Goal! World Cup 1966




Yapım Tarihi - 1966
Süre - 00:00:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe

Yönetmen - Abidin Dino, Ross Devenish
Senaryo - Brian Glanville
Ahlatıcı - Nigel Patrick


Abidin Dino ve Futbol

Tunca Arslan'ın "Futbol ve Sinema" kitabının 'Belgeseller' bölümünde Abidin Dino'nun bu film ile ilgili bir notu vardır.

"Yazdığınız gibi, filmin kurgusu için geceli gündüzlü çalıştım. Bu uğurda, üçer kişilik, dört grup kurgucunun başında, aralıksız bir seçme sorumluluğunu yüklendim. 300,000 feet filmden gerekli parçayı bulup yerine yerleştirmek için, belleğimizi fazlası ile kullanmamız gerekiyordu. Tokyo olimpiyat filmini 8 ay boyunca kurgulayan Japon sinemacıların bol vaktine karşılık, bana verilen zaman bir tek aydan ibaretti. Ayrıca, bir ay seslendirme ile, renkli denetleme eklenirse, 2 ay gibi rekor sayılabilecek bir süre içinde, filmi kontrat tarihine yetiştirdik.Ancak belirtmek istediğim nokta bu değil... Filmin çekişinden önce, yüzlerce resim çizerek, maçların hangi anlayışla çekileceğini, kameraların ne zaman, hangi zaviyelerden, hangi irilikte, nasıl yaklaşmalar ve uzaklaşmalarla konuyu deşeceklerini kararlaştırdım.

Başka başka sahanlıklarda yerleştirilen kameraların planlanmasından başka, final maçında Wembley'de 4 kamerayı çukurlara oturtmak uğruna, federasyon başkanı Sir Stanley Rous ile az mı tartıştık!.. Alanın düzeyinden tut da, kale arkasına, ya da ışık kulelerine varıncaya kadar her şeyin hesaplanması önemli idi. Kameraları gezer konuşurlarla (walkie-talkie) yönetmek de bana düşüyordu. Fakat, her şeyden fazla, çizgili senaryonun fayda sağladığını düşünüyorum. Rejisör olarak seçilmem de, bu hazırlık çalışması sonrası kesinleşti. Elbette ki, rejisörün, bir maçtaki olayları peşin olarak bilmesine imkan yok, ancak belli bir durumda operatörden beklenen şeyi anlatmak pekala mümkün oluyor. Örneğin oyuncularla hakemin kavgasının hangi maçta patlak vereceğini bilmiyordum, ama çekicilere bu durumda nasıl çalışacaklarını anlatmış durumdaydım. Nitekim, Arjantin-İngiltere maçında resimlerim fazlasıyla gerçekleşti. Yaralanma, kovulma, penaltı, seyircilerin tutumu, takımların özelliğine göre çekiş cinsinden birçok konuyu önceden açıkladım.

Hiçbir kamera başıboş çalışmamıştır. Renk konusu, maçlardan önce, Tecnicolor'un uzmanları ve çekicilerle başka başka saatlerde ve hava şartlarında yapılan deneylerle araştırıldı. İngiltere'de, yağmurlu bir günde, saat 19:00'dan sonra biten bir maçı renkli olarak çekmek olanaksız sayılıyordu, bunu başardık. Filmin renkli baskısında, laboratuarda ayrıca önemli değişiklikler yapıldı. Bugün artık belirli bir negatiften bambaşka renkler elde edilebiliyor, kimi söndürülebiliyor, hatta büsbütün değiştirilebiliyor.

İş bununla da bitmiyordu- Maçlar sönük geçseydi, ne yapılacaktı? O takdirde, maçlar kadar, maçlar sırasında Londra şehrindeki hayata, maç dışı futbol tutkusuna geniş yer verilecekti. Vakit kaybetmemek için, bu parçalar çekildi de... Bir saatlik filmi sürdürecek kadar bir Londra hikayesi duruyor kutularda... Prodüktör Octavio Sonoret bu alanda sınırsız yetki vererek, Portobello Road mahallesinde acayip yaratıklardan tut da, Bibas Boutique'teki tavus Kuşu misali kızlara varıncaya kadar, küçük buluşlarla futbola bağlanmış anlatımları çekmemizi gereksiz bulmadı. Fakat maçlar ilginç olunca, kurgu sırasında bu sahneler, biraz üzüntü ile, tekrar kutulara döndü. Müzik ve konuşma üstüne verilecek kararlar da az önemli değildi. Hele seyirciler üstüne, büyük kısmı kullanılamayan neredeyse sosyolojik bir araştırma bile yaptık. Rastlantı değildi bunlar... Filmde kalan parçalar bile, bu bakımdan belki ilginç... "



“Goal” Filmi için Story Board,1966
Keçe kalem, 20.5x27 cm
Güzin Dino Koleksiyonu





1966 yılında İngiltere’de yapılan dünya kupası maçlarını belgeleyen The Goal isimli film Abidin Dino’nun da içinde bulunduğu üç kişilik bir ekip tarafından çekilir.

Bu bilgileri derlediğim Zeynep Avcı’nın “A’dan Z’ye Abidin Dino” isimli kitapta, bu filmin ülkemizde oynadığı zaman gazetelerde yer alan bir kupüründe bu bilgi verilmektedir. Orada filmin “rejisörü” olarak yalnızca Abidin Dino’nun adı yer almaktadır. Benim hatırladığım kadarı ile ülkemizde ilk kez 1954 Dünya Kupası maçları filmi gösterilmişti. Daha önceki yıllara ait filmler var mı, bu konuda ulaştığım bilgi bulunmamaktadır. 1954 final maçlarında ülkemiz de temsil edilmekte idi. Takip eden yıllarda -her dört yılda bir- dünya kupası final maçlarının filmi sinemalarımıza gösterilmeye devam etti, televizyonun yaygınlaşıp maçları vermeye başlamasına kadar.

Abidin Dino’nun yönetim ekibinde olduğu Altın Goller (The Goal) filmi de bu uygulama içinde sinemalarımızda gösterildi. Şampiyonanın final maçı radyolarımızdan da verilmişti. İngiltere’nin Almanya’yı -tartışmalı bir golle- 4 - 2 yendiği maç. Tartışmalı gol üçüncü goldü. Maçı radyodan dinlemiş, spikerin (Halit Kıvanç) anlattıkları ile yetinmek zorunda kalmıştık. Daha sonra filmini seyrettik. Jenerikte üç yönetmen adı vardı, biri de Abidin Dino idi. Tartışmalı golü bu kez gördük, -ama çekimde golün “gol” olup olmadığını net olarak gösterilemiyordu. “The Goal” filminin Flaherty Ödülü kazandığını Avcı’nın kitabından öğreniyorum. Benim için önemli, merak edenler Flaherty’ yi araştırabilirler.

23 Ocak 2011
Orhan Ünser
sadibey.com





Goal! World Cup 1966

Release Date:13 January 1967 (Finland)
Genre- Documentary
Awards:1 win

Directors- Abidin Dino, Ross Devenish
Writer- Brian Glanville (commentary)
Narrator- (voice) Nigel Patrick

Additional Details
Also Known As- Goal! The World Cup (UK) (USA)
Runtime- USA- 107 min
Country- UK, Liechtenstein
Language:English
Color:Color (Technicolor)
Aspect Ratio- 2.35 - 1
Sound Mix- Mono
Certification- Finland- S|West Germany:6 (bw)|UK:U
Company- Frigo

Of it's type and time it was perfect. Aged 14 in 1966 I watched the football on a black & white TV as did most in the UK at that time. Because of that this film was on general release at the cinema later that year. I went to see it and it was in glorious colour! Done in the style of British Pathe News but with more glamour and the match action mixed with player profiles & back room business. It also showed the fans and personalities even that old chap who always attended the England games dressed in a Union Flag suite. A magical moment of cinema for a teenager. This is a must for any 40 something footballers. I would love to see it again and keep it for posterity.

IMDbPro








Abidin Dino ve Futbol

Abidin Dino ve 1966 Dünya Kupası başlıklı post için aldığım bir mesajı paylaşmak isterim.

Bir arkadaşımın bana yıllar önce hediye ettiği Tunca Arslan'ın "Futbol ve Sinema" kitabının 'Belgeseller' bölümünde Abidin Dino'nun bu film ile ilgili bir notu vardı. Türkiye aday kadrosuna bir anda 35 yorum gelebiliyor ama bu post yeterince ilgi görmemiş. Buraya Abidin Dino'nun o notunu aktarayım, maalesef copy paste için elimde bir kaynak yok, kendim yazacağım. Bu çalışmanın değerini anlaması için blog okuyucularının, belki de Abidin Dino'nun kendi ağzından ne zorluklarla gerçekleştirildiğini okumaları uygun olabilir:

"Yazdığınız gibi, filmin kurgusu için geceli gündüzlü çalıştım. Bu uğurda, üçer kişilik, dört grup kurgucunun başında, aralıksız bir seçme sorumluluğunu yüklendim. 300,000 feet filmden gerekli parçayı bulup yerine yerleştirmek için, belleğimizi fazlası ile kullanmamız gerekiyordu. Tokyo olimpiyat filmini 8 ay boyunca kurgulayan Japon sinemacıların bol vaktine karşılık, bana verilen zaman bir tek aydan ibaretti. Ayrıca, bir ay seslendirme ile, renkli denetleme eklenirse, 2 ay gibi rekor sayılabilecek bir süre içinde, filmi kontrat tarihine yetiştirdik.Ancak belirtmek istediğim nokta bu değil... Filmin çekişinden önce, yüzlerce resim çizerek, maçların hangi anlayışla çekileceğini, kameraların ne zaman, hangi zaviyelerden, hangi irilikte, nasıl yaklaşmalar ve uzaklaşmalarla konuyu deşeceklerini kararlaştırdım. Başka başka sahanlıklarda yerleştirilen kameraların planlanmasından başka, final maçında Wembley'de 4 kamerayı çukurlara oturtmak uğruna, federasyon başkanı Sir Stanley Rous ile az mı tartıştık!.. Alanın düzeyinden tut da, kale arkasına, ya da ışık kulelerine varıncaya kadar her şeyin hesaplanması önemli idi. Kameraları gezer konuşurlarla (walkie-talkie) yönetmek de bana düşüyordu. Fakat, her şeyden fazla, çizgili senaryonun fayda sağladığını düşünüyorum. Rejisör olarak seçilmem de, bu hazırlık çalışması sonrası kesinleşti. Elbette ki, rejisörün, bir maçtaki olayları peşin olarak bilmesine imkan yok, ancak belli bir durumda operatörden beklenen şeyi anlatmak pekala mümkün oluyor. Örneğin oyuncularla hakemin kavgasının hangi maçta patlak vereceğini bilmiyordum, ama çekicilere bu durumda nasıl çalışacaklarını anlatmış durumdaydım. Nitekim, Arjantin-İngiltere maçında resimlerim fazlasıyla gerçekleşti. Yaralanma, kovulma, penaltı, seyircilerin tutumu, takımların özelliğine göre çekiş cinsinden birçok konuyu önceden açıkladım. Hiçbir kamera başıboş çalışmamıştır. Renk konusu, maçlardan önce, Tecnicolor'un uzmanları ve çekicilerle başka başka saatlerde ve hava şartlarında yapılan deneylerle araştırıldı. İngiltere'de, yağmurlu bir günde, saat 19:00'dan sonra biten bir maçı renkli olarak çekmek olanaksız sayılıyordu, bunu başardık. Filmin renkli baskısında, laboratuarda ayrıca önemli değişiklikler yapıldı. Bugün artık belirli bir negatiften bambaşka renkler elde edilebiliyor, kimi söndürülebiliyor, hatta büsbütün değiştirilebiliyor.İş bununla da bitmiyordu- Maçlar sönük geçseydi, ne yapılacaktı? O takdirde, maçlar kadar, maçlar sırasında Londra şehrindeki hayata, maç dışı futbol tutkusuna geniş yer verilecekti. Vakit kaybetmemek için, bu parçalar çekildi de... Bir saatlik filmi sürdürecek kadar bir Londra hikayesi duruyor kutularda... Prodüktör Octavio Sonoret bu alanda sınırsız yetki vererek, Portobello Road mahallesinde acayip yaratıklardan tut da, Bibas Boutique'teki tavus Kuşu misali kızlara varıncaya kadar, küçük buluşlarla futbola bağlanmış anlatımları çekmemizi gereksiz bulmadı. Fakat maçlar ilginç olunca, kurgu sırasında bu sahneler, biraz üzüntü ile, tekrar kutulara döndü. Müzik ve konuşma üstüne verilecek kararlar da az önemli değildi. Hele seyirciler üstüne, büyük kısmı kullanılamayan neredeyse sosyolojik bir araştırma bile yaptık. Rastlantı değildi bunlar... Filmde kalan parçalar bile, bu bakımdan belki ilginç... "

Bunları anlatmaktaki maksadım, bu genişlikteki bir konuyu kavramanın sırf bir kurgu işi olmadığını anlatmak için... Tokyo Olimpiyat filminin Ichikava gibi bir rejisöre çektirilmesi, gelecek Kış Sporları Olimpiyatlarının Lelouch ve Reichenbah gibi iki Ünlü sanatçıya birden verilmesi bu çeşit konuların kurgudan öte zorluklar göstermesinden İleri geliyor.

acetobalsamico.blogspot.com
22 Mart 2009




Flaherty Ödülü