Yapım Tarihi - 2008
Süre - 00:16:30
Format - Kurmaca, Renkli, Türkçe
Yönetmen / Director - Ceyhun Konak
Senaryo / Script- Ceyhun Konak
Yapımcı - Tayfun Konak, Batarya independent art group, www.bataryafilm.com
Kurgu/ Editing- Aydın Ketendağ
Görüntü yönetmeni / Director of photography- Aydın Ketendağ
Orjinal Müzik / Original Music- Gökhan Kırdar
Ses Miksaj - Montaj / Mixing - Mastering- Gökhan Kırdar, Tamer Süerdem
Yönetmen Yardımcısı / Assistant Director- Sevim Işık
Işık Şefi / Lighting Expert- Recep Biçer
Art director/Sanat Yönetmeni- Serdar Yılmaz
Canlandırma / Animated- Uğur Erbaş
Kostüm Dizayn / Costume Design- Bilgiseven Vurdu
Oyuncular / Cast- Nuri Karadeniz, Gonca Çelik, Gökhan Çolak, Fedora Tomaili,
Zuhal Ergen, Ufuk AŞAR, Taner Büyükarman
“Kabil’in Çocukları” isimli kısa film bir akıl hastasının bunalıma girip
karısını öldürmeden önceki zihinsel bunalımını öyküleştirmektedir. Öyle ki, ana
karakterinin satranç oyunuyla başlattığı bu zihinsel süreç, yine zihninde
işlediği bir cinayetle sonuçlanırken, farkında olmadan gerçek hayatta da
karısını öldüreceği bir kısır döngüye ulaşacaktır. Başlangıç ve bitiş sahneleri
arasına sıkıştırılmış metaforik detaylarla bezeli öykünün, sürekli izleyenini
izlediği süre diliminin öncesindeki olaylara döndürüp, detayları
anlamlaştırmasına yönelten döngüsel bir analojiler bütününü de sunmayı
hedeflemektedir.
THE CHILDREN OF CAIN
The short film "The Children of Cain” fictionalizes the crisis of a mentally ill
man before he goes insane and kills his wife. In so much as that, the mental
process that the main character initiates with a chess game, while resulting in
an imaginary homicide will reach a vicious circle in which he will be killing
his wife unconsciously in reality. The story embellished with the metaphorical
details wedged between the beginnings and ending scenes, aims at presenting a
sum of cyclic analogies which directs its audience to rationalize the details by
having them recall the events that took place in the prior scene
Kaynak
Ceyhun Konak
Ceyhun Konak "KABİL" i Anlatıyor
“Kabil'in Çocukları” da varoluşu sorgulayan işlerimden biri. Aslında misyon
olarak diğerlerinden pek de ayrılan bir yanının olmadığını düşünüyorum. Projenin
oluşumu simülasyon kavramını araştırdığım yüksek lisans dönemine dayanıyor. Bu
araştırmada bilgisayar oyunlarının sunduğu sanal gerçekliğe kafa yoruyordum.
Oyunların ön gördüğü belli kurallar var ve kazanmak için bu kurallara uymak
gerekiyor. Eğer oyunun kurallarına uymazsanız oyun dışı kalıyorsunuz. Araba
yarışı oyunlarında da bu kurallar geçerli, ancak ben bu kurallara uymak yerine,
uymayınca neler olduğunu daha çok merak ediyorum. Arabayı, bitişe değil de
uçuruma sürünce neler olacağını görmek istiyorum. Oyunu üretenlerin bu gibi
durumları nasıl canlandırdıkları hep ilgimi çeker.
Ama bu eninde sonunda bir sanal gerçekliktir. Gerçek hayatta kuralların dışına
çıkmak nasıl
olurdu sorusu sıkça kafa yorduğum ve her zaman beni cezbeden konulardan biri.
Bir gün bir
cafenin asma katında oturmuş alt katta dans edenleri izliyordum. Derken ani bir
kararla bardağımı dans edenlerin arasındaki boşluğa bıraktım. Bardağın havada
süzülüşünü, yere çarparak kırılışını izledim ve ardından hemen olayın merkezine
indim. İnsanlardan özür dileyip bunun bir kaza olduğunu, bardağın istemeden
elimden kaydığını söyledim. İnsanlar beni teselli ettiler, neredeyse orada
oldukları için benden özür dileyeceklerdi. Bar sahibi verdiğim zarar karşısında
bir de içkimi yeniledi.
Ben, bilgisayar oyununda deneyimlediğimden çok daha fazlasıyla karşı karşıya
kalmıştım. Bu durumu, suçun ödüllendirilmesini, bilgisayar oyununda asla
yaşayamazdım. Yaptığım bir suçtu ve ben ceza almak yerine ödüllendirilmiştim.
Çok heyecanlanarak hemen o gece Senaryoyu yazmaya başladım. Kabil'in
Çocukları’nın senaryosu böyle ortaya çıktı, iyiliğin ve kötülüğün sınırlarını
sorgulayan, kötülüğün, kolaylıkla iyilik etiketini takınabildiğini göstermeye
çalışan bir iş diyebiliriz. Filmin sözü de herkesin cevaplaması gereken bir soru
bence. “Hangi günahınızı ön sıraya koyacaksınız?” Evet, belki çoğu zaman toplum
içinde suç denilebilecek davranışlar içinde bulunuyoruzdur. Belki benim yaptığım
gibi proje çalışması diyerek örtbas da ederiz ama bu içimizdeki “Kabil”
gerçeğini örtmez. Hepimiz bir yerde “Kabil'in günahkâr çocuklarıyız” aslında.