Yapım Tarihi - 2010
Süre - 00:15:01
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Hakan Yılmaz
Midas; sınırları Ege kıyılarından, Afyon'a kadar uzanan büyük bir ülkenin
kralı... Gece gündüz Tanrı'dan bir çocuk diler. Günlerden bir gün kız çocuğu
olur, adı Suna... Kız büyür, güzelleşir, yüzünden güller, ağzından inciler
saçılır. Ne olur, nasıl olur bilinmez, Suna çaresiz dertlere düşer. Vücudunun
her yerinde çıbanlar çıkar. Ülkenin bütün hekimleri seferber olur ama nafile.
Dünyalar güzeli Suna, her geçen gün çirkinleşir. Bir yandan çirkinlik, bir
yandan çıbanların verdiği acı aklını başından alır. Ağlaya, inleye kendini
yollara, dağlara vurur. Yüreği kızının acılarından daha çok yanan Midas, peşine
gözcüler takar. Suna, döner dolaşır, Afyon yakınlarına gelir. İçmek ve biraz
olsun serinlemek için su ararken, otların arasından bir su görür. Atar kendini
suya, kana kana içer. Suyun değdiği yerlerde bir tatlılık hisseder. Salıverir
kendini suyun içine. Ağrıları hafifler, kendini çimlerin üzerine bırakıverir.
Aylardır uyku görmeyen gözleri kapanır, derin bir uykuya dalar. Suna, uyanır
uyanmaz suya atlar. Ağrıları azalır, çıbanları kurur. Suna'nın iyileştiğini
anlayan gözcüler, yanına gelip, onu krala götürürler. Kral Midas, kızını eskisi
gibi sağlıklı görünce şaşırır, kucaklayıp sorar- "Hangi hekim iyileştirdi seni?
Söyle hekim başı yapayım." Suna; "beni hekimler değil, ülkende çıkan bir su
iyileştirdi" der. Bunun üzerine Midas, "tez bu suyun başına bir hamam yapılsın,
gelen geçen dertliler derman bulsun" diye emreder. Buraya bir hamam yapılır.
Aslanlı Su Kaynağı Köyü, yani Gazlıgöl, o gün bu gündür insanlara şifa dağıtır.