Yapım Tarihi - 2010
Süresi - 00:16:07
Format - Kurmaca, Renkli, Türkçe, HDV
Yönetmen - Mehmet YAŞA
Yapımcı - Mehmet Yaşa
Müzik - Mehmet Yaşa
47. Antalya Film Festivali KATLİAM kısa filmini gerçekdışı ve fazla şiddet var
diye festivale almadı...
Yılmaz Güney 1. Kürt Kısa Film Festivali, C Grubu Yarışma Filmleri Bölümü Gösterim Seçkisi. 2010
Kaynak
Mehmet YAŞA
sato_21 @ mynet.com
Diyarbakır'ın Sessiz Çığlığı
Adı, Mehmet Yaşa... Diyarbakır'da yaşıyor. Sinemaya gönül vermiş bir
yarı-profesyonel yönetmen... Dikkatli televizyon izleyicileri onu, "Siyaset
Meydanı"ndan hatırlayacaklardır. Bilge Köyü katliamının ardından Ali Kırca onu
programına çıkarmıştı. Çünkü, Mehmet Yaşa, katliamı sanki önceden görmüş ve
neredeyse tüm detaylarıyla aylar önce çektiği "Mezopotamya Karanlığı" filmine
taşımıştı. Mehmet Yaşa, o filmi sadece 4 bin lira bütçeyle çekmişti. Kendi jimmy
jib ve staticam'ını ilkel malzemeler kullanarak oluşturmuş, filminde madde
bağımlısı Diyarbakırlı çocukları oynatmış, onların bu sayede hayata
tutunmalarını ve rehabilite olmalarını sağlamıştı. Film, sinemalarda gösterime
çıkamamıştı ama CD olarak basılan kopyaları tam 75 bin adet satmıştı. İdealist
yapımcı ve yönetmen Mehmet Yaşa ile konuştum. Şimdi iki projesi daha var. Kürt
açılımına destek vermek üzere çekeceği bir filmin hazırlığında. Ayrıca
Diyarbakır'da yaşayan ve evlerine hapsolmuş 30'a yakın engelli gencin rol
alacağı "Cinler ve Periler" adlı bir korku filmi çekmeyi de planlıyor. Filmin
engelli gençleri toplum hayatına kazandıracağını, onları perdeleri sıkı sıkı
kapatılmış evlerden dışarı çıkaracağını düşünüyor. Düşünüyor da... Malum, bu
işler için para lâzım... Güneydoğu sorununu çözmek için bölgenin ekonomik
şartlarının iyileştirilmesi kadar, orada güç şartlar altında yaşayan insanların
yüreğine "Umut" aşılayacak, onlara "insan" olduklarını hatırlatacak sosyal ve
kültürel desteğe de ihtiyaç var. Zira en az mideler kadar ruhlar da aç. Bu açlık
yüzündendir ki, 10 yaşındaki çocuk, elinde taşla polise saldırıyor. Hem cebine
terör örgütünün verdiği beş lirayı koyuyor, hem de arkadaşlarıyla beraber
panzere taş attığı zaman kendini "bir yere, bir şeylere ait" hissediyor. İşte bu
nedenledir ki; Mehmet Yaşa ve onun gibi idealistlerin bölgedeki gençleri "yaşama
döndürmek" için verdikleri sosyal çabaya bir an önce finans desteği sağlanmalı.
Bölgedeki istihdam olanakları geliştirilirken, aynı zamanda ruhların açlığını
giderecek "kültür fabrikaları" da kurulmalı. Mehmet Yaşa'nın irtibat numaraları
bende. Bu çabaya ortak olmak isteyen varsa, beni arasın...