How I Remember Istanbul (İstanbul'u Nasıl Hatırlıyorum)




Yapım Tarihi - 2025
Süre - 00:14:55
Format - Deneysel, Renkli, Türkçe

Yönetmen - Burçak Elifoğlu
Directed and edited by Ellie B.
Written by S.S.

Through raw, unfiltered VHS footage, the film journeys into Istanbul’s hidden corners – its fractured streets and forgotten spaces. The city emerges not as a postcard image, but as a living metaphor for injustice: unplanned, rough, and unforgiving. Dedicated to Urban Planner Murat Çalık, unjustly imprisoned, the film imagines Istanbul through his eyes – a man who devoted his life to building livable spaces, now forced to watch the city from behind bars. In every crumbling wall, every shadowed alley, and every concrete wound, we glimpse both the failures of the metropolis and the silent resilience of those denied justice.

12. Vancouver Türk Filmleri Festivali, Kanada'dan Kısa Filmler Bölümü, Gösterim Seçkisi. 2025



Kaynak
Vancouver Türk Filmleri Festivali






Toronto Uluslararası Film Festivali’nde bir Murat Çalık filmi: İstanbul’u Nasıl Hatırlıyorum

Toronto Film Okulu’ndan iki öğrencinin çektiği ve Murat Çalık’a ithaf ettiği “How I Remember Istanbul” isimli film, TIFF 2025 Sanat Pazarı’nda gösterildi. Filmin yönetmeni Burçak Elifoğlu ile filmin amacını ve Türk gençlerinin politika ile ilişkisini konuştum Toronto Uluslarası Film Festivali’nde bir Murat Çalık filmi: İstanbul’u Nasıl Hatırlıyorum "How I Remember Istanbul", TIFF 2025 Sanat Pazarı’nda gösterildi

Toronto Uluslararası Film Festivali (TIFF) bu yıl 50’inci yılını kutladı. 4-14 Eylül tarihleri arasında düzenlenen festival boyunca, dünyanın dört bir yanından 400 kadar film gösterildi, Kanada sineması ve yerli halkların hikayelerini anlatan filmler desteklendi, potansiyel Oscar adayı filmler tanıtıldı. Bu yıl 700.000'den fazla izleyiciyi, yaklaşık 2.000 medya mensubunu ve 6.000 sektör temsilcisini ağırlayan TIFF, dünyanın en büyük halk katılımlı ve en prestijli film festivallerinden biri olarak kabul ediliyor.

Angelina Jolie, Ralph Fiennes, Matthew McConaughey, Jodie Foster, Natalie Portman, Jacob Elordi, Scarlett Johansson, Daniel Craig, Sydney Sweeney, Ryan Reynolds, Keanu Reeves gibi ünlüler, filmlerini tanıtmak için kırmızı halıda yürürken, Toronto Film Okulu’nun düzenlediği ve festival alanının hemen arka sokağında yer alan Sanat Pazarı’ndaki bir çadırda, “Free Murat Çalık” broşürleri dağıtılıyor, iki Türk öğrencinin çektiği ve Türkiye’nin ilk şehir ve bölge planlamacısı belediye başkanı olan Murat Çalık’ın İstanbul’u nasıl hatırladığını anlatan, “How I remember Istanbul” isimli kısa filmi gösteriliyordu.

Lösemi hastası İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, 23 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) odaklı ‘yolsuzluk’ soruşturması kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, cezaevindeyken anjiyo olmuş, 20 kilo vermişti. Çalık’ın hastane raporunda ‘lösemi nüksü açısından yüksek riskli” olduğu ve infazını evde tamamlaması gerektiği belirtilmiş, ancak bu yönde gerçekleşen tüm itirazlar reddedilmişti. En son 11 Eylül tarihinde, Anayasa Mahkemesi tahliye talebini reddetme gerekçelerini de açıkladı. Mahkeme, Çalık’ın tutukluluğunun temel haklarına ciddi tehlike oluşturmadığını belirtti. Yaşamına ya da maddi manevi bütünlüğüne yönelik acil bir tehlikenin bulunmadığı sonucuna varıldı.





Toronto Film Okulu’nun seçtiği 25 kısa filmden biri

Filmin yönetmeni Burçak Elifoğlu (Ellie B.) ve senaristi S.S, Toronto’da yaşayan ve tüm bu yaşananlara karşı duyarlılık gösteren iki öğrenci. Toronto Film Okulu’nun, TIFF Pop-Up Cinema seçkisinde yer alacak 25 kısa filmi seçmek için bir yarışma düzenlediğini duyduklarında, akıllarına hemen Murat Çalık’ın hapisteki sesine ses olmak ve o sesi taa Kanada’ya kadar ulaştırmak geliyor. Arşivlerini tarıyor, İstanbul’da son 20 yılda gerçekleşen çarpık kentleşmeyi gösteren filmleri buluyor, bunları edit ederek bir film haline getiriyorlar.

Haliyle bu filmi yapan gençleri merak ediyorum. Filmin yönetmeni Burçak Elifoğlu’na ulaşıyor, önce filmi izliyor, sonra onunla filmi çekme amaçlarını, neden Murat Çalık’a ses olmak istediklerini ve Türk gençlerinin politika ile ilişkisini konuşuyorum. Söz Burçak’da...

"Film aktivist bir çizgide... İsimlerimiz önemli değil"

Merhaba Burçak, Seni tanıyabilir miyiz?

Merhaba, 25 yaşındayım, Kanada’ya hem okumaya hem de çalışmaya geldim. Şu anda Dijital Medya ve Global İletişim üzerine okuyorum. Fotoğraf ve film üzerine çalışıyorum.

Filmde sen Ellie B. ismini, yazar ise S.S. ismini kullanıyor. Gerçek isimlerinizi niye kullanmadınız?

Film aktivist bir çizgide, o yüzden isimlerimiz o kadar da önemli gelmedi. Mahlas kullanmak istedik. Bu arada Ellie B. isimli bir film yönetmeni varmış zaten. Bundan sonraki süreçte, film kredilerine kendi ismimi yerleştireceğim.

Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık
"İstanbul görüntüleriyle üstü örtülen yolsuzlukları göstermek istedik"
Böyle bir film çekmek nereden aklınıza geldi?

Toronto Film School öğrencisi ve filmin yazarı arkadaşım S.S, TIFF’nin Pop-up Cinema Seçkisi için 25 tane kısa film seçeceğini öğreniyor ve “Murat Çalık için bir film yapalım” diyor. Fakat bunu öğrendiğinde yarışmaya beş gün kalmıştı ve orjinal görüntü çekmeye vakit yoktu. Arşivden elimdeki VHS İstanbul görüntülerini çıkardım ve üzerine bir hikaye yazdık. Filmin adını da “How I remember Istanbul, Istanbul’u nasıl hatırlıyorum” koyduk. Hikaye Çalık’ın gözünden anlatılıyor. Şehir planlamanın önemini bilen insanlar olarak, hapiste kalsak İstanbul’u nasıl hatırlayacağımızı düşündük. Üstü örtülen birçok yolsuzluk var İstanbul’da. İstanbul görüntüleriyle bunların yüzeye çıkmışlığını göstermek istedik.

Bu filmi yapmaktaki amacınız neydi?

Sistemsel eleştiri yapmak, Murat Çalık’ın durumu hakkında farkındalık yaratmak ve aynı zamanda da güzel politik bir film yapmak.

"Hikaye hayal ürünü"
Murat Çalık’ı bizzat tanıyor musunuz, yoksa senaryo tamamen hayal ürünü mü?

Hayal ürünü. Hikayede değindiğimiz noktaların hepsi şehir planlamacılığıyla alakalı duyduğumuz, bildiğimiz, “keşke böyle olsa” dediğimiz şeyler… Yürünebilir şehirler, endemik bitkiler, sokak hayvanları, çarpık kentleşme… Şu an İstanbul Valiliği’nin emriyle gece gizli gizli sokak hayvanlarının katledilmesine özellikle dikkat çekmek istedim. Murat Çalık’ın da sokak hayvanlarıyla alakalı çalışmaları var. Kendisiyle birçok fikirde uyuştuğumuzu düşünüyorum. Bu nedenle ona hapisteyken bir ses vermek istedik.

Çalık'ın sağlık durumuna ve avukatının yaptığı tüm başvurulara rağmen hala içeride olması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Korkaklık olarak yorumluyorum. Üzülmeyi bıraktım artık. Adamın kanser hastası olduğunu biliyorlar, her gün zayıfladığını ve güçten düştüğünü de görüyorlar. İşkence ediyorlar resmen.

"Biz politik olmayalım da kim olsun!"
Türk gençlerinin politika ile ilişkisini nasıl buluyorsun?

Hayatımızın büyük bir parçasının politik olduğunu düşünüyorum. Bizim nesil dünyaya politik geldi, hem ideolojik, hem de kimliğimizle alakalı sorunlar yaşadık. Sürekli geçim sıkıntısı içerisindeyiz. Ülkedeki akıl almaz yasak, şiddet ve kavga ortamı, mezhepçilik, particilik ve ırkçılık, bizi böyle bir gerçekliğe hazırladı. “Okuyun” dediler okuduk, ama bu sefer de işsiz kaldık. Eğlenmek istedik, müziğe yasak geldi. Festivaller iptal edildi, hayat pahalılaştı… Her yere AVM dikip, KYK yurtlarını mağaraya çevirdiler. Biz politik olmayalım da kim olsun? Ancak maalesef, gözlemlediğim kadarıyla yine ideolojik bir bölünme var gençler arasında.

"Genç kadınlar ve erkekler arasında ideolojik bölünme var"
Nasıl bir ideolojik bölünme?

Gen Z içerisindeki sağ ve sol bölünmeyi gösteren bir araştırmaya denk gelmiştim. Burada genç erkekler ve kadınlar arasında bir ideolojik bölünme var. Genç erkekler bazı konularda müthiş gerici. İçlerinde hala homofobik ve kadın düşmanı olanlar, mesela avukat ve hapisteki eski milletvekili Can Atalay’ı terörist zannedenler var. Genç kadın ve LGBT+ bireylerde ise daha ilerici ve sola yakın bir tutum var. Bu beni rahatlatıyor.

"Gençlik öyle ya da böyle bir şeyleri değiştirecek"
Sence bir şeyleri değiştirme gücü var mı gençlikte. Varsa bunun yolu ne?

Gençlik zaten öyle ya da böyle bir şeyleri değiştirecek. Gençlerin doğru bildiğini söylemesi ve doğru buldukları eylemleri desteklemesi lazım. Yasemin Minguzzi demişti; “Herkes sosyal medyada destek veriyor. Mahkeme salonunda yoksunuz. Neredesiniz?” diye. Gitsinler mesela... Ya da sokak hayvanlarının katledilmesine karşı biraraya gelsinler. Bir önceki neslin de artık gençlere köstek olmayı bırakması lazım. Devran biraz daha hızlı dönse güzel olur.

"Bir önceki nesil köstek olmasın yeter"
Bir önceki nesilden kastın kim ve size nasıl köstek oluyorlar?

Düzene ses çıkaranı susturan, bizi körpe olduğumuz için dinlemeyen veya “Ben çektim siz de çekin” diyen kesimden bahsediyorum. 31 Ağustos’ta Kadıköy Söğütlüçeşme’den Boğa’ya gitmeye çalıştığımızda, müthiş bir polis ablukasıyla karşılaştık. Fenerbahçe maçı olduğu zaman bu kadar toplanmıyorlar. Ara sokaklardan dolana dolana geldik ama ana caddeye çıkan her sokak kapalıydı. Biz de polislerle bu sıcakta bu kadar ablukanın saçma bir yaptırım olduğu yönünde bir tartışmaya girdik. Oradan bir amcamız çıkıp dedi ki “Bak benim tansiyonum var. Ben bu kadar yürüdüysem siz de yürüyeceksiniz.”

"Corragio Supporto (Umut için destek)"
Merak ediyorum, sen Türkiye’nin bugünkü koşullarında Türkiye’ye geri döner misin, yoksa desteğini bulunduğun yerden mi devam ettirirsin?

Gidip geliyorum zaten, evim orası. Ve bunu destek olarak algılamıyorum yaşadığım yeri güzelleştirmeye çalışmak yapmam gereken bir şey.

Filmin gösteriminden sonra izleyenlerin yorumları ne oldu?

Filmin Murat Çalık’la ilişkisini açıklamak için, film öncesinde bir broşür dağıttık. Hikaye o şekilde anlaşıldı. Çok samimi bir ortamdı. İzleyiciyle birebir diyaloğa girmek çok eğlenceliydi.

Biri İtalyanca “Corragio Supporto (Umut için destek)” dedi, çok hoşuma gitti bu. Film gösteriminde tanışan bir çift, ertesi gün filme tekrar birlikte geldiler. Tanıştığımda yıllardır birlikte olan bir çift gibi gözükmüşlerdi gözüme. İzleyenler genel olarak etkilendiklerini söyledi ve konuyu ciddiye aldılar. Yapmak istediğimiz de buydu zaten. Farkındalık oluşturmak.

24 Eylül 2025