Hasan Kazankaya


Yönetmen

Doðum Tarihi - 1930, Ýstanbul
Ölüm Tarihi - 6 Aralýk 1999, Ýstanbul

Yönetmen Filmografisi

Alev Gibi Bir Kýz - 1990
Haciz Kararý - 1990
Söyleyin Genç Kýzlara - 1967
Türk Komandolarý (Ýstanbul 44) - 1967
Anadolu Kanunu - 1966
At Avrat Silah - 1966
Býçaklar Fora - 1966
Büyük Ýntikam - 1966
Çeþmemeydanlý Ali - 1966
Haracýma Dokunma - 1965
Kadýn Okþanmak Ýster - 1965
Sayýlý Kabadayýlar - 1965
Tehlikeli Adam - 1965
Davudo - 1965
Hýzlý Osman - 1964
Dullar Tercih Edilir - 1964

Senarist Filmografisi

Haciz Kararý - 1990
Kaderin Pençesi - 1972
Türk Komandolarý (Ýstanbul 44) - 1967
Dullar Tercih Edilir - 1964

Yapýmcý Filmografisi

Haciz Kararý - 1990
Alev Gibi Bir Kýz - 1990
Söyleyin Genç Kýzlara - 1967
Türk Komandolarý (Ýstanbul 44) - 1967
Beyoðlu'nda Vuruþanlar - 1966
Býçaklar Fora - 1966
Büyük Ýntikam - 1966
Çeþmemeydanlý Ali - 1966
Vurguncular - 1966
Kanunsuz Yol - 1966
Anadolu Kanunu - 1966
Mezarýný Hazýrla - 1966
At Avrat Silah - 1966
Silaha Yeminliydim - 1965
Tehlikeli Adam - 1965
Davudo - 1965
Üçünüzü De Mýhlarým - 1965
Haracýma Dokunma - 1965
Krallar Kralý - 1965
Babasýz Yaþayamam - 1965
Sayýlý Kabadayýlar - 1965
On Güzel Bacak - 1964
Ümitler Kýrýlýnca - 1962
Lejyon Dönüþü - 1957





Kaynak
Internet Movie Database








Bir 'yamyam' kitap öyküsü

Bir "fetih kutlamasý"nýn arefesinde, bir "yamyam kitapçý"nýn kurbaný oluverdi Hasan KazanKaya..

Bir yandan da seviniyordu; demek kitabýmda doðrular var ki, yamyamlar kurban seçmiþ!

Þimdi sýký durun.. Sizlere þimdiye kadar eþi menendi görülmemiþ ve hiç de klasik olmayan bir "korsan kitap hikayesi" anlatacaðým.. Biraz gülmekle aðlamak arasýnda kalacaksýnýz..

Bir esere ya da yazar hakkýna saygý duyanlarýn ise "vücut kimyasý" bozulacak!

Açmak gerekirse.. Hepimizin bildiði gibi "korsan kitap sektörü" þöyle oluþuyor..

Çok satan bir kitap.. Kimi Uyanýk sahtekârlar tarafýndan aynýsý ve týpkýsý yeraltý matbaalarýnda yazarý ve yayýncýsýna haber verilmeksizin basýlýyor. Ve bu basýlan kitaplar belli noktalarda daha ucuz bir fiyatla pazarlanýp, büyük paralar kazanýlýyor..

Ama Hasan KazanKaya'nýn "Ýstanbul'un Fethi ve Fethin Karanlýk Noktalarý" isimli kitabý, "kaþarlanmýþ korsan kitapçýlar"ý bile þaþkýna uðrattý, aklýný durdurdu.. Eminim, bu denli fütursuzluk ve alçaklýðý onlar bile ayýplamýþtýr!

Çünkü, daha önce KazanKaya tarafýndan iki kez basýmý ve yayýný yapýlan kitap, yazarýnýn "Fatih Sultan Hastanesi"nde tedavi gördüðü sýralarda, güya adý, "Toplumsal Dönüþüm" olan bir yayýnevince, tamamen baþka bir kapakla ve (tasarruf olsun diye) kýsaltýlmýþ olarak yayýnlandý! Ve bu toplumsal dönüþüme inanan yayýnevi, (hiçbir biçimde KazanKaya'ya haber vermeden), yazarýnýn dava açacaðýný, toplattýracaðýný sanki hiç akýl edemeyecekmiþ gibi, bastýðý korsan kitabýn arka kapaðýna adres ve telefon numarasýný dahi not düþme cesareti(!) gösterdi..

Sinemacý ve yazar

Ýþte biraz kitaplarla, yayýnevleriyle haþýr neþir olanlarýn aklýný baþýndan alan durum bu? Bir yandan Fatih semtindeki hastanede canýyla uðraþan ama "Fatih" kitabýnýn baþýna gelenleri duyunca "canýný" bir yana býrakýp "yamyam kitapçý"nýn peþine düþen Hasan KazanKaya da Küçük dilini yutmuþ durumda þimdi..

"Yahu ben ne kitap yazmýþým da 'yamyam kitap sektörü' baþlatmýþým!" diye de þaþýrýyor.

Sahi ya, þimdi biraz da Hasan KazanKaya'dan ve "yamyam kitapçý"larýn aðýna düþen "Fatih Sultan Mehmet'in Ýstanbul'un Fethi ve Fethin Karanlýk Noktalarý" kitabýndan sözedelim.. Malžm, önümüzdeki günlerde, "Ýstanbul'un fethi" þaþaalý biçimde kutlanacak ya!

Hasan KazanKaya, sanat, basýn ve eðlence dünyasýnýn yakýndan tanýdýðý bir isim... Yapmadýðý iþ, girmediði alan, hemen hemen yok gibi.. 70'e yaklaþan ömrü hayatýnda müthiþ iniþ ve çýkýþlar var.. Ve kendi deyimiyle "fiyaka" hiç eksik olmadý bu yaþamýnda..

Daha elinin henüz kalem tuttuðu ellili yýllarda "Mendy" adýný verdiði bir aþk ve Savaþ romaný yazdý Hasan KazanKaya. Ve para bulup buluþturdu, Mendy'i bir film yaptý. Orhan Günþiray'ýn baþrol oynadýðý film, "Lejyon'un Dönüþü" adýyla sinemalarda oynadý ve büyük sükse yaptý...

Aslýnda KazanKaya da lejyonerdi..(Fransa adýna savaþan paralý asker)

Bu arada gözü sosyetedeydi... Zengin semtlerinde emlakçýlýða baþladý, "Ýstanbul'u karýþ karýþ satýyorum" dedi ve iþi gece kulüpçülüðüne kadar götürdü. En "fiyakalýsýndan" gece klüplerini birer birer o açtý. "Fiyakalý" gece kulüpleri o kadar tuttu ki, ancak özel anahtarýna sahip olanlarýn girdiði mekanlar yarattý. "Fiyakayý" çok sevenlere Altýn anahtar, az "fiyakalýlara" Gümüþ anahtar verdi...

Düþünün ki kahvehane ruhsatýyla bar bile açmýþtý ve gece kulüplerine, Paris ve New York'taki benzerlerinin adýný veriyordu hep.

Harbiye'deki Whisky a Go Go'da, Vehbi Koç'un kýzý Suna Kýraç'la, Ýnan Kýraç düðün yaptý ve KazanKaya'nýn "fiyakasý" bu sayede iyice arttý. "Ýstanbullu'ya çatal býçak tutmasýný ben öðrettim diye de "fiyaka" attý. "FiyaKaya" dur Durak demeden devam ediyordu...

Yýlmaz Güney filmleri

Artistlere, aktristlere "fiyaka" yapmak için kendini iyice Yeþilçam'a verdi. Hiç ilgisi yokken rejisör koltuðuna oturdu ve eðrisiyle doðrusuyla, tam elli film yaptý ve çoðu da dönemine göre "fiyakalý" hasýlatlar elde etti.

Yýlmaz Güney'in de ilk filmlerini o yaptý.

Güney'e "Çirkin Kral" ünvaný saðlayan Üçünüzü de Mýhlarým, Atýný Seven Kovboy, Tehlikeli Adam, Davudo gibi filmleri o yönetti.

Diðer rejisörlere "fiyaka" olsun diye de film çekimlerinde telsizi ilk kez o Yeþilçam'a soktu. Ancak "fiyakasý" dikkat çekti ve devlet, "Dur bakalým telsiz kullanmak kanuna aykýrý, sen bunu nasýl kullanýrsýn!" diye mahkemeye verdi KazanKaya'yý.

Ama o umursamadý, mahkemesi sürürken bile yapýmcýlara "fiyaka" atmaya kararlýydý ve yýlda birkaç bin film üreten Mýsýr-Hint sinemasýný araþtýrarak ayda, altý film üretmeye baþladý.

Gününü altýya bölüyordu ve rejisör olarak setten setten koþuyordu.

Bu hýzýn nedenini soranlara "fiyakamý bozdurtmam" yanýtýný veriyordu. Ve bu rekorunu hâlâ hiçbir yapýmcý-rejisör kýramadý. Ancak bunca film çekmesine, çektirmesine raðmen, ne rejisörlüðüne ne de filmlerine tek bir ödül dahi verilmedi, hiçbir filmi Kapýkule'yi geçemedi.

"Ödül" alamadýðý için de "fiyaka" atamadý ama o bunu hiç önemsemedi.

Ama KazanKaya'nýn kazandýðý paralar geldiði gibi gidiyordu, "fiyaka" olsun diye Boðaz'da, bir yalýda da oturabilirdi ama o, beþ Yýldýzlý bir otelin kral dairesini seçti.

Ve 25 yýl boyunca Hilton Oteli 604 numarada yaþadý, Ünlü, ünsüz sevgilileriyle "fiyaka" yaparak. Parasý olduðu sürece masasýnda kimseye para ödetmedi, herþey "fiyaka" içindi, "para dediðin nedir ki, geldiði gibi gitmeli, kazanýldýðý gibi harcanmalý!" dedi hep...

Bu "fiyakalý" yaþamý süresince, en fiyakalasýndan dostlar edindi...

Ýstanbul'un sosyetesi, KazanKaya'nýn sýrdaþý, arkadaþý ve müþterisiydi. Dönemin basýn imparatorlarý Haldun ve Erol Simavi kardeþler de..

Daha sonraki yýllarda, tiyatroculara da kýyak olsun diye "fiyaka" attý.

1971'de parasýzlýktan ve salonsuzluktan perde açamayan Ayla-Beklan Algan çiftinin imdadýna "para kazanýný" uzattý ve o zamanýn parasýyla 250 bin lira Uzun vadeli borç vererek "Grup Oyuncularý"ný tiyatro dünyasýna kazandýrdý.

Ali Taygun'un yönettiði, Nikolay Gogol'un "Müfettiþ" oyunuyla sahneye çýktý tiyatro grubu ama 12 Mart günlerinde gece sokaða çýkma yasaðý baþlayýnca tiyatro, seyirci bulamadý ve KazanKaya'nýn paralarý iki seksen yattý.

Hatta, Ayla Algan o üzüntüyle, "Biz 250 bin lirayý nasýl ödeyeceðiz?" diye karalara bürünüp, bileklerini kesti. KazanKaya, bu intihar giriþimine çok üzüldü ve tiyatro sevdalýlarýný ziyaret ederek 250 bin liralýk borç senedini gözlerinin önünde yýrttý, onlara iltifatlar etti, oyunu mükemmel bulduðunu söyledi ve ceketini alýp çýktý.

Hasan KazanKaya'nýn "fiyakalarý" ve ilkleri yine devam ediyordu.

Gece kulüpçülüðü, rejisörlüðü ve keyfi devam ederken, eðlence sektöründe iki ilke daha imza attý... Birincisi, þimdilerde çok moda olan "dev çadýrda gösteri" uygulamasýydý ve 1970'lerin baþýnda Ýstinye ve Fenerbahçe'ye kurduðu 2500 kiþilik "Kýrmýzý Çadýr"da Ünlü sanatçýlar konser verdi.

Ýkincisi de Denizcilik Bankasý'nýn hurdaya çýkardýðý Erenköy ve HisarKaya isimli gemileri restore edip bunlarý "Eðlence Gemisi" olarak Boðaz'da meraklýlarýna sunmak. Hatta bürokrasiyle bile uðraþarak Boðaz Kanunu'nu deðiþtirdi, kýyý lokantacýlýðýný eðlence hayatýna soktu.

Ve "fiyakalý" geçen 40 yýlýn ardýndan o güne kadar tüm fiyakalarýný gölgede býrakacak bir giriþime baþladý Hasan KazanKaya...

Ecevit kitabý beðeniyor

Cemal Kutay'lara, Emin Oktay'lara ve daha nice tarihçiye "fiyaka" atmaktý amacý. "Ýstanbul'un Fethi"yle ilgili bir film yapmaya soyunurken ve de araþtýrmalarda bulunurken, tarihin, özellikle de Ýstanbul Fethi'yle ilgili anlatýlanlarýn bir kýsmýnýn "palavra" olduðu sonucuna vardý ve film deðil ama dört yýl sonra "Ýstanbul'un Fethi ve Fethin Karanlýk Noktalarý" isimli 850 sayfalýk, iki cilt tarih kitabý yazdý. Her ne kadar bir gece kulüpçüsünün "tarih kitabý" yazmasýný ilk baþlarda okurlar pek fazla ciddiye almadýysa da, DSP Genel Baþkaný Bülent Ecevit ýskalamadý. Ecevit, 1990 yýlýnda KazanKaya'ya gönderdiði bir mektupta,"Tarihimizin çok önemli bir evresinin 'karanlýk' noktalarýný, kaynak yetersizliðine karþýn, olabildiðince Aydýnlatan bu deðerli çalýþmanýzdan ötürü sizi içtenlikle kutlarým." diye iltifat etti.

KazanKaya, bu kitabýnda Fatih'in gemileri bir gecede Haliç'e indirmesinin mümkün olmadýðýný, yine Fatih'in Çandarlý'yý nasýl astýrdýðýný ve daha pek çok olayý kendince yorumluyor ve belgeler, haritalarla kanýtlamaya çalýþýyordu. Kitabýn çýkmasýyla birlikte yýllar boyunca polemiklere bir "tarihçi" edasýyla cevaplar verdi, kitabýnýn Nobel'e bile Aday olacaðýný söyledi KazanKaya..

***
Ve aradan dört yýl geçti, bir "fetih kutlamasý"nýn arefesinde, bir "yamyam kitapçý"nýn kurbaný oluverdi KazanKaya.. Bi yandan da seviniyordu; demek kitabýmda doðrular var ki, yamyamlar kurban seçmiþ!

KazanKaya iddia ediyor

Hasan KazanKaya, kitabýnda Fatih'in doðum tarihinden tutun da annesinin kimliðine, hocalarýnýn kimler olduðundan donanmanýn bir gecede inmediðine dek kimi iddialarda bulunuyor.

Fatih aðabeyini öldürdü.. "Aðabeyi þehzade Alaaddin'in öldürülmesini çok tetkik ettim. Aðabeyi için attan düþtü, öldü deniyor. Halbuki Adam cengaver. Hüseyin Hüsamaddin'e göre Alaadin iki çocuðuyla birlikte 22 yaþýnda boðduruldu. Fatih'in bu iþi yapacak bir Adam."

Çandarlý hain deðildi.. "Çandarlý için bir balýðýn karnýnda otuz tane Altýn almýþ ihanet etmiþ diyorlar. Fatih'in kini çocukluðundan geliyor. Çünkü Çandarlý, "on üç yaþýndasýn savaþý idare edemezsin babaný çaðýralým" diyor. "Olmaz, padiþahlýðý vermem deyip, vermiyor..

Fatih askeri deha deðildi.. "Donanmanýn bir gecede Haliç'e indiði yalan. Ýkincisi Fatih askeri deha deðildi. Haliç'in tam önüne gelip taarruz etseydi, 320 gemisiyle, Bizanslýlarýn elindeki çoðu silahsýz olan 11 gemi kalýr mýydý? Niye yapmadý da bunca ölüme neden oldu, savaþý uzattý?"

Yaðma olmasaydý fetih de olmazdý.. "Fatih hiçbir imparatorun yapmadýðý bir emri veriyor, 'yaðma serbest' diyor. Üç gün yaðma, üç gece yaðma yapýlacak denilince Savaþ kazanýlýyor. 150 bin çapulcu geliyor. Dukas yazýyor, bir evde 80 bayrak vardý diye. Bayrak þu: Bir Türk bir eve mi girdi, esir aldý mý evi, oraya bayrak asýyor. 80 bayrak bir evi 80 kiþi yaðma etti demek. Bizimkiler, çarpýþarak ölen Bizans imparatorunun Kahraman olduðunu da yazmaz."

Ecevit'in tebriði

Sayýn KazanKaya:

"Tarihimizin çok önemli bir evresinin "karanlýk" noktalarýný, kaynak yetersizliðine karþýn, olabildiðince Aydýnlatan bu çalýþmanýzdan ötürü sizi içtenlikle kutlarým. Özellikle Çandarlý Halil Paþa olayýna yansýz ve dengeli yaklaþýmýnýz bence çok deðerlidir.

Çandarlý Halil Paþa'nýn kiþiliði ve tutumu hakkýnda ne tür bir yargýya varýlýrsa varýlsýn, bu devlet adamýnýn görevinden alýnýp öldürülmesi ile Osmanlý devlet yapýsýnda önemli bazý deðiþikliklerin baþlamýþ olmasý herhalde yadsýnamaz.

Bu deðiþiklikler kanýmca þöyle özetlenebilir:
1. Osmanlý Devletinin kuruluþundan beri geçerli olan devlet baþkaný-hükümet baþkaný dengesi, Çandarlý Halil Paþa'nýn görevden alýnýp öldürülmesiyle bozulmuþtur; ve -sizin kitabýnýzýn ikinci cildinin 183'üncü sayfasýnda da belirtildiði üzere- gerçek "mutlakiyet" dönemi baþlamýþtýr. (Cumhuriyet Türkiye'sinde de bugün ilk kez benzer bir tehlikeyle karþý karþýyayýz.)

2. Çandarlý Halil Paþa'nýn görevden alýnarak öldürülmesi ve yerine Zaganos Paþa'nýn getirilmesi ile, Osmanlý Devletinde Hýristiyan kökenli "kullar" dönemi baþlamýþtýr.

3. Bu aþamadan itibaren Türk kökenliler Uzun bir süre devlet yönetiminden büyük ölçüde dýþlanmýþlardýr. Baþarýlar dileðiyle saygýlar sunarým.




28 Ekim 1990
Nesil Özgentürk
arsiv.sabah.com.tr







1930 Ýstanbul doðumlu. Niþantaþý sokaklarýnda oldukça yoksul bir çocuk olarak büyür. Gazete daðýtýcýlýðý dahil birçok iþ yapar ve deyim yerindeyse hayat üniversitesinden mezun olur. Okul hayatý yoktur, dýþarýdan sýnavlara girerek aldýðý bir lise diplomasý vardýr sadece. Hukuk fakültesine kaydolur ama devam etmez.

Her seferinde kendisine koyduðu yeni hedeflerle yeni projeler üretir. Bu nedenle bazen zirveye çýkar, lüks otellerde hayatýný sürdürür, bazense beþ metrelik bir kayýðý evi yapýp borç içinde yüzer.

Baþarýlý bir futbol hayatý olur, Beykoz Futbol Kulübü’nde sað açýk oynar, 1948 yýlýnda Milli Takým’a çaðrýlýr.

çok iyi bir dansçýdýr. 10 yýl üst üste Türkiye dans þampiyonluðunu kazanýr. Dönemin ünlü eðlence mekanlarýndan Moulin Rouge’da Rock’n Roll dans þovu ile sahne alýr.

Ýstanbul Beyoðlu’nda, ülker Sokak’ta sahibi olduðu üç apartman dairesinin birisinin kapýsýnda Kazankaya Turizm Ticaret Aþ, ikincisinde Kazankaya Filmcilik; üçüncü dairenin tabelasýnda ise Kazankaya Yayýncýlýk yazar.

Hasan Kazankaya’nýn 24 filmde yapýmcý, dört filmde senaryo yazarý ve 15 filmde yönetmen olarak imzasý var.

Hasan, Niþantaþý’nýn güzel kýzý Medy’e aþýktýr ve o aþkýn romanýný yazar. Bu ilk ve tek romaný 1956 yýlýnda basýlýr. Kitabýn kapaðýnda “Medy, uzun zamandýr roman sahasýnda memleketimizde devam eden kuraklýða bir ilk yaðmur damlasý dileði ve ümidiyle düþüyor...” yazmaktadýr. Kitabýn yayýmlanmasýndan bir yýl sonra bu romanýn filmini yapar. Lejyonun Dönüþü isimli bu filmin senaryosunu arkadaþý Safa önal yazar. Kazankaya, Orhan Murat Arýburnu’nun yönettiði, Fikret Hakan ve Belgin Doruk’un baþrol oynadýðý 1957 yapýmý bu filmle sinema sektörüne yapýmcý olarak girer. Ayný zamanda yakýn arkadaþý Orhan Günþiray bu filmde ilk defa kamera karþýsýna geçer. Daha sonra Otobüs Yolcularý ve Karanlýkta Uyananlar gibi önemli filmleriyle tanýyacaðýmýz Ertem Göreç de bu filmde yardýmcý yönetmendir.

Kazankaya Filmcilik 2500 TL sermaye ile kurulur. Ýlk filmi Yýlmaz Güney’in Gülsüm Kamu ile baþrol oynadýðý Tehlikeli Adam’dýr.

Bu film 80 bin TL maliyetle tamamlanmýþ ve Anadolu’daki sinema iþletmecilerine 180 bin TL’ye satýlmýþtýr.

Türkiye sinemasýnda “konfeksiyon sinemacýlýk” olarak da ifade edilen seri üretim film yapýmcýlýðýný Hasan Kazankaya baþlatýr. Türkiye’de en kýsa sürede film tamamlama rekoruna sahiptir. Film ekibine belli etmeden iç içe iki filmi bir arada çeker. Ayný ekiple, ayný sette Haracýma Dokunma ve Sayýlý Kabadayýlar filmlerini böyle çekmiþtir. Her iki filmin de kostümleri, çekim ekibi, konularý çok benzemektedir. Oyuncular senaryolarý bilmez, ne oynayacaklarý onlara çekim öncesi kýsaca anlatýlýr ve sette sufle verilerek filmler çekilir.

Birçok sinemacý ilk filmlerini Hasan Kazankaya’nýn yapýmcý veya yönetmenliðinde yaptý. Yýlmaz Güney’in sinemadaki ilk yönetmenlik deneyimi Hasan Kazankaya’nýn yapýmcýlýðýný üstlendiði 1966 yapýmý At Avrat Silah filmidir. Türkiye’nin ilk kadýn yönetmenlerinden Bilge Olgaç da yönetmen koltuðuna ilk kez Hasan Kazankaya’nýn yapýmcýlýðýnda, üçünüzü de Mýhlarým filmi ile oturmuþtur. Bu filmde Yýlmaz Güney ve Pervin Par baþrollerdedir.

2022 yýlýnda kaybettiðimiz ödüllü yönetmen Erden Kýral’ýn sinemaya giriþi de Hasan Kazankaya filmleriyle olmuþtur. Erden Kýral, Krallar Kralý filminde yönetmen Bilge Olgaç’ýn asistaný olarak çalýþmýþtýr.

Hasan Kazankaya’nýn sinema filmi yapýmý için yeterli sermaye birikimi yoktur; yedi bölgedeki sinema iþletmecilerinden aldýðý avans ödemelerle filmlerini çeker. Kazankaya Film þirketinin Yýlmaz Güney’in rol aldýðý filmlerle Anadolu’da yüksek giþe geliri elde etmesi Yeþilçam’ýn dikkatinden kaçmaz. Erman Film, Hasan Kazankaya ile 10 filmlik bir sözleþme imzalar ve 300 kutu filmi avans olarak verir. Kazankaya Filmcilik bu filmlerde çalýþmak üzere Ayhan Iþýk, Gönül Yazar, Ajda Pekkan, Hülya Koçyiðit, Tanju Gürsu, Nebahat çehre, Ýzzet Günay, Gülsüm Kamu, Tunç Okan, Kuzey Vargýn, Ekrem Bora, Tuncel Kurtiz gibi oyuncularla ve Memduh ün, Feyzi Tuna, Ertem Göreç, Safa önal gibi yönetmenlerle sözleþmeler imzalar.

Silaha Yeminli Ýdim, At Avrat Silah, Býçaklar Fora, Büyük Ýntikam, Beyoðlu’nda Vuruþanlar, Mezarýný Hazýrla, Vurguncular, Genç Kýzlar, Babasýz Yaþayamam, çeþme Meydanlý Ali Erman Film sözleþmesindeki filmlerdendir. Baþrollerini Gönül Yazar ve Tanju Gürsu’nun oynadýðý Mezarýný Hazýrla filminin senaryosunu yazan Yücel Uçanoðlu, ayný zamanda bu filmin yönetmenidir. Hasan Kazankaya yapýmcýlýðýndaki Vurguncular filminin yönetmeni, Anadolu Kanunu filminin senaristi þinasi önengüt ise birçok Hasan Kazankaya filminde senarist, yönetmen ve oyuncu olarak görevler almýþtýr. Galatasaray Lisesi ve Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlýk bölümü mezunu olan önengüt, Hasan Kazankaya’nýn eðlence mekanlarýnýn iç mimari uygulamalarýný ve dekorasyonlarýný da gerçekleþtirir.

1950’li yýllardan itibaren gece hayatýna damgasýný vurmuþ bir mekan iþletmecisidir Hasan Kazankaya. Gece hayatýna Harbiye’deki çadýr isimli gece kulübüyle girer. 1966 yýlýnda Whiskey a Go Go ile baþlayan özel gece kulübü projelerinde Whiskey a Go Go Taverna, þiþli Goldfinger, Dalyan Goldfinger, Ýstinye Goldfinger, Caddebostan Gazino, Mahama, Taksim Tahta Saray, Etiler Tahta Saray, Tarabya Whiskey a Go Go, Kayýkhane, Gümüþkapý, Beyaz Köþk’te Gümüþkapý ve Horozlar öterken gibi mekanlarýn iþletmeciliðini yapar. Golden Key adýný taþýyan iþletme, yalnýzca özel altýn anahtarý olanlarýn girebildiði özel bir sosyete mekanýdýr.

þehir Hatlarý’nýn hurdaya çýkardýðý Erenköy isimli vapuru alýp restoran ve eðlence gemisi olarak düzenler. Bu gemi dönemin ilk özel eðlence gemisi olur. Eðlence mekanlarýnda dev çadýr uygulamasýný da ilk defa Hasan Kazankaya baþlatýr. 1969 yýlýnda Ýstinye ve Fenerbahçe’de kurduðu 2500 kiþilik Kýrmýzý çadýr büyük ilgi görür. Taksim’de Taþkýþla tarafýndaki 40 metrekarelik odayý kazarak 250 metrekareye geniþletir, arazinin eðiminden faydalanarak boydan boya pencere yapar. Teknik üniversite’nin Taþkýþla binasýndan bakýldýðýnda çim alan olarak görülen bu mekaný tarihi eser olarak tanýtýr ve burayý çok tutulan bir gece kulübüne dönüþtürür. Burayý Tahta Saray adýyla dört yýl süresince gece kulübü olarak iþletir. Emlak komisyonculuðu ve müteahhitlik yaptýðý iþler arasýndadýr.

Yakýn arkadaþlarýndan Orhan Boran, Leyleðin ömrü isimli aný kitabýnda Hasan Kazankaya’dan þöyle bahseder:

"Hasan Kazankaya’nýn yakýn arkadaþlarý onun renkli yaþamýný anýmsayacaklardýr. Ben tanýdýðýmda Beykoz kulübünde futbolcuydu. Sonra bir spor gazetesi çýkardý. Derken emlak komisyonculuðu yaptý. Sonra yüksek bütçeli filmlerle prodüktör oldu. Peþinden gece kulüpleri iþletti. Ýki yaz mevsimi bir süre büyük gazino patronuydu. üç yýldýr sesi sedasý çýkmýyor. Günlerden bir gün akla gelmeyecek bir alanda giriþimlerine tanýk olursak þaþmamak gerek. Tuttuðunu koparan, aklýna koyduðunu beceren bir arkadaþýmýzdýr ama; sýkýldýðýndan mýdýr nedir, iþ yaþamýnda daldan dala huy edinmiþti. Whiskey a Go Go’yu iki kýþ iþletti, büyük baþarý kazandý, durup dururken býrakýverdi, baþkalarýna devretti.”

Hasan Kazankaya gerçekten de Orhan Boran’ýn dediði gibi, akla gelmeyecek bir iþe giriþir ve 1986 yýlýnda bir yayýncýlýk macerasýna atýlýr. Ýstanbul’un Fethi üzerine yazýlmýþ kitaplarý, kaynaklarý dünyanýn dört bir yanýndan temin eder ve kapýsýnda Kazankaya Yayýncýlýk yazan ofisinde bunlarý toparlar. Latince, Fransýzca, Ýngilizce, Almanca, Arapça bilen beþ çevirmen ve iki sekreterle tam dört yýl süresince inzivaya çekilir. Sonunda iki cilt olarak 718 sayfalýk bir kitap yayýmlar. Birinci cilt 512 sayfa olarak Temmuz 1990 tarihinde yayýmlanýrken, ikinci cildin 206 sayfa olarak ve Ocak 1990’da birinci ciltten önce yayýmlanmýþ olmasý biraz tuhaf görünmektedir. Her birinin altýnda “çizen: H. Kazankaya” yazan, tamamen elle yapýlmýþ büyük boyutlu toplam 22 adet harita kitaba yapýþtýrýlmýþ durumdadýr. Ayrýca konuyla ilgili olduðunu düþündüðü birçok fotoðrafý kendisi çekmiþ ve ilgili bölümlere eklemiþtir.

Ýstanbul’un fethi sýrasýnda 72 parça geminin Tophane üzerinden Haliç’e bir gecede indirilmesi hikayesi aklýna hiç yatmamýþtýr. “Ben gerçekte bu konunun esasý olan 72 parçalýk Türk donanmasýnýn bir gecede Haliç’e indirildiðine katiyen inanmýyorum. Bu kitaba esasen bu olayýn olamayacaðýný, 72 geminin bir gecede Haliç’e indirilemeyeceðini anlatmak ve ispatlamak için baþladým” diye yazar kitabýnda.

Kitabýn giriþinde yer alan “Faydalandýðým Eserler” sayfasýnda 31 adet Avrupa kaynaklý eseri ve 67 adet Türk kaynaklý eseri,
benzer araþtýrma yayýnlarýndaki kaynakça standartlarýna uymadan okuyucuya sunmuþtur.

Ýstanbul’un fethinin karanlýk noktalarýný yazdýðý kitabýný kendi olanaklarýyla 1990 yýlýnda yayýmladýðýnda kamuoyundan beklediði ilgiyi göremez, binlerce kitap ofis olarak kullandýðý dairesinde çürümeye terk edilir. Tek tesellisi Bülent Ecevit’ten gelen teþekkür mektubudur. 28 Ekim 1990 tarihinde aldýðý mektupta þöyle yazýlýdýr: "Deðerli yapýtýnýzdan bana da göndermek lütfunda bulunduðunuz için teþekkür ederim. Tarihimizin çok önemli bir evresinin ‘karanlýk’ noktalarýný, kaynak yetersizliðine karþýn, olabildiðince aydýnlatan bu çalýþmanýzdan ötürü sizi içtenlikle kutlarým."

Günümüzde ancak sahaflardan edinilebilen bu kitap, ilk bakýþta da kolayca anlaþýlabileceði üzere yayýncýlýk dünyasý standartlarýndan ve kalitesinden uzaktýr. Bir kapak tasarýmý ve editörü yoktur. Liseyi dýþarýdan bitiren, akademik araþtýrma deneyimi olmayan birisinin zor bir konuya donanýmsýz bir vaziyette el attýðý söylenebilir.

Hasan Kazankaya 1950’lerden itibaren birçok baþarýyý sýðdýrdýðý iniþli çýkýþlý hayatýnýn son iniþini bu kitapla yaþar ve iflas eder. ömrünün kalan dokuz yýlýný yoksulluk içinde geçirir. öldüðünde dostlarý evinde onun el yazýsýný taþýyan “Tek baþýna ölüme doðru-Hazýrlýklar” baþlýklý bir dosya ile karþýlaþýr. Bu dosyada Yahya Kemal Beyatlý’nýn “Sessiz Gemi” þiirinin yanýnda ölümünden sonra yapýlacaklar, gazete ilaný, mezarlýk yetkililerinin telefon numarasý, cenaze namazýnýn nerede kýlýnmasýný istediði, cenaze törenine gelmesini istediklerinin isim ve telefon numaralarý vardýr.

Hasan Kazankaya 6 Aralýk 1999’da 68 yaþýnda, deposunda binlerce kitap ve onlarca filmle, insanlarýn anýlarýnda yaþayan eðlence mekanlarýný geride býrakarak bu dünyadan ayrýlýr.

KAYNAKÇA
Bayazoðlu, ümit (2004): Uzun Ýnce Yolcular, Ýstanbul: YKY.
Boran, Orhan (1978): Leyleðin ömrü, Ýstanbul: Milliyet Yayýnlarý.
Kazankaya, Hasan (1956): Medy, Ýstanbul: Vakit Matbaasý.
Kazankaya, Hasan (1990): Fatih Sultan Mehmed’in Ýstanbul’un Fethi ve Fethin Karanlýk Noktalarý, Cilt 1-2, Kazankaya Yayýncýlýk.
önengüt, þinasi (2020): Bir Tek Anýlar Kaldý, Ofset.
özgüç, Agah (1995): Türk Film Yönetmenleri Sözlüðü, Ýstanbul: Agora.
https://bianet.org/kadin/ print/70469-kameranin-ardindaki-kadin-bilge-olgac, Eriþim Tarihi: 26.12.2022.
Sinema65 Aylýk Sinema Sanatý Dergisi, Mayýs 1965, S. 5.

Önder Özdemir
23 Þubat 2023





Sinema 65 Dergisindeki Ýlan