Yapım Tarihi - 2010
Süresi - 00:40:00
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Zoltan Gergely, Panos Karkanevatos, Mahmut Fazıl Coşkun, Julian
Minkov, Ben David, Alen Drljvic, Ahtem Seitabyev, Adnan Ramahi
Senaryo Yazarı - Halil Özer, Cihat Zembat
Yapımcı - Mahmut Özden
Sanat Yönetmeni - Fırat Çete
Yönetmen Yardımcısı - Alkım Özmen
Oyuncular
Cemal Hünal .... Mimar Sinan
Hülya Avşar .... Hürrem Sultan
Orhan Alkaya
Yusuf Ekşi .... Ayas Paşa
Ali Yücel Küçük .... Mimar Sinan'ın Gençliği
http://sekizulkesekizyonetmenvesinan.com/
Sekiz ülke, sekiz yönetmen ve Sinan
Türk-İslam mimarisinin en parlak ismi, İstanbul’u yeniden inşa eden, üzerinden
beş asır geçmesine rağmen eserleri dimdik ayakta Duran mimarbaşı, hiç kuşkusuz
Mimar Sinan’dır. Sinan’ın, Osmanlı’nın en güçlü döneminde inşa ettiği
eserlerindeki ışık, akustik, perspektif ve kültürel zenginliğe bugün bile tam
anlamıyla ulaşılamamaktadır. Mimar Sinan’ın şehr - i İstanbul’a ve Avrupa ile
Asya sınırları içinde yer alan ülkelerde attığı o güçlü imza bugün hâlâ, bütün
görkemiyle tüm dünyayı selamlamaktadır…
Projede, Sinan’ın yaşadığı dönem gerek stüdyo ortamında, gerekse plato kurularak
aslına uygun olarak inşa edilecek, Osmanlı’nın “Altın Çağ”ı kostümleriyle,
mimarisiyle, kültürüyle ruhuna uygun olarak canlandırılacak. İstanbul’u aşkla
inşa eden ve Avrupa’daki eserleriyle özellikle Avrupa ve Asya kültürüne de
tarifsiz katkı yapan Mimar Sinan’ın kişiliği, eserleri, estetik algısı, düşünsel
ve kültürel birikimi çıraklığı, kalfalığı ve ustalığı olmak üzere üç ana temel
çizgide anlatılacak.
Sinan’ın İstanbul’daki en büyük sırlarından biri olan Mihrimah Sultan camileri - Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii, Üsküdar Mihrimah Sultan Camii–, Şehzade Camii,
Süleymaniye Camii, Selimiye Camii, yine İstanbul’da yaptığı Kırk Çeşme (1) ile
bugün Avrupa Kıtası sınırlarında yer alan Vezir-i Âzam Mehmed Paşa (Mostar)
Köprüsü (Bosna Hersek), Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü (Saraybosna) (2), 1903
yılında kiliseye çevrilen Bulgaristan Sofya’daki Kara Cami–Koca Mehmed Paşa
Camii– (3), Yunanistan’daki Osman Şah Camii (4), Macaristan’daki Maktul Mustafa
Paşa Camii (5), Ukrayna’daki (Kırım) Han Camii (6)’nin yanısıra, Suriye’deki
(Halep) Hüsrev Paşa Camii, Süleymaniye Külliyesi (7) ve İsrail (Filistin) Kubbet
- üs Sahra ile Ağlama Duvarı’nın tamiratının (8) hikâyeleri kronolojik sıra
takip edilerek, dramatik bir dille anlatılacak ve oluşturulacak yerli - yabancı
oyuncu kadrosuyla eserlerin yer aldığı ülkelerin önde gelen yönetmenlerince,
Türkçe olarak filme çekilecek.
istanbul2010.org
Fotoğraflar- Veysi Akkaya
'8 Ülke, 8 Yönetmen ve Sinan'
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı desteğiyle ‘8 Ülke, 8 Yönetmen Ve
Sinan” isimli drama belgesel projesi için çekimlere başlandı.
Mimarlık ve sanat tarihimizde çok önemli bir yere sahip olan Osmanlı Döneminin
Mimarbaşı Mimar Sinan’ın Uluslararası tanınırlığını arttırmayı amaçlayan bu
proje Osmanlı İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü 8 ayrı ülkede (Türkiye,
Bosna-Hersek, Bulgaristan, Yunanistan, Ukrayna, Suriye, İsrail-Filistin,
Macaristan), 8 ayrı yönetmen tarafından çekilecek. Her ülkenin en iyi belgesel
yönetmenlerinin çekeceği projenin ana yönetmenliğini ise başarılı belgesellere
imza atan Mahmut Fazıl Coşkun üstleniyor.
Projenin ilk ayağı olan Türkiye’deki çekimler Avrupa Kültür Başkenti olan
İstanbul’da başladı. İstanbul’u yapılarıyla biçimlendiren ve şehrin kimliğine
önemli katkısı olan Mimar Sinan’ın hayatı, eserleri dönemin kostümleri
kullanılarak Mimar Sinan’ın hayatı belirli periyotlarda ele alınacak.
Drama belgeselde Mimar Sinan’ı Ünlü oyuncu Cemal Hünal, dönemin diğer
kahramanlarından biri olan Hürrem Sultan’ı ise Ece Uslu canlandıracak. Her biri
22 dakikadan oluşacak 8 bölümde Sinan’ın yaşadığı dönem bazen stüdyo, bazen de
plato kurularak aslına uygun olarak inşa edilecek, Osmanlı’nın altın çağı
kostümleriyle, mimarisiyle kültürüne uygun olarak yaşatılacak.
Senaryosu Halil Özer ve Cihat Zembat tarafından Sinan’ın hayatını ve yapıtlarını
anlatan Tezkiretü’l Bünyan isimli eserden yola çıkılarak hazırlanılan projenin
yapımcılığını ise Mahmut Özden yürütüyor.
İstanbul’u aşkla inşa eden ve Avrupa’daki eserleriyle dünya kültürüne katkıda
bulunan Sinan’ın hayatının kişiliği, eserleri, estetik algısı, düşünsel ve
kültürel birikimi, çıraklığı, kalfalığı ve ustalığı olmak üzere üç ana temel
çizgide anlatılacak olan ve altı ayda tamamlanması planlanan bu projenin tüm
dünyada büyük ilgi görmesi bekleniyor.
sinema.hurriyet.com.tr
Mimar Sinan’ın hayatı belgesel oluyor!
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı desteğiyle hayata geçirilen “8 Ülke,
8 Yönetmen ve Sinan” adlı belgeselin çekimleri Mahmut Fazıl Coşkun
yönetmenliğinde devam ediyor
Mimar Sinan’ın hayatını konu alan bu önemli projenin detaylarını başrol
oyuncuları Cemal Hünal ve Orhan Alkaya’ya sorduk.
CEMAL Hünal (MİMAR SİNAN)- KUMAŞLARI BEĞENMESEM OYNAMAZDIM
Mimar Sinan’ı canlandırmak nasıl bir Duygu?
- Çok keyifli. Sade ve yoğun... Eli ve kafası sadece yaptığı ve yapacağı işlerle
meşgul olan, onun dışında pek de bir mevcudiyet göstermeyen bir insandan
bahsediyoruz. O yüzden çok enteresan bir rol.
Rol size ilk teklif edildiğinde oynayıp oynamama konusunda tereddüt ettiniz mi?
- Evet, ilk başta tereddüt ettim. Çekilen tarihi filmlerde kullanılan kumaşlar,
dokular çok önemli. Kostümlerde kullanılan kumaşlar da öyle... “Kumaşları
beğenirsem oynarım” dedim. Sanat yönetmeniyle tanıştım. Bana kullandıkları
kumaşları, eski kağıtları, büyüteçleri gösterdi. İçime sindi, rolü kabul ettim.
Yani bu projeyi kabul etmenizdeki en önemli etken kullanılacak malzemelerin
döneme uygunluğu, inandırıcılığı mı oldu?
- Evet, genel olarak beni tatmin eden kısmı o inandırıcılık... İyi de bir
senaryo vardı ellerinde. Belgesel benim televizyonda en çok sevdiğim ve tek
faydalı gördüğüm mecradır. Ben film dünyasına belgeselci olmak için girmiştim.
Dolayısıyla da şimdi böyle bir projede yer almak çok keyifli.
Yüzünüzde çok ağır bir makyaj var, ayrıca sakal eklenmiş. Nasıl hissediyorsunuz
kendinizi bu makyajla?
- Çok zor tabii. Her gün yeniden yapılması gerekiyor. Yüzde çok fazla
kaldığından küçük yaralar bile oluşuyor. Havanın sıcak olduğu günlerde
çekimlerde gerçekten çok zorlandık ama elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.
Rolünüze çalışırken Mimar Sinan hakkında dökümanlar okudunuz mu?
- Genel bir bilgim vardı zaten ama hayatındaki anılar, dostlukları, kalfalarıyla
ilişkileri ve kendi iç dünyasını okumak tabii ki daha aydınlatıcı oldu. Rolü
fazla süslememeye, karakteri şişirmemeye Özen gösteriyoruz. Yaptığı işlerle
mevcut olan bir adam çünkü. Çok İnce zekalı biri. Döneme göre çok cüretkâr bir
espri anlayışı da var. Ama bunu genellikle eserleriyle göstermiş.
Orhan Alkaya (KANUNİ)- AT BİNME SAHNELERİ BENİ ZEHİRLEDİ
Siz bu projede hangi roldesiniz?
- Ben Mimar Sinan’ın eserlerini ürettiği süre boyunca tahtta kalmış olan Kanuni
Sultan Süleyman’ı oynuyorum.
Kanuni Sultan Süleyman’ın 25 yaşında tahta çıktığı halini de 43 yaşındaki halini
de siz oynuyorsunuz. 25 yaşındaki birini oynamak nasıldı?
- Tam anlamıyla 25 yaşını oynamam hedeflenmedi. Ama vücut dilini iyi
kullanmamın, yapılan makyajın isteneni vermemde büyük katkısı oldu. Tüm set
çalışanları inandırıcı olduğum kanaatinde...
Daha önce tarihi bir karakteri canlandırmış mıydınız?
- 1981’de “İttihat ve Terakki” dizisinde Cemal Paşa’yı canlandırmıştım. Bir
başka dönemi hissetmek gerçekten hoş bir Duygu.
At binme sahneleriniz de varmış sanırım. Zorlandınız o sahneleri çekerken?
- Aksine yeniden zehirledi beni. Çocukluğum zaten at üzerinde geçmişti. Bu film
yüzünden yeniden at binme sevdasına kapıldım. En kısa zamanda yeniden
başlayacağım.