Niyazi Berkes Belgeseli




Yapım Tarihi - 1999
Süre - 00:40:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe, Betacam SP

Yönetmen - Oğuz Adanır
Yapımcı - Oğuz Adanır


"Görüntüler-Anılar-Yorumlar" Niyazi Berkes Belgeseli...
Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Oğuz Adanır, sosyal bilimci, tarihçi ve düşünce adamı Niyazi Berkes’i tanıtan, 'Görüntüler, Anılar, Yorumlar' adlı belgesel filmi tamamladı. Kültür Bakanlığı’nın arşivine alınan belgeselin ilginç bir öyküsü var.

BİR film festivali için Kıbrıs’a davet edilen Adanır, bir kokteylde KKTC Kültür Bakanı'na, ‘‘Kıbrıslı olan Berkes’le ilgili bir çalışma yapmak istediğini’’ söylemiş. Başta Türk Büyükelçisi Ertuğrul Apakan, herkes sıcak bakmış. İki yıl sonra Doğu Akdeniz Üniversitesi Kıbrıs Araştırmaları Merkezi; 'İz Bırakmış Kıbrıslı Türkler 1. Sempozyumu- Niyazi Berkes' başlıklı bir etkinlik düzenlemiş. Berkes'in oğlu, öğrencileri ve hakkında araştırma yapan Türk ve yabancı
bilim adamlarının katıldığı sempozyumda belgeselin ilk çekimleri başlamış. Berkes’in Kıbrıs’ta oturan yakınlarının desteği ile İngiltere’de yaşayan eşine de ulaşılmış. İngiltere’deki çekimleri Adanır’ın öğrencisi Pınar Barman gerçekleştirmiş.

Berkes’in eşi Anice Berkes önceleri konuşmamış. Berkes’in ölümünden sonra kendisini sadece Milliyet Gazetesi ve BBC Türk Radyosu'nun aradığını, eşine hak ettiği değeri vermediği için Türkiye’ye kırgın olduğunu söylemiş. Sonunda ikna edilmiş ve Niyazi Berkes’le ilgili çok değerli bazı bilgi ve belgelere de ulaşılmış. Belki bu kırgınlık nedeniyle Berkes’in paha biçilmez kitapları bugün Cambridge Üniversitesi’nin bodrum katında yatıyor. Prof. Adanır, Osmanlı Tarihine Özgün bir bakış açısı getiren, dünyadaki çağdaşlaşma açıklamalarına yeni bir boyut kazandıran, dolayısıyla toplumsal tarih felsefesinin de başlangıcını oluşturan Berkes’i hatırlatmak, gündeme getirmek istediğini söylüyor. Ben de sözü hocama bırakıyorum.

Neden bir Niyazi Berkes belgeseli?
‘‘1980’li yılların başında Berkes’in kitaplarını okuduktan sonra kendisiyle muhakkak karşılaşmam ve bir film yapmam gerektiğini düşünmüştüm. Koşullar elvermedi, yaşarken yapamadım. Bu düşümü ancak 1999'da gerçekleştirebildim. Çağının çok ötesinde bir kafa yapısı ve birikimi olduğu için Türkiye’ye birkaç numara fazla gelmiş bir insan Berkes. Bilimin nesnel akıl yerine politikanın egemenliği altında olduğu bir dönemde (bugün de o kafa yapısından çok uzaklarda olduğumuz söylenemez ya!) yani 1940’lı yılların sonuna doğru çaresiz bırakılınca Kanada Montreal’deki McGill Üniversitesi'ne gitmiş. Türkiye’de çalıştığı üniversitenin, hükümetin ve meclisin komünist damgası vurup istemediği bu insanı McGill gibi ilahiyat ağırlıklı, komünizme en çok karşı çıkması gereken kurumlardan biri kabul ediyor ve dünya çapında bir araştırmacı olmasına katkıda bulunuyor.

Berkes, 20. yüzyılda Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli birkaç sosyal bilimci, tarihçi, ya da düşünce adamından biridir. Ne yazık ki Türkiye bugün bile sözcüğün gerçek anlamında onun yaptığı işi tam olarak kavrayamamıştır. Bugün bile Aydın geçinen çevrelerde, önemli ancak ne yaptığı tam bilinmeyen bir insandır. Ben, insanların dikkatini yeniden Berkes'e çekebilmek, onun yeniden gündeme gelebilmesine katkıda bulunmak istedim.

Berkes’in ne yaptığını, neyi başardığını söyleyebilir misiniz?
‘‘Onun neyi ve nasıl başardığını anlayabilmek için ondan önce yazılmış Osmanlı tarihleriyle Berkes’in yazdıklarını okuyup karşılaştırmak gerek. Bilime, tarihe, dünyaya ve toplumlara, özellikle de Osmanlı toplumuna bakışını anlamalısınız. Önyargısız, elinden geldiğince nesnel, geçmişi en İnce ayrıntılarına kadar kavramaya çalışıyor. Çünkü bunu yapmadan Osmanlı’nın toplumsal tarihini insanlara Yalın aktaramazsınız. Bu toplum konusunda muazzam bir bilgi birikimine sahip olmadan ona sistematik, belli bir mantığa oturtulmuş bir görünüm kazandıramazsınız. Berkes ilk kez gerçeğe en yakın Osmanlı toplumsal tarih yorumunu sunuyor. Bu olağanüstü zor işi yaklaşık 25-30 yıllık bir birikim sonucunda gerçekleştiriyor. Örneğin 'Türkiye’de Çağdaşlaşma' başlıklı metni bugün kendi alanında bütün dünya araştırmacıları için klasiktir. Berkes’in ne kadar olağanüstü bir iş başardığını anlayabilmek için onun geçtiği yoldan geçmeli ve neler yapmaya çalıştığınızı anlamalısınız. Berkes, Osmanlı Tarihine Özgün bir bakış açısı getirdi ve dünyadaki çağdaşlaşma açıklamalarına yeni boyut kazandırdı. Dolayısıyla toplumsal tarih felsefesinin ana hatlarını çizdi.’’

Belgeselin gerçekleştirilmesi önemli bir organizasyonu gerektirmiş.
‘‘Herkesin desteği ve katılımıyla gerçekleştirebildik. Aksi takdirde Türkiye, Kanada, İngiltere ve Kıbrıs’a gidip bütün bu araştırmaları sahip olduğumuz gülünç olanaklarla gerçekleştiremezdik. Ayrıca bu çabanın boşa gitmemiş olması da önemli. Artık 'Görüntüler, Anılar, Yorumlar' başlıklı Niyazi Berkes belgeseli Kültür Bakanlığı arşivinde.’’

Elinizdeki görüntüler filmdekilerden ibaret mi?
‘‘Film 40 dakika. Bende 3-4 saatlik film, pek çok fotoğraf ve belge var. Günün birinde bir Berkes enstitüsü, bölümü, ya da benzeri girişiminde bulunulursa oraya bağışlamayı düşünüyorum. Türkiye’nin sıradan bir ülke olmaktan çıkması için sıra dışı aydınlara ve insanlara ihtiyacı var. Bana kalırsa Berkes bu alandaki öncülerden biri.’’

Çeşme Dostları’ndan
Çeşme’de kültür etkinliklerini geliştirme amacıyla kurulan ve 13 sanatçıdan oluşan 'Çeşme Dostları' ilk karma sergilerini Dalyanköy’deki Cafe L’apero’da açtı. Emekli Büyükelçi İsmet Birsel, Umur Türker, Yavuz Seçkin, Yıldız Şima, Neal Lange, Neval Kafescioğlu, Süreyya Kafescioğlu, Turan Tamar, Necla Erbakır, Yaşar Aksoy, Sevgi Bayraktaroğlu, Atila Polat ve Hande Ataca’nın resim, seramik, heykel, ahşap süsleme ve fotoğraflarından oluşan sergi 15 Ağustos’a kadar açık. Sanatçılar sergi açılışında yaptıkları ortak açıklamada ;yılın en mutlu günlerini geçirdikleri Çeşme’de sanat etkinliklerini yaymak için bundan böyle birlikte davranacaklarını ve projeler geliştireceklerini belirtti.



Kaynak
Hürriyet Gazetesi
12 Ağustos 2000
Sıradışı bir belgesel