Yapım Tarihi - 1987
Süresi- 00:34:00, 4 Bölüm
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
BSB Arşiv No - 389
Yönetmen - Mustafa Karakaya, Deniz Çubukçu Yazıcı
Yapımcı - Mustafa Karakaya
Metin Yazarı - D. Mehmet Doğan
Yapım Asistanı - Mustafa Nadir Önay
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün restore ederek yeniden kullanıma sunduğu geçmiş
dönemlere ait eserlerin tanıtımı. Bu eserler ülkemizin değişik yörelerinde olan
köprü, han, kervansaray, medrese, cami, hamam vb.dir. Seçilen eserler ülkemizin
mimari özellikteki Selçuklu ve Osmanlı dönemine aitlerdir. Ayrıca yüzyıllardır
fonksiyonlarını sürdüren eserlere öncelik verilmiştir.
Birinci Bölüm: Tarihi Yaşatan Şehirler / 00:21:33
İkinci Bölüm: Şehir ve İnsan / 00:25:18
Üçüncü Bölüm: Yaşatılan Geçmiş / 00:32:40
Dördüncü Bölüm: Geçmiş Yaşıyor mu? / 00:27:27
Türk Yazarlar Birliği, Yılın TV Belgesel Programı Ödülü. 1987
3. 1001 Belgesel Film Festivali, Gösterim Seçkisi. 2000
Kaynak
1001 Belgesel Film Festivali
Yaşayan Geçmiş belgeseli 1987 yılında TRT'de yayınlanmıştır. Belgeselin
yapımcısı ve yönetmeni Mustafa Karakaya'dır. D. Mehmet Doğan belgeselin metin
yazarıdır. Belgeselin tamamı çalışma çerçevesince TRT arşivinden izlenip içerik
analizi yapılmıştır.
Yaşayan geçmiş belgeseliyle ilgili olarak D. Mehmet Doğan ile yaptığımız yazılı
görüşmede Doğan şu bilgileri vermiştir; “Tarihi şehirlerimizde meydana gelen
tahribata rağmen çeşitli şekillerde korunmaya alınan yapıların merkeze alındığı
bir belgesel dizisi. 1987 yılında yapılmış ve TRT'de yayınlanmıştır.”
Yaşayan Geçmiş, Kültür ve Turizm Bakanlığının Eski Eserler ve Müzeler Genel
Müdürlüğünün restorasyon çalışması çerçevesinde ülkemizdeki çeşitli
yörelerindeki ev, konak, yalı, köşk gibi onarılan sivil mimarlık eserlerinin
tanıtıldığı dört bölümden oluşan bir belgeseldir. Belgeselde kültür mirasımızı
taşıyan tarihi şehirlerimizde ayakta kalabilmiş sokak, mahalle, çarşı gibi
korunması gereken eserler geçmişte ve günümüzde gündelik hayattaki
fonksiyonlarıyla birlikte anlatılmaktadır. Dört bölümden oluşan belgesel
serisinin her bölümü kendi içerisinde ayrı bir isim alır.
Birinci Bölüm: Tarihi Yaşatan Şehirler
Tarihi Yaşatan Şehirler isimli birinci bölümünün toplam süresi 21 dakika 33
saniyedir. Bu bölümde Sivas Buruciye Medresesi, Diyarbakır Surları ve Dar Kapı,
Sultan Süleyman Camisi ve Birgi Çakırağa Konağı tanıtılmaktadır. Tanıtılan
mekânlarda yapılan, belgeselin, çekildiği dönemde devam eden restorasyonlar
hakkında da bilgi verilir. Çakırağa Konağında, Çakırağa'nın mahalle imamıyla
diyalogu dramatize edilmekte.
Tarihi şehirlerin genel özeliklerinden bahsedilmekte. Eski şehirlerimizi aslına
uygun bir şekilde yaşatmanın yüzlerce müze açmaya bedel olduğu ifade
edilmektedir.
Sivas Buruciye Medresesi'nin 1271 yılında Selçuklular döneminde yapıldığı,
dönemin mimari özelliklerinden izler taşıdığı belirtilmekte.
Diyarbakır 639 yılında Hz. Ömer devrinde fethedilmiştir. Diyarbakır Surları ve
Dar Kapı bölgesi kısaca tanıtılmakta. Sultan Süleyman Camisinin Artukoğluları
döneminde yapıldığı ifade edilmektedir.
Belgeselin çekildiği 1987 yılında, tarihi binaların çevresine yapılmaya başlanan
birbirinden özensiz ve sanattan yoksun binalar eleştirilmekte. Eski
şehirlerimizde sıradan evlerin bile ne kadar sanatlı olduğu ifade edilerek
mimari mirasımızın değerine dikkat çekilmekte. Venedik şehrinden hareketle,
batının kültürel mirasına nasıl sahip çıktığı anlatılmaktadır. Ayrıca Birgi
Çakırağa Konağı tanıtılmakta. Konaktaki odanın birisine İstanbul diğerine ise
İzmir manzaraları resmedilmiştir.
İkinci Bölüm: Şehir ve İnsan
Yaşayan Geçmiş belgeselinin Şehir ve İnsan isimli ikinci bölümünün toplam süresi
25 dakika 18 saniyedir. Bu bölümde tarihi Türk şehirlerinde Osmanlı sivil mimari
örnekleri olan geleneksel Türk evleri ve bunlara ait sokak, bahçe ve ev
ilişkileri tanıtılarak tarihi Türk evlerinin yaşayan esas birimi olan oda ve
odaya verilen öneme dikkat çekilmektedir.
Evlerin mahremiyet ilişkisine göre inşa edildiği belirtilmekte. Türk
şehirlerinin tabi ve fiziki çevreyi tahrip etmediği, adeta onu benimseyerek inşa
edildiği ifade edilmektedir. Bursa Cumalıkızık köyü örneğinden eski Türk evleri
tanıtılıyor. Sokağın manzarasını çeşmeler ve yatay mimariyi kıran minareler
tamamlanmaktadır..
Eski Türk şehirlerinde sokakların ev için var olduğu, şehirlerin asıl
kahramanının evler olduğu belirtilmekte. Evlerin pencerelerinin sokağa değil
hayat diye adlandırılan iç avluya baktığı söylenmektedir. Ev, evi görmez, evin
görüşüne engel olmaz felsefesinin eski Türk evlerinin temel prensiplerinden
olduğu ifade edilmektedir.
Osmanlı döneminden kalma evlerde Çankırı, Tokat, Bursa, Üsküp, Filibe ve Mostar
evlerinin şekil olarak birbirine benzediğine dikkat çekilmekte.
Üçüncü Bölüm: Yaşatılan Geçmiş
Yaşayan Geçmiş belgeselinin, Yaşatılan Geçmiş isimli üçüncü bölümünün toplam
süresi 32 dakika 40 saniyedir. Bu bölümde Kültür ve Turizm Bakanlığı ve diğer
kuruluşlar tarafından restorasyonları yapılan eski eserler tanıtılmakta.
Restoratör Rıdvan İşler, Mimar Nihat Güney, Turing ve Otomobil Kurulu genel
başkanı Çelik Gülersoy, Bursa Eski Eserleri Sevenler Derneği başkanı Kazım
Baykal ile yapılan röportajlar yer almaktadır. Ayrıca Amasya Hazeranlar
Konağında Ziya Paşa ve Defterdar Hasan Talat arasındaki sohbet dramatize
edilerek anlatılmakta.
Restore edilen tarihi binaların geçmişteki ve günümüzdeki işlevlerine
değinilmekte. Amasya'daki Hazeranlar Konağı XIX. yüzyılda Ziya Paşa'nın valiliği
döneminde yapılmıştır. Belgeselin çekildiği dönemde restore edilip Etnografya
Müzesi olarak kullanılmaya başlanmış. Müze, konağın yapıldığı dönemin izlerini
taşıyan eşyalarla döşenmiştir. Bu eşyalar detaylı olarak anlatılmaktadır.
Müzeler Genel Müdürlüğünün, ülke çapında yaptığı restorasyonlardan örnekler
verilmekte. Diyarbakır'da Ziya Gökalp'in doğduğu ev müze olarak
kullanılmaktadır. Cahit Sıtkı Tarancı'nın doğduğu ev belgeselin çekildiği
dönemde Kültür Turizm Bakanlığının bazı birimleri için hizmet binası olarak
kullanılmaktadır. O dönemde restore edilen evler tanıtılmakta. Bursa'daki şemaki
evi gibi.
Restore edilen her tarihi bina müze olarak kullanılmıyor, farklı işlevlerle
değerlendirilmektedir. İstanbul'daki İbrahim Paşa Sarayı, Türk İslam Eserleri
Müzesi olarak, Sivas Ziya Bey Kütüphanesi, Kilis'teki kütüphaneye dönüştürülen
konak, Antalya'da butik otele dönüştürülen konaklar, Yalova'da termal tesise
dönüştürülen ev vb.
Burdur, Urfa, Adana, Mudanya, Safranbolu, Kastamonu, Tokat, Ürgüp, Kütahya gibi
şehirlerdeki restore edilen tarihi binalar gösterilmekte.
Dördüncü Bölüm: Geçmiş Yaşıyor Mu?
Yaşayan Geçmiş belgeselinin, Geçmiş Yaşıyor mu? isimli dördüncü bölümünün toplam
süresi 27 dakika 27 saniyedir. Bu bölümde eski şehirlerimizin bugünkü
durumlarının araştırılması, geleceğe bırakılabilecek kültür mirası eserler,
eski evlerin kullanım özellikleri, eski yapı restorasyonları, ayakta kalan eski
Türk evleri ve bu evlerin yıkılma sebepleri üzerinde durulmakta. Ayrıca eski
eserlerin korunması ve onarımı konusunda yetkililer ve evlerini kendi
çabalarıyla onaran vatandaşlarla da röportajlar yapılmıştır.
Dönemin Tokat Valisi olan rahmetli Recep Yazıcıoğlu, dönemin Şanlıurfa Belediye
Başkanı İbrahim Halil Çelik, dönemin Kütahya Belediye Başkan Vekili Nuri Bozbay
ile yapılan röportajlara yer verilmiştir.
Bu bölümde tarihi yaşatan şehirlerin geleceğe uzattığı kültür köprüsünün
sürekliliğinin sağlanabilmesi için, buralardaki gündelik hayatın devam
ettirilmesi gerektiği vurgulanmakta.
Tarihi yapıların yerine o dönem çok yoğun bir şekilde yapılmaya başlanan
apartmanlar eleştirilmekte. Eski güzellikleri verenlerin, yeni çirkinliklere
sahip olabileceği belirtiliyor. Bu durum eskiciye eski eşyalarını verip yerine
plastik kalitesiz eşyalar alanların üzerinden örnekle eleştirilmektedir.
Aynı tip evlerin yapılmasıyla şehirlerin karakteristik özelliklerinin bozulduğu,
standart evler nedeniyle bütün şehirlerin aynılaştığı ifade diliyor.