Büyük Menderes




Yapım Tarihi - 2018
Süresi - 00:29:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe

Yönetmen - Yavuz Özer
Yapımcı - Yavuz Özer
Senarist - Yavuz Özer
Görüntü Yönetmeni - Yavuz Özer
Sanat Yönetmeni - Ayzat Madikova
Işık - Batuhan Fındıklıoğlu
Müzik - Ferhat Başol
Kurgu - Yavuz Özer

Türkiye ve dünyanın önde gelen havzalarından olan, 25.000 km karelik bir alanı kapsayan Büyük Menderes havzasının ana şekillendiricisi ve Ege bölgesinin can damarı; Büyük Menderes nehri, binlerce yıllık bereket yolculuğunun sonuna gelmektedir.

(The Great Meandros)
Büyük Menderes river, which has the world’s and the Turkey’s one of the biggest river basin with25.000 square kmslongalso which is the main shaper of the whole Büyük Menderes Basin and the lifeblood of the Eagen Region,is coming to an end of its plentifull journey after a billion years.

16. İstanbul Çevre Kısa Film Festivali, Ulusal Kısa Film Yarışması, Finalist. 2018
11. İnönü Üniversitesi Kısa Film Festivali, Ulusal Belgesel Dalı, Finalist. 2018
4. Marmaris Kısa Film Festivali, Belgesel Dalı, Gösterim Seçkisi. 2018



Kaynak
İstanbul Çevre Kısa Film Festivali








Büyük Menderes Hakkında Bilgi

Türkiye ve dünyanın önde gelen havzalarından olan, 25.000 km karelik bir alanı kapsayan Büyük Menderes havzasının ana şekillendiricisi ve Ege bölgesinin can damarı; Büyük Menderes nehri, binlerce yıllık bereket yolculuğunun sonuna gelmektedir. Günümüzde; sanayi, jeotermal ve evsel atıkların tahliye kanalına dönüştürülmüştür. Medeniyetlerin ev sahibi Büyük Menderes artık zehirlenmiş, can çekişmektedir. Bu film; 600 km.'lik yolculuğu boyunca Büyük Menderes'in köpüklü dalgalarıyla anlatmak istediklerini insanlara aktarmak amacıyla yapılmıştır. Bu film, Büyük Menderes'ten bize gelen belki de son mektuptur. Daha fazla seyirci kalmamak umuduyla. Büyük Menderes nehri Türkiye’nin batısında Ege Bölgesini doğudan batıya kat ederek yaklaşık 600 km boyunca ilerler. Akdeniz’in bir uzantısı olan Ege denizine dökülür. Büyük Menderes nehri yaz aylarında bile yüksek debiye sahiptir. Bölge boyunca yatağının kıvrılarak yol alması ve suyunun yavaş akıntısı nedeniyle geçtiği tüm coğrafyada geniş ova alanlarını sulamaktadır. Etrafında oluşturduğu havza alanı 25 bin kilometrekarelik bir alanı kapsamaktadır. Bu alana Büyük Menderes Havzası denilmektedir. Büyük Menderes nehrinin taşıdığı sular ve alüvyonlu topraklar bereketli tarım arazilerinin oluşmasını sağlamıştır. Böylece Büyük Menderes havza alanı boyunca onbinlerce yıldır insanlar bu bölgede yerleşimler kurmuşlar, medeniyetler oluşturmuşlardır. Büyük Menderes havzası, WWF tarafından dünyada korunması gereken en önemli 16 büyük havzadan biri olarak seçilmiştir. Diğer havzalar arasında Hindistan’ın Ganj, Brezilya’daki Amazonlar gibi havzalar bulunmaktadır.

Büyük Menderes Nehri ve Havza alanları, günümüzde; Denizli, Aydın ve Uşak şehirlerinin devasa sanayi atıklarından kirlenmektedir. Özellikle Tekstil fabrikalarının atık kimyasal boyaları, Büyük Menderes nehrine karışmaktadır. Bir diğer kirlilik unsuru; Havza alanında yer alan 3 büyük şehir ve yüzlerce küçük yerleşim alanlarının bıraktığı evsel atıklardır. Bu belediyelerin %86’sı arıtma tesisine sahip değildir. Böylece bu yerleşimlerde yaşayan insanların günlük atıkları Menderes nehrinin temiz sularına karışmaktadır. Bir diğer ana kirletici de Jeotermal tesislerden boşaltılan zehirli kimyasallar barındıran sıcak sulardır. Son on yılda bu bölgede ard arda açılan Jeotermal santraller, Zeytin ve İncir başta olmak üzere, tarımsal arazilere büyük zarar vermektedir. Büyük Menderes Havza alanlarındaki tarımda kullanılan tarımsal kimyasallar, bilinçsizce çevreye bırakılmakta ve nehir yolu ile de taşınmaktadır. Bu kirleticilerin yanısıra, Havza alanlarındaki mermer fabrikalarının toz atıkları, toplu balık ölümlerine neden olmaktadır. Zeytin fabrikalarından bırakılan kimyasal sular doğrudan nehire karışmaktadır. Ayrıca insanların duyarsızca çöplerini nehire atmaları ve çevre konusundaki bilinçsizlikleri de bir diğer kirletici unsurdur.

Büyük Menderes Nehri günümüzde dünyada korunması gereken 16 havza alanından biri olarak seçilmiştir. Havza alanında nehrin yanısıra, sulak alanlar, baraj gölleri ve doğal göller bulunmaktadır. Havza alanı yüzlerce göçmen kuş türlerinin göç yolları üzerinde bulunmaktadır. Soyları tükenmeye yüz tutmuş olanlar da dahil, çok çeşitli göçmen kuş türleri Büyük Menderes nehrinin kirliliğinden doğrudan etkilenmektedir.
Havza alanlarında iç bölgelerde soğuk, karasal iklim görülürken, deniz kenarına yaklaştıkça önce geçiş iklimi, sonra Akdeniz İklimi hüküm sürer. Ege bölgesinde dağların denize dik olarak uzanması, Büyük Menderes havza alanlarının ılıman ve yağışlı Akdeniz ikliminin iç bölgelere kadar ulaşmasını sağlamıştır. İç bölgelerin sert karasal iklimi de böylece yumuşamakta ve bu bölgeye özel geçiş ikliminin görülmesini sağlamaktadır.

Büyük Menderes Havzası verimli tarım toprakları barındırır ve başta Pamuk, Zeytin ve İncir olmak üzere, sebze, meyve ve gibi milyonlarca insanın tükettiği tarım ürünlerinin de merkezidir.
Bu iklim çeşitliliği, toprakların verimli olması ve nehrin kıvrılarak, yavaş akıntısı Büyük Menderes Havzasında, kendine özgü bitki ve hayvan çeşitliliğin görülmesindeki en büyük etkendir. Günümüzde bu çeşitlilik yok olmaya yüz tutmaktadır.

Antik Dönemlerden günümüze kadar Büyük Menderes’in çevresinde birçok uygarlık gelişmiştir, önemli kentler kurulmuştur. Milet, Priene, Magnesia, Heraklia gibi dönemin liman kentlerinin hepsi Büyük Menderes nehrinden yararlanmıştır. Geçtiği yerlere “Uygarlıklar Vadisi” adı verilen Büyük Menderes, kıvrıla kıvrıla aktığı için adı antik dönemde Meandros olarak geçmiştir. Menderes nehrinin bu coğrafi özelliklerinden esinlenerek yaratılan “meandr” motifi, bu bölgedeki antik kentlerde bulunan sütunlara işlenmiştir.
 
Antik Dönemlerde Menderes nehri bölgeye getirdiği bereket nedeniyle tanrılaştırılmıştır. Mitolojide önemli bir figür haline gelmiştir. Tanrı Meandros coşkuyla akan sularıyla taşkınlıklar yaparak, her tarafı sular içinde bırakmaktadır. Menderes nehrinin taşkınlıklarından zarar gören Miletliler, Menderes nehrini dava etmişler, Didim Apollon tapınağındaki rahiplerin Tanrı Great Meandros adına zararları karşılamaları kabul edilmiştir.
Evrenin özünün su olduğunu, suyun hem yıkıcı güce, hem de sonsuzluğa sahip oluşunu Mısır’da Nil’in taşkınlarını gözlemleyerek gören Thales, Büyük Menderes’in yanındaki Milet uygarlığında yaşamıştır.

Büyük Menderes havza alanı, medeniyetlere ev sahipliği yapan ‘Uygarlıklar Vadisi’ olma özelliği ile günümüzde bile hala çok büyük bir açık hava müzesi durumundadır. 25 bin kilometrekarelik bu büyük coğrafi alan üzerinde, antik dönemlere ait yüzlerce tarihi eser, tiyatro, antik şehir kalıntıları, antik heykeller, sütunlar gibi çok çeşitli arkeolojik eserler bulunmaktadır.

Büyük Menderes nehri son birkaç on yıl boyunca ne yazık ki çevresel bir felakete dönüşmüştür. Plansız sanayileşme, yeraltı kaynaklarının kullanımı, aşırı tarımsal üretim ve çevresel kirlilik nedeniyle yaşam savaşı vermektedir. Resmi verilere göre, özellikle son on yılda Türkiye’deki kanser oranları en çok Büyük Menderes Havza alanlarında artmaktadır. Evsel atıklar, fabrika atıkları, kimyasal atıklar ve jeotermal sıcak suların oluşturduğu zehir kombinasyonu, sonucunda Menderes nehrini günümüzde, doğal nehir özelliğini kaybetmiş bir atık su kanalına dönüştürmüştür. Bu zehirli sularla sulanan sebze ve meyveler milyonlarca insanın sağlığını tehdit etmektedir. Bu suların buharlaşması ile doğaya karışan kimyasallar, bu bölgede asit yağmurları üretmektedir. Solunum yolu ile milyonlarca insanı olduğu kadar, hayvanları, bitkileri, kısacası tüm doğayı tehdit etmektedir.

Büyük Menderes Havzasının kirliliği sadece Türkiye’nin bir sorunu değildir. Bu nehirde görülen kimyasal atıkların günümüzde kutuplardaki penguenlerin vücutlarında bile görülmesi bir nehrin kirliliğinin aslında tüm dünyanın sorunu olduğunu kanıtlamaktadır.

Bir nehir kirlenir, tüm dünya zehirlenir, bir nehir temizlenir, tüm dünya kurtulur.
Bu film, Büyük Menderes nehrindeki kirlilik konusundaki duyarsızlığı, bilinçsizliği önlemek ve bu büyük çevre felaketi için gecikmiş de olsa kamuoyu oluşturmak amacıyla yapılmıştır. Amacımız bu filmi mümkün olduğunca çok insana ulaştırmaktır. Türkiye’de Ege Bölgesinde çok büyük bir alanı kapsayan bu havzadaki çevresel felaketin boyutları, Menderes nehrinin geçtiği şehirlerin sınırlarını çoktan aşmıştır. Menderesin atık su tahliye kanalına dönüştürülmüş zehirli suları, büyük şehirlerin çevre atıklarından, fabrikaların kimyasal atıklarına ve Jeotermal Santrallerinin sıcak atık sularının karışımı halindedir. Buharlaşma ile bu sular farklı coğrafyalara asit yağmuru olarak dökülmektedir. Bu bölgede konaklayan göçmen kuşlar dünyanın dört bir yanına yayılmaktadır. Bu çevresel tehdit, devasa boyutlarına rağmen, hala Türkiye ve dünya gündemine gelmemiştir. “Büyük Menderes” isimli belgesel filmimiz bu konu üzerine yapılan ilk film olma özelliğine sahiptir. Umuyoruz bu film, yeni bir kamuoyunun, yeni bir başlangıcın ilk ışığı olacaktır.