri ne? Koç Yozgat’ın Boğazlayan Kaymakamı Kemal Bey, 1919 yılında İngilizlere yaranmak için idam edildi. Ermenilere kötü davrandığı ve mallarını yağmaladığı iddia edildi. Büyük Yalan! Başınızda Damat Ferit gibi adamlar olursa yarın Amerika ister ve bir valinizi asarsınız. Kemal Bey’in başına geçirilenilmek Türkiye’nin boynuna yeniden geçirilmek isteniyor.

Bu belgeselle Ermeni ve Rus arşiv belgeleri ekrana çıkıyor Ermeni meselesinde Türkiye’nin haklılığını kanıtlayan belgeler ilk defa ekrana çıkacak. Ulusal Kanal’ın yapımcılığını üstlendiği belgeselde konunun uzmanı, devlet adamı, bilim adamı 52 kişinin görüşleri… Hrant Dink’in hiçbir yerde yayınlanmamış konuşması... Nazmi Kal’ın 1982 yılında çektiği ve TRT’nin yayınlamadığı Tanık röportajları da “Büyük Yalan” belgeselinde.


Aydınlık, 11 MART 2007
Özlem KONUR Usta


Koç Rus Ermeni arşivlerindeki belgeler ilk defa ekrana çıkacak. Tüm dünyaya haklılığımızı göstermek için belgeseli İngilizce, Fransızca, Almanca, Rusça ve Arapça olmak üzere beş dilde yayımlamayı planlıyoruz. Bu ülkelerde yer alan Türk televizyonlarıyla bağlantıya geçtik buralarda yayınlamayı da düşünüyoruz. Bir de Ermeni olaylarını yaşamış tanıkların anlatımları var. TRT yapımcısı Nazmi Kal, 1982 yılında bu tanıklarla görüşmeler yapmıştı. Maalesef TRT bunları yayınlamadı. Tanıkların anlatımları burada değerlendirilecek. Hrant Dink’in hiçbir yerde yayımlanmamış çok önemli bir açıklaması bu belgeselde yer alıyor.

Nasıl bir ekiple hazırlandı?
Koç Belgesel sekiz yıllık bir çalışmanın ürünü. İstanbul Üniversitesi Araştırma Görevlisi Mehmet Perinçek’in Rus devlet arşivlerinde yaptığı araştırmaları bizim en önemli kaynağımız. Sinemacılık alanında da Türkiye’nin en iyileriyle birlikte çalışıyoruz. Türk sinemasının babası Halit Refiğ, oyuncu yönetmen senarist Sevda Aktolga, yapımcılık alanında Türkiye’nin eniyilerinden Ahmet Şişman, birçok ödülü olan görüntü yönetmeni Ali Utku ekibimizde yer alıyor. Yavuz Daloğlu besteleriyle, Mesut Mertcan güven veren anlatımıyla ve seslendirmenin duayeni olarak bilinen Levent Dönmez etkileyici sesiyle bizimle çalıştılar.

Sinema camiasında paranız yoksa bir adım bile atamazsınız. Kamera, ışık, kostüm her şey parayla yapılıyor. Gururla söylüyorum, sıfır bütçeyle beş kuruş harcamadan bu işi yaptık. Ermeni meselesi milli mesele. Kimin kapısını çaldıysak bizi anladı. Bu işte benim de bir katkım olsun dedi. Avustralya’dan Kanada’ya kadar bu belgeselin oluşturulmasında belgelerin, görüntülerin bulunmasında pek çok insanın payı var. Paris’teki Kültür ataşemizden tutun da, Ermenistan’daki bayan Armina’ya kadar dünyanın her tarafından birçok insandan katkı aldık. Anladık ki, milli bir mesele olduğu zaman, paranın adı geçmiyor. Ulusal Kanal deyince de akan sular duruyor. Görüştüğümüz insanlar, Ulusal Kanal yapıyor dediğiniz zaman “A Ulusal Kanal mı, Ermeni meselesi mi, elimizden ne geliyorsa yapalım” dediler.

Sevda Aktolga. “Bugüne kadar yaptığım her şey bireysel varlığımı sürdürmek adınaydı. Şimdi ise ulusal bütünlüğümüzü sürdürmek adına bir çabada bulunmak bana büyük gurur verdi.

”AHMET Şişman (DANIŞMA KURULU ÜYESİ)
Ulusal Kanal’ı kutluyorum Ulusal Kanal ekibini ulusal bir görevi yerine getirdiği için kutluyorum. Amerikan emperyalizminin ulusal güçleri kırma mücadelesinde bu tür soykırım iddialarını öne çıkarttığı, Avrupa’nın da buna destek verdiği bir süreç yaşanıyor. Gerçekte bir Ermeni soykırımı olmamıştır. O koşullar içinde karşılıklı mücadele, kırım yaşanmıştır. Belgesel de geçmişte yaşananları,gerçekleri vermeye çalışıyor. Bu konuda önemli belgelere ulaşıldı.

HALİT Refiğ (DANIŞMA KURULU ÜYESİ)
Batı’nın planlarının duyurulması gerekiyor Ermeni meselesi Türkiye’yi parçalama programını uygulamada, Türkler geçmişte Ermenileri kesmişlerdi şimdi de Kürtleri kesme durumundalar gibi bir tezgâhın parçası olarak kullanılıyor. Geçmişte Ermeni meselesini tezgâhlayan İngiltere ve Fransa’yla birlikte bugün Amerika bu işin öncülüğünü yapıyor. Batı’nın Türkiye üzerindeki hesaplarının vatandaşlara duyurulması gerekiyor. Süleyman Demirel (9. Cumhurbaşkanı), Rauf Denktaş (KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı), Vural Savaş (Yargıtay Onursal Başsavcısı), Dr. Doğu Perinçek (İşçi Partisi Genel Başkanı), Şükrü Elekdağ (CHP milletvekili), Gündüz Aktan (E. Büyükelçi,Eski ASAM Başkanı), Tuncer Kılınç (E. General),Hurşit Tolon (E. General), Yaşar Müjdeci (E. General), Prof. Yusuf Halaçoğlu (Türk Tarih Kurumu Başkanı), Mehmet Perinçek (İÜ Arş. Gör.), Prof. Justin McCarthy (Tarihçi), Prof. Norman Stone (Bilkent Üniversitesi), Prof. Kemal Alemdaroğlu(İstanbul Üniversitesi), Helmut Schmidt (Almanya Eski Başbakanı), Jacques Lanxade (Fransa EskiGenelkurmay Başkanı), Jean Michel Thibaux (Fransız yazar), Albert Houriet (Eski İsviçre Milletvekili), Mesrop 2 Mutafyan (Türkiye ErmenileriPatriği), Hrant Dink (gazeteci)52 isimden bazıları…

Size teklif yapıldığında ne düşündünüz?
Aktolga Çok sevindim.Çünkü bu ülkenin bir insanı olarak böyle bir iddiaya maruz kalmak beni çok üzüyor. Bu ülke bir bütün olarak varlığını sürdürdüğü sürece biz özgür insanlar olacağız. Bu belgesel Türkiye’nin bütünlüğünü korumak adına önemli bir adım diye düşündüm. Bunda benim katkım olursa, bugüne kadar yaptığım tüm işlerin ötesinde bir iş yapmış olacağım dedim. Bugüne kadar yaptığım her şey bireysel varlığımı sürdürmek adınaydı. Şimdi ise ulusal bütünlüğümüzü sürdürmek adına bir çabada bulunmak bana büyük gurur verdi. Tek başınıza olduğunuz zaman kayboluyorsunuz. Hâlbuki böyle bir birliktelik içinde tüm sorularınıza kaygılarınıza cevap buluyorsunuz. Keşke bunun gibi yüzlerce projeye katkımız olabilse. AYDINLIK 24 Nisan’da izleyici karşısında. Kaçıranlar ne yapacak?

Koç Başka televizyonlara dayayın hakkı vereceğiz. İzleyicilerimizin daha geniş zamanlarda izleyebilmeleri için binlerce CD’sini bastırarak dağıtımını yapacağız. Yurtdışına da göndermeyi düşünüyoruz.

Yeni projeleriniz var mı?
Koç Bugün de Time dergisi bir CD basıyor Avrupa’da binlerce dağıtıyor. Türkiye’de bile karşı tarafın tezlerini kuvvetlendirecek çeşitli yapımlar hazırlanıyor.Batı’nın zamanında kamuoyunu Osmanlı’yı işgal gerekçesine hazırlamak için yaptığı filmler bugün başka şekillerde yeniden gündemde. Levent Dönmezler,Sevda Aktolgalar, Ahmet Şişmanlar gibi Türkiye’nin yetiştirdiği sanatçıları, milli bir yapımcılık anlayışının etrafında birleşti.Türkiye’de muazzam senaryolar var. Türkiye’nin milli davalarını anlatan, çıkış yolu gösteren yapımları Türkiye’nin önüne koymalıyız… Kıbrıs meselesi Türkiye’de işlenmemiş bir konu olarak duruyor. Kuzey Irak meselesi,Güneydoğu sorunu bunları işlememiz gerekiyor. Hollywood Türkiye düşmanlığı için milyarlarca dolar para harcıyor. Amerika’da 1987 yılından beri sırf propaganda için harcanan para 873milyon dolar. Milli sanayicilerin ve bu projelere destek verebilecek kuruluşların taşın altına elini sokmaları gerekiyor.

Aktolga
Nasıl Amerika dünyayı ve kendi halkını ikna etmek için milyarlarca dolar harcıyorsa, Türkiye’de de en azından kendi halkımıza gerçekleri göstermek adına bu tür yapımlara destek olabilmeliyiz. Ulusal birliğine sahip çıkmaya çalışan bu ülkenin bağımsızlığına değer veren insanların bir şeyler yapması gerekiyor. Yapılacak en iyi şey de sinema filmidir.

Çekimler öncesinde Ulusal Kanal Genel Müdürü Turan Özlü, Halit Refiğ ve Serkan Koç bir açıklama yaptılar. Turan Özlü,“Türkiye’nin bu büyük yalana karşı bir belgeseli var mı? Dışişleri Bakanlığı’nın devlet büyüklerinin yapmadığını biz burada Türkiye’nin en iyi kadrolarıyla yapıyoruz” dedi.

UFUK KARALİ (OYUNCU)
Yaptığım diğer işlerden farklı 15 yıllık tiyatro oyuncusuyum Boğazlıyan Kaymakamı’nı canlandırmayı birgörev olarak aldım. Bunu yaptığım diğerişlerden çok daha farklı görüyorum. Sadece bir oyuncu olarak değil, Türk vatandaşı olmanın verdiği gururla burada olmanın heyecanını yaşıyorum. Oradaki atmosfer, kostümler ve işin içinde olan birsürü arkadaşımızın vatan sevgisiyle bu yalanı bertaraf etmek için kollarını sıvamışolmaları oyunculuğumu da tetikledi.

HALİL KUMOVA (OYUNCU)
Düşüncelerime ters karakteri oynuyorum Ben burada işbirlikçi hakim Nemrut Mustafa Paşa’yı oynuyorum. Bana bu rolilk teklif edildiğinde çok heyecanlandım. Çünkü yapıma ve düşüncelerime ters bir karakteri canlandırıyorum. Gündeme gelen Ermeni tasarıları nedeniyle ülkemizeyoğun baskıların olduğu bir dönemdeböyle bir çalışma içerisinde birlikte olmaktan çok mutluyum.







’Büyük Yalan’da Dink tartışması

Ermeni soykırımı iddialarını yalanlamak üzere Halit Refiğ’in danışmanlığıyla çekilen "Büyük Yalan" adlı belgesel film, Hrant Dink’in ailesi ile belgeselin yönetmeni Serkan Koç’u karşı karşıya getirdi.

Belgeselde, Dink’in sadece yazılı basının izlediği bir toplantıda yaptığı konuşmaya yer vereceklerini belirten Serkan Koç, aileyi galaya davet ettiklerini; ailenin avukatı Arzu Becerik ise galaya davet edilmediklerini söyledi.

Hrant Dink’in düşüncelerin ifade edilmesini isteyen bir insan olduğunu belirten Arzu Becerik, "Ama böyle bir ölümden sonra, ailenin görüntülerin nasıl yayınlanacağına ilişkin kaygısı var. Montajlanacak mı? Hrant Dink hayatta olsaydı, izin alınmayacak mıydı? Galanın tarihini bile gazetelerden öğreniyoruz. Kimse aramadı. Hukuki işlemleri yapacağız" dedi.

Galası 28 Nisan’da Atilla İlhan Kültür Merkezi’nde yapılacak olan belgeselin yönetmeni Serkan Koç, belgeselde yer alan Ermenistan’ın ilk Başbakanı Ovanes Kaçaznuni’nin 1923’de söylediği sözlerle, Dink’in öldürülmeden bir yıl önce yaptığı konuşmanın aynı olduğuna dikkat çekti. Dink, konuşmasında geçmişte Ermeniler’e oynanan oyunun bugün Kürtler üzerinde oynandığını belirterek, İngiliz, Fransız, Alman ve Ruslar’ın aynı oyunu tekrarladıklarını anlatıyor.

Hürriyet, 26 April 2007
Murat KAZANCI / İSTANBUL





Serkan Koç'un hazırladığı belgesel açılmamış Rus belgelerini açığa çıkarıyor.

Büyük Yalan her şeyi gerçek belgelerle anlatıyor
"Ermenistan'ın ilk Başbakanı ve Taşnaksutyun'un Genel Sekreteri Ovannes Kaçaznuni'nin 1923 yılındaki Taşnak Kongresine sunduğu rapor bir harika. Taşnakların lideri raporda diyor ki, 'Biz İngilizlerin, Fransızların ve Çarlık Rusyası'nın oyununa geldik. Türk köylerinde katliamlar yaptık. Ancak hata yaptık'. Bu belge Taşnaklar ve Batı ülkeleri tarafından sansürlenmiş ve yayını yasaklanmış. Bizim Türk Tarih Kurumu'nun arşivlerinde yıllardır duruyormuş!!! Biz gittik taa Rusya'da bulduk ve yayınladık. Belgeselimizin hemen girişine de koyduk."

Ermeni Soykırımı iddialarını tamamıyla çürüten ve bugün Türkiye'de olup bitenlere ışık tutan, nefes Kesen bir belgesel.

Serkan Koç
2006 yılında bu büyük çalışmanın senarist ve yönetmeni Serkan Koç ile yazışmalarım olmuştu. Kendisine ne tür bir belgesel hazırladığı hakkında sorular sormuştum; ve bu çok büyük ve önemli projede tuzum da olsun diyerek kendi elimdeki bu tür bir filmde kullanılmak üzere yararlı olabilecek ön çalışmalarımı ona ulaştırmıştım.

Serkan Koç'a o zamanki sorularımdan biri, belgeselin niye Türklere yönelik yapıldığıydı. Öyle değil miydi, biz yurtdışındaki Türkler bu iddialarla karşımıza gelen yabancıları göğüslüyorduk boyuna? Ve İngilizce yayına çok gereksinmemiz vardı. O zamanki cevabı şöyleydi- 'Bizim bu konuda önce kendi insanımızı aydınlatmamız lazım". Sonradan anladım; Türkiye'deki kafaların ne kadar karışık olduğunu ve Serkan Koç'un ne kadar haklı olduğunu.

Bitmiş belgeseli DVD olarak ele geçirip izleyince hayran kaldım. Bu, ne kadar çok zamandır özlediğim kaliteli, anlamlı, zevkle seyredilecek ve bir Türk olarak gururlanılacak gerçek bir belgeseldi. Peki, kötü 'Mustafa' filminin çalkantısı ta buralara kadar gelmişken, niye böyle değerli çalışmaları buralarda Duyan az oluyordu? Acaba Türkiye'de ne kadar çok duyulmuştu? Duyulmuş, herkes tarafından izlenmiş olsaydı, geçenlerde Türkiye'deki abes özür kampanyası yapılır mıydı? Bunun suçu tabii ki bu muhteşem eseri yaratanlarda değil; izleyicileri aptal aptal dizilerle oyalayan ve bilgisiz bırakan büyük TV kanallarının ve medyanındı.

Gelin belgesel ile ilgili bilgileri Serkan Koç ile Şubat başında yaptığım röportajdan, onun coşkulu anlatımından izleyelim.

- Kendiniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
- 1976 doğumluyum. 9 yıldır Ulusal Kanal'da çeşitli programların yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendim. Tüm Anadolu'yu baştan başa gezdim ve belgeseller yaptım. Bunun dışında, politik ve tarihsel belgeseller hazırladım.

- Bazı örnekler verebilir misiniz?
- Gizlenen Atatürk (11 Bölüm), Büyük Yalan (6 Bölüm), 1908 Hürriyet Devrimi, Çanakkale Direnişi, Gladyo (3 Bölüm), Türklerde Tufan Efsanesi, Attila İlhan ile İlk İsyan, Bizim Eller Ceyhan, Toroslardaki Kumluca, Yörük Kenti Mut, Arsuz, Mobilya kenti İnegöl…

- Büyük Yalan belgeseli ile ilgili bilgi verebilir misiniz?
- Büyük Yalan, Ermeni Soykırımı iddialarına yanıt vermek için hazırlandı. Belgesel yaklaşık 50 kişilik bir ekip tarafından hazırlandı. Sadece arşiv araştırmaları 8 yıl sürdü. Biz, Ermeni Soykırımı iddialarını araştırırken, Sovyet Türkologlardan Doç. Dr. Kallera Belova, Sovyet arşivlerinde Türk tezlerini destekleyen Derya deniz belge olduğunu söylemişti. İstanbul Üniversitesi Araştırma Görevlisi Mehmet Perinçek o gün bugündür Sovyet Arşivlerinde bu konuyu araştırıyor. Belgesel, işte bu araştırmalar üzerine inşaa edildi. İddiaları belgelerle çürütme çizgisini izledik. Hem de öyle belgeler ki, Ermenilerin bile itiraz edemeyeceği belgeler. Çünkü belgelerin çoğu Ermeni Taşnaklara ait yazışmalar ve raporlar.

Batı ülkeleri Türkiye'nin de üzerine yürümeyi hızlandırınca kamuoyunu doğru bilgilendirmek için kolları sıvadık ve 8 aylık çekimler sonucu bu belgeseli ortaya çıkarttık.

Belgesel ilk olarak 2007 yılı 24 Nisan'ı yayınlandı. O günden beri üç kez gösterildi. Şimdi Azerbaycan'da gösterime girecek. İlk gösterim öncesi çok görkemli bir galası yapıldı.

Belgeselin DVD'leri da basıldı. Şu ana kadar 15 bin baskısı yapıldı. Yurtdışında da yaygınlaştırmak, Batı kamuoylarını bilgilendirmek görevi önümüzde duruyor.

- Niye TV dizisi de, sinema filmi değil?
- Aslında niyetimiz bir sinema filmi çekmekti. Ancak hiçbir bütçemiz olmadığı için şimdilik belgeseli yapabildik. Ancak sinema filmi de düşünüyoruz; çünkü sinema, gerçekleri geniş kitlelere duyurmak için daha etkili bir yol. Ermeni Diyasporası denilen ve aslında CIA'nın kontrol ettiği grup, bu yolu çok iyi kullanıyor ve milyonlarca dolar para harcıyor. Hem de bir yalanı yaymak için. Bu bir sektör olmuş. Türkiye'ye saldıracaksan sana para var!

- Siz parayı nereden buldunuz?
- Biz, çok küçük bile değil, sıfır bütçe ile çıktık yola. Millete başvurduk, in-sanların yeteneklerini, olanaklarını birleştirdik ve çok çok çok küçük bir bütçeyle projeyi hayata geçirdik. Bu belgeselin yapılabilmesi bile Türklerin ne kadar büyük bir millet olduğunu gösteriyor bence.

- Benzer projeleri Türk devleti neden yapmıyor? Neden kendimizi savunmak, yalanlara karşı mücadele etmek için hükümet çaba harcamıyor? Ben soykırım iddiaları ile başa çıkmada Kanada'daki elçiliğin çok çabaladığını biliyorum, ama hiç bir şey böyle bir belgeselin yerini tutamaz. Aslında hele sinema filmi olsaydı ve İngilizce olsaydı ve ayrıca yurtdışındaki her ülkenin TV kanallarında, her festivalde gösterilseydi keşke. Asıl baş etmek böyle olur.
- Evet, bence de sorulacak soru budur. Örneğin, Ermenistan'ın ilk Başbakanı ve Taşnaksutyun'un Genel Sekreteri Ovannes Kaçaznuni'nin 1923 yılındaki Taşnak Kongresine sunduğu rapor bir harika. Taşnakların lideri raporda diyor ki, "Biz İngilizlerin, Fransızların ve Çarlık Rusya'nın oyununa geldik. Türk köylerinde katliamlar yaptık. Ancak hata yaptık". Bu belge Taşnaklar ve Batı ülkeleri tarafından sansürlenmiş ve yayını yasaklanmış. Bizim Türk Tarih Kurumu'nun arşivlerinde yıllardır duruyormuş!!! Biz gittik taa Rusya'da bulduk ve yayınladık. Belgeselimizin hemen girişine de koyduk.

Demek ki Türk devleti bu konuda kendisini savunmak istemiyor aslında.



Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal Bey'i ilahlar asmak istedi...

Belgeselde birçok ülkeden 34 seçkin tarihçinin görüşlerine yer veriliyor. Belgeselin hemen girişinde 1919 yılında idam edilen Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey sahnesi var. Kemal Bey'in yargılanmasını ve idamını canlandırdık. Bu yönüyle belgesel dramatik bir yapıyla sunuldu.

- Peki İngilizce'ye çevrilecek mi?
- Biz de belgeseli İngilizce'ye çevirmek istiyoruz. Bu konuda yardıma da ihtiyacımız var açıkçası.

- Ekibinizde kimler vardı?
- Türkiye'nin en seçkin ve vicdanlı ekibiyle çalıştık. Künyeye bakınca bunu göreceksiniz. Danışma Kurulu'nda Halit Refiğ, Dr. Doğu Perinçek, Prof. Dr. Norman Stone, Ahmet Şişman, Orhan Koloğlu, Taylan Sorgun, Prof. Dr. Bengi Bugay ve Hüseyin Haydar vardı. Sunan Mesut Mertcan, seslendirme Levent Dönmez, müzik Yavuz Daloğlu ve arşiv araştırma Mehmet Perinçek tarafından gerçekleştirildi.

- Yeni projeleriniz var mı?
- Şimdi Büyük Yalan'ın ikinci paketine hazırlanıyorum.

1915 olaylarının tanıklarıyla 1982 yılında yapılmış 16 saatlik görüntü kaydı var elimde. Önümüzdeki 24 Nisan'a bunu hazırlamayı planlıyorum, "1915'in Tanıkları" adıyla.

- Maddi desteğiniz var mı?
- Keşke bir sponsorum olsa...


Serkan Koç belgesel için tarihçi Orhan Koloğlu'nun görüşlerini de aldı.


Ayrıca Ergenekon Operasyonundan sonra Gladyo'nun Türkiye'deki büyük operasyonlarını konu alan bir dizi çalışmasına başladım. Sanırım 15 bölüm kadar olacak. 2 yıllık bir çalışma olacak.

Biri Kurtuluş Savaşımızla ilgili diğeri Kıbrıs Barış Hareketi konulu, senaryosunu yazdığım 2 sinema filmi projesi de destek bekliyor.


Mahkeme sahnesi...

- Hrant Dink hakkında diyecekleriniz vardı.
- Belgesel yayınlandığı dönem tartışmalara yol açmıştı. AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in daha önce yayınlanmamış bir konuşmasına yer vermiştik. Dink bu konuşmasında aslında kendisini öldüren merkeze işaret ediyordu. Dink özetle, Ermeni çetelerini İngilizlerin, Fransızların ve Çarlık Rusya'sının kışkırttığını, bugün de aynı şeyi Kürtlere yaptığını söylüyordu. Dink'in bu konuşmasını yayınlamamız Amerikancı kesimi çok rahatsız etti. Hakkımda dava açtılar ve bu bölümün yayınlanmamasını istediler. Ancak yargıda biz kazandık. Dink'in çok önemli tespitleri var. Bunları duyurmak Türkiye'miz için önemli bir görev.

Benim kanım, Hrant Dink'i Amerika öldürttü. Hem, Ermeniler içinden kendisine karşı olan birini ortadan kaldırmış oldular, hem de olayı Ulusalcıların üzerine atarak bugünkü Ergenekon operasyonuna önemli bir dayanak yarattılar.

Hrant Dink'i kimlerin öldürttüğü ortaya çıktı. Olayın arkasında, Fethullah Gülen ile bağlantılı bir emniyetçinin olduğu tartışılıyor basında.

- Hrant Dink'in konuşmasından önemli bölümlerden örnekler verebilir misiniz?

- "100 sene öncesine baktığımız zaman, bu topraklar üzerinde asırlardır bir arada yaşayan insanların niye birbirine düştüğü, niye birbirlerini yok ettiği, niye o kadar zenginliğin, kültürün 7 dilde eğitim yapan kolejlerin, bunların yok olduğunu bir oturup hepimizin bir hesabı cari yapmamızda yarar olduğunu düşünüyorum ve bu hesabı cariyi yaparken neler kazandık diye değil, neler kaybettik diye bakmamız lazım".

"Geçmişte İngilizlerin, Fransızların, Rusların, Almanların şu topraklar üzerinde oynamış oldukları rol neyse, bugün aynen tekrarlanıyor".

"Geçmişte Ermeni halkı onlara güvendi, kendilerini Osmanlı'nın zulmünden kurtaracak sandı".

"Ama yanıldılar. Çünkü onlar geldiler, kendi işlerini, kendi hesaplarını yaptılar. Çekilip gittiler ve burada kardeşi kardeşle kan içerisinde bıraktılar. Ve bugün Kürtlerin yaşadığı aynı şey. Amerika geldi Kuzey Irak'ta bir Kürt devleti oluşturmak üzere. Kürt kardeşlerimiz için orası bir çekim alanı mı oldu, ne oldu bir başka bir şey mi oldu? Ümit mi oldu? Bu çok tehlikeli bir gidiş".

"Amerika bu. Gelir, o kendi hesabını yapar işine bakar, işi bittiğinde de çeker gider. Ondan sonra da burada tekrar insanları, burada kendi didişmesi içinde bırakır".

- Sayın Serkan Koç bu eşsiz belgesel çalışmanız, ve benimle yaptığınız röportaj için size Bizim Anadolu adına teşekkür ediyorum. Memleket için çok anlamlı çalışmalar içindesiniz. Umarım bu yazı Büyük Yalan'a daha da çok dikkat çekeceği gibi, yeni projeler için sponsor bulmada da bazı kapılar acar. Ben tüm Türklerin bu belgeseli seyretmesini şart görüyorum. Büyük zevkle seyrediliyor, çok bilgilendirici ve hiç kuru değil.

Biliyorum projeden projeye koşuyorsunuz ve çok meşgulsünüz, ama bence bu belgeselin İngilizce'ye çevrilmesi çok önemli..Yurtdışındaki Türkler takım takım alıp tanıdıkları yabancılara, yabancı ülkelerin bakanlarına, hocalarına, vb hediye etseler çok önemli bir katkı olur. Ama biliyorum, çevirtmek, bastırmak yine fazladan maddi yük.

Tabii buradaki kütüphanelere girmesi ve TV'de oynatılması da çok iyi olur. Ancak Amerika bu kadar suçlanırken ve güncel olaylara göndermeler yapılırken, buralarda kütüphanelere girmesi bence çok güç. Benim görüşüme göre yurtdışına göre hazırlanılacak olan tarihi belgeseller konuları karıştırmadan daha dar alırsa -günümüze parmak göstererek göndermeler yapmadan-, batı tarafından, özellikle de Kuzey Amerika tarafından kabullenilmeleri bir nebze kolaylaşır. Bu savaşı yurtdışında ancak adım adım kazanabiliriz. Ama anladığım kadarıyla siz yurt içindeki savaştan başınızı kaldıramıyorsunuz; bu verdiğiniz savaş için size şükran duyuyoruz.

Belgeselin web sitesi için- www.belgeselbuyukyalan.com

Bahar Çınarlı
Bizim Anadolu
Şubat 2009