Mahalle Maçı




Yapım Tarihi - 2008
Süre - 00:38:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe

Yönetmen - Varol Uzlu
Müzik - Volkan Konak

Karadeniz’de özellikle Trabzon’da birçok gencin gerçekleştirdiği sosyal faaliyet
hiç şüphesiz futbol... Futbolla adeta özdeşleşmiş Trabzon’da birçok efsane
futbolcunun doğmasına neden olan mahalle maçlarının anlatıldığı “5’te haftayım
10’da biter” adlı belgesel çekildi. Trabzonspor’un üst üste şampiyonluklar
kazandığı ve en büyük unvanını kazandığı yıllarda takımda yer alan futbolcuların
büyük bir bölümü sokaklardan çıkma... Trabzonspor’da efsane olan isimler bu
belgeselde konuşuyor.





Uzlu'dan Çarpıcı Açıklamalar

Mahalle Maçı belgeselinin yönetmeni gazeteci Varol Uzlu spor61 e konuştu

Mahalle Maçı .5 de haftayım 10 da oyun biter belgeselinin yapımcısı yönetmeni
Gazeteci Varol Uzlu 'dan çarpıcı açıklamalar. Uzlu kendisinin de her Trabzonlu
gibi mahalle maçları oynadığını söyledi . Sokak futbolunu etkilerini anlatan
Uzlu spor61 e konuştu. İşte noktasına virgülüne dokunmadan uzlunun açıklamaları
Bu fikir nerden çıktı ?“
Bende çocukluğumda mahalle maçları yapıyordum Hacıkasımlı arkadaşlarımızla
Ziyabey sahasında mahalle maçları yapıyorduk. Üniversite eğitimimi tamamlayıp
Trabzon' a geldikten sonra artık bu mahalle maçları olgusunun kalmadığını. Yeni
neslin daha çok internet cafelerde, televizyonunda başında vaktini geçirdiğini
gördüm. Mahalle maçlarını yeniden hatırlatmak ve geçmişte ki o güzellikleri
tekrar yaşatabilmek için kafamda böyle bir fikir oluştu Dolaysıyla eski mahalle
aralarında ki insanları dinledik, mahalle maçları olgusunun amacının ne
olduğunu, sevincin, paylaşımın, sosyal aktivitenin ne olduğunu onlara sorduk
,sorguladık. Benim kendi yaşadıklarımı , söylenenlerle örtüştürerek böyle bir
film ortaya çıkarmaya çalıştık.

Dünya Artık mahalle (sokak) futboluna dönüyor klasik altyapı eğitimi kalkıyor.
Bu film tam da buna rast geldi. Bu bir tesadüf mü?
Bunu bilerek yapmadık sanırım tam bir tesadüf. Oldu.Bizim bu filmi yapmaktaki
amacımız geçmişte kalan temizliği saflığı yansıtmaktı. Bunu yansıtırken de bir
mesajımız vardı Bu filmi Trabzonspor ile ilgili bir film olarak algıladılar.
Film Trabzonspor ile alakalı değildi ama enine boyuna Trabzonspor ile alakası
vardı. Biz Sadece bunları özledik. Şimdi niye bunlar yok? O dönemde
imkansızlıklara rağmen Yıldız futbolcular yetişirdi Bu kadar tesisleşmeye rağmen
şimdi yok. 80'li yıllardan sonra M.Ali Yılmaz Tesislerine kavuştuk. Ardından
Trabzon'da bir sürü tesis yapıldı. Ancak Yıldız futbolcu yetiştiremedik. Demek
ki olay tesisleşmede değil ruhta. Bireysel yeteneklerin ön plana çıkarılacakları
en iyi nokta kişinin serbest davranması, özgür davranmasıdır. Bu sokak
aralarında, mahalle maçlarında yapılır..Bu tezden yola çıkarak yaptık. Yoksa
FİFA nın karalarından çok fazla haberimiz yok.Mesela bunu ben çekerken filmde
konuşan Ali Kemal Denizci gibi efsane futbolculara bu soruları sorduk
filimde.Biz çok sayada tesise kavuştuk ,her yer çim saha oldu. İşte bize ondan
önce ne kadar fazla tesisleşilir se o kadar Trabzonspor başarılı olur.denildi
olmadı.Biz tesisleşmeden sonra çok sayıda Yıldız futbolcu çıkaramadık. . Çıkan
da belki futbol olarak Yıldız nitelikleri taşıyabilirdi, ama ruh olarak bu
nitelikleri taşyacak bir veya iki kişi sayılabilir. Birde bakın Trabzon
tesisleşmeden önceki durumda kaç tane yıldızımız vardı.İşte Hami bunlardan
birtanesiydi ,Ali Kemal Denizci, Necmi Perekli, Turgay,Necati ,Kadir Serdar Bali
bunlar hep mahalle aralarında maçlar yaparak gelişmiştir.Onların zamanında
tesisleşmede yoktu.

Filmin süresi ne kadar? Sizce amacına ulaştı mı?“
Film 42 dakika. İnsanları sıkmayalım diye filmi uzun tutmadık.. Yani insanlar
filmin en başından ,sonuçlanma aşamasına kadar tüm olayları bir anda yaşasınlar
istedik. O Duygusal o romantik hazlar ön plana çıksın istedik. Zaten bu tarz
filmleri uzun tuttuğunuz da konsantrasyon kaybı yaşanır. Öyle çok diyaloglarla,
konuşmalarla da yürütmedik olayı. Seyircinin sıkılacağı anda hemen aktüel
görüntüler, ile o mahalle maçlarının havası verilmeye çalışıldı. Çok eski
görüntülerden de yararlanmadık bu konuda.

Peki sizce film amacına ulaştı mı ? daha önce böyle bir film çektiniz mi ?“
Bence amacına ulaştı. Ben o mesajı verdiğime inanıyorum. İki hafta gösterimde
kaldı gelen tepkiler hep olumluydu.Bu tür bir film hiç çekmedim. Mahalle Maçı bu
anlamda benim için bir ilktir.Ancak buna bir başlangıçta diyemeyiz.Flim olarak
olmasa da Daha öce fotoğraf tarzında kompozisyon çalışmalarım olmuştu.

Şehir Planlaması için bu yolla bir mesaj veriyor musunuz çocukların oyun
alanlarının daraltılmaması ile ilgili?
Zaten konuşmacılarımızın çoğu bu konuya önemle değindi. Mesela A.Suat Özyazıcı
konuşmasında “Eskiden sokak aralarında top oynardık, ama şimdi öyle birbirine
yakın binalar yapıldı ki artık çocukların oynayabileceği dar alanlar bile
kalmadı “diyor. Dolayısyla burada tabi ki şehir planlamacılarında iş bitiyor.
İnşaatlar yapılırken bizler garajını, Yeşil alanını,düşünürüz ama çocukların top
oynayacağı hareket edebileceği alanları hiç düşünmeyiz. Çocukların oyun
alanlarını daralttık. Onlara 1 metrekarelik alanlar bıraktık. Sonra da çocuklar
daha oynamaz oldular. Şimdi çocuklar gençler Bir bilgisayarın başına geçtiği
zaman orda asosyal bir biçimde bireysel olarak oyununu da oynuyor.Kendince
arkadaşlarıyla. İlişkilireni bu yolla sağlıyor. O zamanda bu çocuklar Asosyal
bir hal alıyor. Çocuk sokak ta oynayacak, çocuk Tokat yiyecek, çocuk düşecek
kalkacak koşacak Bu tarz yetişen bir çocuğun ruh sağlığı , bilgisayarın başında
zamanı geçiren çocuktan çok daha sağlıklı olur. Artık 5 yaşındaki çocuk bile
bilgisayar oynayabiliyor. Maalesef artık 5 yaşındaki çocuk sokağa çıkıp hiç bir
şey yapamıyor yapmıyor.

Mahalle Maçının Devamı Gelecek mi. Hedef Kitleniz Kimlerdi?
“Hedef kitlem gençlik yeni nesil.10 ile 20 yaş arası ancak anlattıklarımı
anlayacak kitle ise 40 ile 50 yaş arasındaki insanlar.dı Onlarada ulaştık ve
gereken yerlere gereken mesajlar da ulaşmıştır sanırım. Filmin devamı da
kesinlikle gelecek. Bundan sonraki konumuz mahallelerimizde bir turnuva kültürü
de vardı. Mahalle maçlarının gelişmiş şeklide o turnuvalardı. Maddi imkânlarımız
iyi bir şekilde oluşur insanlarda destek olursa yarı belgesel yar tematik tarzda
bir film daha çekeceğim!

Spor61
Orhan Çavuşoğlu
4 Eylül 2008






5'te Haftaym 10da Biter! Bir Mahalle Maçı Belgeseli
Trabzonspor sokakta doğdu

Trabzon'da, bir zamanlar sokak aralarında yapılan ve birçok efsane futbolcunun
doğmasına neden olan mahalle maçlarının anlatıldığı, ''5'te Haftayım, 10'da
Biter'' adlı belgesel gösterime giriyor.

Futbolla adeta özdeşleşmiş olan Trabzon'da, bir zamanlar sokak aralarında
yapılan ve birçok efsane futbolcunun doğmasına neden olan mahalle maçlarının
anlatıldığı, ''5'te Haftayım, 10'da Biter'' adlı belgesel çekildi.

Trabzonspor'un üst üste şampiyonluklar kazandığı ve 4'üncü büyük unvanını
kazandığı yıllarda, takımda yer alan futbolcuların büyük bir bölümü mahalle
aralarında futbol oynayarak yetişti ve bordo-mavili takımın başarılarında büyük
rol oynadı.

Yönetmen Varol Uzlu, Trabzon'da futbolun büyük bir tutku haline gelmesinde
etkili olan ve efsane futbolcuların doğmasına neden olan mahalle maçlarını, bir
zamanlar sokak aralarında top koşturan bordo-mavili futbolcuların o döneme
ilişkin hatıralarını ele alan, "5'te Haftayım, 10'da Biter" adlı bir belgesel
hazırladı.

Yaklaşık bir yıl Süren bir çalışma sonucu belgeseli hazırlayan Uzlu, Trabzon ile
futbolun iç içe olduğunu ifade ederek, "Geçmişte mahalle maçı kültürü,
televizyon ve internet olmadığı için adeta bir yaşam şekli haline gelmişti. Ben
de o döneme, efsanelerin yetiştiği o sokak arlarındaki maçları, yaşananları
hatırlatmak istedim" diye konuştu.

Belgeselin adını, mahalle maçlarında oyuncuların, oyuna başlamadan önce maçın ne
zaman biteceğini belirlemek için kullandıkları ve yöreye özgü olan, "5'te
Haftayım, 10'da Biter" sözünden aldığını belirten Uzlu, "'Haftayım' sözcüğü
devre anlamında kullanılıyordu. Aslında İngilizce olan "halftime" sözcüğünün
yanlış kullanımı sonucu bu şekilde söyleniyor" dedi.

Uzlu, belgeselde Trabzonspor'un efsane futbolcularına da yer verdiğini
belirterek, 41 dakika olan belgeselin 20 Ağustos'ta ayında gösterime gireceğini
söyledi.

Efsaneler mahalle maçında
Belgeselde, bir dönem Trabzonspor'da forma giyen efsane futbolcuların, mahalle
maçlarına ilişkin hatırlarına yer veriliyor. Bayındırlık ve İskan Bakanı, Trabzonspor Kulübü'nün eski başkanı ve futbolcusu
Faruk Özak, belgeselde mahalle maçlarına ilişkin şunları anlatıyor:

"Annem ve babam okumamı istiyordu. Annem top oynamamı istemezdi. Top oynamak
için evin ikinci katındaki pencereden, elektrik direğinden inerek kaçardım.
Bizim futbol oynadığımız zamanlar çim saha yoktu.İki tane toprak saha vardı.
Bugünkü yerleşim alanları olmadığı için mahalle aralarında daha fazla top
oynanacak yerler vardı. Taşlarla kale yapardık. Kaleye kimse geçmek istemezdi.
Herkes Brezilya'daki gibi ileride oynamak isterdi. Ayaklarımız, dizlerimiz,
kanardı.
Lastik ayakkabılarla oynardık. Hem de sabahtan akşama kadar. Bir maçı bitirir
diğer maçı oynardık. Trabzon'da mahalle aralarından çok futbolcu yetişti".

"Kağıtlardan ve kumaşlardan top yapardık"
Trabzonspor'da en fazla şampiyonluk yaşayan teknik direktörlerden Ahmet Suat
Özyazıcı da, çocukken en büyük tutkularının futbol oynamak olduğunu, vakitlerini
mahalle aralarında futbol oynayarak geçirdiklerini belirterek, "Tek eğlencemiz
top oynamaktı. Eski kumaşlardan ve kağıtlardan top yapardık. Yalın ayak top
oynardık. Ayaklarımız kanardı ama yine oynardık" dedi.

Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay:
“Trabzon gerçekten sahası olmayan mahalle ve sokak aralarında gençlerin top
oynadığı taşları dürterek top oynandığı, sonra da bunu geliştirerek Trabzonspor
markasına dönüştüren bir dönem yaşadık.

Trabzonspor'un eski başkanı, Futbolcusu Teknik Direktörü Özkan Sümer:
“Futbol Trabzon'daki insanın yaşamında dönemsel bir hadise değil, yaşamsal bir
hadisedir. Bu yaşamsal hadisenin işte süreçler içerisindeki değişkenlikleri
vardı”

Trabzonspor'un efsanevi futbolcusu Ali Kemal Denizci,
“Biz o çamurda, engebeli sahalarda bile topa değil, plan kurardık, arkadan
arkadaşlarımız nerden geliyor, topa sahip olduğum zaman ne yapmama gerekiyor.
Gibi o masa da olmasına rağmen onları düşünerek yapıyorduk. Kum sahalarda o
mahalle arasında yama ve limon kabuklarıyla bunları geliştirdik.

Trabzonsporlu futbolculardan Serdar Bali de mahalle futbolunun Trabzon'da
futbolun gelişmesinde çok önemli olduğunu vurgulayarak, "O kadar küçük alanlarda
top oynardık ki mecburduk kabiliyetli olmaya. Mahalle maçlarının seyircileri
neredeyse bugünkü maçlar kadar olurdu.Trabzon futbolu mahalle arasında yetişen
futbolcularla buraya geldi. O mahalleler kalmadı artık" diye kaydetti.

Bordo-mavili forma altında en fazla gol atan oyuncu olan Hami Mandıralı da,
mahalle maçlarında sevgi ve saygı olduğundan söz ediyor.

Maç sonunda kaybedenin kazananı tebrik ettiğini belirten Mandıralı, "O zamanki
sevinçler de çok güzeldi. Kazandığımız ya da şampiyon olduğumuz turnuvaların
sonucunda bir simit ya da sakız alsak bile bu bizi çok mutlu ederdi" dedi.

Belgeselde ayrıca, Özkan Sümer, Ali Kemal Denizci, Volkan Canalioğlu, Osman
Türk, Adnan Demir, Köksal Mesci ve Orhan Çavuşoğlu'nun anıları ve anlatımları
yer alıyor.

GÖSTERİM SÜRECİ
20 Ağustos'ta 2008 tarihinde Sinema Lara'da gösterime girecek olan ''5'te
Haftayım, 10'da Biter'' belgeseli 2 hafta gösterimde kalacak.

Bunun yanında Lig TV'de, Karadeniz Tv'de, Zigana Tv yayınlanacak, bu
gösterimlerden sonra belgesel DVD olarak çoğaltılıp TS Club'larda satışa
sunulacak.

Varol Uzlu, Trabzon ile futbolun iç içe olduğunu ifade ederek, ''Geçmişte
mahalle maçı kültürü, televizyon ve internet olmadığı için adeta bir yaşam şekli
haline gelmişti. Ben de o döneme, efsanelerin yetiştiği o sokak arlarındaki
maçları, yaşananları hatırlatmak istedim'' diye konuştu.

Belgeselin adını, mahalle maçlarında oyuncuların, oyuna başlamadan önce maçın ne
zaman biteceğini belirlemek için kullandıkları ve yöreye özgü olan, ''5'te
Haftayım, 10'da Biter'' sözünden aldığını belirten Uzlu, ''Haftayım' sözcüğü
devre anlamında kullanılıyordu. Aslında İngilizce olan ''halftime'' sözcüğünün
yanlış kullanımı sonucu bu şekilde söyleniyor'' dedi.

Varol Uzlu KİMDİR:

1971 yılında Trabzon'da doğdu, 1996 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim
Fakültesi'nden mezun oldu. İstanbul'da TRT haber merkezi, HBB haber merkezi,
Start Tv haber merkezinde çalıştı.

1999 yılında Trabzon'a döndü. ATV yurt haberler servisinde Karadeniz'deki
haberleri derledi.

Samsun'dan Artvin'e kadar uzanan bu şerit içerisinde haberin yanı sıra haber
odağının arkasındaki doğanın ve insanın çelişki ve güzelliklerini fotoğrafladı.

Fotoğraf sergileri:

“Yansıyanlar”, Çekincem, Üç gazeteci, Üç dünya, adı altında üç kişisel fotoğraf
sergisi açtı.

Selahattin AYDINLI
haber61.net









"5'te Haftayım, 10'da Biter"

Futbolla adeta özdeşleşmiş olan Trabzon'da, bir zamanlar sokak aralarında
yapılan ve birçok efsane futbolcunun doğmasına neden olan mahalle maçlarının
anlatıldıı, ''5'te Haftayım, 10'da Biter'' adlı belgesel çekildi.

Trabzonspor'un üst üste şampiyonluklar kazandığı ve 4'üncü büyük unvanını
kazandığı yıllarda, takımda yer alan futbolcuların büyük bir bölümü mahalle
aralarında futbol oynayarak yetişti ve bordo-mavili takımın başarılarında büyük
rol oynadı.

Yönetmen Varol Uzlu, Trabzon'da futbolun büyük bir tutku haline gelmesinde
etkili olan ve efsane futbolcuların doğmasına neden olan mahalle maçlarını, bir
zamanlar sokak aralarında top koşturan bordo-mavili futbolcuların o döneme
ilişkin hattıralarını ele alan, "5'te Haftayım, 10'da Biter" adlı bir belgesel
hazırladı.

Yaklaşık bir yıl Süren bir çalışma sonucu belgeseli hazırlayan Uzlu, Trabzon ile
futbolun iç içe olduğunu ifade ederek, "Geçmişte mahalle maçı kültürü,
televizyon ve internet olmadığı için adeta bir yaşam şekli haline gelmişti. Ben
de o döneme, efsanelerin yetiştiği o sokak arlarındaki maçları, yaşananları
hatırlatmak istedim" diye konuştu.

Belgeselin adını, mahalle maçlarında oyuncuların, oyuna başlamadan önce maçın ne
zaman biteceğini belirlemek için kullandıkları ve yöreye özgü olan, "5'te
Haftayım, 10'da Biter" sözünden aldığını belirten Uzlu, "'Haftayım' sözcüğü
devre anlamında kullanılıyordu. Aslında İngilizce olan "halftime" sözcüğünün
yanlış kullanımı sonucu bu şekilde söyleniyor" dedi.

Uzlu, belgeselde Trabzonspor'un efsane futbolcularına da yer verdiğini
belirterek, 38 dakika olan belgeselin nisan ayında gösterime gireceğini söyledi.

Efsaneler mahalle maçında

Belgeselde, bir dönem Trabzonspor'da forma giyen efsane futbolcuların, mahalle
maçlarına ilişkin hatırlarına yer veriliyor.

Bayındırlık ve İskan Bakanı, Trabzonspor Kulübü'nün eski başkanı ve futbolcusu
Faruk Özak, belgeselde mahalle maçlarına ilişkin şunları anlatıyor:

"Annem ve babam okumamı istiyordu. Annem top oynamamı istemezdi. Top oynamak
için evin ikinci katındaki pencereden, elektrik direğinden inerek kaçardım.
Bizim futbol oynadığımız zamanlar çim saha yoktu.

İki tane toprak saha vardı. Bugünkü yerleşim alanları olmadığı için mahalle
aralarında daha fazla top oynanacak yerler vardı. Taşlarla kale yapardık. Kaleye
kimse geçmek istemezdi. Herkes Brezilya'daki gibi ileride oynamak isterdi.
Ayaklarımız, dizlerimiz, kanardı.

Lastik ayakkabılarla oynardık. Hem de sabahtan akşama kadar. Bir maçı bitirir
diğer maçı oynardık. Trabzon'da mahalle aralarından çok futbolcu yetişti"

"Kağıtlardan ve kumaşlardan top yapardık"

Trabzonspor'da en fazla şampiyonluk yaşayan teknik direktörlerden Ahmet Suat
Özyazıcı da, çocukken en büyük tutkularının futbol oynamak olduğunu, vakitlerini
mahalle aralarında futbol oynayarak geçirdiklerini belirterek, "Tek eğlencemiz
top oynamaktı.

Eski kumaşlardan ve kağıtlardan top yapardık. Yalın ayak top oynardık.
Ayaklarımız kanardı ama yine oynardık" dedi.

Trabzonsporlu futbolculardan Serdar Bali'de mahalle futbolunun Trabzon'da
futbolun gelişmesinde çok önemli olduğunu vurgulayarak, "O kadar küçük alanlarda
top oynardık ki mecburduk kabiliyetli olmaya. Mahalle maçlarının seyircileri
neredeyse bugünkü maçlar kadar olurdu.

Trabzon futbolu mahalle arasında yetişen futbolcularla buraya geldi. O
mahalleler kalmadı artık" diye kaydetti.

Bordo-mavili forma altında en fazla gol atan oyuncu olan Hami Mandıralı da,
mahalle maçlarında sevgi ve saygı olduğundan söz ediyor.

Maç sonunda kaybedenin kazananı tebrik ettiğini belirten Mandıralı, "O zamanki
sevinçler de çok güzeldi. Kazandığımız ya da şampiyon olduğumuz turnuvaların
sonucunda bir simit ya da sakız alsak bile bu bizi çok mutlu ederdi" dedi.

Belgeselde ayrıca, Özkan Sümer, Ali Kemal Denizci, Volkan Canalioğlu, Osman
Türk, Adnan Demir, Köksal Mesci ve Orhan Çavuşoğlu'nun anıları ve anlatımları
yer alıyor.

CNN Türk
1 Şubat, 2008







Üst üste şampiyonluklar kazanarak Türk futbol tarihinde dört büyükler arasına
giren Trabzonspor’da, futbolun nasıl şekillendiği 5’te Haftayım, 10’da Biter
adlı belgesele konu oldu. Belgeselde, takımı şampiyon yapan efsane kadronun
mahalle maçlarında yetişme öyküsü anlatılıyor

Trabzon’da mahalle maçlarının yeri bir başka. Bundan 41 yıl önce kurulan ve altı
kez şampiyon olan Trabzonspor’u bu başarılara taşıyan efsanevi kadro bu mahalle
maçlarında yetişmişti. Trabzonspor için ayrı bir yere sahip olan mahalle
maçlarının önemini anlatan bir belgesel çekildi. Varol Uzlu’nun yönetmenliğini
yaptığı 5’te Haftayım, 10’da Biter adlı belgesel Trabzon’daki mahalle maçlarını
anlatıyor.

Trabzonlu Varol Uzlu, pek çok televizyon kanalında çalışan, fotoğraf sergileri
açan son iki yılda bu belgesel üzerinde çalışan bir isim. Uzlu, belgeselinde
Anadolu’da futbol denilince akla gelen ilk isim olan Trabzon’un sokak futbolu
kültürünü anlattığını belirterek, bunun nedenini şöyle açıklıyor- ‘Bu mahalle
maçlarıyla Trabzonspor’un temeli atılmıştı. Trabzonspor’u efsane yapan
futbolcular mahalle maçlarında kendilerini geliştirip isim yaptılar. Bu
duyguları yeniden yaşamak ve yaşatmak için şimdiki gençliğe bir mesaj vermek ve
geçmişte bu mahalle maçlarıyla büyüyen o insanlara tekrar o zamanları
hatırlatmak için bu filmi çektik.’

BİR Bakan DA BELGESELDE
Belgeselde Trabzonspor’un eski futbolcuları Faruk Özak, Ali Kemal Denizci,
Serdar Bali, Köksal Mesci, Osman Türk, Hami Mandıralı belgeselde sokak
futbolunun kent için önemini anlatıyor. Örneğin Bayındırlık ve İskan Bakanı,
Trabzonspor Kulübü’nün eski başkanı ve futbolcusu Faruk Özak, belgeselde mahalle
maçlarına ilişkin şunları anlatıyor:

‘Annem ve babam okumamı istiyordu. Annem top oynamamı istemezdi. Top oynamak
için evin ikinci katındaki pencereden, elektrik direğinden inerek kaçardım.
Bizim futbol oynadığımız zamanlar çim saha yoktu. İki tane toprak saha vardı.
Bugünkü yerleşim alanları olmadığı için mahalle aralarında daha fazla top
oynanacak yer vardı. Taşlarla kale yapardık. Kaleye kimse geçmek istemezdi.
Herkes Brezilya’daki gibi ileride oynamak isterdi. Ayaklarımız, dizlerimiz,
kanardı.’

Belgeselde eskiden görüntüler gösteriliyor, Maşatlık, Boztepe ve Trabzon’un
sokak aralarında oynanan mahalle maçlarına yer veriliyor.

Trabzonspor’da en fazla şampiyonluk yaşayan teknik direktörlerden Ahmet Suat
Özyazıcı ve Özkan Sümer de mahalle maçlarının Trabzonspor için önemini
anlatıyor. Örneğin Hami ‘Mahalle maçları bitti, Trabzonspor tükendi’ diyerek bu
maçların takımın altyapısını oluşturduğunu söylüyor.

Bu kadar eski futbolcu bir araya gelince duygusal anlar yaşanmaz mı? Yönetmen
Varol Uzlu şunları söylüyor- ‘Bütün konuşmacılar eski mahalle maçlarını
anlatırken duygulandı. Son mahalle maçı çekiminde 50’li yaşlardaki insanlar
aynen 30-40 yıl önceleri gibi Boztepe’de tekrar bir araya geldiler. Günümüz ile
eski günler arasında fark vardı. O zamanki yamadan yapılan çamura yapışıp kalan
topların yerini günümüze uygun siboplu toplar almıştı.’

‘Dizlerimiz kanayana kadar top oynardık’
Belgeselin adı geçmişte mahalle maçlarında söylenen bir cümleden geliyor- 5’te
haftayım, 10’da biter. Varol Uzlu bu sözünün mahalle maçı geleneğinde yer alan
en önemli vurgu olduğunu belirterek ‘Maç başlamadan önce söylenir. Yani zamana
karşı değil atılan gole karşı devrenin yapılacağını belirtir. İngilizcedeki half
time sözcüğünün Türkçe olarak mahalle maçlarındaki telaffuzu’ diyor.

Varol Uzlu, belgeselle gençlere sosyalleşmeyi anlattıklarını belirterek ‘Masa
başında oturup da internetten başka bir şey bilmeyen gençliğe; mahalle
maçlarında koşmayı, yorgunluktan yere düşünceye kadar top oynamayı, dizinin
kanamasını ve gözünün şişmesini, küçücük dayaklar yemesini ve sonunda dostça kol
kola mahallelerine dönmelerini göstermek istedik’ diyor.

Müziklerini Volkan Konak’ın yaptığı belgesel, 21 Ağustos’ta Trabzon’da
sinemalarda gösterilecek. Yakında da tüm Türkiye’de izlenebilecek.

İnci DÖNDAŞ
Star
9 Ağustos 2008







Sokakta Doğan Trabzonspor

Trabzon'da, bir zamanlar sokak aralarında yapılan ve birçok efsane futbolcunun
doğmasına neden olan mahalle maçlarının anlatıldığı, '5'te Haftayım, 10'da
Biter' adlı belgesel gösterime giriyor.

Futbolla adeta özdeşleşmiş olan Trabzon'da, bir zamanlar sokak aralarında
yapılan ve birçok efsane futbolcunun doğmasına neden olan mahalle maçları, '5'te
Haftayım, 10'da Biter' adıyla belgesel oldu. Belgesel, Trabzonspor'un üst üste
şampiyonluklar kazandığı ve 4'üncü büyük unvanını kazandığı yıllarda, takımda
yer alan futbolcuların büyük bir bölümü mahalle aralarında futbol oynayarak
yetiştiğini ve bordo-mavili takımın başarılarında büyük rol oynadığını
anlatıyor.

Trabzon'da futbolun büyük bir tutku haline gelmesinde etkili olan ve efsane
futbolcuların doğmasına neden olan mahalle maçlarını, bir zamanlar sokak
aralarında top koşturan bordo-mavili futbolcuların o döneme ilişkin hatıralarını
ele alan, '5'te Haftayım, 10'da Biter' adlı belgeselin yönetmeni Varol Uzlu.
Yaklaşık bir yıl Süren bir çalışma sonucu belgeseli hazırlayan Uzlu, Trabzon ile
futbolun iç içe olduğunu ifade ederek, 'Geçmişte mahalle maçı kültürü,
televizyon ve internet olmadığı için adeta bir yaşam şekli haline gelmişti. Ben
de o dönemi, efsanelerin yetiştiği o sokak aralarındaki maçları, yaşananları
hatırlatmak istedim' diyor. Belgeselin adını, mahalle maçlarında oyuncuların,
oyuna başlamadan önce maçın ne zaman biteceğini belirlemek için kullandıkları ve
yöreye özgü olan, '5'te Haftayım, 10'da Biter' sözünden aldığını belirten Uzlu,
'Haftayım' sözcüğünün de devre anlamında kullanıldığını, aslında İngilizce olan
'halftime' sözcüğünün yanlış kullanımı sonucu bu şekilde söylendiğini
hatırlatıyor. Trabzonspor'un efsane futbolcularına da yer veren 41 dakikalık
belgesel, 20 Ağustos'ta gösterime girecek.

'KAĞITLARDAN VE KUMAŞLARDAN TOP YAPARDIK'
Trabzonspor'da en fazla şampiyonluk yaşayan teknik direktörlerden Ahmet Suat
Özyazıcı da belgeseldeki efsanelerden biri... Çocukken en büyük tutkularının
futbol oynamak olduğunu, vakitlerini mahalle aralarında futbol oynayarak
geçirdiklerini belirten Yazıcı, 'Tek eğlencemiz top oynamaktı. Eski kumaşlardan
ve kağıtlardan top yapardık. Yalın ayak top oynardık. Ayaklarımız kanardı ama
yine oynardık' diyor. Bordo-mavili forma altında en fazla gol atan oyuncu olan
Hami Mandıralı ise mahalle maçlarında sevgi ve saygı olduğundan söz ediyor. Maç
sonunda kaybedenin kazananı tebrik ettiğini anlatan Mandıralı, şöyle devam
ediyor- 'O zamanki sevinçler de çok güzeldi. Kazandığımız ya da şampiyon
olduğumuz turnuvaların sonucunda bir simit ya da sakız alsak bile bu bizi çok
mutlu ederdi' Belgeselde ayrıca, Özkan Sümer, Ali Kemal Denizci, Volkan
Canalioğlu, Osman Türk, Adnan Demir, Köksal Mesci ve Orhan Çavuşoğlu'nun anıları
ve anlatımları yer alıyor.

Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay:

Trabzon'u marka yapmak için çalıştık
“Trabzon'da, gerçekten sahası olmayan mahalle ve sokak aralarında gençlerin
taşları dürterek top oynadığı, sonra da bunu geliştirerek Trabzonspor markasına
dönüştürdüğü bir süreci yaşadık”

Trabzonspor'un eski başkanı Özkan Sümer:

Trabzon yaşamsal bir hadisedir
“Futbol Trabzondaki insanın yaşamında dönemsel bir hadise değil, yaşamsal bir
hadisedir. Bu yaşamsal hadisenin işte süreçler içerisindeki değişkenlikleri
vardı”

Trabzonspor'un efsanevi futbolcusu Ali Kemal Denizci:

Kabiliyetli olmaya mecburduk
Denizci düşüncelirini “Biz o çamurda, engebeli sahalarda bile plan kurardık,
arkadan arkadaşlarımız nereden geliyor, topa sahip olduğum zaman ne yapmam
gerekiyor. Bunları düşünerek oynuyorduk. Kum sahalarda o mahalle arasında yama
ve limon kabuklarıyla bunları geliştirdik.” şeklinde aktarırken Trabzonsporlu
futbolculardan Serdar Bali de mahalle futbolunun Trabzon'da futbolun
gelişmesinde çok önemli olduğunu vurgulayarak, şunları söylüyor- 'O kadar küçük
alanlarda top oynardık ki mecburduk kabiliyetli olmaya. Mahalle maçlarının
seyircileri neredeyse bugünkü maçlar kadar olurdu.Trabzon futbolu mahalle
arasında yetişen futbolcularla buraya geldi. O mahalleler kalmadı artık'

Efsaneler mahalle maçında buluşuyor
Belgeselde, bir dönem Trabzonspor'da forma giyen efsane futbolcuların, mahalle
maçlarına ilişkin hatıralarına yer veriliyor. Bayındırlık ve İskan Bakanı,
Trabzonspor Kulübü'nün eski başkanı ve futbolcusu Faruk Özak, belgeselde mahalle
maçlarına ilişkin şunları anlatıyor:'Annem ve babam okumamı istiyordu. Top
oynamak için evin ikinci katındaki pencereden, elektrik direğinden inerek
kaçardım. Çim saha yoktu. Taşlarla kale yapardık. Ayaklarımız, dizlerimiz,
kanardı. Lastik ayakkabılarla oynardık. Hem de sabahtan akşama kadar. Trabzon'da
mahalle aralarından çok futbolcu yetişti.'

Yeni Şafak
KAMİL ANAHAR




İŞTE O EFSANE BELGESEL
Efsaneler mahalle maçında

Trabzon'da efsane futbolcunun doğmasına neden olan mahalle maçlarının anlatıldı,
''5'te Haftayım, 10'da Biter'' adlı belgesel çekildi.

Futbolla adeta özdeşleşmiş olan Trabzon'da, bir zamanlar sokak aralarında
yapılan ve birçok efsane futbolcunun doğmasına neden olan mahalle maçlarının
anlatıldıı, ''5'te Haftayım, 10'da Biter'' adlı belgesel çekildi.

Trabzonspor'un üst üste şampiyonluklar kazandığı ve 4. büyük unvanını kazandığı
yıllarda, takımda yer alan futbolcuların büyük bir bölümü mahalle aralarında
futbol oynayarak yetişti ve bordo-mavili takımın başarılarında büyük rol oynadı.

Yönetmen Varol Uzlu, Trabzon'da futbolun büyük bir tutku haline gelmesinde
etkili olan ve efsane futbolcuların doğmasına neden olan mahalle maçlarını, bir
zamanlar sokak aralarında top koşturan bordo-mavili futbolcuların o döneme
ilişkin hatıralarını ele alan, ''5'te Haftayım, 10'da Biter'' adlı bir belgesel
hazırladı.

Yaklaşık bir yıl Süren bir çalışma sonucu belgeseli hazırlayan Uzlu, A.A
muhabirine yaptığı açıklamada, Trabzon ile futbolun iç içe olduğunu ifade
ederek, ''Geçmişte mahalle maçı kültürü, televizyon ve internet olmadığı için
adeta bir yaşam şekli haline gelmişti. Ben de o döneme, efsanelerin yetiştiği o
sokak arlarındaki maçları, yaşananları hatırlatmak istedim'' diye konuştu.
Belgeselin adını, mahalle maçlarında oyuncuların, oyuna başlamadan önce maçın ne
zaman biteceğini belirlemek için kullandıkları ve yöreye özgü olan, ''5'te
Haftayım, 10'da Biter'' sözünden aldığını belirten Uzlu, ''Haftayım' sözcüğü
devre anlamında kullanılıyordu. Aslında İngilizce olan ''halftime'' sözcüğünün
yanlış kullanımı sonucu bu şekilde söyleniyor'' dedi.
Uzlu, belgeselde Trabzonspor'un efsane futbolcularına da yer verdiğini
belirterek, 38 dakika olan belgeselin nisan ayında gösterime gireceğini söyledi.

EFSANELER MAHALLE MAÇINDA
Belgeselde, bir dönem Trabzonspor'da forma giyen efsane futbolcuların, mahalle
maçlarına ilişkin hatırlarına yer veriliyor.
Bayındırlık ve İskan Bakanı, Trabzonspor Kulübü'nün eski başkanı ve futbolcusu
Faruk Özak, belgeselde mahalle maçlarına ilişkin şunları anlatıyor:
''Annem ve babam okumamı istiyordu. Annem top oynamamı istemezdi. Top oynamak
için evin ikinci katındaki pencereden, elektrik direğinden inerek kaçardım.
Bizim futbol oynadığımız zamanlar çim saha yoktu. İki tane toprak saha vardı.
Bugünkü yerleşim alanları olmadığı için mahalle aralarında daha fazla top
oynanacak yerler vardı. Taşlarla kale yapardık. Kaleye kimse geçmek istemezdi.
Herkes Brezilya'daki gibi ileride oynamak isterdi. Ayaklarımız, dizlerimiz,
kanardı. Lastik ayakkabılarla oynardık. Hem de sabahtan akşama kadar. Bir maçı
bitirir diğer maçı oynardık. Trabzon'da mahalle aralarından çok futbolcu
yetişti''

''KAĞITLARDAN VE KUMAŞLARDAN TOP YAPARDIK''
Trabzonspor'da en fazla şampiyonluk yaşayan teknik direktörlerden Ahmet Suat
Özyazıcı da, çocukken en büyük tutkularının futbol oynamak olduğunu, vakitlerini
mahalle aralarında futbol oynayarak geçirdiklerini belirterek, ''Tek eğlencemiz
top oynamaktı. Eski kumaşlardan ve kağıtlardan top yapardık. Yalın ayak top
oynardık. Ayaklarımız kanardı ama yine oynardık'' dedi.
Trabzonsporlu futbolculardan Serdar Bali'de mahalle futbolunun Trabzon'da
futbolun gelişmesinde çok önemli olduğunu vurgulayarak, ''O kadar küçük
alanlarda top oynardık ki mecburduk kabiliyetli olmaya. Mahalle maçlarının
seyircileri neredeyse bugünkü maçlar kadar olurdu. Trabzon futbolu mahalle
arasında yetişen futbolcularla buraya geldi. O mahalleler kalmadı artık'' diye
kaydetti.
Bordo-mavili forma altında en fazla gol atan oyuncu olan Hami Mandıralı da,
mahalle maçlarında sevgi ve saygı olduğundan söz ediyor.
Maç sonunda kaybedenin kazananı tebrik ettiğini belirten Mandıralı, ''O zamanki
sevinçler de çok güzeldi. Kazandığımız ya da şampiyon olduğumuz turnuvaların
sonucunda bir simit ya da sakız alsak bile bu bizi çok mutlu ederdi'' dedi.
Belgeselde ayrıca, spor61.net genel yayın yönetmeni Orhan Çavuşoğlu, Özkan
Sümer, Ali Kemal Denizci, Volkan Canalioğlu, Osman Türk, Adnan Demir ve Köksal
Mesci anıları ve anlatımları yer alıyor.

Zafer SEL / AA
Haber 61
1 Şubat 2008





5’de haftayım 10’da biter

Çocukluğumuzun mahalle maçları.
Dakikalarla sınırlı olmayan, hakemi bulunmayan, korner ve taç atışı yapılmayan,
ofsayt kuralı uygulanmayan, kale direklerinin taşlarla belirlendiği mahalle
maçları.
Kimi formalı, kimi formasız, kimi yalınayak, kimi ayakkabıyla…
Verkaç yapmak için sokak duvarlarının vazgeçilmez olduğu; faul, hentbol ve
penaltıların yine oynayanlarca belirlendiği, 5 golde haftaymın, 10 golde maçın
sona erdiği mahalle maçları.
Onun içindir "5’te haftayım, 10’da biter."
Dişe diş, göze göz geçen mahalle maçlarının süresini belirleyen bu cümleyle,
mahalle mahalle dolaştığımız o günler.
Yıllar sonra 20 Ağustos günü saat 21’de bir mahalle maçına daha davet edildim.
Bu maç Sinema Lara’da yapıldı. Sevgili Varol Uzlu ve ekibi, emekler harcayarak
çocukluk yıllarımızda oynanan mahalle maçlarının bir belgeselini hazırladılar.
Mahalle Maçları "5’te haftayım 10’da biter"
Bu belgesel, futbolun en üst düzeyde konuşulduğu Trabzon gibi bir şehirde;
taşın, toprağın ve çamurun içerisinden yetişen futbola düşkün çocukluğumuzu
yeniden yaşattı bizlere.
Boş arsaların, arnavut kaldırımlı daracık sokakların, dolgu alanlarının ve
toprak sahaların yok edildiği ve artık mahalle maçlarının oynanmadığı Trabzon
gerçeğini koydu önümüze. Özetle yok olup giden bir mahalle kültürünü ve bu gün
Trabzon’un ve Trabzonspor’un futbol tarafıyla yaşadığı kaosu gözler önüne serdi.
Şüphesiz bu belgesel, yaşı 50’lilere dayanmış olan salondaki çoğu insanı çok
eskilere götürdü. O günleri özlemle hatırladım. İçim burkuldu ve avuçlarımdan
kayıp giden çocukluğumu yeniden yaşadım karşımdaki perdede.
Ataparktan sahile doğru uzanan, Reşadiye caddesinden mahalle aralarına sarkan
dar sokaklarda ve boş arsaların bulunduğu bir mahallede geçmişti çocukluğum.
Bir şanslı tarafımız daha vardı, oda sahildeki dolgu alanlarıydı.
Bu gün artık o mahalleden ve boş Duran dolgu alanlarından eser kalmadı.
Top koşturduğumuz sokaklar yeni yola feda edilirken, boş arsalar çok katlı
evlerle doldu. Sokaklarda top koşturan mahalle çocuklarının yerini bilgisayar
başında top koşturanlar aladursun, artık ara sokaklar da araçların otoparkı
haline geldi.
O yıllarda ilköğretim düzeyindeki mahalle çocuklarından oluşan "Kartal Gençlik"
adıyla kurduğum bir mahalle takımını çalıştırıyor, bu takımla sahildeki dolgu
alanında Kıran kırana geçen mahalle takımları arası turnuvalar düzenliyordum.
Pazarkapı, Faroz, Sotka, Çömlekci, Kalekapı hatta Hacıkasım mahallelerinden 8-10
takımın katıldığı bu turnuvalar öyle sıradan turnuvalar da değildi.
Kale direkleri bulunan, korner, taç atışlarının yapıldığı, mahalle büyüklerinin
hakemlik yaptığı, kramponlu, konçlu, şortlu formalarla sahaya çıkan takımların
yer aldığı turnuvalardı.
Bu mahalle takımlarından kimler yetişerek Trabzon’un amatör takımlarında, hatta
Trabzonspor’da top koşturmadı, kimi idareci, kimi spor yazarı olmadı ki.
O yıllarda mahalle takımımızın kaleciliğini gazetemizin Spor Müdürü değerli
arkadaşım Adnan Sungur yapardı. İtiraf etmeliyim ki taş ve toprak demeden
toplara uçan sevgili Adnan, iyi bir kaleciydi. Trabzonspor’un eski
yöneticilerinden Yaysat başbayi İsmail Yavuz, Trabzonsporlu Cemal, Bahattin gibi
isimler ve amatör futbol kulüplerinde top koşturan diğer arkadaşlarımız.
O sokaklar şimdi çocuk ve plastik top sesleriyle çınlamıyor.
O Duygu başka bir duyguydu.
Sağ ol Varol Uzlu, beni ve o dönemin insanlarını geçmişe götürdün.
Mahalle takımındaki günlerimi, çocuklardan kurduğum ve 8 yıl emek verdiğim
mahalle takımıyla geçen dolu, dolu günleri yeniden yaşattın.
O yılların ve o mahallelerin güzelliği neydi biliyor musunuz?
İnsanların birbirlerine olan tutkunluğu, paylaşımı, dostluğu, oyun kültürü,
aileler arası bağlılık ve samimiyet.
Özetle bu gün yaşanamayanlar!
O günler geride kaldı ama kaybolan mahalle futbol kültürü sonucu çöken
Trabzonspor gibi, kaybolan kent kültürü sonucu çöken bir Trabzon var artık.


Adnan Taç