19 Ocak'tan 19 Ocak'a




Yapım Tarihi - 2008
Süre - 00:46:00
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe

Yönetmen - Ümit Kıvanç



19 Ocak’tan 19 Ocak’a neler oldu?
Yarın, Hrant Dink’in öldürülmesinin birinci yıldönümü. Bir yılda soruşturma ve dava sürecine ilişkin soru işaretleri ve ihmaller Ümit Kıvanç tarafından belgesel olarak hazırlandı.

Yarın Hrant Dink’in ölümünün birinci yıldönümü... Dink’in katil zanlısı Ogün Samast, olaydan bir gün sonra yakalandı ama, aradan bir yıl geçtiği halde soruşturmaya ve davaya ilişkin ihmaller ve soru işaretleri bitmiyor. Son olarak Dink ailesinin avukatları, Trabzon İl Jandarma Komutanı ve İstanbul Emniyet Müdürü hakkında, delilleri gizlemek iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Geçen bir yılda yaşananlar, Ümit Kıvanç tarafından “19 Ocak’tan 19 Ocak’a neler oldu” adıyla belgesel filme dönüştürüldü. Agos Gazetesi’nden alınan bilgiye göre, yarın akşam Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen “Hrant’ı Anmak İçin” adlı gecede gösterilecek olan belgeselde 1 yıllık gelişmeler, görüntüler ve Ünlü sanatçıların anlatımıyla 17 dakikada özetleniyor.

Fotoğraflar, gazete kupürleri ve TV haber görüntülerinin yer aldığı belgeselde, Kıvanç tarafından yazılan ve sanatçılar tarafından seslendirilen davanın seyrine ilişkin Metin eşlik ediyor. Derya Alabora, Memet Ali Alabora, Halil Ergün, Mahir Günşiray, Banu Güven, Meral Okay, Zuhal Olcay, Şevval Sam ve Hale Soygazi gibi Ünlü sesler, Hadig inisiyatifinin hazırladığı ‘tililili’ adlı projesinde olduğu gibi, Dink davasını takip etmeye çağırıyorlar.



ÜMİT Kıvanç BELGESİ ANLATIYOR
Belgeselin yapımcısı Ümit Kıvanç, belgesel fikrinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlatıyor- “Hrant’ı anma gecesinde gösterilmek üzere, ‘Hrant öldürüldükten bu yana, soruşturma sürecinde ve duruşmalarda neler olduğunu derleyen, toplayan bir çalışma yapalım’ fikri vardı. Bir başka fikir de, Hrant’ı tanıyan, seven, Hrant sağken onunla bir şekilde bir irtibatı, bir ilişkisi olmuş insanların onun hakkında kısa kısa konuştukları bir video hazırlamaktı. Sonra bu iki fikri birleştirmeye karar verdik.”

Avukatlardan gelen bilgilerin ve basında bugüne kadar çıkmış haberlerin derlendiğini belirten Kıvanç, bu bilgiler üzerinden bir Metin oluşturduğunu ve belgeselin yapımının 1 hafta gibi kısa bir sürede tamamlandığını belirtiyor.

Ünlü SESLER “HRANT İÇİN” KABUL ETTİLER
Kıvanç, sanatçıların projeye dahil edilme sürecini anlatırken, çoğunun, teklifi, metni bile okumadan kabul ettiğini ve “Hrant için bir şey yapılıyorsa biz de olmak isteriz” dediklerini söylüyor. “Bu aslında Hrant’ın insanlarla nasıl bir ilişki kurmuş olduğunu gösteren bir şey. Çünkü sonuçta bu filmde, birtakım soruşturma ihmallerinden söz ediyoruz dolayısıyla bu projede yer almak, çok da sıradan bir şey değil” diyen Kıvanç, metni okuyanların çok iyi oyuncular olduğuna dikkat çekerek, böyle bir süreci onların ifade etmelerinin projeye başka bir güç kattığının da altını çiziyor.

“KATİLİN NASIL YAKALANDIĞINI BİLE BİLMİYORUZ”
Duruşmaların olması gerektiği gibi ilerleyebilmesi, soruşturmaların daha sağlıklı yapılabilmesi için bir çağrı niteliği taşıyan filmde, ‘miş’li’ anlatım dikkat çekiyor.

İzleyiciye, sürekli kötü olayların gerçekleştiği ve içinden kaçmanın imkânsız olduğu kâbus gibi bir ‘masal’ dünyasındaymış hissini veren metindeki anlatıma ilişkin Kıvanç şöyle diyor- “Bir soruşturma yürütülüyorsa, soruşturmanın sağlığı açısından, polisin, soruşturmayı yürütenlerin bütün bilgileri açıklamaları beklenemez. Ama bazı konularda net bilgiler kamuoyuna verilebilir. Türkiye’de garip bir şey var- Her şeyi saklama, gizleme alışkanlığı... Bir gazetenin muhabiri bir yerden bir şey duyuyor, onu yazıyor, diğeri başka bir şey… Birbiriyle çelişen bir sürü bilgi ortada uçuşuyor. Halbuki, ara ara yapılan açıklamalarla, bunların doğru bilgilerle düzeltilmesi lazım. Biz Hrant’ın katili olarak yakalanan kişinin tam nasıl yakalandığını bile aslında bilmiyoruz.

“ÖYLE Olmuş, DEMEKTEN İleri GİDEMİYORUZ”
“Dolayısıyla filmi yaparken de şöyle bir şey yapmak zorunda kaldık- Daha çok yerde çıkmış ve yetkililerin alenen yalanlamadığı bilgileri doğru saydık, çünkü başka bir şansımız yoktu.”

Polis, jandarma ya da içişleri bakanı açıklama yapıp da, güvenilir bir şekilde, olayların nasıl geliştiğini anlatmadığı takdirde, “Öyle olmuş” demekten ileriye gidilemeyeceğini belirten Kıvanç, belgesel çalışmasının, bundan sonraki gelişmelerin de şu anki belgesele katılarak ilerletilebileceğini söylüyor ve “Ama tabii şahsi tercihimi söyleyeyim- Sağdan soldan duyduklarımızla, ‘miş’li’ bir anlatımla değil, soruşturmayı yürüten sorumlu yetkili ve birimlerin bize açıkladığı doğru bilgilerle bu belgeseli sürdürmeyi çok isterdim” diyor.

ntvmsnbc.com





"19 Ocak'tan 19 Ocak'a"
OBM Sinema Programı'nda...

Osmanlı Bankası Müzesi'nin Sinema Programı, yönetmenliğini Ümit Kıvanç'ın üstlendiği ve Hrant Dink'in ölümünden sonraki dava sürecinin anlatıldığı 19 Ocak'tan 19 Ocak'a adlı belgeselle devam ediyor. "Toplumsal Hafıza" teması altında, 14 Ocak Perşembe günü saat 18:30'da İTÜ Taşkışla binasında yapılacak gösterimin ardından, Agos gazetesi ve Aras Yayıncılık Editörü Rober Koptaş, Hrant Dink'ten Hrant'a başlıklı bir söyleşi gerçekleştirecek.

Belgeselde; Hrant Dink'in ölümünün ardından O.S.'nin cinayetin katil zanlısı olarak yakalanmasıyla başlayan, Yasin Hayal, Erhan Tuncel ve diğer isimlerin yakalanmasıyla devam eden süreç aktarılıyor. Olayla ilgili olarak önce BBP, daha sonra da jandarma ve emniyetten çeşitli isimlerin ilişkilerinin ortaya çıkartılması ve dava sürecinde yaşanan çeşitli "gariplikler" anlatılıyor. Film; Derya Alabora, Mehmet Ali Alabora, Halil Ergün, Mahir Günşiray, Banu Güven, Meral Okay, Zuhal Olcay, Şevval Sam ve Hale Soygazi'nin anlatımlarıyla aktarılıyor.

Osmanlı Bankası Müzesi binasının restorasyonu nedeniyle, müzenin 2009 - 2010 dönemindeki bütün etkinlikleri, İTÜ Taşkışla binasında gerçekleştirilecek.

"19 Ocak'tan 19 Ocak'a"
Saat- 18:30
Yönetmen- Ümit Kıvanç
Türkiye / 2007-2008/ 45'
Söyleşi- Rober Koptaş
"Hrant Dink'ten Hrant'a"

İTÜ Taşkışla Binası 127 no.lu Konferans Salonu
14 Ocak 2010 Perşembe


Rober Koptaş
1977'de İstanbul'da doğdu. Lusavoriçyan, Karagözyan ve Tıbrevank Ermeni okullarında okudu. Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünden mezun oldu. Boğaziçi Üniversitesi'nde "Geç Osmanlı Döneminde Ermeni Siyasi Hareketleri" konulu teziyle yüksek lisans eğitimini tamamladı. Halen aynı üniversitede tarih doktorası yapıyor. Tarih, siyaset ve kültür alanında yazılar yazıyor. Aras Yayıncılık'ta editörlük, Agos gazetesinde yazarlık ve editörlük yapıyor.

Belgesel Sinemacılar Birliği
Mart 1997'de "sivil bir platform" olarak yola çıkan Belgesel Sinemacılar Birliği, Kültür Bakanlığı tarafından onaylanmış "Meslek Birliği" statüsünde varlığını sürdürüyor. Başta İstanbul, Ankara, Eskişehir, İzmir olmak üzere tüm Türkiye'deki belgesel sinemacılarla çalışan birlik, sinemayı toplumun geleceğinin daha iyi tasarlanabilmesi ve toplumsal hafıza boşluklarının doldurulması için önemli bir araç olarak görüyor. Türkiye'ye yayılmış festivaller, özel organizasyonlar, üniversitelerde söyleşili gösterimler düzenleyerek, belgeseller için televizyon dışında gösterim alanları yaratıyor.