Yapım Tarihi - 2004
Süre - 00:06:00
Format - Videoart, Renkli, Türkçe, Mini Dv
Yönetmen - Ethem Özgüven
Yapımcı - Ethem Özgüven, Oğuz PERİ
Senaryo - Ethem Özgüven
Kurgu - Ethem Özgüven
Dansçı - Asime Can ÖZÖZER
Kamera - Ozan Adam, Selçuk Erzurumlu, Ulaş Şimşek, Özgür Şeyben
Sahne Dizaynı - Elif Özdemir
Animasyon - Tamer Karakulak
Visual Director - Oğuz YENEN
Sırtımda yırtık bir fanila va şort ayaklarım çıplak, cebimde beş kuruş yok,
güneşleniyor ve düşünüyorum…
belki inanmayacaksınız ama faturalarımız oldu sürüsüne bereket, dünyaya
alabildiğine bağlıyız; eşim ve ben;banka kartlarımız var;bedava uçak bileti
veriyorlar bize.
fiber kablolar ve dijital görüntüler ve sesler ve yazılar doluyor evimize;
fritözümüz var, printerimiz var, söylemesi ayıp leptap (laptop) bile var. iki
tane cep telefonumuz var ve birinin üstü mavi diğerinin sarı kaplı istersen
değiştirebiliyorsun, keyfine kalmış, sarı, mavi ya da kırmızı yapabilirsin,
belki başka renkler de vardır, araştırmak lazım; tam bilemiyorum.
sırtımda yırtık bir fanila var şort ayaklarım çıplak, cebimde beş kuruş yok,
güneşleniyor ve düşünüyorum…
(ne düşünüyorsam; gördün mü şimdi düşünmeyi;
faturaları iki dosyaya topladım, boyna geliyor ve ödüyoruz, alışverişe çıkıyoruz
evimize çok yakın bir market var, kolay oluyor, şnitzel seviyorum hazır var.
işyerimiz evimize çok yakın, uygar insanlardan oluşan bir arkadaş topluluğumuz
var. her şey mükemmel, mükemmel ötesi. arabamızın park yeri de var. var.
bir televizyon kanalında kreatif yönetmen olarak çalışan bir arkadaşım var
onunla yüzme havuzuna gidip yüzüyoruz, her şeyden önce Sağlık gelir ve sağlam
kafa sağlam vücutta olur felsefesine yürekten bağlıyız. çok bağlıyız, o kadar
bağlıyız ki olsa o kadar olur.
işyerimiz evimize çok yakın, bunu daha önce söylemiş miydim. bunu daha önce
söylemiş miydim, farklı tonlamalar anlamı ne kadar farklılaştırıyor değil mi,
değil mi, değil mi.
İstanbul çok renkli ve çok kozmopolitan bir kent her an bir sürprize gebe
örneğin eşim geçen gün lensleriyle uyumuş, sabah söyledi ve gülüştük.
neşemizi kaçıracak tek bir hadise ise deprem olgusu, depremle yatıyor depremle
kalkıyoruz. tabiri caizse deprem hep aklımızda ve neredeyse bir parçamız oldu.
ama bu doğru bir tutum değil çözüm üretmek gerekiyor. deprem olgusu medyada da
çok işlendi, bir bakıma iyi de olmuyor değil hani.
yakın çalışma arkadaşları insanın çalışma yaşamı için çok anlamlıdır, yaşamın
tuzu biberi desek olur. kendilerini çok iyi yetiştirmiş bu bir gurup arkadaşla
yarınlara pozitif bakıyoruz desem olur. bu arkadaşlarla güzel bir diyalog
içindeyiz.
eski arkadaşlarımın hepsi başarılı ve yerini dolduran insanlar, şimdi hepsi
mesleklerinin zirvesinde ve çoluk çocuğa karıştılar; onlarla iftihar da
ediyorum, iftihar da ediyorum, gurur da duyuyorum.
dış mihraklar da olmasa ülkemin durumu çok iyi milli birlik ve beraberlik ruhu
içinde gidiyor her şey. ah bir de onlar olmasa.
Malum Türkiye’nin düşmanı çok. Koskoca Osmanlı imparatorluğu felan
Savaşa Karşı Küresel Kısa Film Festivali, Kardeşlik Ödülü. 2006
Yılmaz Güney Kültür ve Sanat Festivali, Kısa Film Yarışması, Gösterim Seçkisi. 2008