Yapım Tarihi - 2005
Süre - 00:27:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Mustafa Yenipazar, Nuri Aksu
Adnan Benk’in hayata karşı duruşunun, “yapmak” kavramı merkeze alınarak
anlatıldığı belgeselde; müzikten sinemaya, eleştirmenlikten akademiye,
ansiklopedicilikten seramiğe uzanan bir çizgide ürün vermiş olan bir insanın
hayatı, tiyatro sahnesinde çekilmiş mizansenler, dostlarının ve çalışma
arkadaşlarının sözleriyle anlatılıyor. Adnan Benk’ in yaptığı her işte
sürdürdüğü sanatsal bakış ve öznel duruş, belgeselin özünü oluşturuyor. Yeni bir
anlatım tarzıyla sunulan belgeselin, Adnan Benk’ in hayatındaki başlangıç
izleğini merkeze aldığı söylenebilir.
17. Ankara Film Festivali, Ulusal Belgesel Film Yarışması, Gösterim Seçkisi. 2006
GÖNÜLÇELEN - BEN, ADNAN Benk
ATTRAPECOEURS - I, ADNAN Benk
2005 / 27’ / Analog
Yönetmen / Director - Mustafa Yenipazar - Nuri Aksu
Adnan Benk’in hayata karşı duruşunun, “yapmak” kavramı merkeze alınarak
anlatıldığı belgeselde; müzikten sinemaya, eleştirmenlikten akademiye,
ansiklopedicilikten seramiğe uzanan bir çizgide ürün vermiş olan bir insanın
hayatı, tiyatro sahnesinde çekilmiş mizansenler, dostlarının ve çalışma
arkadaşlarının sözleriyle anlatılıyor. Adnan Benk’ in yaptığı her işte
sürdürdüğü sanatsal bakış ve öznel duruş, belgeselin özünü oluşturuyor. Yeni bir
anlatım tarzıyla sunulan belgeselin, Adnan Benk’ in hayatındaki başlangıç
izleğini merkeze aldığı söylenebilir.
Mustafa Yenipazar
1967 yılında İzmir’de doğdu. Marmara Basın Yayın Yüksek Okulu Radyo Televizyon
ve Sinema Bölümü’nden 1989 yılında mezun oldu. 1992 yılında kameraman olarak
TRT’ye girdi. Yediveren Düşleri (TRT-2000-Yön- İsmet Yazıcı), Kimlikleriniz
Lütfen (TRT-2001-Yön- Alev Çağlayan) ve Evler, Yüzler (TRT-2004-Yön- Esra Etiz)
gibi belgesellerde görüntü yönetmenliği yaptı. “Gönülçelen- Ben, Adnan Benk”
belgeselinde yönetmen olarak çalıştı.
Nuri Aksu
1979 yılında Adapazarı’nda doğdu, 1996 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi
Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden 2000 yılında mezun
oldu. Edebiyat eleştirmeni Adnan Benk üzerine yazdığı master teziyle 2003
yılında Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı Bölümü’nden yüksek lisans derecesini
aldı. Adnan Benk üzerine hazırladığı belgeseli 2005 yılında bitirdi. Halen
Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü’nde doktora yapıyor.
2005 yılı başında bitirdiğimiz, "Gönülçelen- Ben, Adnan Benk" belgeselini Ankara
gösterimi, 14 Aralık Çarşamba günü Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım
ve Mimarlık Fakültesi FFB 05 salonunda yapılacak, ilgilenen herkesi bekliyorum.
Program:
18:00 Açılış Konuşması- Prof. Talat Halman
Adnan Benk'ten bir yazı, "Valery ve Tabii Ben...", Okuyan- Çetin Öner
"Adnan Benk- Açık İnsan"- Nuri Aksu
18:40 Belgesel Gösterimi
19:10 İkram
Sevgi ve saygıyla,
Nuri Aksu
"Gönülçelen- Ben, Adnan Benk"
Yapımcı- Nuri Aksu
Yönetmen- Mustafa Yenipazar-Nuri Aksu
Metin Yazarı- Nuri Aksu
Danisman- Prof. Nabi Avcı
Müzik- Prof. İlhan Usmanbas
TC Kültür ve Turizm Bakanlığı, TRT ve Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı
Merkezi'nin katkılarıyla hazırlanmıştır.
Dünya Hakları / World Sales- Nuri Aksu
Telefon / Phone- +90 535 406 84 29
E-Posta / E-Mail- nuri@bilkent.edu.tr
Gönülçelen - Ben Adnan Benk
Yön - Mustafa Yenipazar, Nuri Aksu, Türkiye, 2005, 27 dk.
Belgesel
8 Temmuz 2005
Değerlendirme- Esra Engin
Estetik düzlemdeki duyarlı kimliği ve polemikçi yapısıyla Türk
edebiyat/tiyatro/sanat eleştirisinde önemli bir yeri olan Adnan Benk
(1922-1998), ellili yılların nesnellik arayışındaki eleştirmenleri arasındadır.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü
1946’da bitiren eleştirmen, tam otuz altı yıl bu bölümde öğretim üyesi olarak
görev yaptı 1952’den itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde edebiyat, tiyatro,
müzik, sinema ve plastik sanatlara ilişkin eleştiri ve deneme yazıları yazdı.
Meydan-Larousse Büyük Lügat ve Ansiklopedisi’nin çeviri bölümü başkanlığını
yaptı, Büyük Larousse Sözlük ve Ansiklopedisi’nin genel yayın yönetmenliğini
üstlendi. Balzac, Valéry, Sartre, Troyat, Salinger ve Duras’dan çeviriler yapmış
ve sağlığında sadece bir şiir kitabı (Sükûtun Hataları, 1944) yayımlamış bir
yazın adamıydı.
Adnan Benk 1965’te, İ.Ü. Film Merkezi’nin ilk belgeseli olan, kurgusunu ve Özgün
müziğini kendisinin yaptığı Ben Asitavandas adlı belgesel filmini yönetti.
Belgesel film İtalya’da Padua Üniversitesi’nin düzenlediği 10. Uluslararası Film
Şenliği’nde ‘’eski bir sanat eserinin özgür ve çağdaş yorumlanmasında yeni bir
araştırma’’ şeklinde değerlendirilerek, sanat belgeseli dalında ikincilik ödülü
aldı (1965). Berlin Film Festivali’nde başarı kazanan Türk filmi Hitit Güneşi
üzerine yazdıkları, bugün de belgeseller için yol gösterici görüşler
içermektedir. Kuramsal birikimi sağlığında hemen hemen hiç anlaşılamamış
eleştirmenin yazıları, Eleştiri Yazıları başlığı altında iki ciltte toplandı.
Böylece Benk’in kuram-yoğun, yer yer düzeyli bir polemiğin hakkını veren
biçeminin nitelikli ürünlerini okumanın fırsatını, hem de ilk yayımlanışlarından
bunca yıl sonra, elde etmiş olduk.
Buraya kadar kısa bir biyografisini vermeye çalıştığımız Adnan Benk’i Gönülçelen-
Ben, Adnan Benk adlı belgesel ile hayat içersindeki duruşunu, hayatını
anlamlandıran parçaları tiyatro sahnesinde canlandırılan bir mizansende
seyrettik. Bu kurguda Benk’in aşağıdaki dizelerinin etkisini hissetmek de mümkün
görünmektedir:
Anasını babasını kaybedenler, ansızın geriye
Onların bıraktığı boşluğa çekilirler. O güne kadar, yaşın ne olursa olsun,
Yüzüne vuran aydınlık, arkanda uzanan gölgeden beslenirdi.
Üçüncü boyutun elinden alınmış gibisin.
Gölgeleşme sırası şimdi sende.
Evet, gene sahnedesin kuşkusuz.
Ama nesi var bu tiyatronun?
Salon niçin bu kadar aydınlık da sahne karanlıklar içinde?
Sen yine sensin, seyirciler de hep o seyirciler.
Peki kimin aklına esmiş de, sırtları sahneye dönük oturtmuş onları böyle?
Yarattığı eleştiri metinlerinde yalınlığa, anlaşılırlığa, en önemlisi de
işlevsel tutarlılığa dayalı bir okuma tadı vermeye çalışmıştır hep. Bu durumu
kendi diliyle Çağdaş Eleştiri dergisinin ilk sayısındaki tanıtım yazısında “Açık
seçik kavramlara ulaşamazsak, bizde çok yaygın olan eleştiri gevezeliğinden
sıyrılamayız” diye ifade eder. Eleştirmenliğinin en parlak dönemindeyken
eleştirmenliği bırakacak kadar bir sıfat içersine yerleşmekten kaçınan, bu
yüzden birçok alanla ilgilenmesine rağmen hiçbirinde konumlanmak istemeyen bir
kişiliktir. Aynı zamanda eleştirmenlik zaaflarından biri olan dışarıdan
eleştiriden uzak durmak için, ele aldığı iş kendisine yabancı olmasına rağmen,
onu ayrıntılarıyla ve bütün yönleriyle öğrenmekten yüksünmeyen -plastik sanatlar
için fizik ve kimyayı öğrenerek başlangıç yapması gibi- titiz bir eleştirmendir.
Belgesel içerisinde de Benk’i canlandıran sanatçının diliyle aktarılan Benk’in
kendi sözlerinden yalınlığa verdiği önem anlaşılmaktadır. Ayrıca Benk’in
yaşayışında vurgulanması gereken en önemli noktalardan biri olan, insanın
ilgilendiği alanlarla hayatının sınırlanamayacağı, önemli olanın iyi bir oyun
sergilemek olduğu fikri üzerinde durulmuştur. Müzikleriyle, belgeselde Benk ile
ilgili verilmek istenen başat temanın (Hayatı boyunca konumlanmaktan kaçınma
duygusunun) birebir gitmesi, anlatımı güçlü kılmıştır.
Belgeselin, klasik belgesel anlayışının yani kişilerin hayatının çizgisel
anlatımının dışında Özgün tarzda bir portre ortaya koymasıyla dikkate değer bir
çalışma olduğu görülmektedir.
bisav.org.tr
16 Haziran 2005 Perşembe günü Saint Joseph Lisesi'nde gösterildi.
Gönderen- "aksunuri" <Nuri@bilkent.edu.tr>
"Gönülçelen- Ben, Adnan Benk"
Değerli Grup Üyeleri,
Ben Bilkent Tarih Bölümü'nde doktora yapıyorum, master derecemi de yine aynı
okulun Türk Edebiyatı Bölümü'nden, Ünlü edebiyat ve sanat eleştirmeni Adnan Benk
üzerine hazırladığım tezle almıştım. Şimdi bu tezden hareketle bir belgesel bir
film hazırlamış bulunuyorum.
Adı, "Gönülçelen- Ben, Adnan Benk",
Teoman'ın o meşhur şarkısının adı, Adnan Benk'in Türkçe'ye çevirdiği Salinger'yn
Ünlü romanı "Catcher in the Rye"dan geliyor, ilk baskısı Can Yayınları'nca
yapılmış, "Gönülçelen" başlığıyla. Bizim belgeselimizin adı da Adnan Benk'in bu
çevirisine dayanıyor, tabii Teoman'ın şarkısı da aynı çeviriden esinlenilmiş.
Hazırlanan belgesel filmin galası, 16 Haziran 2005'te İstanbul Özel Saint Joseph
Lisesi Tiyatro Salonu'nda yapılacak. Saat 19:30'da başlayacak. Bilkent
Üniversitesi Türk Edebiyatı Merkezi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TRT'nin
katkılarıyla hazırlanan belgeselin duyurulması için yardımlarınızı bekliyorum.
Sevgi ve saygıyla,
Nuri Aksu
Dünya Hakları - Nuri Aksu
Telefon - +90 535 406 84 29
Elektronik Posta Adresi - nuri @ bilkent.edu.tr