Andy Warhol- Plastik Suretler




Yapım Tarihi - 2010
Süre - 01:02:00
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe, 16:9, HD, DVD Olarak Satışa Sunulmuştur.

Yönetmen - Durmuş Akbulut
Senaryo - Durmuş Akbulut
Seslendiren - Payidar Tüfekçioğlu
Yapımcı - Tuncay Takmaz
Kurgu - Gökay Doğunal
Teknik Uyguluma - İmajin
Kapak Tasarım - Savaş Çekiç

© 2009, ÇEKİRDEK FİLM
Yapımcı Kodu- 005419
Format- DVD
Süre- 62 Dakika / Renkli
Dil- Türkçe

Sevgili dostumuz Durmuş Akbulut‘un yazıp yönettiği Andy Warhol- Plastik Suretler adlı belgesel DVD’yi hediye ediyoruz. Elbette kazanan kişinin adına Durmuş tarafından imzalanmış halde…

Önce belgeselin tanıtımını yapalım:))

“…Her şey plastik; ama plastiği severim. Plastik olmak istiyorum.”
ANDY WARHOL

Warhol, 20. yüzyılın en aykırı sanatçılarında biri. Ellili yıllarda başlayan kariyeri, altmışlarda doruğa çıkmış; tüm dünyanın bildiği popüler imgeleri akla gelmedik yöntemlerle yeniden var etmiştir. Altmışlı yıllarda Amerika’nın yaşadığı siyasal ve toplumsal çalkantılara kendi sanatıyla karşılık vermiş; ürettiği her şey hem şaşkınlık, hem öfke, hem de hayranlık yaratmıştır. Marilyn Monroe’dan Elvis Presley’ye, Mao’dan Che Guevera’ya; kola şişelerinden, çorba kutularına; İsa’dan Mona Lisa’ya kadar akla gelmedik her şeyi pop sanatın ikonları haline getirmiştir.

Bu belgesel, Andy Warhol hakkında hem biyografik bilgileri içeriyor, hem de sanatını farklı bir gözle inceliyor. Zengin görsel malzemesi ve şaşırtıcı saptamalarıyla Andy Warhol’a farklı bir bakış getiriyor ve sanatçının çektiği sıra dışı filmlerden karelere yer veriyor.

Şimdi gelelim bu belgeseli nasıl kazanacağınıza… Çok kolay; sitemizde bulunan yazılara yorumlarınızı ekleyerek… Yorumlarınızın elbette bağlı bulunduğu yazıyla ilgili olması tercihimizdir… ‘Selam, N’aaber’ vb yorumlar kabul görmeyecektir. Şu an itibariyle 100. yorumun sahibi Dvd’yi kazanacaktır…

izmirdesanat.org






ÇEKİRDEK FİLM’DEN ”PLASTİK SURETLER”

Durmuş Akbulut’un yazıp yönettiği, Payidar Tüfekçioğlu’nun seslendirdiği Andy Warhol ‘’Plastik Suretler’’ belgeseli, Andy Warhol hakkında hem biyografik bilgileri içeriyor, hem de sanatını farklı bir gözle inceliyor. Zengin görsel malzemesi ve şaşırtıcı saptamalarıyla Andy Warhol’a farklı bir bakış getiriyor ve sanatçının çektiği sıra dışı filmlerden karelere yerveriyor.

Bu proje, Andy Warhol’un kişisel dünyasıyla birlikte modern zamanlara yaptığı katkıyı, kitle kültürünü, tüketim modellerini, medyanın yarattığı sanal bireyleri, marka kimlikleri ve pop sanatın gündelik yaşamda bulduğu birebir karşılığı konu alıyor

Andy Warhol, özellikle altmışlı yıllarda başlayan bir akımın en Keskin ve en ses getirmiş ismi. Özel yaşamıyla sanatını birleştirip, bizzat kendini sanatın biçimi ve içeriği haline getirmiş; bunu da en çok tepki çeken yöntemlerle dışa vurmuş bir isim. Amerika kökenli olsa da, tüm dünyada çok iyi bilinen tüketime yönelik markaların birleştirici ve yabancılaştırıcı etkilerini basit görsel malzeme ve desenlerle sıradan insanın da ilgisini çekecek biçimde aktarır Warhol. Buna bağlı olarak, ‘’bir Amerikan başkanının içtiği kolanın hayattaki en iyi içeceği’’ olduğunu ilan etmesi; banliyöde yaşayan yoksul bir insanın da aynı ürünü aynı zevkle tüketiyor olması, Warhol’un gözünde, Amerikan başkanıyla, sıradan yoksul insanı aynı çizgide birleştirir; ikisi de aynı karededir. Bu anlamda Monroe neyse Mao da odur, Warhol için. Ona göre televizyon büyük bir yalıtım aracıdır ve herkesi ‘’15 dakikalığına Ünlü’’ edebilecek güce sahiptir. Bu da elbette, Warhol için, kitle kültürünün popüler kültüre dönüşmüş biçimini sunar. Bir biçimin belli formlarda (resim, grafik, afiş ve film) yeniden üretilmesi de ‘’pop art’’ın ta kendisidir. Pop art, kullandığı malzemeyi özünden ve bağlamından koparmaz. Bu anlamda, Warhol için, tuvale aktarılmış ahşap bir sirke fıçısı, o fıçıyı yapan marangozu da sanatçı boyutuna çıkarır…

Warhol, ‘’Fabrika’’ adını verdiği atölye-kurumunda sanatın, medyanın ve modanın her alanından isimleri bir araya getirir. Burada yaptığı seri üretimle sanatı bir tür ‘kitlesel üretim’ biçimine dönüştürür. Atölyesi gerçek anlamda bir fabrikadır ve kalabalık insan nüfusunun tüketim ihtiyacını hiç aksatmadan yerine getirmek zorundadır. Ancak bu kez tüketilen şeyler elbette afişler, posterler, resimler grafikler ve görüntüler olacaktır.

Medyanın ve tüketim çılgınlığının etkilerinin çok daha derinden hissedildiği günümüz, Warhol’un tepki çeken sanatını ve tavrını normalleştirmiş hatta Warhol’u ‘’eski, güzel günler’’ nidasıyla Anar olmuştur. Eşyanın tüketim değerinin, gerçek değerinin üstüne çıkması, hatta reklam değeriyle anılır olması; gerçek eşyayı gözden düşürmüş, dahası yok etmiştir. Bu durum, Warhol’un medya, sanal kişilik, gerçek olmayan yaşam gibi kavramlara yönelttiği alaycılığı fazlasıyla haklı çıkarır.

Bu yapımda da, Warhol’u haklı çıkaran, onu daha da İleri götüren, gündelik yaşama ait nüvelerin karşılaştırmalı bir sunumu gerçekleştiriliyor ve tam da Warhol’a uygun olarak, bir Rönesans ustasının tablosundan çok, duvarımızda asılı aynı ustaya ait tablonun ’röprodüksiyonu’ ve bunu yapmanın kültürel ve sanatsal işlevi üzerinde duruluyor. Film, 1 Mart’tan itibaren film ve kitap marketlerde yerini alacak.

ÇEKİRDEK FİLM
Adres- İstiklal Caddesi Rumeli Han No- 48 K- 6 D:47
Beyoğlu/İSTANBUL Tel- 0212 244 51 97
E-mail- iletisim@cekirdeksanat.com

Not- Yukarıdaki haber sitemizde yazıları yayınlanan Durmuş Akbulut’un ilk belgesel çalışması olan ‘Andy Warhol, Plastik Suretler’ hakkında ARTist dergisi tarafından yapılmıştır. Kısa bir süre sonra belgeselden bir fragman da sayfalarımızda yeralacaktır.