Troya Kazılarından Bir Kesit (A Sectıon From Troy)




Yapım Tarihi - 2021
Süresi - 00:17:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Yayın Tarihi - 22.08.1982

Yönetmen / Director - Ülkü Sönmez
Producer - Ali Sönmez
Director's Assistant - Ahmet Gargılı
Sound Design - Emre İşbilir











4. İzmit Uluslararası Kısa Film Festivali, Ulusal Kısa Film Yarışması, Yarışma Filmi. 2021



Kaynak
İzmit Uluslararası Kısa Film Festivali





Arş. Gör. Ülkü Sönmez’in Filmi Hindistan’da Gösterime Girdi

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarımı Bölümü Arş. Gör. Ülkü Sönmez’in “Troya Kazılarından Bir Kesit” ismini taşıyan belgesel filmi Hindistan’da bu yıl dördüncü kez düzenlenen IFFF (International Folklore Film Festival) kapsamında resmi seçkiye girerek, festival programında gösterildi.

Hindistan’ın önemli film okullarından olan Orange Film Academy & Research Centre tarafından gerçekleştirilen festival hem çevrimiçi hem de fiziksel olarak gerçekleşti. Film, 46 senedir Troya kazılarının içinde yer alan ve kazıda gece bekçiliği dahil olmak üzere pek çok işte çalışan Engin karakterinin hayatından bir kesit sunmaktadır.

Troya kazılarının bugüne gelmesini sağlayan Prof. Dr. Manfred Koffman’dan şimdiki kazı başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan’a kadar herkesin sevdiği ve benimsediği biri olan Engin, yıllarca akademisyen ve arkeologlardan dinlediğimiz Troya Savaşı’nın ve Ören Yeri’nin hikayesini kendince yorumlamaktadır.

18 Şubat 2021







Ülkü Sönmez’in belgesel kısa filmi ‘Troya’dan Bir Seçki (A Sectıon From Troy),7. Çanakkale Bianeli Çevrimiçi Sergisi’nde izleyiciyle buluşuyor.

7. Çanakkale Bianeli, ana serginin ardından çevrim içi olarak devam ediyor. Anımsama Sergileri, Kanatlı Sözler/Katmanlar-Troya Kazıları Sanat Ekibi Sergisi ve Kent Ekolojisi Turları çevrimiçi olarak ziyaret edilebilecek.
“Kanatlı Sözler / Katmanlar” başlıklı sergi sanatçı ve küratörlerin arkeologların bir arada düşünme ve birbirinin pratikleri üzerinden tartışma imkanı bulduğu Troya Kazıları Sanat Ekibi’ni tarafından hazırlandı. Sergi de Ülkü Sönmez’in ‘Troya’dan Bir Seçki’ kısa filmi yer aldı. Ülkü Sönmez, ilk çektiği kısa film olan ‘Sığda’ (Shallow) ile 8 festivale katılmıştı. Sönmez ile Kaleninsesi gazetesi olarak belgesel kısa film ve Troya’da Bir Seçki kısa metraj belgesel filmi üzerine konuştuk.

İLK FİLMİ 8 SEÇKİYE GİRDİ, ÖDÜL ALDI
Sönmez, ÇOMÜ GSF Grafik Tasarım Bölümü’nü tamamladıktan sonra Okan Üniversitesi’nde Sinema-TV mastırı yaptı. Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Sönmez, ilk kısa metraj belgesel filmi için, “Yüksek Lisansımı tamamlamama yakın ilk filmimi çektim. Mezun olmama yakın festivallere gitti” dedi. Çektiği ilk film olan ‘Sığda’ İngiltere’de Lift-off İlk Filmler Festivali’nde Resmi Seçkiye girerek gösterime hak kazanmasının ardından, İtalya Cefalù Film Festivali’ne girdi. Roma’da 2019 yılında gerçekleşen Mojo İtalya Festivali’nde 5 dakikadan uzun öykü belgesel dalında En İyi Film seçildi. Hindistan’dan Pakistan’a, ABD’den İngiltere’ye 8 resmi festival seçkisine giren Sığda filmine dair Sönmez, ”Yüksek Lisans tezimin bir parçası olarak yapmayı düşündüğüm bir şeydi. Daha önceden belgesel film çekmemiştim. Bir konu yakaladım. Onun üzerinden ilerledim. Festivallere göndermek konusunda kararsız kaldım. Seçkiye girince başka festivallere gönderdim ve seçkilere girmeye devam etti. Kendimi bir anda belgesel filminin içinde buldum” dedi.

‘TAŞRA FİLMİ ÜZERİNE ÇALIŞIYORUM”
Sönmez, “Kanada gerçekleştirilecek olan Yüksel Sanat Ve Film Fesitvaline (The BeBop Channel Content Festival) girdi. Hindistan'da Uluslararası Folklor Filmleri Festivaline seçildi. 2 ay olmasına rağmen. Daha çok festivale katılmasına umut ediyorum. Yüksel lisans tez konumda taşra filmleri üzerinde çalışıyordum. Taşrada erkeklik olgusu üzerinde çalışıyordum. Toplumsal cinsiyet rollerinin inşası üzerine” dedi.

“ZIT KARAKTERDE İKİZLER”
Sönmez, Sığda filmine dair, “Çanakkale Pazar Köyü’nde aynı evde yaşamalarına rağmen birbirlerinden zıt 13 yaşlarında ikiz kardeşlerin gündelik hayatlarından bir kesit sunduk. Farklı iki karakter de olsa aynı coğrafyada yaşadıkları, aynı taşrayı paylaştıkları için bazı rolleri ortaktı. Bu da toplumsal cinsiyetin getirdiği erkeklik rolleri. Çocukluk dönemlerinin inşa edildiği dönemdeki erkeklik olgusu ikisinde de aynıydı. Herhangi bir kurgu koymadan bunu vermeye çalıştık. Onların doğasına uygundu. En uygun anda çekmem gerekiyor” diye belirtti.

“ENGİN ABİMİZİN FİLMİ”
Sönmez, Troya Kazıları Sanat Ekibi’ne dahil olma ve film sürecine ilişkin, “Troya Kazıları Sanat ekibi diye bir ekip kuruldu. Seyhan Boztepe iletmişti bana. Troya Kazı Başkanı Rüstem Aslan, danışman olarak vardı. Çanakkale'den resim yapan 4-5 sanatçı olarak birleştik ve herkes kendi alanında bir şeyler üretti. Troya için çektiğim film 7. Çanakkale Bianeli Özel Projesi kapsamında yayınlandı. Troya kazılarında çalışan Engin isminde oranın her işine bakan bir abimizin hayatından bir kesit çektim. Bianelin özel projesi kapsamında yayınlandı. 25 Ocak'a da katılabilir izleyiciler. Sergiye online ortamda katıldık” dedi.

‘TROYA ÇALIŞANI KISA FİLMDE’
Sönmez, Troya Kazıları Sanat Ekibi'nde seramik, fotoğrafçılık gibi bir çok alandan sanatçının olduğunu ifade ederek, “Troya çokça konuşulmuş, yazılmış ve çizilmiş dünya tarihinde çok önemli bir yer. Biz tarihini, hikayesini, ören yerini akademisyenlerden ve konunun uzmanı arkeologlardan dinledik. Kimse o taşrada yaşayan insanın ağzından, işçinin ağzından Troya'nın nasıl bir yer olduğunu dinlemedi” dedi. Akademisyenler ve konunun uzmanları dışında başka bir bakış açısı bulmaya çalıştığını kaydeden Sönmez, “Troya’nın binlerce yıllık tarih var. Burayı doğduğundan beri orada olan birisi anlatsın istedim. Böyle biri var mıdır diye araştırdığımızda Engin abiyi bulduk. Engin abi Tevfikiye Köyü’nde doğmuş. 2000 yılından beri kazıda çalışan bir işçi. Seve seve yardımcı olacağını söyleyince kameram ve mikrofonumla onun peşinden gezmeye başladım” sözlerine yer verdi.

“BENİM DERDİM ÇANAKKALE”
Sönmez, yaptığı kısa filmlerde set ortamı aramadığını vurgulayarak, “Kalabalık bir ekip kullanmamaya çalışıyorum. Tek başıma çekebiliyorsam bunu tercih ediyorum. Benim filmim demem için bu gerekli. Özellikle kurgu kısmını ben yapıyorum” dedi. Kısa filmlerini Çanakkale’de çekmeye özen gösterdiğine dikkat çeken Sönmez, “Çanakkaleliyim. Burası bir taşra ve bunu kabul etmek gerekiyor. Hakim olduğum bir konu. Çektiğim karelerden yakaladığım nüanslar aslında çocukluğumdan beri gördüğüm, deneyimlediğim, çokça başıma gelen şeyler. Film çekiyorsanız, bir konu varsa bir derdiniz olması gerekiyor. İyi ya da kötü manada bir derdiniz varsa bunun üzerine gitmek gerekiyor. Benim de derdim Çanakkale'yle. Büyük ihtimalle burada devam edeceğim” dedi.

“BİR NEVİ HABERCİLİK”
Sönmez, kenti tanıtmak için özel bir çaba göstermediğini söyleyerek, “Tanıtmak amacı gütmüyorum. Olan neyse, birebir gerçekliği, belgeselin doğasına uyacak şekilde, burada ne yaşanıyorsa ne varsa için bir şey katılmadan sunmaya çalışıyorum. Çanakkale’de çekim yapmak bana avantaj sağlıyor. Her şeyini bildiğim bir yer olduğu için. Bir şey yakaladığım zaman üzerine gidip çekmeye çalışıyorum. Bir nevi habercilik olabilir. Sadece estetik bir biçimde sinema diline uyarlamaya çalışıyorum” sözlerine yer verdi.

“FİLME UYGUN FESTİVAL ARIYORUM”
Sönmez, festivallere katılmak için, “Festivallere giden filmler bağımsız filmle olarak adlandırılır. Maalesef böyle bir şey söz konusu değil. Vizyon filmi yapıyorsanız gişeye oynarsınız. Seyirci çekmeye çalışırsınız. Festival filmi yapıyorsunuz. Festivale göre film yaparsınız. Festivallerin kabul edeceği filmler dikkatini çekecek senaryolar bellidir. Yani bir şekilde bazı yerlere bağımlı kalabiliyorsunuz. Bağımlı kalmamak adına, bağımsız çekiyorum. Filmime uygun festival arıyorum. Her gün her yerde karımıza çıkabilecek şeyler ilgimi çekiyor. Sokağa çıktığımızda görebileceğimiz, hepimizin yaşadığı şeyler dikkatimi çekiyor” dedi.

‘EKİPMANIN ÖNEMİ YOK’
Sönmez, fotoğraf ya da film çekerken önemli olanın ekipman olmadığına dikkat çekerek, “Ekipmanın hiçbir önemi yok. Önemli olduğu durumlar olabiliyor. Bu da filmin hikayesine göre değişiyor. En iyi ekipman her zaman elinizdeki ekipmandır. Elde ne varsa onu en iyi şekilde kullanabilmek gerekli. Cep telefonuyla çekim artık birçok festival ve yapımcı tarafından da kabul ediliyor. Kullanılmalı. Görüntü kalitesi gibi şeyler değişiyor ama bütçenin yoksa ve bunlara erişemezseniz film ya da fotoğraf çekmekten geri kalman mantıklı değil. Elinizde ne varsa önemli olan ışığı ve kadrajı bilmek, hikayenin ruhunu ve atmosferini yakalayabilmek. Teknik birçok şeyi de bilmek gerekiyor. İyi bir yemek yapabilmek için yemek yapmayı bilmek lazım. Çok kaliteli tencere, tava iyi yemek çıkartmıyor” sözlerine yer verdi.

16 Ocak 2021
Damla Yeltekin
http://www.kaleninsesi.com