Yapım Tarihi - 2004
Süre - 00:30:00
Format - Belgesel, Renkli, Betacam
Yönetmen - Adnan Sait Tabakçı
Yapımcı - Adnan Sait Tabakçı
Metin Yazarı - Adnan Sait Tabakçı
Bir Âşık Ferrahi vardı...
‘Çukurova’nın 2. Karacaoğlan'ı diye anılan Ceyhanlı Âşık Ferrahi, ölümünün 35.
yıldönümünde bir televizyon belgeseli ile anılıyor.
Âşık Ferrahi, uzmanlarca ülkemizde âşıklık geleneğinin hâlâ yaşayabildiği birkaç
yerden biri olan Çukurova’da, Karacaoğlan - Dadaloğlu çizgisinin yüzyılımızdaki en
güçlü temsilcileri arasında görülüyor. Hak ettiği ilgi ve desteği sağlığında
görememiş olan Âşık Ferrahi’nin adıyla özdeşleşmiş en popüler türküsü “Ah
Neyleyim Gönül”, belgesel programın da adı olmuş. Belgeselde onun bu unutulmaz
eseriyle birlikte “Ela Gözlü Nazlı Yari”, “Hasta Gönlüm Divanedir Durmuyor” gibi
diğer tanınmış türkülerine de yer veriliyor. Ayrıca, onu yakından tanıyan
dostları değerlendirmeleriyle yer alıyor belgeselde.
Çekimleri Çukurova’da, ağırlıklı olarak da ozanın yaşadığı Ceyhan ve civarında
yapılan belgeselin yapım ve yönetmenliğini TRT İzmir Televizyonu
prodüktörlerinden Adnan Sait Tabakçı üstlenmiş. Program danışmanlığını ise
Çukurovalı sanatçı Halil Atılgan yapıyor. Program yapımcısı Tabakçı, Âşık
Ferrahi’ye ait bilgi ve belgelere çok güç şartlarda ulaşmaya çalıştıklarını
söylüyor. Bu nedenle zaman zaman yüksek dağ yollarında tehlikeli yolculuklar
yapılmış. Çukurova’nın yiğitlerin olduğu kadar âşıkların da harman olduğu bir
coğrafya olduğunu ifade eden Tabakçı, Karacaoğlan ve Dadaloğlu gibi nice efsane
ozanların hep bu topraklardan seslendiklerine dikkat çekiyor. Tabakçı, bu köklü
gelenekte isimleri yer almış Buruklu Âşık Kul Mustafa, Kadirlili Âşık Feymani,
yine Kadirlili Abdülvahap Kocaman ile Mahmut Taşkaya, Eyyubi, İmami ve Fekeli
Hacı Karakılçık gibi âşıkları anmadan edemiyor.
Ceyhan’ın Kıvrıklı köyünden olan ve asıl adı Mehmet Ali Ergat olan Âşık Ferrahi,
1934 yılında, yoksul bir ailenin ilk çocuğu olarak hayata gözlerini açmış. Âşık
Ferrahi ve kız kardeşi Sabiha’yı, Çingil Osman diye tanınan dayısı Osman Metin
büyütmüş. 7-8 yaşlarında, köyün eşrafından Halil Turan’ın yanına besleme olarak
verilen Mehmet Ali, çobanlık yaparak tamamlamış çocukluk yıllarını. 12 yaşında
gördüğü bir rüya ile saz çalmaya başlayan Âşık Ferrahi’nin yazdığı şiirler,
söylediği türküler kendisi için sonun da başlangıcı olur. Köyündeki Emine isimli
bir kıza âşık olan Âşık Ferrahi, ‘Deli Ferrahi’ olarak anılmaya başlamış. Kız
babalarından gelen tepkilerin giderek artması üzerine köyü terk eden Âşık
Ferrahi kendisini kovanlara karşı yazdığı “İstemem dünyada süsü ziyneti” adlı o
Ünlü eseri ile o günün acı hatırasını dillendirir. Ve bu eser bugün de
radyolarımızda, sahnelerimizde sevilerek çalınıp söyleniyor. Âşık Ferrahi, bu
Can sıkıcı olaydan sonra, “Ben bıktım usandım elin dilinden / Terk ettim sılayı,
dönemem gayri” diyerek Anadolu’yu dolaşmaya başlar. Ancak Emine’si yoktur
yanında, o Kıvrıklı’da kalmıştır. Gördüğü tüm güzellerde onu arar, bir ömür dağa
taşa haykırır Emine’ye olan aşkını. 1954 yılında askerlik vazifesini yapmak
üzere İstanbul’a gelen Ferrahi, o sırada verem hastalığına yakalanır. Hastalığı
nedeniyle hayatının son beş yılında sesi kısılan Âşık Ferrahi, türkülerini kızı
Emine’ye öğretir. O çalar, kızı söyler. Başta Adana Radyosu olmak üzere TRT’de
birçok programa çıkan Ferrahi, 22 Nisan 1969 günü, 35 yaşında hayata veda eder.