1457 Ankara



Yapım Tarihi - 2011 / 2012
Süresi - 00:45:00
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe, HD

Yönetmen - Halil Yetiş
Yönetmen Yardımcısı - Civan tekin
Yapımcı - Koza görsel kültür ve sanat derneği
Senaryo - Halil Yetiş
Danışmanlar - Artıkişler kollektifi
Müzik - Korhan Futacı ve Kara Orkestra
Görüntü Yönetmeni - Halil Yetiş
Kameraman - Halil Yetiş
Kamera Asistanı - Civan Tekin
Kurgu - Alper Şen
Post Production - Artıkişler kollektifi - Kozavizual
Animasyon - Tolgahan Yıldırım
Grafik - Cem Haşimi
Alt Yazı Operatörü - Alper Şen

Kozavizual Koza Görsel Kültür ve Sanat Derneği
Artıkişler Kollektifi
Balıkbilir Video Eylem Atölyesi
IMC TV
Peyote
İmece Toplumun Şehircilk Hareketi
Dikmen Vadisi Halkı
Tuğba Özkan
Özge Çelikaslan
Ferhan Yetiş
Halil Sarıyar
Deniz Gölpunar
Fırat Gürsu

Ankara Kent Monografisi

"Kentsel Dönüşüm varlıklı sınıfın merkeze dönme isteğidir."
David Harvey

Şehir, sınırları sürekli genişleyen ve içinde barındırdığı nüfusu çoğunlukla artan bir ortak yaşam alanı olsa da; mevcut doğal yaşamı yok edip yerine yapay yerleşim alanları yarattıkça ve ardından yapay yerleşim alanlarını da yıkıp daha büyük, daha heybetli binalar inşa ettikçe bir makineye dönüşür. Düşmanı doğanın kendisidir, kontrol edilemeyen, aniden bitiveren otların, betonların arasından sıyrılması gibi...
Faust'un gerçek trajedisi "ütopik kent yaratma hayaliyle" deniz kıyısında bir gecekonduda yaşayan yaşlı bir çiftin öldürülmesi emrini vermesiyle başlamıştı. Faust'tan beri kentsel dönüşümün makineleri dünyanın birçok şehrinde sermayenin sınırsız işgalinin mağduru kent sakinlerine farklı trajediler yaşatarak onları şehrin dış çeperlerine atıyor.
Her yıkım öncesi makinelerin uğultusunda kaybolan sesler, barınma hakkını savunan bir direnişin çığlığıdır. Ancak, o kaybolan sesler birleştiği zaman makinenin dişlileri de aniden kırılıverir.

Filmin Detaylı Özeti:

"1457 Ankara", bir şehrin gündelik yaşam pratiklerinden yola çıkarak şehri hisseden, düşünen ve şehri oluşturan yapılanmaları yeniden kurgular. İnsanların şehirde kurdukları ya da kuramadıkları ilişkileri takip eden bir görsel hafıza oluşturur. "Yeraltı", "Sarsıntı " ve "Uzak Işıklar" başlıklı üç bölümden oluşan bu video belgesel, endüstriyel kapitalizmin para ve mübadele rejiminin yoğun olarak işlediği metropollerden biri olan Ankara üzerinedir.
Metropolde farklı kültürel kimliklere sahip pek çok sosyal grup bir araya gelmiştir. Metropol bu grupların ilişkilerini karmaşık bir organizma içerisinde bütünleştirir. Bu nedenle metropolde yoğun ilişkiler sistemi içerisinde ulaşım sistemi de özeldir. Yeraltı, metropolün bir parçasıdır ve metropol, metro ulaşım sistemini kullanır. Ulus Baker'in dediği gibi; "yeraltı olmadan metropolis olmaz".
Belgeselin ilk bölümü "Yeraltı", bir şehrin yeraltı hatlarıyla parçalara bölündüğünde bireylerin bu hatlardaki yolculuklarında şehirden soyutlanmalarını ve yeraltında olmayan bir şehir algısının bireylerdeki yansımasını anlatır. Birçok büyük şehirde varolan metro, mimari düzeni ve yarattığı kapatılmışlık atmosferi ile kendisine özgü bir kültür yaratmıştır. Bununla birlikte yeraltında yön duygusunun azalması, görsel ilişkiyi keserek bireylerin kent imgeleri, anlamlar ve kullanımlarla ilişkisini koparması, bireylerin formlara anlam yükleyememesi sonucunda körelen şehir algısı, kapalı kutular içerisindeki mekanik hız, sinyaller ve frekanslardan ibaret bir şehri tasvir eder. Metro algısal mekanı göstermeyerek gizler ve sadece kapatılmış alanlarda hareket ve hızı kavrar.
Belgesel, bireydeki bu yabancılaşmayı takip ederek şehrin yeraltı tasviri ile bildik yeryüzü tasviri arasındaki çatışmanın görsel dilini oluşturur. Metro yolculuğu sonunda yeryüzüne çıkan birey, şehrin dayattığı mekan ve yön algısı ile şehri görmekte, böylece şehirdeki görünür ve görünmez alanlar, bu mekanik algılama ile yeniden tanımlanmakta ya da kaybolmaktadır.
Filmin ikinci bölümü, metrodan yeryüzüne çıkıldığında şehri kavramaya çalışan bir video-kameranın şehirde görsel hafıza arayışı ile başlar. Bir Cumhuriyet projesi olarak kurgulanan Ankara'ya dair ilk hareketli imajlar Yutkeviç'in Ankara filmidir (1927). Bu filmde toz toprak içerisinde kurgulanan başkent, zamanla Türkiye için modernleşmenin simgesi olacak şehir formasyonları ile büyüdü. Bu büyüme bir merkez ve merkez çevresinde her zaman merkeze bağ(ım)lı merkezcikler ile oluşturulurken; şehrin merkezi ise Türkiye'nin askeri ve idari bürokrasisini simgeleyen heybetli binalar ve binalar çevresindeki yürüme yasakları ile kendisini bu şehirde yaşayanlardan soyutlayacak ve onlara biat ettirecek bir ciddiyet ve ulaşılmazlık sembolleriyle betimleniyordu. Metro ile yeraltında başlayan yabancılaşma sonrasında yeryüzünde bireyin karşısına çıkan şehirse iş makineleriyle işgal edilmiş devasa bir şantiye alanına dönüşmüştür. Kentsel dönüşüm projelerine ve çalışmalarına neden oluşturan sorunlar, fiziksel mekânın dönüşümüne indirgenirken, yerleşime ilişkin ekonomik, sosyal ve kültürel boyutlar genellikle dikkate alınmamaktadır. Bu kentsel dönüşümün görünürlüğü şehrin bir şantiye alanına dönüşmesiyle ortaya çıkar. Takip edilen iş makineleri ve boşluğa yükselen standart Babil Kulesi tasarımlarıyla üretilen toplu konutlar, bireyde şehirden başka bir düzlemde yabancılaşmayı anlatmaktadır. Filmin bu bölümü, toplu konutlar ve iş makineleri arasında şehri arayan bir kameranın görsel tanıklığıyla şehrin birçok noktasındaki belleksiz dönüşümü kaydeder.
Filmin üçüncü ve son bölümü kentte dolaşan bir video hafızanın hayalleri ve izlenimlerini oluşturur. "Olduğu gibi hayat'' mantığıyla hayatın doğal akışkanlığını bozmadan an'lara odaklanan bir anlayışla kentin birçok farklı noktasından uzaklaşılırken merkezden çevreye yaklaştıkça alt sınıfın, şehrin dışına yerleştirilen ıssız toplu konut tasarımlarında yığınlarla yaşamı yeniden karşımıza çıkar. Şehrin merkezi inşaat makineleriyle işgal edilmiştir. Direnenler kimi zaman silah zoruyla bastırılırken, yabancılaşmanın, şehirde izole edilmiş mekanlarında dayatılan yaşamı reddedip barınma haklarını savunan insanların direnişleri ile şehirden uzaklaşıldığında ıssız bir coğrafyanın ortasında yerleşmiş bir kütle görünümündeki şehrin uzak ışıkları, gökyüzündeki 1457 Ankara asteroitinin ışığına dönüşür.






Yönetmen Görüşü-

Dziga Vertov'un Kameralı Adam (1929) filminde bir şehrin tasvirindeki amaç, şehirdeki o an'ı olduğu gibi göstermekti. Eğer Sovyet Devrimi sonrası şehirde bir dönüşüm varsa bu dönüşümün görsel karşılığını arayan Vertov, şehirdeki an'larının görsel anlamını kurguda yaratmaktaydı. Böyle bir görsel takibi herhangi bir şehirde yürüttüğümüzde, o şehirde o döneme hakim olan görsel kodların sosyal ve politik yapısını da ortaya çıkarmak mümkündür. Simmel'in ''kent hayatının bizlere dayattığı soyut varoluş'' kavramı üstünden filmi gerçeklikten uzaklaştırmadan bir video belgesel estetiğini de oluşturabilmek için, kurgu sürecinde gerçeklikten uzak soyutlamalar, zıtlıklar, karşılaştırmalar, absürt unsurlar ve imajların kurgusal deformasyonlarına da yer verilerek hazırlanan bu belgeselin, yaşanan sürece karşı eleştirisi ve bir yıllık çekim süreci içindeki değişimi de kayıt altına almış olması açısından önemlidir.
Vertov'tan Ulus Baker'e uzanan bir video estetiğinin etkisi ile kurguladığım "1457 Ankara", aynı zamanda kurgusal olana karşı anın kaydının, metropol algısını yeniden kurgulattığı gündelik hayat pratikleriyle doğal yaşam paradigmalarının çatıştığı bir şehir monografisidir. Ankara'da kentsel dönüşüm adı altında yaşanan vahşi kapitalist çarkı kırmak için verilen mücadeleyi destekleyici, kolektif bir çalışma prensibi izlenmiştir. Kentsel dönüşüm uygulamalarındaki yanlışlığa karşı, benzer yaklaşımlara sahip olduğunu düşündüğümüz kurumların bizlerden yana katkılarının ve çalışmalarımıza destek olmalarının önemine inanıyorum.


Prodüksiyon Takvimi:

"1457 Ankara", yaklaşık 2 yıllık bir yapım programı içerisinde uygulanması planlanmıştır. Yapım sürecinde "Kurgular ve Karşı-Duruşlar" kavramsal başlığında düzenlenen 3. Çanakkale Bienali'nde "Bir Ankara Direnişi" isimli bir video yerleştirmesi, mevcut çekimler kullanılarak ekibimiz tarafından gerçekleştirilmiştir. 2012 yılının son döneminde tamamlanacak olan belgeselin, şehir ve mimarlık alanlarında gerçekleşen festivaller öncelikli olmak üzere Türkiye ve yurtdışında pek çok film festivalinde gösterilmesi planlanmıştır.

Ocak 2011 - Ağustos 2011- Senaryo ve ön çekimlerin gerçekleştirilmesi
Ağustos 2011- Ağustos 2012- Belgeselin çekimi ve diğer görsel kaynakların temin edilmesi
Eylül 2012 - "Bir Ankara Direnişi" Video Yerleştirmesi / 3. Çanakkale Bienali
Eylül 2012- Kasım 2012 - Belgeselin Post-Prodüksiyonu


















Yönetmen Özgeçmişi:
Halil Yetiş

1980'de Ankara'da doğdu. 2005 yılından itibaren birçok kolektif video ve sinema projelerinde oyuncu ve yönetmen olarak çalıştı. Elfe Uluç'un "Aziz-Saint (2012) filminde oyunculuk yaptı. Çekmiş olduğu "Uçurtma", "Life is a Circle" kısa filmlerinin ardından "1457 Ankara" (2012) isimli video belgeselini tamamladı.
Vertov'tan Ulus Baker'e uzanan bir video estetiğinin etkisi ile kurgulamış olduğu "1457 Ankara", aynı zamanda kurgusal olana karşı anın kaydının, metropol algısının yeniden kurgulattığı gündelik hayat pratikleriyle doğal yaşam paradigmalarının çatıştığı bir şehir monografisidir. Halen YeniSinemacılar, Artıkişler Video Kolektifi ve Koza Görsel Kültür ve Sanat Derneği'nde sinema ve video alanında projeler yürütmektedir.

KozaVisual Hakkında:
Koza Görsel Kültür ve Sanat Derneği (KozaVisual) sanatçılar, kültür ve sanat emekçileri ve sosyal bilimcilerin bir arada düşünüp üretebilecekleri bir platformdur. Görsel kültür, görsel ve dijital sanatlar, belgesel ve etnografik film, video aktivizm ve performans sanatları alanlarında sosyal ve politik konulara ilişkin sorgulayıcı projeler geliştirir ve uygular. Sanatçıların üretimlerini sergileyebilme alanlarına ve dağıtım ağlarına ilişkin anakım ve ticari olmayan, alternatif alanlar ve ağlar geliştirir. Kolektif üretim stratejilerinin gelişmesi ve yaygınlaşması bağlamında çoğunlukla içerisinde yeni toplumsal hareketler ve marjinal grupların yer aldığı yerel ve uluslararası ağlarla ortak çalışır. Yaratıcı, yenilikçi, özgürleştirici ve sorgulayıcı sanat pratiklerinin bu coğrafyada tartışılması ve uygulanmasına yönelik girişimlerde bulunur. Sanatın merkezileşmesine, ticari dağıtım mekanizmalarına karşı kolektif üretim ve dağıtım prensibini izler.


*1457 Ankara (1937 PA) 3 Ağustos 1937'de Karl Wilhelm Reinmuth tarafından Heidelberg'de keşfedilmiş bir ana kuşak asteroittir.





Kaynak
Halil Yetiş
Web Sitesi- 1457ankara.net
Fragman Linki- http://vimeo/48835244
Elektronik Posta Adresi- birankarabelgeseli @ gmail.com