Yapım Tarihi - 1977
Süre - 00:39:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe, İsveç
Yönetmen - Tuncer Kurtiz
Tuncel Kurtiz’in 1976’nın güz aylarında Türkiye ve İsveç’te çektiği Saç
belgeseli, peruk üretimi için saç ticaretini konu ediniyor. Anadolu köylerinden
seyyar toplayıcıların satın aldıkları saçlar, arabulucular eliyle İsveç’e
götürülüp yüksek fiyatlara peruk yapımcılarına satılmaktadır. Filmde, köy köy
dolaşarak saç toplayan Cumali ile İsveç’teki arkadaşlarından para toplayarak
Türkiye’ye saç satın almaya gelen Seçkin’in hikâyesi paralel olarak aktarılır.Kurtiz’in
kamerası, Anadolu köylerinde cenazelerden düğünlere pek çok adete tanıklık
ederken, ekonomik koşullar nedeniyle saçlarını satmak zorunda kalan genç
kızların çaresizliğini yansıtır.
Daha önce oyuncu Kurtiz’in yönetmen olarak imza atığı E5 Ölüm Yolu (1978) ve Gül
Hasan (1979) filmlerini izleyiciyle buluşturan Gezici Festival, bu kez uzun
yıllardır kayıp olduğu sanılan Saç’ı günışığına çıkarıyor. Dönemin değişen köy
yaşantısını belgelemesinin yanı sıra, içerdiği yeniden sahnelemeler ve paralel
kurgusuyla Saç, Türkiye belgesel sinema tarihi açısından henüz kayda
geçirilmemiş bir kilometre taşı.
Tuncel Kurtiz’in Sürgün Yılları’nda Rol Aldığı “Saç” ve “Bebek” Filmleri İlk Kez
Gezici Festival’de
Ankara Sinema Derneği’nin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla
düzenlediği Gezici Festival, 26. yılında seyircisini Tuncel Kurtiz’in İsveç’teki
sürgün yıllarına ait daha önce gün yüzüne çıkmamış iki filmle buluşturacak. 26
Kasım-2 Aralık tarihleri arasında Ankara’da, 3-5 Aralık’ta Sinop’ta ve 6-8
Aralık’ta Kastamonu’da gerçekleşecek festivalde İsveç Büyükelçiliği’nin
katkılarıyla oluşturulan “Tuncel Kurtiz’in Sürgün Yılları” bölümünde “Saç” ve
“Bebek” adlı filmler gösterilecek.
Daha önce düzenlediği özel gösterimlerle “yol arkadaşı” Tuncel Kurtiz’in
yönetmen ve yapımcı yönüne dikkat çeken Gezici Festival bu kez, onun
keşfedilmeyi bekleyen sürgün yıllarını mercek altına alıyor. 1971’de “Umut”
filminin galasına katılmak için gittiği Cannes Film Festivali’nin ardından
meslek yaşamına Avrupa’da devam etme kararı alan Tuncel Kurtiz’in bu kararı 12
Eylül 1980 darbesinin ardından 1993’e kadar sürecek zorunlu sürgüne dönüşür.
Avrupa’nın ve dünyanın çeşitli ülkelerinde geçirilen bu 22 yıllık dönemde, usta
sanatçı sayısız önemli projeye imza atar. İsveç Film Enstitüsü arşivi
kayıtlarına göre, söz konusu dönemde Tuncel Kurtiz’in oyuncu kadrosunda yer
aldığı 9 film bulunmaktadır.
“Saç” 45 yılın ardından ilk kez Gezici Festival’de!
Gezici Festival ‘in maceralı bir arayışın sonunda ulaştığı, Tuncel Kurtiz’in
1976 sonbaharında Niğde’nin Değirmenli köyünde başlayıp Toroslardan İç
Anadolu’ya kadar her köyü dolaştığı ve İsveç’te sonlanan, ertesi yıl İsveç
Televizyonu’nda gösterilen “Saç” filmi 45 yılın ardından ilk kez izleyiciyle
buluşacak.
Tuncel Kurtiz 1977 yılında Cumhuriyet gazetesinden Mehmed Kemal’e verdiği bir
röportajda filmin ana temasını şöyle özetliyor: “Homeros efsanelerinden bu yana
saçın Türkiye kadını için ne kadar değerli bir unsur olduğunu görüyoruz. Sevdiği
ölünce saçını kesiyor, ölü ile birlikte saçını da gömüyor. Kutsal bir yanı da
var. Buna rağmen bugün saçını, güçleşen ekonomik koşullar yüzünden satabilmesi,
geleneklerin ve kutsal sayılan nice göreneklerin değişmesini belgeliyor.”
Biri Anadolu’da saç toplayıcısı, diğeri ise bu saçları İsveç pazarına satmayı
hayal eden göçmen işçi, iki karakterinin hikâyesini birbirine paralel olarak
kurgulayan film, belge niteliğinin yanı sıra kurmacaya yaklaşan yapısıyla da
ilgiyi hak ediyor. Ekonomik koşulların zorlamasıyla saçlarını satmak zorunda
kalan genç kızların çaresizliğini de gözler önüne seren ve 70’lerin sinema
anlayışını gözeterek değerlendirilmesi gereken filmin görüntü yönetmenliğini
Gani Turanlı üstlenirken, müzikler Zülfü Livaneli’ye ait.
Gezici Festival
Yaşar Kemal hikâyesinden uyarlama “Bebek”
“Tuncel Kurtiz’in Sürgün Yılları” başlıklı bölümünde yer alan ikinci film ise,
20’yi aşkın kitabı, çok sayıda televizyon belgeseli ve filmine karşın, değeri
yeterince bilinmemiş İsveçli yazar ve yönetmen Barbro Karabuda’nın imzasını
taşıyan “Bebek”. Barbro Karabuda’nın yakın dostu Yaşar Kemal‘in yurt dışında
yayınlanan ve birçok dile çevrilerek yazarın uluslararası düzeyde tanınmasını
sağlayan ilk hikâyesinden uyarladığı filmde Tuncel Kurtiz’in yanı sıra Aliye
Rona, Rahmi Saltuk, Tunç Okan ve Güneş Karabuda da rol alıyor
“Bebek”i farklı kılan özelliklerden biri, film ekibinin, koşulların da
zorlamasıyla, Yaşar Kemal’in dünyasını bu kez Cezayir’in Zeralda kasabasında ete
kemiğe büründürmeleri ve Bergman filmlerinden tanıdığımız Harriet Andersson ile
İsveç’in tanınmış yıldızlarının filmde köyün kadınlarını neredeyse kusursuz bir
aksanla Türkçe konuşarak canlandırmaları.
Tuncel Kurtiz’in umarsız köylü İsmail’e başarıyla hayat verdiği filmde, kendi
tarlalarını ekip biçen Zala ve İsmail’in öyküsü anlatılıyor. Evde tek başına
doğum yapan Zala’nın hayatını kaybetmesiyle bebeğini yaşatabilmek için sütanne
arayan, bir yandan da ağaya borcunu ödemek için çalışmak zorunda olan İsmail’i
odağına alan bu Anadolu filmi, 48 yıl sonra yeniden keşfedilmeyi bekliyor.