Doğum Tarihi: 16 Şubat 1941, İstanbul
Ölüm Tarihi: 11 Şubat 2013, Bodrum
Robert College’den mezun. Bir zamanlar Robert Kolej'in en parlak tiyatrocusuydu. Burs kazandığı halde Tiyatro okumaya
ABD'ye gitmedi. Türkiye'de başladığı profesyonel tiyatro yaşamı kısa sürdü, iş dünyasına atıldı. Yeteneklerini,
yaratıcılığını, donanımını pek de gönüllü olmadığı alanlarda kullanmaya çalıştı. 2010'da "Bodrum Bodrum" ; 2011'de "Mina:
Bir Tutkunun Anatomisi" adlı kitapları yayımlandı. Sonra, 11 Şubat günü, 72. yaşına beş gün kala aramızdan ayrıldı.
Yönetmenliğini Yaptığı Kısa Filmler
Ahtapot - 1974 .... Kurmaca, 00:03:00
1. BÜSK Kısa Film Yarışması, 8mm Dalı, Yarışma Filmi. 1974
Diğer Filmografisi
Metamorfoz - 1992 .... Oyuncu (Belgesel)
Kaynak
BÜSK Kısa Film Yarışması
Bir avcı dostumu, Nedim Göknil’i kaybettik...
Bizim alemden bir yıldız daha kaydı. Bilemiyorum sonsuz avlaklara mı gitti, ama yok bu dünyada artık. Hatıralarımızda
biz yaşadıkça yaşayacak, birlikte güleceğiz düşündükçe. Uzun yıllar özellikle Trakya’nın Kızılağaç ormanlarında domuz
avlarımızda kurduğumuz çadırlı kamplarımızın büyük neşe kaynağıydı Nedim. İçine her türlü pisliği kattığını söylediği
ama bir lezzet abidesi olan çorbaları da diğer yemek denemeleri de unutulmayanları arasında. Nedim, Kaz dağlarından
İpsala Karpuzlu çeltiklerine, Trakya ormanlarından, Antalya Düzlerçamı dağlarına çok yerde birlikte avlandığımız
avlanırken de 4x4 arabalarımızın her zaman emniyet sibobu olan avcı, kampçı, mekanik komple kabiliyet bir dostumuzdu.
Dahası bir zamanlar iş ortağımdı da eski dostum Geray Bilimer ile birlikte. Ofis saatlerinin çoğu o hafta sonu
yapacağımız avı konuşmakla geçerdi. İş işin bahanesi.
Bu out-door adamlığının yanı sıra, Nedim bir tiyatro adamıydı. İnanılmaz taklit yapar, Arapça, Hintçe taklitleriyle
Shakespeare’den Hamlet’i oynar herkesi kırıp geçirirdi. Nedim ayrıca müzisyendi. Gitar çalar, kontrbas çalar, müthiş caz
bilirdi. Son avcı dostlarıyla bir araya gelişi, ricamız üzerine 2009 yılında Anadolu Avcılık Ödülleri toplantısına
Bodrum’dan gelerek sunumunu yapışı oldu.
Ama açıkçası daha o zamandan tatsızdı. Belirgin bir hastalığı da yoktu ama vardır ya hani hayatın tatsızlaşmaya
başladığı evreler. Sonra bir türlü de eski keyifler geri gelmedi. Halbuki, İstanbul’dan çok sevdiği Bodrum’a yerleşmek
üzere gittiğinde ne ümitlerle gitmiş, “kapadım İstanbul defterini” demişti.
Nedim’in iki de kitabı yayınlanmıştı Bodrum’dayken. İlk kitabı 2010’da yayınlanan “Bodrum Bodrum”, ikincisiyse 2011’de
“Mina – Bir tutkunun anatomisi”. Çok da renkli ve hoş bir anlatımı vardı. Bilemiyoruz, devam edecek miydi kitap yazmaya.
Nedim koptu İstanbul’dan ve bizlerden ve çok sevdiği Bodrum’da adeta inzivaya çekildi. 2010’da “Bodrum Bodrum” adlı
kitabı piyasaya çıktı. O çok sevdiği ve 50 yıldır her fırsatta gittiği, son 5 yıldır da devamlı oturduğu Bodrum’un pek
çok yeri gibi, bütün özelliğini kaybettiğini, ne eski dostların, ne eski evlerin, ne de eskinin güzelliğinin, hiçbir
şeyin kalmadığını anlattığı Bodrum kitabı.
Son aylarda sağlığı da çok bozuldu. Robert College’den aşkı ve onu bırakmamak için uğruna tiyatro bursu alıp da
Amerika’da meşhur Berkley’e gitmekten vazgeçtiği sevgili eşi, Ayşe’si ile birlikte bir ömür geçirdikten sonra birden
çöküşle, 11 Şubat 2013’de bu dünyadan gitti. Bitez mezarlığına çok sevdiği Bodrum’unda yatıyor artık. Nedim gibileri
insanın bu dünyadaki yaşantısını renklendiriyor. Ama ne yazık ki aynı renkler kalıcı değil, solup gidiyorlar tek tek.
İyi ki vardın Nedim dostum.