Yapım Tarihi - 2019
Süre - 00:20:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Murat Yüksel
Jeotermal enerji santrallerin çevreye - doğaya etkileri ve çiftçilerin JES'lere
karşı mücadelesi.
Aktivist Murat Yüksel ve Gazeteci Onur Yıldırım, Aydınlıların jeotermal
santrallere karşı yürüttüğü çevre mücadelesi “Jeotermal Yetti Gari”yle
belgeselleştirdi.
2007 yılında çıkan jeotermal ve maden yasası ile birlikte Aydın yöresinde
JES’ler çoğalmaya başladı. Jeotermal enerji santralleri (JES) bölgede yaşayan
canlıların yaşam alanlarını tehdit etmekle kalmıyor, tarım alanlarını da yok
ediyor. İncirde rekolte düşüyor, zeytin ağaçları kuruyor, meyve, sebze yetişmez
oluyor.
Jeotermallerden çıkan zehirli akışkanlar bir süre sonra çökerek toprağı ve yer
altı sularını zehirliyor. Santrallerin havaya saldığı buharda yoğun CO2, metan,
bor, arsenik ve hidrojen sülfür gazı bulunuyor. Bu zehirli gazlar tehlikeliler
sınıfında yer alıyor. 1 ppm olması gerek bor oranı Büyük Menderes’te 50-60 ppm
civarlarında. 1 kuyudan çıkan hidrojen sülfür gazı 26 km’lik alanı etkiliyor. Bu
zehirli gaz 42 gün askıda kalabiliyor. Aydın yakın zamanda kuruyan zeytin ve
incir ağaçları ve Büyük Menderes Nehri’ndeki toplu balık ölümleri ile gündeme
geldi.
JES’lerin Mağdurları ve Uzmanlar Anlattı
35 santral ile binin üzerinde kuyunun bulunduğu Aydın’da tarım alanlarında yeni
JES’ler açılması gündemde… Aydınlar ise kurdukları çevre dernekleri ile ÇED
dosyalarını yargıya taşıyarak iptal ettirebilme çabasında iken, son olarak
Kızılcaköylülerin, köylerinde açılmak istenen JES’e karşı verdiği direniş ise
örnek oldu.
Yönetmenliğini Video aktivisti Murat Yüksel’in, danışmanlığını Gazeteci Onur
Yıldırım’ın yaptığı ‘Jeotermal Yetti Gari’ belgeseli, jeotermal santrallerin
çevreye etkisini ve Aydınlılar’ın verdiği mücadeleyi ele aldı. Aydın bölgesinde
yaşayan hak mağdurları ve uzmanlarla görüşmeleri içeren 30 dakikalık belgesel,
Belgesel Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında destek alınarak
hazırlandı.
Enough With Geo-Thermal
“Jeotermal Yetti Gari" documentary focuses the effect of geothermal power plants
on the environment and how the people of Aydın struggled in that situation. The
documentary was directed by video Activist Murat Yüksel and consultant was
journalist Onur Yıldırım.
PS: Aydın is a city where is located in the west part of Turkey, and has a
beautiful environment in that region”
1. Efeler Uluslararası Çevre Film Günleri, Gösterim Seçkisi. 2019
Kaynak
Murat Yüksel
muratyuksel87 @ gmail.com
JEOTERMAL YETTİ GARİ
Aktivist Murat Yüksel ve Gazeteci Onur Yıldırım, Aydınlılar'ın jeotermal
santrallere karşı yürüttüğü çevre mücadelesi “Jeotermal Yetti Gari”yle
belgeselleştirdi.
2007 yılında çıkan jeotermal ve maden yasası ile birlikte Aydın yöresinde
JES’ler çoğalmaya başladı. Jeotermal enerji santralleri (JES) bölgede yaşayan
canlıların yaşam alanlarını tehdit etmekle kalmıyor, tarım alanlarını da yok
ediyor. İncirde rekolte düşüyor, zeytin ağaçları kuruyor, meyve, sebze yetişmez
oluyor.
Jeotermallerden çıkan zehirli akışkanlar bir süre sonra çökerek toprağı ve yer
altı sularını zehirliyor. Santrallerin havaya saldığı buharda yoğun CO2, metan,
bor, arsenik ve hidrojen sülfür gazı bulunuyor. Bu zehirli gazlar tehlikeliler
sınıfında yer alıyor. 1 ppm olması gerek bor oranı Büyük Menderes’te 50-60 ppm
civarlarında. 1 kuyudan çıkan hidrojen sülfür gazı 26 km’lik alanı etkiliyor. Bu
zehirli gaz 42 gün askıda kalabiliyor. Aydın yakın zamanda kuruyan zeytin ve
incir ağaçları ve Büyük Menderes Nehri’ndeki toplu balık ölümleri ile gündeme
geldi.
JES’lerin Mağdurları ve Uzmanlar Anlattı
35 santral ile binin üzerinde kuyunun bulunduğu Aydın’da tarım alanlarında yeni
JES’ler açılması gündemde… Aydınlar ise kurdukları çevre dernekleri ile ÇED
dosyalarını yargıya taşıyarak iptal ettirebilme çabasında iken, son olarak
Kızılcaköylülerin, köylerinde açılmak istenen JES’e karşı verdiği direniş ise
örnek oldu.
Yönetmenliğini Video aktivisti Murat Yüksel’in, danışmanlığını Gazeteci Onur
Yıldırım’ın yaptığı ‘Jeotermal Yetti Gari’ belgeseli, jeotermal santrallerin
çevreye etkisini ve Aydınlılar’ın verdiği mücadeleyi ele aldı. Aydın bölgesinde
yaşayan hak mağdurları ve uzmanlarla görüşmeleri içeren 30 dakikalık belgesel,
Belgesel Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında destek alınarak
hazırlandı.
https://www.facebook.com/JeotermalYettiGari
29 Eylül 2019
JES’lerin Aydın’a Verdiği Zarar Belgeselleşti: ‘Yetti Gari’
Aktivist Murat Yüksel ve Gazeteci Onur Yıldırım, Aydınlılar'ın jeotermal
santrallere karşı yürüttüğü çevre mücadelesini 'Yetti Gari'yle belgeselleştirdi.
2007 yılında çıkan jeotermal ve maden yasası ile birlikte Aydın yöresinde
JES’ler çoğalmaya başladı. Jeotermal enerji santralleri (JES) bölgede yaşayan
canlıların yaşam alanlarını tehdit etmekle kalmıyor, tarım alanlarını da yok
ediyor. İncirde rekolte düşüyor, zeytin ağaçları kuruyor, meyve, sebze yetişmez
oluyor.
Jeotermallerden çıkan zehirli akışkanlar bir süre sonra çökerek toprağı ve yer
altı sularını zehirliyor. Santrallerin havaya saldığı buharda yoğun CO2, metan,
bor, arsenik ve hidrojen sülfür gazı bulunuyor. Bu zehirli gazlar tehlikeliler
sınıfında yer alıyor. 1 ppm olması gerek bor oranı Büyük Menderes’te 50-60 ppm
civarlarında. 1 kuyudan çıkan hidrojen sülfür gazı 26 km’lik alanı etkiliyor. Bu
zehirli gaz 42 gün askıda kalabiliyor. Aydın yakın zamanda kuruyan zeytin ve
incir ağaçları ve Büyük Menderes Nehri’ndeki toplu balık ölümleri ile gündeme
geldi.
JES’lerin Mağdurları ve Uzmanlar Anlattı
35 santral ile binin üzerinde kuyunun bulunduğu Aydın’da tarım alanlarında yeni
JES’ler açılması gündemde… Aydınlar ise kurdukları çevre dernekleri ile ÇED
dosyalarını yargıya taşıyarak iptal ettirebilme çabasında iken, son olarak
Kızılcaköylülerin, köylerinde açılmak istenen JES’e karşı verdiği direniş ise
örnek oldu.
Yönetmenliğini Video aktivisti Murat Yüksel’in, danışmanlığını Gazeteci Onur
Yıldırım’ın yaptığı ‘Jeotermal Yetti Gari’ belgeseli, jeotermal santrallerin
çevreye etkisini ve Aydınlılar’ın verdiği mücadeleyi ele aldı. Aydın bölgesinde
yaşayan hak mağdurları ve uzmanlarla görüşmeleri içeren 30 dakikalık belgesel,
Belgesel Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında destek alınarak
hazırlandı.
Yüksel: JES’lerin Etkilerini Anlatmak Gereği Duydum
Aydın’a taşındığında jeotermal santrallerin çevreye verdiği zarara bizzat şahit
olduğunu belirten Murat Yüksel, “Aydın’dan İzmir’e olan seyahatlerimde gördüğüm,
otoyol kenarlarında heyula gibi dizilen borular, Aydın’da yaşayan insanları da
derinden etkiliyordu. Gerek sosyal medyada gerekse haberlerde jeotermal denilen
şeyin ne derece zararlı olduğunu gün geçtikçe daha çok öğreniyordum. JES’lerin
etkilerini anlatmak gerektiğini düşündüm, gazeteci arkadaşım Onur Yıldırım’a bu
konuyu açtım ve belgesel çekme kararı aldık ve çevreye verilen zararı jeotermal
direnişinin simgesi haline gelen Kızılcaköy’de çekimlerimize başladık.
Sonrasında Tekinköy, Yılmazkoy, İmamköy, Alangüllü, Osmanbükü, Reisköy,
Pamukören, Değirmendereköyü, Kızıldere köylerinde çekimlerimiz oldu. Uzun
uğraşlar sonrasında çekimlerimiz bitti, kurgu aşamasını da tamamlamak üzereyiz.”
dedi.
‘Çevre ve Kent Hakkı İhlali Var’
Jeotermal santral sahiplerinin ‘daha fazla para kazanma hırsıyla’ tüm canlıların
yaşam alanlarını tahrip ettiğini savunan Yüksel, “Aydın genelinde birbiri ardına
kurulan jeotermal enerji santrallerinin ‘yerli ve yenilenebilir enerji’ kaynağı
olarak anlatılmasına rağmen, denetim yetersizliği, ilgililerin vurdumduymazlığı
ile JES’ler çevreyi kirleten, doğal kaynakları tahrip eden, insan sağlığını hiçe
sayan enerji türüne dönüşmüş durumda. Aynı zamanda işin fiziksel boyutu var.
Jeotermal elektrik santralleri kurulma aşamasında çevreye sadece görüntü
kirliliği değil aynı zamanda gürültü kirliliği de yapıyor. Bölgede yaşayan
insanların psikolojileri de etkileniyor. JES’lerin, insan sağlığına verdiği
zarar dışında aynı şekilde tarım alanlarına, hayvan türlerine, bitki türlerine
de zarar verdiği konunun uzmanları belirtmekte. Bölgede yaşanan balık ölümleri,
arı ölümleri, zeytin ve incir bahçelerinin kuruması gibi birçok olay bunun
görünür kanıtları arasında. Bu durum çevre ve kent hakkı ihlalleri olarak
önümüze de çıkartıyor” diye konuştu.
Aydınlıların jeotermal santrallere karşı yürüttüğü çevre mücadelesini, aktivist
Murat Yüksel ve gazeteci Onur Yıldırım belgeselleştirdi.
"Jeotermal Yetti Gari" belgeselinde, jeotermal santrallerin çevreye etkisi ve
Aydınlıların verdiği mücadele yer alıyor. Belgesel filmin yönetmenliğini Video
Aktivisti Murat Yüksel, danışmanlığını ise Gazeteci Onur Yıldırım yaptı.
30 dakikalık belgesel film, Aydın bölgesinde yaşayan hak mağdurlarının
anlatımlarını ve uzmanlarla görüşmeleri içeriyor.
“Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı” kapsamında Avrupa Birliği desteğiyle
hazırlanan belgesel filmin nasıl ortaya çıktığını yönetmeni Murat Yüksel ve
gazeteci Onur Yıldırım’la konuştuk.
“Bir şeyler yapmak gerekiyor diye düşündük”
Murat Yüksel, 2016’da Aydın’a yerleştikten sonra otoyol kenarlarında, yeşil
alanın ortasından geçen JES borularının dikkatini çektiğini söyleyerek,
“Jeotermalin ne olduğunu biliyordum ama çevreye bu kadar zarar verdiğini
bilmiyordum. Daha sonra bu durumun beni rahatsız ettiğini ve bir şeyler yapmak
gerektiğini Onur’la paylaştım. Sonra belgesel çekmeye karar verdik” dedi.
Murat Yüksel ve Onur Yıldırım, Jeotermal Enerji Santrali (JES) ile ilgili
raporları ve istatistikleri araştırıp inceleyerek ve köyleri gezerek çalışmaya
başlamışlar.
“Hafıza oluşturmamız gerekiyordu”
Yıldırım da, Aydın’ın dünyanın en yüksek incir üretimi yapılan yer olduğunu
söylüyor ve ekliyor;
“Aydın’da üreticinin ve çiftçilerin bir direnişleri vardı. Çünkü incir ve zeytin
üretiminde azalma olmuştu ve insanlar artık topraklarından verim alamadıklarını
söylüyorlardı.
“Biz de, tarım alanlarının tahribatına karşı, bir ses çıkarmak adına böyle bir
çalışma yaptık. Bu çalışmayla bir hafıza oluşturmamız gerekiyordu."
Direnişin simgesi Kızılcaköy
Yaklaşık 15 köy gezmiş Yüksel ve Yıldırım.
Belgeselin startını Kızılcaköy’de vermişler çünkü Kızılcaköy, JES’e direniş
gösteren ve santralin yapımını bu direnişle durduran bir köy.
Yüksel, JES’in çevreye verdiği zararı gördüklerini şu sözlerle aktarıyor:
“JES’i yapan şirketler, yer altından çektikleri suyu yere enjeksiyon yapmaları
gerekirken, ya yeryüzüne veriyor ya da Menderes’e veriyorlar. Bu sudan içen
hayvanların öldüğünü, sakatlandığını ya da düşük doğum yaptıklarını gördük.”
Gazeteci Yıldırım ise şu sözlerle ekleme yapıyor:
“Aydın, JES’lerin gerektiği gibi yapılmamasından dolayı çok zarar gördü. Bizler
nehirdeki balıkların ve santralin buharından ölen arıları gördük."
Yüksel, son olarak köyde yaşayan insanların nasıl mücadele etmesi gerektiğini
bildiklerini, sadece seslerini duyacak insanların olmadığını söyledi.
Belgesel filmin galası, 6 Ekim’de Aydın’ın Kızılcaköy’ünde Kızılcaköy Kahvesinde
yapılacak. Daha sonra çeşitli film festivallerinde de karşımıza çıkacak.
* "Jeotermal Yetti Gari"nin facebook sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
* Fotoğraflar: Murat Yüksel