Atropos




Yapım Tarihi - 2024
Süre - 00:09:39
Format - Deneysel, Renkli, Türkçe

Yönetmen / Director - Muhammet Emir Akarslan
Senarist / Writer - Bedia Zerin Hökenek
Ana Karakterler / Key Cast - Tufan Aydın

Fikret, 40’lı yaşlarında yalnız yaşayan bir adamdır. Bir gün camdan dışarıya bakmak için cama yaklaşır. Karşı binasında oturan bir kadının kapısının kenarına erkek ayakkabısı koyduğunu görür. Kapı kenarına koyulan ayakkabının, evin içerisinde birinin öldüğünü temsil ettiğini bilen Fikret, ölüm sonrasının bilinmezliğini ve yaşamın belirsizliğini düşünmeye başlar. Ölüm mü daha iyi yoksa yaşam mı sorusuna cevap aramak için çeşitli kitaplara bakıp kafasındaki bu sorulara cevap bulmaya çalışır. Aynı zamanda yaşamın nasıl başladığını çözmek için bir saksı bulur. Bu saksının içine vücudundan bazı parçaları gömer. Arayışı sırasında kendinden geçer. Bir cevap bulamaz ve pes eder. Cevap bulamayan Fikret, ayakkabılarını dış kapının kenarına koyar. Evden yalın ayak çıkıp gider. Gittikten sonra saksının içinde Fikret’in yeniden doğmuş halini görürüz.

Fikret, a man in his forties who lives alone, approaches the window one day to look outside. He notices that a woman in the building across from his has placed a pair of men's shoes by her door. Knowing that placing shoes by the door symbolizes someone having died inside, Fikret begins to ponder the uncertainty of life after death and the ambiguity of existence itself. In his quest to find answers to whether death or life is better, Fikret searches through various books, attempting to find solutions to the questions swirling in his mind. Simultaneously, he discovers a pot in which he begins to bury some parts of his body, hoping to unravel the mystery of how life began. However, during his search, he becomes overwhelmed and loses himself. Unable to find any answers, Fikret places his shoes by the outer edge of his door, then walks barefoot out of his home, giving up on his quest. After he leaves, we witness Fikret's rebirth within the pot, symbolizing his renewal or reincarnation.


Bilmek ve inanmak çok farklı kavramlardır. İnanmak, elimizde kanıtı olmayan argümanı gerçek olarak kabul etmemizi sağlar. Bilmek ise bize kanıtlar sunar ve gerçeği görmemizi sağlar. Ölümün sonrasında ne olduğuna inanmamızı sağlayan birçok fikir vardır. fakat elimizde ölümün sorasını bilmemizi sağlayan hiçbir şey yoktur. Bu bilinmezliği sürekli olarak düşünen birinden yola çıkılarak yapılan ‘Atropos’ aynı zamanda yaşamın belirsizliğini de ele almaya çalışmıştır. Ölümü bilemeyeşimiz, ölüme yaklaştıkça ondan korkmamızı sağlar. Hem korku ve bilinmesi imkansız bilinmezlikten yola çıkarak ‘Atropos’ yazıldı ve çekildi.

Knowing and believing are very different concepts. Believing allows us to accept an argument as true without having proof. Knowing, on the other hand, provides us with evidence and allows us to see the truth. There are many ideas about what happens after death that prompt us to believe, but there is nothing that enables us to know what happens after death. 'Atropos' was created based on someone who constantly ponders this uncertainty, while also attempting to address the uncertainty of life itself. Our inability to know death, coupled with the fear it instills as we approach it, inspired 'Atropos.' It was written and filmed based on both fear and the impossibility of knowing the unknown.





Kaynak
FilmFreeway