Yapım Tarihi - 2010
Süre - 01:30:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Olgun Özdemir, Avni Kütükoğlu
Senaryo - Avni Kütükoğlu
Yapımcı - Veysi Dündar, Sabahattin Kat
Müzik - Mustafa Ceceli
Görüntü Yönetmeni - Aytekin Çakmakçı, Taylan Sancaktar
Genel Koordinatör - Salih Karaman
Yapım Koordinatörü - Tansu Şahin
Yapım Koordinatörü - Nazlı Kar
Kurgu - Erdinç Özyurt
Sanat Yönetmeni - Banu Atılgan
Sanat Yönetmeni - Selahattin Taşdöğen
Kostüm Tasarım - Fadim Üçbaş
Genel Yönetmen - Olgun Özdemir
Yapım Amiri - Sercan Tevs
Yapım Asistanı - Niyazi Turgut
Yapım Asistanı - Enes Kaya
Basın ve Halkla İlişkiler - Ebru Keskin
Yardımcı Yönetmen - Serdar Akgün
1. Yardımcı Yönetmen - Tanya Özlem Balcı
1. Yardımcı Yönetmen - Ender Mıhlar
Yönetmen Yardımcısı - Özge Tepe
Yönetmen Yardımcısı - Orçun Özkan
Yönetmen Yardımcısı - Zeynep Gökmen
Kameraman - Şefik Ağırtmış
Panther Operatörü - Zafer Bozkurt
Steadicam Operatörü - Taylan Sancaktar
Steadicam Asistanı - Eyüp Tozlu
Jenerik Tasarım - Semih Gülcüoğlu
Online Kurgu - Ersin Kahraman
Online Kurgu Asistanı - Burak Can
Negatif Kayıt - Kadir Burç
Işık Şefi - Barbaros Özyurt
Kostüm Uygulama - Ebru Tunçoktay
Makyaj - Yeşim Türkyılmaz
Ses Tasarım & Final Miks - Soner Koç
Ses Operatörü - Fatih Aydoğdu
Oyuncular
Açelya Elmas .... Nene Hatun
Selahattin Taşdöğen .... Turan Dayı
Barış Koçak .... Nalbant Ahmet
Mehmet Esen .... Akif Paşa
Betül Şahin .... Zeynep
Serdar Gökhan .... Ahmet Muhtar Paşa
Murat Soydan .... Kadı Ziyaeddin
Yılmaz Köksal .... Kurt İsmail Paşa
Nazlı Kar .... Gülsüm
Levent Ülgen .... Yavuz Hoca
Nuri Alço .... Kumandan
Kemal İnci .... Müftü Şemsettin
Asuman Çiğiltepe .... Hacer Ana
Tümay Torun .... Fatma
Yasemin Sarı .... Yenge
Cengiz Sezici
İzzet Çivril
Sevcan Akan
Necip Memili
Hakan Türkşen .... Kemal
Turgut Apaydın
Barış Küçükgüler .... Emin
Suavi Eren
Süheyla Zeren
Tevfik Yapıcı
Gazanfer Ündüz
Atilla Pakdemir
İbrahim Kumral
Nurettin Özsuca
Çetin Yeltekin
Halit Karaata
Metin Yıldız
Emre Yılmaz .... Nurullah
Figen Ege
Hacı Ömeroğlu
Mehmet Yıldız
Sinan Kaya
Yılmaz Şimşek
Şafak Orbay
Muhammet Tavusbay .... Küçük Oyuncu
Üniversite Kız kayak takımı 2011 Kış olimpiyatlarına hazırlık çalışmalarını sürdürmektedir. İçlerinden bir vardır ki
bölgenin kızı olması nedeni ile bu spora oldukça yatkındır ve ondan çok şey beklenmektedir. Suna okuldaki başarısı ve
kişisel özellikleri ile de herkesin takdirini toplamaktadır, fakat tam bu sırada büyük bir talihsizlik yakasına yapışır,
abisi ölümcül bir hastalığa yakalanmıştır ve hayattaki her şey altüst olmuştur. Hocası bu problemin üstesinden gelmesi
için Suna'ya NENE HATUN'u örnek gösterir. En umutsuz durumda bile mücadeleye daha azimli şekilde devam etmenin hayata
tutunmak ve başarıya ulaşmak için en doğru yol olduğunu anlatır.
(93 Harbi Yılları... Çeperli Köyünde hasat mevsimidir.Nene Hatun'un altı yaşlarında bir oğlu vardır. Aynı zamanda ikinci
çocuguna da hamiledi r. Karnı burnunda gittiği harman yerinden kucağında bir kız çocuğu ile geri döner.
Kısa bir süre sonra kocası nalbant Ahmet Yahniler Muharebesinden gazi olarak döner, yarası henüz iyileşmektedir.
Kayınpederi sıhhiye Osman Çavuş, hala evin direği durumundadır ve aynı zamanda çevre köyler dahil bölgenin diplomasız
doktorudur. Dr. Salih Yarbay beraberinde bir grup askerle biraz dinlenmek üzere Çeperli Köyüne gelir. Osman Çavuş, Dr.
Salih'i tanır, askerde yanında yetişmiştir. Mutlulukla sarılırlar. Dr. Salih, hastaneler yaralı dolu olduğundan Osman
Çavuş'u birlikte çalışmak üzere Erzurum'a gitmeye razı eder.)
Nene Hatun'un başını açtılar!
Anadolu Gençlik Dergisi, gösterime giren “Nene Hatun” filmine tepki gösterdi.
Dergi, filmde gösterilen Nene Hatun karakterinin ile gerçekte yaşamış olan Nene Hatun arasında ciddi farklar olduğunun
altını çiziyor. İşte Anadolu Gençliğin Nene Hatun eleştirisi:
Tam bir rezalet.Filmi çeken kadronun bu tarihi kişiliğe karşı samimiyetine bir şey diyeceğimiz yok lakin Anadolu
insanına mal olmuş bir karakteri bu derecede basite indirgeyerek bizim tanıdığımız çarşaflı ve Anadolu'ya has ya da
Erzurum'a has giysisi ile bildiğimiz Nene Hatun'u saçlarının önü açık ve gayet mankenimsi bir tarzda sunmasını
yadırgıyoruz.Tepki gösteriyoruz.
Filmin fragmanında geçen sahnelerde bile,yöre halkının giysileri ile filmde ki Nene Hatun'un karakterinin giyim tarzında
ki farklılıkları gayet net bir biçimde görebilirsiniz.Yıllardır Amerikan filmleri ile büyümüş bir neslin o emperyal
kültürün tesviyesinden geçerek günümüzün ABD sevdalısı nesillerini oluşturduğunu bilmeyenimiz yok. Bizler tavizsiz ve
sımsıkı bağlandığımız İslam ve o'nun bugünlerde gündemi oldukça meşgul eden bir emri olan Başörtüsü mevzuusunda bazı
ılımanlaşmış İslam'ı savunan tiplerinin savunduğu bir NENE HATUN istemiyoruz..Bu filmlerde bu amaca hizmet eder
görüntülerin neslimize vereceği hiç birşey olamaz.Anadolu kadınının temiz ve pak duygularının bir yansıması olan Nene
Hatun hiç deilse bu yönü ile benzetilebilseydi.Bu film'e en güzel eleştirimiz 'bedeni olan ama ruhsuz bir film'
olacaktır.
Gerçekten bu film ile çizilen NENE HATUN karakterinin realite ile alakası yok.benzer bir yanı da yok.Peki Ne Yapılmak
İsteniyor? Bunu anlamak o kadar zor olmasa gerek!
Bir Eleştiri:
İlk defa ismiyle bu kadar alakasız bir film izledim. Adı Nene Hatun ama Nene Hatun’u tarihe yazdıran bir tek kare yok. O
da herhangi bir Erzurumlu kadın gibi savaşa koşuyor, çocuklarını evde yalnız bırakıyor… Ama filmde ona verilen özelliği
ve vasfı affınıza sığınarak anlayamadık inanın. Eğer Nene Hatun’a gereken önem verilseydi, üç beş askerle yapılan
uyduruk savaş sahneleri ve bir tepede dürbünle sadece olan biteni izleyen Osmanlı paşaları görmezdik… Birde bize gelen
basın bülteninde filmin iki tarafı var… Yani bir günümüzde geçen ve Nene Hatun azminden güç alan kayakçı Suna ve
arkadaşları var… Ama sonra filmin tamamen değişmiş olduğunu, sadece adının Nene Hatun olarak kaldığını görüyoruz. Eğer
bu bir azim ve kurtuluş hikayesiyse hiç etkilenmedik bunu bilesiniz… Tarihi film yapmak sadece renklerle oynamakla
olmuyor. Bütçe yoksa tarihi film çekilmesin, tarihi karakter yaratılamıyorsa da yine aynı şekilde… Nene Hatun tam bir
hayalkırıklığı, filmin müzikleri için herhangi bir yarışmadan ödül almazsa çok sevdiğim saçlarımı kestiririm diyen
yönetmen Olgun Özdemir’e tavsiyemiz bu kadar iddialı olmaması… Çünkü filmin iddiası bu kadar cesur değil! Keşke tarihe
yön veren bu tarihi kişilik daha hakkıyla yer alabilseydi beyazperdede… Ve filmin hamaset yaparken bir damla bile
izleyenleri duygulandırmadığını söyleyelim...
Üstad Necip Fazıl'ın Şu satırları herşeyi aslında özetler nitelikte.
Gerçek bir Nene Hatun Filminin çekilebilmesi dileği ile..
Ayrıca Film ile ilgili Yeni Akit Gazetesinde yer alan haber de şu şekilde:
Erzurum’un ve Türkiye’nin sembol ismi Nene Hatun’a büyük hakaret. Bir dönem yaptığı ahlaksız filmlerle bilinen yönetmen
Avni Kütükoğlu’nun son filmi “Nene Hatun” da, tesettürü için cihat eden Nene Hatun, başı yarım açık olarak lanse
ediliyor. Çekilmiş bütün fotoğraflarında tam tesettürü ve çarşafı ile görünen Nene Hatun’un bu şekilde gösterilmesine
Erzurumlular ise isyan etti. Yeni Akit’e konuşan Erzurumlu Sivil Toplum Örgütü temsilcileri; “Bizim Nene Hatun’umuzun
tesettüründen ne istiyorsunuz? Neden tarihi yanlış aksettiriyorsunuz? Nene Hatun tarihe mal olmuş bir şahsiyettir.
Nerede, nasıl yaşadığı bellidir. Tesettürü de ortadadır. Yoruma açık bir nokta yoktur. Tesettürü için canını verecek bir
ismin böyle lanse edilmesi en başta onun ruhunu rahatsız etmiştir. Biz Erzurumlular olarak Nene Hatunumuzu bu şekilde
çocuklarımıza anlatmak istemiyoruz. Biz rol model olarak çocuklarımıza gösterdiğimiz Nene Hatunumuzu birilerinin
istediği gibi değil kendisi gibi, olduğu gibi görmek istiyoruz” dediler.
Türkiye son günlerde Başörtüsü meselesine her zamankinden daha fazla dikkat çekilmişken vizyona giren bir sinema filmi
ile Anadolu’nun yiğit ninesi Nene Hatun’un örtüsü başından alındı. İnandığı değerler ve tesettürü için Ruslara karşı
yaptığı destansı mücadele ile sadece Erzurum’un değil bütün Türkiye’nin sembolü olan Nene Hatun, yeni gösterime giren
bir sinema filminde tesettürsüz bir şekilde lanse ediliyor. Filmi yapan yönetmen Avni Kütükoğlu ise bir dönem Türkiye’de
halkın ahlakını bozmak için özel siparişlerle yapılan ahlaksız filmlerin en tanınmış yönetmenlerinden birisi.
RUS VE ERMENİLERE KARŞI VERDİĞİ CİHAT SEMBOL OLDU
Erzurum'daki Aziziye Tabyası'nın savunulmasında çalışarak adını tarihe yazdıran Nene Hatun bu tarihte 20 yaşlarında genç
bir gelindi ve küçük yaştaki oğlu ile 3 aylık kızını evde bırakarak cihada gitmişti. 1857 yılında Erzurum'da doğan bu
cesaret timsali Anadolu kadını, 1877 yılında 8 Kasım'ı 9 Kasım'a bağlayan gece, Osmanlı vatandaşı olan Ermeni
çetelerinin Erzurum'un Aziziye Tabyası'na girmeye çalışması üzerine elinde balta ile Ermenilere karşı savaşmıştı. Rus ve
Ermenilerin Erzurum tabyalarını ele geçirmesi üzerine sabah ezanından hemen sonra "Moskova askeri Aziziye Tabyası'nı ele
geçirdi" şeklinde minârelerden Erzurum halkına haber verildi. Bu haberin ardından Erzurum halkından silahı olan
silahını, olmayanlar ise balta, tırpan, kazma, kürek, sopa ve taşları ellerine alarak Tabya'ya doğru koşmaya başladılar.
Koşanlar arasında, erkeği cephede çarpışan Nene Hatun da vardı. Ağabeyi Hasan bir gün önce cepheden yaralı olarak gelmiş
ve kollarında can vermişti . Nene Hatun üç aylık bebeğini emzirdikten sonra, "Seni bana Allah verdi. Ben de Ona emânet
ediyorum." diyerek vedâlaştıktan sonra birkaç saat önce ölen ağabeyinin tüfeğini alarak sokağa fırlamıştı. Ön
sıradakilerin hepsi can verdi ancak Nene Hatun ve arkadaşlarının destansı mücadelesi sonucunda Erzurum halkı tabyaları
1000 civarında şehit vererek geri aldı.
YAŞARKEN TAM TESETTÜRLÜYDÜ, FİLMDE TESETTÜRSÜZ
Bu destansı mücadelenin ardından vatan tamamen kurtulana kadar cihada devam eden Nene Hatun, cephane taşıdı, hemşirelik
yaptı, aşçılık yaptı ve başta Erzurumlular olmak üzere herkesin sembolü oldu. Ölümünden bir yıl önce kendisini ziyaret
eden NATO'da görevli Amerikalı subayın bir sorusuna: "Ben o zaman gereken şeyi yapmıştım. Bugün de gerekirse aynı şeyi
yaparım" cevabını vermesi de onun yüreğindeki aşkı gün yüzüne vuran bir detay olarak tarihe geçmişti. 22 Mayıs 1955'de
zatürre hastalığından dolayı tam 98 yaşında vefat eden Nene Hatun, çekilen bütün fotoğraflarında ise tam tesettürlü ve
çarşaflı bir Anadolu kadınıydı. NATO’da görevli ABD subayının ziyaretinde çekilen fotoğrafı ve gençliğinde çekilmiş bir
fotoğrafı da dahil olmak üzere bütün fotoğraflarında tesettüründen zerre kadar taviz vermediği net bir şekilde ortada
iken Nene Hatun’un yeni gösterime giren sinema filminde tesettürsüz olarak gösterilmesi işgüzarlık olarak
nitelendirildi. Zihinlere yerleştirilmek istenen “Anadolu insanının tesettürü budur” imajının altının ne kadar boş
olduğunu da gösteren bu duruma Erzurumlular da büyük tepki gösterdiler.
ERZURUMLULAR: “BİZİ RENCİDE ETTİ”
Yeni Akit’e konuşan Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Erzurum Şube Başkanı Erkan Ciyavul ise “Nene
Hatun’umuzun bu şekilde yansıtılması bizi rencide etmiştir” dedi. Nene Hatun’un tesettürü için bu mücadeleyi verdiğini
ve bütün Erzurumluların onuru olduğunu dile getiren Ciyavul; “Onun en büyük özelliği olan tesettürünün bu şekilde
yayınlanması iyi niyetli bir şey olamaz. Bizim Nene Hatun’umuzun tesettüründen ne istiyorsunuz? Neden tarihi yanlış
aksettiriyorsunuz? Nene Hatun tarihe mal olmuş bir şahsiyettir. Nerede, nasıl yaşadığı bellidir. Tesettürü de ortadadır.
Yoruma açık bir nokta yoktur. Tesettürü için canını verecek bir ismin hizmet adına böyle lanse edilmesi en başta onun
ruhunu rahatsız etmiştir. Biz Erzurumlular olarak da Nene Hatunumuzu bu şekilde çocuklarımıza anlatmak istemiyoruz. Biz
rol model olarak çocuklarımıza gösterdiğimiz Nene Hatunumuzu birilerinin istediği gibi değil kendisi gibi, olduğu gibi
görmek istiyoruz” diye konuştu.
NENE HATUN’DAN VE ERZURUMLULARDAN ÖZÜR DİLEYİN
Anadolu Gençlik Derneği Erzurum İl Başkanı Fail Çalık da Nene Hatun’un Erzurum ve ülkemiz için bir sembol olduğunu
belirterek; “Sembollerimizin milletimize tanıtılması, mücadelelerinin yeni nesillere aktarılması çok güzel bir
çalışmadır. Yalnız bu tarihi şahsiyetleri gelecek nesillere anlatmak amacı ile hazırlanan Nene Hatun filmindeki önemli
bir eksiklik Nene Hatunun torunları olarak bizleri rahatsız etmiştir” dedi. Milli Mücadelede sembol olmuş Anadolu
kadınının saçının tek telini dahi düşmana göstermeyen tavrını bu filmde görememenin Erzurumluları üzdüğünü belirten
Çalık; “Nene Hatun iffeti ve tesettürü ile bu mücadeleyi yapıp tarihe altın harflerle yazılmış bir Erzurum hanımıdır.
Filmdeki gerçekle aykırı olan bu durum eminim ki Nene Hatunun kabrinin de bulunduğu Aziziye Tabyasındaki tüm
şehitlerimizle birlikte Nene Hatun’umuzu da rahatsız etmiştir. Yapımcı Firmanın hatasını düzeltmesini ve Erzurumlulardan
özür dilemesini bekliyoruz” dedi.
YARIN SÜTÇÜ İMAM’I, SEYİD ÇAVUŞ’U DA YANLIŞ TANITABİLİRLER
Milletimizi ılımlaştırma ve tavizkar bir toplum haline getirme çalışmalarının yoğun bir şekilde devam ettiği günümüzde
Nene Hatun’un aslından farklı bir şekilde tanıtılmaya çalışılmasının kendilerini düşündürttüğünü dile getiren AGD İl
Başkanı Çalık; “Tarihimizdeki sembol Şahsiyetlerin böyle tutarsız bir şekilde tanıtılmaması gerektiği, yarın Sütçü
İmam’ın, Seyit Çavuş’un farklı tiplemelerle topluma tanıtılmasının da önüne geçilmesini istiyoruz. Bu vesile ile Milli
Mücadelede canlarını vatan toprağına düşürmüş tüm şehitlerimize ve gazilerimize ALLAH tan rahmet diliyorum” şeklinde
konuştu.
timeturk.com
12 Kasım 2010
MUSTAFA R. ÖZGÜR
Nene Hatun (2010)
Yönetmen - Avni Kütükoğlu
Oyuncular - Açelya Elmas (Nene Hatun), Barış Koçak (Nalbant Ahmet), Mehmet Esen (Akif Paşa), Betül Şahin (Zeynep),
Serdar Gökhan (Ahmet Muhtar Paşa)
Üniversite Kız Kayak Takımı 2011 Kış olimpiyatlarına hazırlık çalışmalarını sürdürmektedir. Hocası, bu spora oldukça
yatkın olan Suna’ya, Nene Hatun’u örnek gösterir. En umutsuz durumda bile mücadeleye daha azimli şekilde devam etmenin
hayata tutunmak ve başarıya ulaşmak için en doğru yol olduğunu anlatır...
Avni Kütükoğlu'nun yönettiği ve Açelya Elmas, Barış Koçak, Mehmet Esen ile Betül Şahin'in oynadığı Nene Hatun, 29 Ekim
2010'da Özen Film dağıtımıyla Kat Yapım tarafından vizyona çıkarılıyor.
Üniversite Kız kayak takımı 2011 Kış olimpiyatlarına hazırlık çalışmalarını sürdürmektedir. İçlerinden bir vardır ki
bölgenin kızı olması nedeni ile bu spora oldukça yatkındır ve ondan çok şey beklenmektedir. Suna okuldaki başarısı ve
kişisel özellikleri ile de herkesin takdirini toplamaktadır, fakat tam bu sırada büyük bir talihsizlik yakasına yapışır,
abisi ölümcül bir hastalığa yakalanmıştır ve hayattaki her şey altüst olmuştur. Hocası bu problemin üstesinden gelmesi
için Suna'ya NENE HATUN'u örnek gösterir. En umutsuz durumda bile mücadeleye daha azimli şekilde devam etmenin hayata
tutunmak ve başarıya ulaşmak için en doğru yol olduğunu anlatır.
(93 Harbi Yılları... Çeperli Köyünde hasat mevsimidir.Nene Hatun'un altı yaşlarında bir oğlu vardır. Aynı zamanda ikinci
çocuguna da hamiledir. Karnı burnunda gittiği harman yerinden kucağında bir kız çocuğu ile geri döner.
Kısa bir süre sonra kocası nalbant Ahmet Yahniler Muharebesinden gazi olarak döner, yarası henüz iyleşmektedir.
Kayınpederi sıhhiye Osman Çavuş, hala evin direği durumundadır ve aynı zamanda çevre köyler dahil bölgenin diplomasız
doktorudur. Dr. Salih Yarbay beraberinde bir grup askerle biraz dinlenmek üzere Çeperli Köyüne gelir. Osman Çavuş, Dr.
Salih'i tanır, askerde yanında yetişmiştir. Mutlulukla sarılırlar. Dr. Salih, hastaneler yaralı dolu olduğundan Osman
Çavuş'u birlikte çalışmak üzere Erzurum'a gitmeye razı eder.)...
https://www.youtube.com/watch?v=N7l00Zx3fWk
Vizyon Tarihi: 29 Ekim 2010
Yapımı - 2010 - Türkiye
Tür - Belgesel, Biyografi, Dram, Savaş, Tarih
Süre: 90 Dak.
Yönetmen - Avni Kütükoğlu
Senaryo - Avni Kütükoğlu
Yapımcı - Tevfik Yapıcı, Ali Kaygısız
Oyuncular - Zeki Alasya, Murat Akkoyunlu, Levent Ülgen, Irmak Ünal, Sinan Bengier
Ruslara karşı Erzurum'daki direnişin simgesi olan Nene Hatun'un hayat hikayesini anlatan 2010 yapımı film.
Erzurum’da çekimleri yapılan “Aziziye – Nenehatun” filmiyle ilgili Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi
öğrencileriyle söyleşi yapan Yönetmen Avni Kütükoğlu, filmin Aziziye Tabyalarında kahramanca mücadele eden Nene Hatun’un
cesaretinden esinlenerek 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları’nda bir Türk kızının altın madalyaya uzanan öyküsünü
konu aldığını belirtti.
Başrolünü Açelya Elmas’ın oynadığı filmin iki kadının aynı coğrafyada 150 yıl arayla aynı savaşı vermesini konu aldığını
dile getiren Kütükoğlu, projeye dahil oluşunu şöyle anlattı:
“Projeyi yapımcı oluşturduktan sonra beni aradılar. Yönetmenliği sen yapar mısın ? diye sordular. Senaryoyu okuduktan
sonra öyküyü beğendim. Sonuçta tarihimize mal olmuş bir kahramanlık hikayesi ekibimle birlikte senaryoyu yeniden yazdık
şimdide onu hayata geçirdik ilk defa tarihi bir senaryo yazdım. Böylece bu projeye dahil oldum.”
Reklam filmi yönetmenliğinden uzun metrajlı film yönetmenliğine geçen Kütükoğlu, filmin Ermeni soykırımı ile ilgili bir
film olmadığını ve sadece Aziziye savaşlarını ve Nene Hatun’un Erzurum’a göçü sırasında Ermeni çetelerinin baskınına
uğramış olması açısından bir ilişkisi olduğunu dile getirdi.
Kütükoğlu, “Aziziye- Nene Hatun” filmi ile ilgili konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Nene Hatun özelinde Erzurum halkının Rus askerlerini püskürtmesi kahramanlıkları anlatılıyor. Zaten senaryo iki kadının
hikayesi. İki kadının aynı coğrafyada 150 yıl arayla ülkesi için aynı savaşı vermesi anlatılıyor. Filmde iki kadın
ülkesi ve çocukları için neler yapıla bileceğini anlatmaya çalışıyoruz.”
ERZURUM (İHA)
14.06.2010
“Nene Hatun” Filmi Fiyasko Çıktı
29 Ekimde gösterime giren yönetmenliğini Avni Kütükoğlu’nun yaptığı Nene Hatun Filmi tam anlamıyla bir fiyasko…
Erzurum’da çekilmesi ve Erzurum’un önemli bir değeri olan Nene Hatun’u anlatması vesilesiyle açıkçası beni daha filme
gitmeden heyecanlandırmıştı. Filmi izledikten sonra bu filmin ne tam anlamıyla Nene Hatun’u ne de 93 Harbi’ni
anlattığını anladım. Eleştirilecek o kadar çok noktası var ki… Bu kadar acemice yapılan bir film bende hemen şu fikri
uyandırdı ki “Sadece para kazanmak için milli duygular kullanılmış ve tarihi bir hikaye olduğu için de Kültür Bakanlığı‘ndan
destek! almışlar” yani kısaca Kültür Bakanlığı’ndan para almak için film yapılmış…
Resmi internet sitesi olmayan bir filme ilk kez rastladım. Filmin fragmanını arama motorlarından aradığımda ilk resmi
sitesini aradım, tabi bulamayınca çeşitli video sitelerinden izleyebildim anca. Sinemalar.com da filmin ekibine bakayım
dedim, ekipteki bir çok oyuncu filmde hiç yer almıyor, yani film ekibinde medya ve bilişim departmanları da yok burdan
anladığım kadarıyla.
Film afişine gelince gerçekten çok kötü tasarlanmış bir afiş. Hatta bazı afişlerde Nene Hatun rolündeki Açelya Elmasın
elindeki baltanın başı silinmiş sadece sopa olarak kalmış garip bir yaklaşım olarak serilmiş milletin önüne (aşağıdaki
resimden bakabilirsiniz)… Sebebini hala anlayamadım…
Filme tamamen hazırlıksız başlandığı, alelacele yapıldığı daha ilk sahnelerden belli. Erzurum şivesi ile konuşturulmaya
çalışılan oyuncular arada İstanbul şivesine dönüyor ve çok saçma bir karma oluşturuyor bu sahneler.
Rus karakterlerin konuşmaları saçma bir şekilde sözde, Türkçe montajlanmış! hiç mi film izlememiş bunu yapan ekip de
böyle bir şeye başvurmuşlar. Madem Rusça konuşturulabilmiş ekip!!! neden alt yazı kullanılmamış. Ya da Rusça bilen
birine de ayrı para ödeneceğinden mi bu basitlik yapılmış.
Ahmet Muhtar Paşa’nın bir sahnesinde karşı yoldan otobüs geçiyor! Hiç mi izlenmemiş montaj yapılırken gözleri kapalı mı
yapmışlar bu filmi
Film müziklerine gelince ise, Mustafa Ceceli müzikleri güzel yapmış ama konuyla alakasız, o tarihi şuuru yansıtmayan
müzikler yapmış…
vs vs vs… Sonuç olarak izlenilmemesi gereken bir film diyorum… Hele bir de sinemalar.com daki eleştirilere bakın… Umarım
sadece para için yapılmaz Şanlı Tarihimizin filmleri…