Yapım Tarihi - 2015
Süresi - 00:52:17
Format - Uzun Belgesel, Renkli, Türkçe, Kürtçe, Zazaca
Yönetmen - Memik Horuz, Sevim Erdem, Eyyüp Epekinci
Görüntü Yönetmeni - Memik Horuz. Eyyüp Epekinci
Müzik - Salih Kartal, Özgür Kuşakoğlu
Kurgu - Sevim Erdem, Eyyüp Epekinci
Renk - Erhan Örs
Ses - Fatih Rağbet
Yürütücü Yapımcı - Sevim Erdem
Proje - Memik Horuz
Grafik Tasarım - Songül Yücel
Logo Tasarım - Nesrin Çelik
Photoshop Uygulama - Evrim Kallnlloğlu
İngilizce Altyazı - Ayca Atay
Almanca Altyazı - Saliha Nazlı Kaya, Süheyla Kaya
Kürtçe ve Zazaca Çeviri - Süleyman Koçak
Ulaşım - Coşku Can Horuz
Dostlarımızın dayanışması olmasaydı, annelere ulaşmamızı sağlayan yerelden
insanlar olmasaydı bu çalışma gerçekleşemezdi. Böylesine geniş bir
çalışmayla ve hepimizin ortak çabasıyla 12 Eylül Anneleri belgesel filmi ortaya
çıkmıştır.
Hiçbir şeyden haberi olmayan...
Belki şubelerin, karakolların, mahkemelerin yollarını bilmeyen...
Cunta karşısında ne olursa olsun çocuklarının yanında yer alan...
Mücadele etmeyi, direnmeyi. örgütlenmeyi öğrenen...
12 Eylül askeri cuntasına karşı mücadelenin bir araya getirdiği annelerin gerçek
yasam öyküsüdür.
Kaynak
Doliche Filmcilik
İlk kez yayımlanan tanıklıklar: 35’inci yılında 12 Eylül’ü bir de annelerden
dinleyin
“12 Eylül öncesi normal bir anneydim” diyor yaşlı kadın…
“Onlara yemek yapan, giydiren, okula gönderen, yollarını bekleyen, arta kalan
zamanda komşulara giden bir anneydim. 12 Eylül’de çocuklarım içeriye alındıktan
sonra artık evimde oturamaz oldum. Hep cezaevi kapılarındaydım…”
Alnındaki çizgiler, kendisini normal bir anneden ayıran acıların derinliğini
tarif ediyor…
Ardından saçlarına aklar düşmüş bir başka yaşlı kadın anlatıyor; tutuklandıktan
aylar sonra gördüğü oğlunun, 35 yıldır hafızasında evirip çevirdiği sözleri,
bugün söylenmiş gibi taze: “Anne ağlayacaksan cezaevine gelme” dedi. “Karnımı
tutarak dışarı çıktım. Çocuklarımı alıp gitmeleri yetmiyormuş gibi dövdüler,
hakaret ettiler…”
Bir başka kadın, “Göz göre göre, elimle teslim edemezdim oğlumu. Bir anneyim,
nasıl yapayım?” diyerek, oğlunu eve gelen askerlerin elinden nasıl saklamaya
çalıştığını anlatıyor, gözlerinde yaşlarla…
Oğlu işkencede daha az acı çeksin diye cezaevine onlarca çorap götüren, oğlunun
yaşayıp yaşamadığını yıllarca bilemeyen, kızının sevdiği yemekleri artık
yapamayan anneler, gözünden sakındığı yavrusunun emniyet binasının camından
atlayarak intihar ettiği haberini alan anneler…
Darbe sonrası çocukları apar topar evden götürülen, kaybolan, işkence gören,
öldürülen annelerin 35 yıl sonra ilk kez yayımlanan tanıklıklarına yer veren ’12
Eylül Anneleri Belgeseli’, yarın Şişli Kent Kültür Merkezi’nde ilk kez gösterime
çıkıyor.
11/09/2015
diken.com.tr
Oya Ayman
‘Çocuklarımızın haklı olduğunu öğrendik’
12 Eylül’de hapse düşen, faili meçhullere kurban giden çocukları için adalet
arayan anneler yaşadıklarını ‘12 Eylül Anneleri’ belgeselinde anlatıyor. Filmin
yönetmenleri “Acıların dinmesi hesaplaşmayla mümkün” diyor.
“Oğlumu 12 Eylül’de aldılar içeri. Metris Cezaevi’ne kondu. Bilinçsizdik. Türkçe
bilmeyen, yolu bilmeyen biriydim. Çocuklarımız açlık grevine başladıktan sonra
bir canavar kesildim. Her şeyi bize devlet öğretti. Çocuklarımızın haklı
olduğunu öğrendim.”
12 Eylül askeri cuntasında çocukları hapse düşen, gözaltında kaybettirilen,
faili meçhul cinayetlere kurban giden annelerin yaşadıkları beyaz perdeye
aktarıldı. Yönetmenliğini Memik Horuz, Eyyüp Ekinci ve Sevim Erdem’in yaptığı
‘12 Eylül Anneleri’ belgeseli askeri darbenin açtığı yaraları çocukları için
mücadele eden annelerin ağzından aktarıyor. Aralarında çocuklarını gözaltında
kaybeden de var, sokağa çıkma yasağı nedeniyle evde doğum yaptığı için engelli
çocuk dünyaya getiren de… Yaşadıklarını ilk günkü gibi taze acılarıyla
anlatıyorlar:
“Çocuğumu aldılar. Bir aydan fazla hiç haber alamadım. En sonunda televizyonda
İstanbul Emniyet Amirliği dediler. Polis memuruna soruyorum. Yok diyorlar, yok
senin oğlun. Polis memuru, teyze eğer senin oğlun buraya geldiyse onu morgda
ara, dedi. Yatsı namazına kadar gece morglara baktım. En sonunda Selimiye’de
buldum oğlumu.”
“Tak tak tak. Kapı çaldı. Bir baktık ki etrafımız hep sarılmıştı. İçeri
geldiler. Kızlarımız işkence görmüş ayakta duramıyorlardı.”
“Ev kadınıydım. Çoluğuma çocuğuma bakan bir insandım. Çocuklarıma da sormazdım
düşüncelerini. Ben oğlumu kaybettim, dünyam karardı. Ancak ondan sonra
bilinçlendim, dedim ki çocuklarımız bizim haklarımızı savunmak için bu davaya
baş koymuşlar”
“12 Eylül’ü yargılayacaklardı hani? Devlet devleti yargılar mı?”
Tüm Türkiye’yi gezdiler
Belgesel üzerine konuştuğumuz yönetmen Memik Horuz ve Eyyüp Ekinci, askeri cunta
döneminde yaşananları belgeleyerek kayıt altına alma ihtiyacıyla yola
çıktıklarını anlatıyor. Belgesel 8 yıllık bir dayanışmanın ürünü, hiçbir
kurumdan fon alınmadan, tamamıyla gönüllü insanların emeğiyle çekildi. Çekimler
için 116 anneyle görüşüldü, bu görüşmelerden yalnızca 57’sine belgeselde yer
verilebildi. Ancak görüşmelerin tamamı kitaplaştırıldı. Artvin’den İstanbul’a,
Batman’dan İzmir’e dek pek çok ilde maddi imkânlar elverdiği ölçüde çekim
yaptıklarını anlatan Eyyüp Ekinci, belgeselde Türkiye panoramasını yansıtmaya
çalıştıklarını söylüyor.
Yönetmen Memik Horuz, belgeselin yaşanan acılar kadar, çocukları için mücadele
eden kadınların politikleşme sürecinin de öyküsü olduğunu belirtiyor. Horuz,
“Konuştuğumuz annelerden biri biz birçok şeyi bilmiyorduk, ama kutlarım onları
bize direnmeyi öğrettiler, diyordu devleti kastederek. 35 yıldır annelerin
mücadelesi sürüyor. Anneler bugün hâlâ çocuklarının mezarını arıyor. Hiç kimse
yaşananları unutmuş değil. Hepsinin yarası taze, hâlâ kanıyor. Senin çocuğuna ne
oldu, diye sorduğumuzda, yarayı deşmek gibi oldu belki. Ancak tüm bu
yaşananların kayıt altına alınması lazımdı” diyor.
Acıyı hesaplaşma dindirir
“Evlerine yapılan her baskın ardından verdiği kayıpları ‘Onlar geldiği zaman
Azrail geliyordu’ diyerek anlatan annelerin acısı ancak gerçek bir hesaplaşmayla
diner” diyen Horuz sözlerini şöyle sürdürüyor: “8 yılda çok acı öyküler
dinledik. En hafifi yıllarca cezaevinde yatmış, işkence görmüş, sakat çıkmış,
sağ çıkmış… 12 Eylül’le hesaplaşmak 12 Eylül’ün zihniyetiyle, kurumlarıyla,
Anayasası’yla hesaplaşmaktı. İşlenen suçların yargılanmasının sağlanmasıydı.
Annelerin acısını dindirecek olan bu hesaplaşma olacak.”
12 Eylül Anneleri belgeseli, bugün İstanbul’da Şişli Kent Kültür Merkezi’nde
saat 18.00’de gösterilecek.
birgun.net
OLGU KUNDAKÇI
olgukundakci@birgun.net
12.09.2015