Lale - Doğunun Işığı




Yapım Tarihi - 2003
Süre - 00:52:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe, Dijital Betacam

Yönetmen - Hikmet Yenigün
Yapım - İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş


Belgesel Türkiye’nin sembolü olan lale çiçeğinin Orta Asya’dan Anadolu’ya oradan
da Hollanda’ya uzanana tarihsel öyküsünü konu alıyor.


Kaynak
Hikmet Yaşar Yenigün





Lale Belgeseli, tarihimizde derin izler bırakan ve geleneksel sanatımızın
çeşitli örneklerinde karşımıza çıkan lale çiçeğinin Kazakistan'dan Türkiye'ye ve
de buradan Hollanda'ya uzanan tarihini konu alıyor.

Lale çiçeği ile ilgili araştırmalar Topkapı Sarayı, Türk İslam Eserleri Müzesi,
Süleymaniye Kütüphanesi, Hollanda Devlet Arşivi, Amsterdam Devlet Müzesi,
Prenses Müzesi, Rembrandt Müzesi, Alma-Ata Devlet Müzesi (Kazakistan), Amsterdam
Tarih Müzesi başta olmak üzere Türkiye, Kazakistan ve Hollanda'da 2 ay
sürdürülen kapsamlı bir çalışmayla hazırlandı.

Senaryo, Prof. Dr. İlber Ortaylı, Prof. Dr. Turhan Baytop, Çelik Gülersoy, Beşir
Ayvazoğlu, Doç. Dr. Anna Ivasshenko, Dr. Mike Dash ve Deborah Moggach başta
olmak üzere pekçok tarihçi, bilim adamı ve sanatçının danışmanlığında yazıldı.

Belgeselin 2001 Nisan'ında başlanan çekimleri, İstanbul, Konya, Van, Hakkari,
Muş, Kazakistan (Tien-Shan Dağları) Hollanda'nın Amsterdam, Rotterdam, Den Haag,
Leeuwarden kentleri ve Londra başta olmak üzere 4 ülkede 5 ay sürdü. Kurgu
çalışmaları Hollanda'lı EMS-Swynk firmasıyla yürütülen ortak bir çalışma ile 90
günde tamamlandı.Yönetmenliğini Hikmet Yaşar Yenigün'ün yaptığı 52 dakikalık
belgeselin müzikleri Fahir Atakoğlu'na ait.

Kaynak
ibb.gov.tr





Orta Asya'dan Hollanda'ya uzanan bir tutkunun belgeseli.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iktisadi teşekküllerinden Kültür A.Ş.,
İstanbul'un fethinin 550. yılı kutlamaları çerçevesinde gösterilecek bir
belgesel projesi hazırladı- 'Lale- Doğunun Işığı'.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş., İstanbul'un fethinin 550. yılı
kutlamalarına evrensel kültüre katkılarımızdan biri olan lale konulu bir
belgesel projesiyle katılıyor. "Lale- Doğunun Işığı" isimli bu belgeselde,
tarihimizde derin izler bırakan ve geleneksel sanatlarımızın değişik
örneklerinde karşımıza çıkan lalenin Kazakistan'dan Türkiye'ye ve buradan da
Hollanda'ya uzanan tarihi ele alınıyor.

Senaryosu tarihçilerin ve sanatçıların danışmanlığında yazılan belgeselin
yönetmenliğini Hikmet Yaşar Yenigün yaptı. Çekimler ise İstanbul, Konya, Van,
Hakkari, Muş, Kazakistan (Tien-Shan Dağları), Londra ve Hollanda (Amsterdam,
Rotterdam, Den Haag, Leeuwarden)da gerçekleştirildi. 5 ay Süren titiz bir
çalışmanın sonunda hazırlanan 52 dakikalık bu belgeselin müzikleri Fahir
Atakoğlu tarafından yapıldı. Belgeselin ilk gösterimi ise Hollanda'da 1.
Kanal'da gerçekleştirildi.

Bir döneme (Lale Devri) adını veren lalenin ilginç tarihsel serüveninin
anlatıldığı belgesel filmin ülkemizde de büyük ilgi görmesi bekleniyor.

24 Nisan 2003
ibb.gov.tr





LALENİN ANAVATANI
LALENİN ANAVATANI sizce ne demek, LALENİN ANAVATANI size neyi çağrıştırıyor?
tıklayın paylaşın

Osmanlı..bunu dönemin eserlerinde görmek mümkün zaten..
Lâle- Hollandalı değil, özbeöz Türk çiçeği.

Kazakistan’dan Anadolu’ya, Anadolu’dan da Hollanda’ya uzanan lâlenin bin yıllık
öyküsünün anlatıldığı “Lâle- Doğunun Işığı” belgeseli, bugün Hollanda’da
gösterime giriyor. “Lâlenin anavatanı neresidir? ” sorusuna cevap arayan
belgeselde, bir çiçeğin ilginç öyküsüyle birlikte, yine bir milletin kültür
tarihi de büyüteç altına alınıyor.

Kimine göre bir çılgınlık, bir tutku, bir zenginlik alameti; kimine göre
‘tanrının seçilmiş çiçeği’, kimine göre ise boş bir heves... Ama hangisi olursa
olsun renkleriyle, güzelliğiyle çekici, her insanın gönlünde apayrı bir yeri
olan çiçek- Lâle. Hiçbir çiçekte olmayan lâlelerin insanı çılgına çeviren,
varını yoğunu kaybetmesine yol açan büyüsü kadar; insanları kendisine tutsak
eden öyküsü de etkileyici. Orta Asya’da başlayıp, Anadolu’da zirveye ulaşan ve
bugün Avrupa’da devam eden lâlenin öyküsü, aslında bir milletin Doğu’dan Batı’ya
uzanan macerasının en canlı kanıtı.

Lâlenin renkli; ama bir o kadar da hüzünlü öyküsü, bugüne kadar hep Batı’dan
yani şimdiki vatanı olarak kabul edilen Hollanda’dan başlatıldı. “Lâlenin
anavatanı neresidir? ” sorusuna, hep “Hollanda” cevabı verildi. Botanikçiler,
tarihçiler ve belgesel film yapımcıları bu çiçeğin serüvenini anlatırken Batı
merkezli düşündü. Lâlenin serüvenine, bugünden yani Batı’dan, bir medeniyetin
simgesi olmaktan çok maddenin sembolü haline geldiği Hollanda’dan başlamak;
lâlenin tarihte oynadığı rolü anlamak için ne kadar doğru bir bakış açısı
bilinmez. Ancak, bilinen o ki, bu tür araştırmalar hep Yalın kaldı. Oysa Bizans
İstanbul’unun bilmediği, tanımadığı lâle,16. yüzyılın başından 18. yüzyılın
sonlarına kadar kent inceliğinin en değerli simgelerinden biri sayılır.
Kaynaklar,16. yüzyılda sadece İstanbul’da, her biri birbirinden güzel 2 bine
yakın lâle çeşidinin yetiştirildiğini yazar.

Ne kadar etkili olur bilinmez; ancak lâleyle ilgili bilinenlerden çok
bilinmeyenlere vurgu yapan Türk yapımı bir belgesel Hollanda’nın 1. kanalında
bugün gösterime giriyor. Yapımcılığını İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ
Genel Müdürü Cengiz Özdemir, yönetmenliğini Hikmet Yaşar Yenigün’ün yaptığı
“Lâle- Doğunun Işığı” belgeselinin senaryosu da Prof. Dr. İlber Ortaylı, Prof.
Dr. Turhan Baytop, Çelik Gülersoy ve Beşir Ayvazoğlu’nun danışmanlığında
yazılmış. “Lâle- Doğunun Işığı” belgeseli,23 Mart’ta da CNN Türk’te
gösterilecek.

Lâlenin öyküsünün bir belgesele konu olması ilginç. Yönetmen Yenigün de bu
ilginçliğin kendisini etkilediğini söylüyor. Konuyu araştırmaya başladığında
lâlenin, bilinmeyen tarihiyle karşılaştığını belirten Yenigün, “Lâle, bir çiçek,
deyip geçmemek lazım; her dönemde, yaşananlara adeta tanıklık etmiş.
Araştırmalarımın sonunda o kadar çok malzeme ortaya çıktı ki, seçim yapmakta
oldukça zorlandım. Doğrusunu söylemek gerekirse, son derece çarpıcı öyküler
buldum. Bu belgeselle lâle üzerine bilinmeyen pek çok şeyi anlatmam mümkün
oldu.” diyor.

90 gün Süren çekimler boyunca bu hüznü hep yaşadığını söyleyen yönetmen Hikmet
Yaşar Yenigün, Hollanda’da yaşadığı bir anısını paylaşıyor- “Belgeselin Hollanda
çekimlerini yaparken tanıştığım bir lâle yetiştiricisi, ‘Siz Türkler duygulu
insanlarsınız. Lâleye bakar şiir yazarsınız, oysa biz Hollandalılar lâleye
baktığımızda gulden görürüz.’ demişti. Şunu söylemek mümkün, İnce gövdesi,
rengarenk taç yapraklarıyla lâle olağanüstü güzellikte bir çiçek. Kısacık
ömrüyle hayatın kırılganlığını, geçiciliğini sembolize ediyor. Böyle
bakıldığında bir hüzün var elbette.”

Lâle ile ilgili son bir not- Yazar Beşir Ayvazoğlu’nun uzun bir süreden beri
üzerinde çalıştığı ‘Lâle’ kitabı, yakında Kültür Sanat AŞ etiketiyle çıkacak.

Abdullah Kılıç / İstanbul
16.03.2003, Zaman






“DOĞU’NUN IŞIĞI- LALE” BELGESELİ
Tarihimizde derin izler bırakan ve geleneksel sanatımızın çeşitli örneklerinde
karşımıza çıkan lale çiçeğinin Kazakistan’dan Türkiye’ye ve de buradan
Hollanda’ya uzanan tarihini konu alan belgeselin senaryosu, Prof. Dr. İlber
Ortaylı, Prof. Dr. Turhan Baytop, Çelik Gülersoy, Beşir Ayvazoğlu, Doç. Dr. Anna
Ivasshenko, Dr. Mike Dash ve Deborah Moggach başta olmak üzere pek çok tarihçi,
bilim adamı ve sanatçının danışmanlığında yazıldı.

Lale çiçeği ile ilgili araştırmalar Topkapı Sarayı, Türk İslam Eserleri Müzesi,
Süleymaniye Kütüphanesi, Hollanda Devlet Arşivi, Amsterdam Devlet Müzesi,
Prenses Müzesi, Rembrandt Müzesi, Alma-Ata Devlet Müzesi (Kazakistan) ve
Amsterdam Tarih Müzesi başta olmak üzere Türkiye, Kazakistan ve Hollanda’da 2 ay
sürdürülen kapsamlı bir çalışmayla hazırlanmıştır.

Belgeselin 2001 Nisan’ında başlanan çekimleri, İstanbul, Konya, Van, Hakkari,
Muş, Kazakistan (Tien-Shan Dağları) ile Hollanda’nın Amsterdam, Rotterdam, Den
Haag, ve Leeuwarden kentleri ve Londra (İngiltere) başta olmak üzere 4 ülkede 5
ayda gerçekleştirilmiştir.

Kurgu, Hollanda’lı EMS-Swynk firmasıyla yürütülen ortak bir çalışmayla 90 günde
tamamlanmıştır.

Yönetmenliğini Hikmet Yaşar Yenigün’ün yaptığı 52 dakikalık belgeselin yapımcısı
Kültür A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Özdemir’dir. Belgeselin müzikleri ise Fahir
Atakoğlu tarafından bestelenmiştir.

Belgeselin ilk gösterimi 16 Mart 2003 tarihinde Hollanda Televizyonu’nun 1.
Kanalında gerçekleştirilmiştir. Yoğun istek üzerine bir hafta sonra tekrar
yayınlanan belgeselin Türkiye’de ilk televizyon gösterimi 18 Mayıs 2003’te CNN
Türk’te yapılmıştır.

Türkiye’nin uluslararası tanıtımına katkıda bulunmak amacıyla dünya
televizyonlarında gösterimi için görüşmelerin sürdürüldüğü belgesel, çoklu dil
seçeneğiyle DVD olarak da satışa sunulmuştur.


Kaynak
kultursanat2.org/kunye/faaliyet6.php