Yapım Tarihi - 2010
Süresi - 00:53:00
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Kürtçe, Dv, 16:9
Yönetmen - Aydın Orak
Müzik - Yekbûn
Kurgu - Berzan Îso
Kamera - Pîroz Gültekîn
Arşîv - Hüsamettin Orak-Aslan Harre
Efekt - Özgün Yarar
Düzeltme - Masum Elmas
Grafik - İdris Barış
17 kişinin yaşamını yitirdiği, onlarca kişinin silahlarla yaralandığı ve
yüzlercesinin gözaltına alınıp tutuklandığı ve gazeteci İzzet Kezer’in
öldürüldüğü Berivan Cizre isyanının hafızalardan silinen sokaklarını da yeniden
aydınlatıyor. Belgeselde, 1980 Diyarbakır Cezaevi’nde insanlık dışı
işkencelerden geçirilen, Cizre başta olmak üzere öldürülen çocuklarının
cesetlerinin helikopterlerden atılan, panzerlerin arkasına bağlanıp şehir
merkezlerinde gezdirilen, köylülerine dışkı yedirilen bir halkın yani Kürt
halkının yakın tarihimizin ilk büyük ayaklanmasına öncülük eden Berivan
Cizre’nin 1992 Cizre Newroz’unun öyküsü anlatılıyor.
30. İstanbul Film Festivali, Gösterim Seçkisi. 2011
Londra Kürt Film Festivali. 2011
4. Hamburg Kürt Film Günleri (Kurdische Filmtage Hamburg), Gösterim Seçkisi. 10-16 Haziran 2010
6. Viyana Kürt Film Günleri (Kurdische Filmtage Wien) Avusturya, Gösterim Seçkisi. 2010
2. Kopenhagen Kurdish Filmdays Danimarka 2010
Le Festival Du Cinema Kurde De Paris Fransa 2010
3. Festîvala Filmên Kurdî A Roma Italya 2010
Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi, Yeni Türkiye Belgeselleri Paneli, Gösterim Seçkisi. 24 Kasım 2011
2. Yılmaz Güney Film Festivali, Belgesel Film Kategorisi, Finalist. 2011
Kaynak
Aydın Orak
Web Sitesi- http://www.orakfilm.com
Fragman Linki- https://www.youtube.com/watch?v=cVbI2ahRxIo
Film Linki- https://www.youtube.com/watch?v=5E_m1NiWHZQ
Elektronik Posta Adresi- orakyapim @ gmail.com
Berivan
Kürtlerin kendilerine biçilmiş kaderi tersine çevirmeye başladığı yıllarda en
görkemli direnişlerin yaşandığı ve özellikle 1992 yılında başkaldırıya dönüşen
Newroz kutlamaları sırasında başındaki kefiyeyle dikkat çeken, binlerce kişiye
öncülük eden ve bu direnişin simgesi haline gelen 17 yaşındaki Berivan Cizre'nin
belgeseli çekildi.
Belgeselde, 1980 Diyarbakır Cezaevi’nde insanlık dışı işkencelerden geçirilen,
Cizre başta olmak üzere öldürülen çocuklarının cesetlerinin helikopterlerden
atılan, panzerlerin arkasına bağlanıp şehir merkezlerinde gezdirilen,
köylülerine dışkı yedirilen bir halkın yani Kürt halkının yakın tarihimizin ilk
büyük ayaklanmasına öncülük eden Berivan Cizre’nin 1992 Cizre Newroz’unun öyküsü
anlatılıyor.
Özellikle 1992'de binlerce insanın hiç beklenmedik bir zamanda direnişe geçip
ölümüne çatıştığı Newroz kutlamalarındaysa bir kadın dikkat çeker. Başından
çıkarmadığı beyaz kefiyeyle sık sık görüntülenen ve kitleyi yönlendirmesiyle
dikkat çeken kişi, yoğun işkencelerden geçen ve yaralanan Berivan Cizre'den
başkası değildir. Devlet yetkililerinin ve o görüntüleri izleyenlerin
cesaretinden dolayı şaşkına döndüğü Berivan Cizre’nin biyografik anlatımına yer
verilen belgeselde, kanlı 1992 Newroz bayramını belgeliyor.
Oyuncu ve yönetmen Aydın Orak'ın yönettiği belgesel, ayaklanma günlerinin
bilinmeyen yönlerini ve Cizre'nin kadınca cesaretini tarihe not düşüyor. Aydın
Orak'ın hazırladığı 50 dakikalık 'Bir Başkadırı Destanı - Berivan' belgeseli bu
simge ismin ateşle imtihanını belgeliyor. Bizzat kendisiyle görüşülerek
hazırlanan ve o günlerin çatışmalı Cizre görüntüleriyle harmanlanan belgesel,
yurtiçi ve yurtdışındaki festivallerde gösterime hazırlanıyor. Belgesele Türkçe,
İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve Arapça altyazı hazırlandı.
17 kişinin yaşamını yitirdiği, onlarca kişinin silahlarla yaralandığı ve
yüzlercesinin gözaltına alınıp tutuklandığı ve gazeteci İzzet Kezer’in
öldürüldüğü Berivan Cizre isyanının hafızalardan silinen sokaklarını da yeniden
aydınlatıyor. Belgeselde kullanılan arşiv görüntüleriyse, Cizre'nin anlatımları
eşliğinde, tarihi dönemecin gelecek nesillere bırakılması açısından önemli bir
işleve sahip.
4. Hamburg Kürt Film Günleri, Gösterim Seçkisi. 10-16 Haziran 2010
Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi, Yeni Türkiye Belgeselleri Paneli, Gösterim Seçkisi. 24 Kasım 2011
2. Yılmaz Güney Film Festivali, Belgesel Film Kategorisi, Finalist. 2011
30. İstanbul Film Festivali, Gösterim Seçkisi. 2011
Berivanın cesareti
Aydın Orak tiyatrocudur, belgeselcidir, gençtir, adaşımdır ve arkadaşımdır.
Kaçak Çay’da içilen çayların sıcaklığı, dost sohbetlerin samimiyetidir.
Tabiî ki sanata ucundan kıyısından bulaşmış her insan gibi o da engelleyemez
içindeki üretim aşkını. Alır kamerasını eline ve düşer gerçeğin peşline. Bizi
90’lara götürür, bir iç ülkenin kanlı coğrafyasına. “Bir Başkaldırı Destanı - Berivan” adlı belgeseli ile çıkar beyaz perdeye ve seyre çağırır bizleri.
Yıl 1992, günlerden Newroz, yer Cizre. Yok sayılmaya, yok edilmeye direnen
Kürtler, ayakta, serhildan sürüyor. Kalabalığın içinde 17 yaşında bir genç kız.
Yüreğinde korkudan eser yok. Yüzlerce kişinin önünde askere kafa tutuyor.
Vuruluyor, başındaki beyaz kefiyesini yarasına sarıp devam ediyor halkına siper
olmaya. İşte belgesel bunun üzerine; asker, JİTEM, Kürtler, baskı, zulüm,
katliam ve Berivan.
Tarihe geçsin diye, kayıt altına alınsın diye, unutulmasın diye, yeni
Berivanlar’a güç versin diye basıyor kamerasının kayıt tuşuna adaşım ve o döneme
ait görüntüler eşliğinde konuşturuyor yaşarken bir efsaneye dönüşen Berivan
Cizre’yi. 30. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nden tutun da Viyana’ya,
Hamburg’a, Stockholm’a, Paris’e kadar birçok yerde seyirciyle buluşan belgesel;
bandrol almak için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvurduğunda neyle karşılaştı
dersiniz - YASAKLAMAYLA!
Bakanlığımız filmde bölücü propaganda yapıldığını ve gerçeklerin çarpıtıldığını
belirlemiş. İş bu sebepten bırakın bandrol vermeyi, belgeseli yasaklamış. Bu
gerçeklerin çarpıtıldığı tespiti ilginç. Çünkü Orak gözlerinde Berivan’ın
kararlığı ile diyor ki; “Kurgusal bir şey kullanmadım, tüm belgesel o dönemde
çekilen kamera kayıtlarından oluşuyor.”
Sözün kısası egemenlerin gözüne gerçek kamera görüntülerinde oluşan bir belge
bile koysanız, ki bu belge onların şiddetini açıkça gözler önüne seriyor, eğer
bu sorunla yüzleşebilecek cesaretleri yoksa bu belgeyi tanımamaya ve de
duyulmasını engellemeye çalışacakları aşikar.
Ama sesini Duyanlar var tabiî ki Aydın Orak’ın. DİSK'e bağlı Sine-Sen Genel
Merkezi'nde kedisiyle birlikte basın açıklaması yapan yönetmen Kazım Öz,
yönetmen Çayan Demirel, Sine-Sen Genel Başkanı Zafer Ayden ve sinema emekçileri
olayı kınadılar. Bizler de belgesel sinemacılar olarak gerçeğe kamera tutan tüm
dostlarımızla beraber Aydın Orak’ın yanında olmayı sürdüreceğiz.
Berivan’ın cesareti bize bunu fazlasıyla öğretiyor.
turnusol.biz
Aydın Yıldırım
13 Mayıs 2011
BERIVAN, AN EPIC REVOLT
Director - Aydın Orak
North Kurdistan (Turkey) / 2010 / Kurdish (Kurmanji) and Turkish with English
subtitles / 18
Throughout the 80s and 90s, Kurds in Turkey challenged the political destiny
that had been drawn out for them. Many resistances were being staged and
celebrated. One of these was the Newroz of 1992, which started out as a
celebration but quickly transformed into a rebellion. Seventeen-year-old Berivan
Cizre drew attention during those celebrations with the kefiye (head scarf-like
cloth) around her head, becoming the symbol of the rebellion and leader of
thousands people. This is her story.
lkff.co.uk
Destaneke Serhildanê- Bêrîvan
Türkiye'de yasaklanan "Bêrîvan - Bir Başkaldırı Destanı", Avrupa'nın ondan fazla
ülkesinde gösterildi. 30. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nin yanı sıra
dünyanın önde gelen festivallerinden Cannes Film Festivali'nin Türkiye standının
yanı sıra katalogunda yer aldı!
Bêrîvan belgeseli, 1992 Newroz'unda halka öncülük eden Bêrîvan'ın mücadelesi ve
paralelinde devletin güvenlik güçleri tarafından katledilen 17 insanın
faillerini kamera belgeliyor. Bir katliam belgesi olan film, 17 yaşındaki
Bêrîvan'ın da mücadele ve azmini gözler önüne seriyor.
Aydın Orak / Vimeo
“İki gündür Aydın Orak'ın yönettiği Berivan adlı belgeselle ilgili basında çıkan
yazıları büyük bir şaşkınlıkla takip ediyoruz. Yönetmenin Türkiye'de yasak,
Cannes'da Türkiye'yi temsil ediyor" savıyla ortaya attığı iddialar, konuyla
ilgili yeterli bilgiye sahip olmayan basın mensuplarının yorumlarıyla da daha
tuhaf bir hale geliyor.
Önce gerçekler:
1. Cannes Film Festivali'nde açılan Türkiye standının organizasyonu T.C. Kültür
ve Turizm Bakanlığı, Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü tarafından Ankara
Sinema Derneği'ne verildi.
2. Stand için hazırlanan kataloglar, dvdler, broşürler Ankara Sinema Derneği
tarafından hazırlandı.
3. Berivan, belgesel ve kısa filmler katalogunda yer alan 79 filmden bir
tanesidir.
4. Filmler alfabetik olarak sıralandığından Berivan adlı film katalogun
(yönetmenin iddia ettiği gibi birinci sayfa değil) ikinci sayfasında yer
almaktadır.
5. Temsil nedir?
Filmin Cannes Film Festivali'nde Türkiye'yi temsil ettiğini ve gösterildiğini
belirten haberler basında yer aldı. Türkiye'yi bu yıl Cannes Film Festivali'nde
temsil eden ve gösterilen filmler, yarışmada yer alan Nuri Bilge Ceylan'ın Bir
Zamanlar Anadolu'da ve Ömer Lütfi Akad'ın Hudutların Kanunu adlı filmleridir.
Resmi olarak Cannes Film Festivali'nin programında yer almayan bir filmin
festivalde gösterilmesi mümkün değildir. Ayrıca stantta, hiçbir film gösterimi
hiçbir şekilde yapılmamaktadır. Temsiliyet, yalnızca festivalin resmi programına
alınan filmlerle gerçekleşir.
6. Berivan'ın yönetmeni Aydın Orak basına yaptığı açıklamalarda "Dışarıya
'demokrat görünmeye' çalışıyorlar. Aynı belgeseli Türkiye'de yasaklıyorsunuz
daha sonra Türkiye'yi temsil ediyormuş gibi dışarıda gösteriyorsunuz. Nasıl bir
çelişkidir ben de anlayamadım." diyor. Reklamın iyisi kötüsü olmaz, reklam
reklamdır. Sayın Orak bir film çekmeyi becerebilmiş ama "temsiliyet" sözcüğünün
anlamını bilmiyor. Basın mensubu arkadaşlarımız da olayı araştırmadan haber
yapıyorlar.
Bu yazıyı Alin Taşçıyan'dan bir alıntı ile bitirmek istiyoruz - "(...)Öte yandan
"Berivan"ın yönetmeni Aydın Orak'ın BirGün'e yaptığı açıklamaları da çok
yadırgadım, doğrusu. 4 Ağustos tarihli gazetede "Türkiye'de yasaklı, Cannes'da
Türkiye'yi temsil ediyor" diye bir başlık var… Cannes'daki stantta "Berivan"ın
sergilendiği yazıyor! Öncelikle görmeyenler için açıklayalım bu stand bir odadan
ibaret, içeride "sergilenen" film falan yok. Olay "Berivan"ın Türkiye'den
neredeyse bütün uzun metraj, belgesel ve kısa filmler hakkında bilgi verilen ve
filmlerin alfabetik sıraya konduğu katalogda yer almasından ibaret. Aynı şekilde
film kliplerinden oluşan DVD'ler hazırlanıyor. Yapımcılar, ilgilenen
sinemacılara stantta dağıtılsın diye filmlerinin DVD kopyalarını da veriyor. Ne
bir temsil söz konusu ne bir sergilenme… Ayrıca Mayıs ayında yapılan bir
etkinlik için katalog ve diğer malzemeler elbette en geç Nisan ayında
tamamlandığı için "Berivan" da sansüre uğramasına rağmen bu haktan mahrum
kalmamış işte, ne güzel! İnsan memnun olması gereken bir durumu da siyasi reklam
malzemesi yapmamalı."