Bize Her Yer Deplasman / Boz Baykuşlar




Yapım Tarihi - 2011
Süre - 00:20:00
Format - Kurmaca, Renkli, Türkçe

Yönetmen - Müge Cemal, Sami Morhayim
Danışman - Ayşegül Taşkent

Ayemnat Productions
Ulus Özel Musevi Lisesi
Bahcesehir Üniversitesi katkılarıyla

2010 yılının Kasım ayında kurulan ve kurulduğu günden itibaren Türk Futbolu'nun gündemine oturan Bozbaykuslar, gerek stadyum içinde açtıkları pankartlar gerek de fair-play davranışlarıyla TSL'ye renk katmaya devam ediyor. Kurulduklarından yaklaşık 4 ay sonra çekimlerine başlanan belgeselimizde elimizden geldiğince renkli hayatlarını katmaya çalıştık. İyi seyirler :) Sami Morhayim & Müge Cemel



Ficts 1. Uluslararası İstanbul Spor Filmleri Festivali, En İyi Spor Kulübü Film Ödülü. 2011
5. Sinepark Kısa Film Festivali, Atlıkarınca Kategorisi, Mansiyon Ödülü. 2011
Teen Short Film Festival
World FICTS Challenge, Milano


Kaynak
Sinepark 5. Kısa Film Festivali Katalogu






“Bize Her Yer Deplasman'' Boz Baykuşlar!

Trabzonspor’a inat “Bize Her Yer Deplasman” pankartını gururla açabiliyorlar! Nasıl açmasınlar evleri İstanbul bile kendilerine deplasman! Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe maçlarında ne yapabilirler ki!

Türkiye’de son yıllarda futbol kulüplerini destekleyen taraftarların oluşturduğu gruplar öne çıkmaya başladı. Taraftar grupları sadece destekledikleri takımla anılsa da aslında bu topluluklar sosyal ve toplumsal olaylarla ilgilenmeyi ihmal etmiyorlar. Ultraslan, Çarşı, Genç Fenerbahçeliler, Kızılcıklı, Teksas, Alkaralar, Gecekondu, Tatangalar, Karşıyaka Çarşı, Tarzanlar, Çılgınlar taraftar gruplarının kendilerini ifade ettikleri isimleri. Beşiktaş Çarşı grubu geçenlerde Kolombiya liginde oynanan bir maçta tekmelenen “Baykuş” için pankart açtı. Pankart’ta “Hepimiz Baykuşuz” yazıyordu ve Çarşı olaya bu şekilde tepki göstererek Kolombiyalı Baykuş’a sahip çıktı.

Söz Baykuşlardan açılmışken İstanbul Büyükşehir Belediye futbol takımının ilk ve tek taraftar grubu da “Boz Baykuşlar” ismini taşıyor. Boz Baykuşlar toplam sekiz üniversite öğrencisi tarafından kurulmuş. İnci sözlük yazarı üniversiteliler gündüz maçta gece bilgisayar başındalar. Boz Baykuşlar kendi öz sermayeleriyle yani harçlıklarıyla ve akbilleriyle maça giden bir taraftar grubu. Düşünün diğer kulüplerin taraftar gruplarına maçlara giderken hem araç hem de bilet ayarlanıyor!

Boz Baykuşlar hakemlere sahip çıkan Okumuş çocuklardan oluşuyor. Üniversiteli İstanbul Belediyeli Boz Baykuşlar “Bizi Türk Hakemlerine Emanet Edin!” diyorlar. Hakem penaltı noktasını gösterince açtıkları, "Hakem Haklı Beyler" pankartı var! 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde “Ofsayt” kavramını açıklayan bir pankart açıyorlar!

Trabzonspor’a inat “Bize Her Yer Deplasman” pankartını gururla açabiliyorlar! Nasıl açmasınlar evleri İstanbul bile kendilerine deplasman! Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe maçlarında ne yapabilirler ki! 8 kişi tek sıra oturarak Meksika dalgası yapıyorlar… Takımlarını yanlarına çağırarak gereken desteği vermeye çalışıyorlar…

Lacivert Turuncu renklere gönül vermiş bu sekiz genç aldıkları Boz Baykuşlar ismini şöyle açıklıyorlar; hayvanlar arasında laciverti görebilen tek canlının “Baykuş” olmasından dolayı bu ismi aldık diyorlar. Yeteri kadar taraftarı olmasa da İstanbul Büyükşehir Belediye’nin çok başarılı bir futbol takımı ve hocası var. Abdullah Avcı ve ekibi bu sene çok başarılı bir sezon geçiriyorlar. Ziraat Türkiye Kupası finalinde Beşiktaş’la 11 Mayıs’ta Kayseri Kadir Has stadında oynayacaklar. Boz Baykuşların sayısı şimdilik sekiz kişi ama çığ gibi büyüyeceklerine inanıyoruz. Boz Baykuşlar tribünlerde küfre karşı hoşgörüyü, ahlaksız tezahürata karşı şarkıları, Messi’ye karşı İbrahim Akın’ı destekliyorlar…

Şiddet ve Holiganizme karşı Boz Baykuşlar!
Temiz ve ahlaklı tribünler için Boz Baykuşlar.
Helal olsun size.
Yakında Liseli Boz Baykuşları görmek istiyoruz.
8 kişi değil 88.000 kişi olmanızı ve Belediyenin desteklerinin artmasını diliyoruz.
Ne de olsa Büyükşehir Çalışıyor... www.bozbaykuslar.com

Münir Üstün - Haber 7
29 Nisan 2011
munirustun @ gmail.com







Bize her yer deplasman

Belgesel deyince nedense hep, National Geographic ve Discovery Channel kanallarındaki doğa belgeselleri gelir aklımıza. Belki bilgisizliğimizden, belki de ilgisizliğimizden…

Aslında, geçen seneye kadar da doğa görüntüleri geliyordu gözümüze belgesel dendiğinde. Yine okulumuzun katkılarıyla çektiğimiz Galata hakkındaki ‘La Kula’ belgeseli, bizim ufkumuzu açıyordu biraz. Bu sayede, belgesellerin sadece tarihi ya da doğa konulu olmadıklarını hem öğreniyor, hem de arkadaşlarımıza gösterme şansı yakalıyorduk.

Arkadaşım Müge Cemel’le; bu sene, ülkemizde çok büyük bir yere sahip olan, özellikle erkeklerin ilgi odağı olan bir konuyu seçtik; bir futbol takımının taraftar grubu… Aslında, kulağa çok klişe geliyor bir taraftar grubunun belgeseli. Sonuçta, onlarca yüzlerce grup var Türkiye’de. Ne gerek vardı böyle bir belgesel çekmeye, neden başka bir grup değil de Boz Baykuşlar’dı seçtiğimiz grup, Boz Baykuşlar kimdi? Bu soruların cevabını vermek onların içinde olan, onları tanıyanlar için oldukça kolay aslında; peki ya bilmeyenler için.

Günümüzde, birçok insanın hoşuna gitmese de Türkiye’de erkekler için bir futbol gerçeği var; bir kesim futbolu insanları uyutan bir bela olarak görürken, bir kesim ise hayatını futbol çevresinde şekillendiriyor. İşte tam o sırada, karşımıza Boz Baykuşlar taraftar grubu çıkıyor. Futbol onlar için ne bir hayat felsefesi, ne de anlamsız bir oyun. Eğlenmek, sosyalleşmek ve topluma düzgün mesajlar vermek isteyen bir avuç insan aslında… Gerçekten de bir avuç insanlar. Hatta o kadar az kişiler ki, sesleri çıkmayacağından dolayı her hafta farklı bir pankartla çıkıyorlar karşımıza tüm bir sezon boyunca. Akıl ve mizah dolu pankartlarıyla da hiçbir kulübe, insana hakaret etmeden gerçekleştiriyorlar bunları, günümüzdeki tribün kültürünün aksine. İdeal olan; ama alışık olmadığımızdan dolayı anormal gelen bu durumları, kendilerine ilgi duymamızda çok daha büyük bir etken oluyor.

Belgeseli izleme şansınız olursa bir gün, sizler de bunları açıkça göreceksiniz. Büyük takımların taraftarlarının aksine, rakiplerine ne kadar saygılı olduklarını çok rahat bir şekilde anlayacaksınız. Erkekler eşlerini maçlarda yanında bile götüremiyorken, babaların kız çocuklarına izin verdiklerini gözlemleyeceksiniz şaşırarak. Tribünler konusundaki önyargılarınızın yıkılmasının çıtırtıları duyulacak bu belgeseli izlerken; çünkü Türkiye, futbol tarihi boyunca böyle fair-play ruhuna sahip bir taraftar grubu görememişti ne yazık ki…

Sekiz aylık bir süreç aslında, bütün bu yirmi dakika. Yirmi dakikalık bir film olsa da, kurgusundan çekimine karelerde görünmeyen uzunca bir dönem var; tabiki de bu süreç boyunca yalnız değildik. Teşekkür etmemiz gereken bir sürü kişi var şüphesiz, her daim yanımızda olan ve sıkıntılarımızı ortadan kaldıran çok önemli insanlar oldu. Bu isimlere gelecek olursak, bize bu imkânı sağlayan Asım Erhanezer ve UÖML Sosyal Bölümü’nü es geçemeyiz. Bize belgesel çekmenin ne demek olduğunu sindire sindire veren Ayşegül Taşkent ve asistanlarının bize kattıkları ise hayatımızda her alanda bize katkı sağlayacak. Bize her konuda yardımcı olan, bizleri kendilerinden biri gibi gören Boz Baykuş taraftarları… Onları ise hayatımız boyunca her zaman anacak ve bağımızı hiçbir zaman koparmayacağız.

Sami Morhayim
15 Haziran 2011
salom.com.tr