Pardon!, Kim, Ben mi?




Yapım Tarihi - 2013
Süresi - 00:15.00
Format - Kurmaca, Renkli, Türkçe

Yönetmen - İpek Efe, Berna Küçülmez
Senaryo - Berna Küçülmez
Görüntü Yönetmeni - Ali Utku
Sanat Yönetmeni - Figen Aydıntaşbaş
Supervisor - Füsun Demirel
Oyuncular - Berna Küçülmez, Pınar Dikici, Ayşegül Cengiz, Emre Çakır

Dış görünüşün her şey olduğu bir sistem karşısında ne kadar direnebiliriz? Deniz'in sevgi dolu, mütevazi yaşamı onun sığınağıdır. Ama dış dünyayla hatta ailesi ile mücadele Deniz'i yormaktadır. Deniz'in isyanı, teslimiyeti ve yeniden sisteme başkaldırışı. Deniz, arada kalmışlığın, çaresizliğin, ötekileştirilişin karşısında ve toplumun önyargılama biçimine kendince bir çözüm üretir.


- Some Prefer Cake Bologna Film Festivali ( İtalia) ekım 2013 "Best Short Film"
- Sacramento Gay&Lesbian Film Festival (Colombia)
- Qcinema Fort Worth's Film Festival
- Mumbai Women's International Film Festival (Hindistan) "Jüri övgüye deger"
- Best Shorts Competition Calıfornia Kasım 2013 "Best of Excellent"
- Filmmor kadın Filmleri Festivali 2013/14 özel gösterim






Füsun Demirel'in öğrencisinden 'Pardon!, kim?, ben mi?'

Füsun Demirel, 2 yıllık emeklerinin sonunda genç öğrencilerinin meyvelerini toplamaya başladı. Sinema yaşamına Atıf Yılmaz'ın desteğiyle adım atan Demirel, yıllardır genç yetenekleri desteklemeye devam ediyor. Son olarak kısa film projesini çok beğendiği Berna Küçülmez'in filmini çekmesi için tüm imkanları seferber etti. Genç yetenek İpek Efe'nin de katılımıyla Demirel'in desteklediği kısa film serüveni, güzel bir yolculuğa adım attı. Film, yurtdışında katıldığı festivallerde övgüye değer bulundu. En iyi kısa film ödülleri getirdi. Yolculuk sürerken bu yıl "Filmmor" tarafından kabul edilmesi ayrı bir sevinç oldu.

Projenin sahibi Berna Küçülmez, Akdeniz Üniversitesi Konaklama İşletmeciliği bölümü mezunu. 2010-2013 Şahika Tekand Studio Öğrencileri'nde tiyatro eğitimi aldı. "Memleket Meselesi" sinema filmi ,TRT TV dizisi "Küstüm çiçeği" projelerinde ve TOÇEV çocuk tiyatrosunda oyunculuk yaptı. "Pardon, Kim! Ben mi?" İsimli kısa filmi yazdı ve yönetti. Şu an Gri Sahne'de Mezarsız Ölüler oyununda oynuyor. İpek Efe ise, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji lisans ve Marmara Üniversitesi Sinema-Tv yüksek lisans mezunu. Sinema ve reklam prodüksiyonlarında yönetmen asistanlığı yaptı.

Film hakkında
Dış görünüşün her şey olduğu bir sistem karşısında ne kadar direnebiliriz? Deniz'in sevgi dolu, mütevazi yaşamı onun sığınağıdır. Ama dış dünyayla hatta ailesi ile mücadele Deniz'i yormaktadır. Deniz'in isyanı, teslimiyeti ve yeniden sisteme başkaldırışı. Deniz, arada kalmışlığın, çaresizliğin, ötekileştirilişin karşısında ve toplumun önyargılama biçimine kendince bir çözüm üretir.

Katıldığı festivaller
- Some Prefer Cake Bologna Film Festivali ( İtalia) ekım 2013 "Best Short Film"
- Sacramento Gay&Lesbian Film Festival (Colombia)
- Qcinema Fort Worth's Film Festival
- Mumbai Women's International Film Festival (Hindistan) "Jüri övgüye deger"
- Best Shorts Competition Calıfornia Kasım 2013 "Best of Excellent"
- Filmmor kadın Filmleri Festivali 2013/14 özel gösterim


aydinlikgazete.com
20 Aralık 2013




Kabul etmeseler de sen "kendin" kalabilir misin?
Kabul etmeseler de sen "kendin" kalabilir misin?
16:40
A+ A-
Toplum yargıları, önyargıları ve "öteki"nin hikayesine farklı bir bakış açısıyla yaklaşan "Pardon! Kim, Ben mi?", sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor
Facebook'ta Paylaş

Toplum yargıları, önyargıları ve "öteki"nin hikayesine farklı bir bakış açısıyla yaklaşan "Pardon! Kim, Ben mi?", sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Yönetmen koltuğunda İpek Efe ve Berna Küçülmez'in oturduğu, usta tiyatro ve sinema sanatçısı Füsun Demirel'in süpervizörlüğünde tamamlanan 15 dakikalık kısa film "Pardon! Kim, Ben mi?", dış görünüşü nedeniyle dışlanan, insanların cinsiyetçi kalıplarının dışında olduğu için ötelenen bir kadının, kendince ürettiği çözümü anlatıyor. başrollerinde Berna Küçülmez, Pınar Dikici, Ayşegül Cengiz ve Emre Çakır'ın yer aldığı "Pardon! Kim, Ben mi?", 31 Ocak Perşembe günü saat 15.00'te Pera Müzesi 'nde sinemaseverleri bekliyor...

radikal.com.tr
28/01/2013





Kabul etmeseler de sen ‘kendin’ kalabilir misin?

Toplum yargıları, önyargılar ve “öteki”nin hikayesine farklı bir bakış açısıyla yaklaşan “Pardon! Kim, Ben mi?”, sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Yönetmen koltuğunda İpek Efe ve Berna Küçülmez’in oturduğu, usta tiyatro ve sinema sanatçısı Füsun Demirel’in süpervizörlüğünde tamamlanan 15 dakikalık kısa film “Pardon! Kim, Ben mi?”, dış görünüşü nedeniyle dışlanan, insanların cinsiyetçi kalıplarının dışında olduğu için ötelenen bir kadının, kendince ürettiği çözümü anlatıyor. Başrollerinde Berna Küçülmez, Pınar Dikici, Ayşegül Cengiz ve Emre Çakır’ın yer aldığı “Pardon! Kim, Ben mi?”, 31 Ocak Perşembe günü 15.00'te Pera Müzesi’nde sinemaseverleri bekliyor…

Konu - Deniz, turizm işletme mezunu bir gençtir. İş görüşmelerinde istenilen kriterlerden bazıları Deniz’i zorlamaktadır. Deniz dış görünüşün herşey olduğu bir sistem karşısında ne kadar direnebilecektir. Sevgi dolu mütevazi özel yaşamı, onun tek sığınağıdır belki. Ama dış dünyayla mücadele onu yormaktadır. Deniz,arada kalmışlığın, ötekileştirilişin karşısında ve toplumun önyargılarına karşı sonunda kendince bir çözüm üretir.

Künye

reji - İpek Efe- Berna Küçülmez
senaryo - Berna Küçülmez
görüntü yön - Ali Utku
sanat yön - Figen Aydıntaşbaş
supervisor - Füsun Demirel
oyuncular - Berna Küçülmez, Pınar Dikici, Ayşegül Cengiz, Emre Çakır.
süre - 15 dakika
yapım - 2013

kulturmafyasi.com
29 Ocak, 2013








‘Kız kısmısı bisiklete biner mi hiç?’

Ayrımcı, eşitsiz, baskıya dayalı bir toplumsal düzenin kadına dayattıklarını, bu dayatmaları kabul etmeyeninse nasıl ıskartaya çıkarıldığını anlatan bir kısa film ‘Pardon! Kim, Ben mi?’ 12. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali kapsamında bu ay gösterilecek filmin yönetmenleri Berna Küçülmez ve İpek Efe’yle konuştuk...

‘Kız kısmısı bisiklete biner mi hiç?’
Kemiklerin kırılıncaya dek sana dayak atan insanlar var oldukça yaşamın bir anlamı kalır mı? Her şey kapkara... Jean-Paul Sartre’ın ‘Mezarsız Ölüler’inden yaptığı bu alıntıyla anlatıyor ‘Düzen’i Berna Küçülmez. İçinden ardımızda ölüler bırakarak geçtiğimiz günlerin karanlığı onu zaman zaman umutsuzluğa düşürse de hayatını dayatmalara karşı kendini savunarak geçiren bu kadın, umudu yine kendi emeğinde, aklında ve sanatta buluyor belli ki... Senaryosunu yazdığı, İpek Efe’yle birlikte yönettiği ve başrolünü üstlendiği ‘Pardon! Kim, Ben mi’? isimli kısa film de bunun ispatı gibi.

Bizden değilsen ‘ucube’sin
Toplumsal normların öngördüğü gibi giyinmeyen, davranmayan; toplumsal cinsiyet kategorileriyle etiketlenemeyen bir kadının, Deniz’in hikâyesi bu film. Üniversite mezunu, üç dil bilen Deniz, turizm sektöründe iş arıyor. Önce olmadığı ve istemediği şekilde ‘hanım hanımcık’ etekli, rimelli gidiyor görüşmeye; tacize uğruyor. Sonra kendi gibi oluyor; yadırganıyor. Bir sürü çift göz ‘ucube’ gibi izliyor onu... Sadece iş kapısında değil, sokaklarda da...
“Evrensel bir acı” diyerek nitelediği bu dayatmalara yabancı değil Küçülmez; zira anlatılan kendi hikâyesi - “Deniz benim karakterimdir. Sorunumu sanatla anlatmak ve o bakış açısını kırmak istedim.”

29 yaşındaki Küçülmez, Antalya’dan İstanbul’a dört yıl önce taşınmış. Turizm defterini kapatıp Şahika Tekand’ın ‘STUDIO’Suna başlamış. Antalya’da çocukluğunda yaşadığı anılar kalmış aklında - “Bisiklete bindim laf ettiler. ‘Kız kısmısı bisiklete mi biner?’ Motora bindim, ‘Ne işin var senin motorun üzerinde?’ dediler” Filmde de kullandığı ironik dille cevap vermiş bunlara - “Annem komşular laf ediyor dediği zaman bir gün ‘Aa’ dedim ‘Binsin onlar da; binemiyorlar demek ki kıskanıyorlar’...” “Böyle böyle köyün delisi oldum...” diyor Küçülmez...

Annesinin yönlendirmesiyle okuduğu konaklama işletmeciliği bölümünün ardından turizm sektörü macerası başlamış - “Deniz karakterini sadece dokuz sene turizm sektöründe var edebildim. Bir nevi vitrin olan ön büro departmanında çalışıyordum. Kadınları vitrin olarak sunuyorlar. Ona göre makyajını, saçını yapacaksın, etekler topuklu ayakkabılar filan... Dayatılan bu. Turizmi bırakıp sanata yöneldim ama inanın bu sektörde de bu tür şeylerle karşılaştım... Bazı yerlerde eğitim yetersiz kalıyor. Net hatırlıyorum; Genel müdür önümdeki kadına gülümseyerek selam verdikten sonra beni görünce ‘Kal gelirdi’, sanki bir ucube görmüş gibi. Ve sebepsiz yere işten çıkarılıyorsun. Neden? Patron istemedi.

Başka gerekçe yok. Sadece trans kadınlar yaşamıyor bunu, mecburiyetten dolayı seks işçiliğine gidiyorlar ya... Her türlü ikiyüzlülük var yani.. İş görüşmesine gidiyorsan ve o işi alman gerekiyorsa kadınsan, evet, karşındakini etkilemek üzere gidiyorsun, böyle bir algı var. Bunların hepsini gördük yaşadık, bir hayal ürünü üzerinden gitmek istemedim, ne yaşadıysam onu vermek istedim.”

Anlattıkları yüzüme çarpınca, Deniz karakteri üzerinden, ne hissettiğini soruyorum... Bir sahneden Örnek veriyor - “Toplum Deniz’in annesi dahil iki yüzlü. ‘İçinde yaşa ne yaşayacaksan ama’ diyor ‘saçlarını uzat ki dışarıya başka görün’... Filmi annesine izletti mi, merak ediyorum - “İlk izlediğinde çok beğendi. ‘Aa benim konuşmamı yapmışlar’ dedi. İkincisinde, ‘bak hep söylüyorum elbise giy, ne kadar yakışmış, hanım hanımcık, çok güzel olmuşsun’”

Yollarımız tuvalet kapısında ayrılıyor
İpek Efe, filme senaryo yazıldıktan iki sene sonra senaryoyu okuyup çok etkilenmiş ve iki ayda çekimler bitmiş. “Senaryoda beni en çok etkileyen ve bu projede olmamı sağlayan final sahnesiydi. Tuvalet de toplumdaki kalıpların en basit örneği. Her kapının önünde bir simge var, ona göre giriyoruz orada yollarımız ayrılıyor.” İşin komiği senaryonun ilhamı Küçülmez’e tuvalette gelmiş ve ilk satırlar yaklaşık bir buçuk metrelik bir tuvalet kağıdı parçası üzerine yazılmış. Küçülmez, tuvaletten çıkıp ‘Alın’ demiş, ‘Size senaryo.’

10’dan fazla uluslararası festivalde gösterilen film Türkiye’deyse pek anlaşılamamış belli ki... Efe anlatıyor - “Türkiye’den çok reddedildik. ‘Bu konu o kadar işlendi ki...’, ‘Filminiz gey lezbiyen kategorisine giriyor’ yanıtları aldık. Nereye koyacaklarını bilemediler.” Oysa Küçülmez’e göre bu bir gey-lezbiyen filmi değil; egemen beden siyasetine bir cevap...

*‘Pardon! Kim, Ben mi’ 21 Mart’ta Pera Müzesi’nde, 22 Mart’ta Fransız Kültür Merkezi’nde izlenebilir.

Kadın olmak başlı başına sorun

Berna Küçülmez - “Sistemin kadını nerede konumlandırdığı üzerinde durmak istedik. Sistem kadını maalesef tektipleştiriyor. İnsan doğduğu andan itibaren kategorize ediliyor. Kız oyuncakları Barbie bebek, ütü yapma seti, yemek yapan bebek seti... Erkeklerse silah ve arabalar...
Hayatı boyunca rol yapıyor bu insanlar bir şekilde. Mutlular mı? Bence hayat bir sahne, en büyük oyuncular da onlar, güzel rol yapıyorlar. Evlendirilmek zorunda olanlar, çocuk yapmak zorunda olanlar... Mesele sadece eşcinsellik de değil. Sadece kadın olmak bile başlıbaşına bir sorun bu ülkede. İnsan olmak çok zor... Neden insanlar bir şekilde tavırlarını koymuyorlar? Bir isyan başlar ama bir grup onlara takılmaz, sistemin bir parçası olmayı kabul eder. Ve onlar yüzünden isyancıların başkaldırısı görülmez. Toplu bir şekilde tavır ortaya koymak lazım. Ya o sistemin parçası olacaksın ya da dışında kalacaksın. Bunun net ayrımını yapmak lazım...”

birgun.net
15.3.2014