Hediye (The Gift)




Yapım Tarihi - 2024
Süre - 00:16:53
Format - Deneysel, Renkli, Türkçe

Yönetmen / Directors - Mina N. Köksal
Senarist / Writers - Mina N. Köksal
Yapımcı / Producers - Neslihan Köksal
Edited by - Hakan Çelik
Director of Photography - Emin Gülahmedov
Director Assistant - Efe Ali Diricanlı
Sound Recording - Roma Okçular
Lights - Emin Gülahmedov
Art Director - Mina N. Köksal
Makeup - Mina N. Köksal
SFX Makeup - Öykü Özbek
Costume Design - Mina N. Köksal
Sound Mixing - Çağatay Çelikörs, Mehmet Ağbaba
Color - Utkan Topuzlu
Music by - Çağan Kaya, Çağatay Çelikörs
Poster Design - İlknur Demir

Ana Karakterler / Key Cast
Tuğba Çam
Derin Birinci
Ali Bora Tahiroğlu

Kadının toplumsal tarihteki yeri acılarla doludur. Öyle ki, günümüzde de kadına yönelik sistematik şiddet, baskı ve istismar olağan kabul edilip; kitlelerce kanıksanmıştır. Sinemada da durum pek farklı değildir. Kamera, kadınların yaşamlarını ve karakterlerini yüzeysel bir şekilde anlatırken vücutlarını ve trajedilerini etraflıca inceler. Kadınların karşılaştıkları zor ve yaralayıcı bu olaylar yönetmenlerce yalnızca yeniden üretilmek suretiyle zaman zaman da fetişize edilerek izleyiciye servis edilir. Hediye, hayat verdiği karakterler ve işlediği hikâye ile alışılageldik ‘eril bakış’a ve anlatıya sahip bir filmdir. Hediye, ‘eril bakış’ı hemcinsine yönelterek ‘tersine eril bakış’ yaratmayı amaçlar. Hikâye, bu amaç ışığında başlar ve gelişir. Hediye, kadınlar ile erkeklerin toplumsal rollerini ters yüz ederek bu sistematik baskıyı karşı cinse yöneltir ve bunun ışığında sorular sorar. Emel karakteri özünde, duygusal anlamda olgunlaşmamış, şiddet eğilimli bir erkek karakterdir. Derin ise edilgen ve uysal yapısıyla geleneksel kodlara uyan kadın bir karakteri temsil eder. Emel, film boyunca etrafına rahatsızlık verir; sokakta gördüğü rastgele bir adamın eşyasını zorla elinden alır; hırdavat dükkanında çalışan bir elemanı bakışlarıyla taciz eder. Derin’i ise ilişkileri sırasında sindirmiş, çıkabildiği kadar üste çıkmıştır. En sonunda da onu öldürür. Derin ise Emel ile şiddet ilişkilerinin bir sonucu olarak sessizleşmiş, boyun eğmeye meyilli bir kişiliğe bürünmüştür. Emel’e hayır demekte zorlanır, maruz kaldığı psikolojik ve fiziksel şiddet sebebiyle kafası karışıktır. Emel’e karşı çıkmak istese de manipülasyona açıktır; yardım çağırısı olarak arkadaşına ulaşması yeterli gelmez. Halen bir erkek olduğu için fiziksel gücü sayesinde Emel’e karşı kendini savunabilir, ancak Emel’in Yeşilçam filmlerine de çokça konu olan korkunç ilaçlama hamlesini tahmin edemez; nihayetinde öldürülür. Emel’in ve müttefiki Bora’nın kaygılandığı bir durum yoktur; hukuk sisteminin kendilerini koruyacaklarına karşı olan inançları tamdır. Bu yönüyle Hediye, günümüz hukuk sisteminde mevcut cezalandırma sisteminin yeterince caydırıcı olmadığının altını çizer. Filmde, Derin’in başından geçen her türlü korkunç olayın en az bir defa gerçek hayatta bir kadının başına geldiğini üzülerek söylemek isterim. Parçalara ayrılıp bavullara doldurulan, kemerle boğularak öldürülen, içeceğine ilaç katılıp cinsel istismara uğrayan, kafasında vazo kırılan, ölüsü dahi rahat bırakılmayan kadınlar... Bu trajedileri sinemaya uyarlarken bilinçli hareket etmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Yönetmen olarak eylemlerin kendisini detaylıca ve acımasızca kayda alarak bir ‘intikam alma’ gayesi gütmek ya da bu aksiyonları fetiş içeriğine uygun bir formatta işlemektense, ironik ve absürt bir atmosfer yaratarak ‘tersine eril bakış’ fikri üzerinde durmayı ve bu kavrama odaklanmayı tercih ettim.
Hediye, zor bir film; zorluğunu temsil ettiği gerçeklikten alıyor.

The place of women in human history is filled with suffering. So much so that even today, systematic violence, oppression, and exploitation against women are accepted as the norm and have been internalized by the masses. The situation is not much different in cinema. The camera, while superficially portraying the lives and characters of women, deeply examines their bodies and tragedies. The difficult and injurious events that women face are often merely reproduced by directors and at times fetishized for the audience. The Gift is a film with the conventional 'male gaze' and narrative, brought to life through its characters and story. The Gift, aims to create a 'reverse male gaze' by directing the 'male gaze' towards the same gender. The story begins and develops in light of this objective. The Gift turns the social roles of women and men upside down, directing this systematic oppression towards the opposite sex and posing questions in this context. Emel is essentially an emotionally immature, violent male character. Derin, on the other hand, represents a traditional female character with his passive and docile nature. Throughout the film, Emel causes discomfort to those around her; she forcefully takes an item from a random man on the street and harasses an employee at a hardware store with her gaze. During their relationship, she has dominated and suppressed Derin as much as possible, eventually killing him. As a result of their violent relationship, Derin has become silent and submissive, struggling to say no to Emel, and is confused by the psychological and physical abuse he endured. Although Derin wants to resist Emel, he is easily manipulated, and reaching out to a friend for help is insufficient. Despite still being a man and having the physical strength to defend himself against Emel, he cannot foresee Emel's dreadful poisoning scheme, a plot often seen in Yeşilçam films, and is ultimately killed. Emel and her ally Bora have no concerns; they fully believe that the legal system will protect them. In this way, The Gift highlights the inadequacy of the current legal system's deterrent measures. In the film, I regret to say that every horrific event that happens to Derin has happened at least once in real life to a woman. Women who have been dismembered and stuffed into suitcases, strangled with belts, drugged and sexually assaulted, had vases smashed over their heads, and even in death, have not been left in peace... When adapting these tragedies to cinema, I believe it is important to approach them with awareness. As a director, instead of meticulously and ruthlessly documenting the actions themselves to seek 'revenge' or presenting these actions in a fetishistic format, I chose to create an ironic and absurd atmosphere to emphasize and focus on the concept of the 'reverse male gaze'.
The Gift is a challenging film; it draws its difficulty from the harsh reality it represents.



Öngörülemez ve şiddet yanlısı bir kadın olan Emel, bir gece eski erkek arkadaşı Derin’in evine sürpriz bir ziyaret gerçekleştirme kararı alır.

Emel, an unpredictable and violent woman, decides to pay a surprise visit to her ex-boyfriend Derin's house one night.













Kaynak
FotoFilm Film Festivali