Ev hanımı olan Ayla, ilk evliliğinden olan oğlu Emre ve hemşirelik yapan Derya
beraber aynı evde yaşamaktadırlar. Orta yaştaki iki kadının arasında duygusal
birliktelik olmasına rağmen çevreden kimse bunu bilmemektedir. Emre durumu
kabullenmiş, hatta Derya ablası ile çok iyi anlaşmakta, onu ikinci annesi olarak
görmektedir. Bir gece komşuları Halise hanımın Ayla ve Derya’yı öpüşürken
görmesi ile birlikte tüm düzen değişir. Şeker hastası olan ve günlük iğnelerini
Derya’ya yaptıran kadın diğer komşulara bu olayı yayar ve lezbiyen kadınların da
ve Emre’nin de anlayamadıkları bir dışlanma, ötekileştirme süreci başlar.
Ayla, a housewife, Emre, her son from her first marriage, and Derya, a nurse,
live in the same house. Although there is an emotional relationship between two
middle-aged women, no one around them knows about it. Emre has accepted the
situation, he even gets along very well with Derya and sees her as his second
mother. One night, everything changes as their neighbor Halise sees Ayla and
Derya kissing. Halise, who is diabetic and gets her daily injections from Derya,
spreads this incident to other neighbors, and a process of exclusion and
marginalization begins that neither the lesbian women nor Emre can understand.
Bir gece komşuları Halise hanımın Ayla ve Derya’yı öpüşürken görmesi ile birlikte tüm düzen değişir. Şeker hastası olan ve günlük iğnelerini Derya’ya yaptıran kadın diğer komşulara bu olayı yayar ve
lezbiyen kadınların da ve Emre’nin de anlayamadıkları bir dışlanma, ötekileştirme süreci başlar.