Yapım Tarihi - 1991
Süresi- 00:40:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Bölüm Sayısı ve Süresi - 10 x 40'
Yayın Tarihi - 03.01.1991
Yönetmen - Engin Atatimur
Yapımcı - Raşit Demirtaş
Kameraman - Egemen Baykal
Sesçi - Yücel Özden
Kurgu - Zafer Dinler, Mustafa Ünal, Metin Aydoğan, Oktay Yuva, Ahmet Yazıcı, Asuman Mengü, Ali Kiremitçi
Sanat Yönetmeni - Cem Yalın
Danışman - Prof. Dr. Özdemir Nutku, Dr. Filiz Çağman, İbrahim Karamemet, Mehmet Akan
Metin Yazarı - Prof. Dr. Özdemir Nutku
Senarist - Engin Atatimur, İbrahim Karamemet
Seslendiren - Ergun Uçucu
Sunuculuğunu Prof. Dr. Özdemir Nutku’nun yaptığı, Türk tiyatrosunu konu alan on bölümden oluşan bir yapım.
1. Bölüm: “Sahnenin Büyüsü” Doğanın baştan beri insanlar için ilham kaynağı olduğu, doğayla içiçe yaşayan ilk insanların
doğaya taptıkları, büyüler yapıp adaklar adadıkları, ilk tiyatro gösterilerinin büyü ile ortaya çıktığı ve büyücünün de
bu gösterileri yöneten kişi olduğu ifade edilmektedir. İlkel av törenlerindeki büyünün, maske ve dansla gelişen oyunun,
insanoğlunun doğaya karşı durmasına ve insanlar arasında duygusal bağların gelişmesine yol açtığı vurgulanmaktadır.
Bugün Anadolu köylerinde, ekin kalktıktan sonra ve düğünlerde oynanan köy seyirlik oyunlarının, doğaya yaranmak için
yapılan törenlerin değişerek bize gelmiş uzantısı olduğuna değinilmekte, orta oyunu, karagöz ve gölge oyunu ile başlayan
Türk tiyatrosunun tarihçesi anlatılmaktadır.
2. Bölüm: “Sürc-i Lisan Ettikse...” Geleneksel tiyatromuzun oyuncu kaynağının Kapalıçarşı'dan çıkan esnaf oyuncular
olduğu ve eski İstanbul meddahlarının genellikle kahvehanelerde hikaye anlatıp, taklit yaptıkları bilgileri
verilmektedir. Türk tiyatrosunun yüzyıllardan bugüne toplumdaki değişimlere ve çağların profiline göre değiştiği Haldun
TANER'le yapılan görüşmeyle anlatılmaktadır.
3. Bölüm: “Tiyatronun Uyanışı” 1529 yılının Haziran ayında Sultanahmet Meydanı'nda yapılan sünnet düğününde,
tekerleklerle hareket ettirilen kaleler yapan, yastık ve sopalarla oynanan “matrak” oyununun mucidi Matrakçı Nasuh
anlatılmaktadır. Bu bölümde ayrıca, İzmir'de, 18. yüzyılın ikinci yarısından 1922'deki İzmir yangınına kadar yirmi kadar
tiyatro binası olduğu, çoğu 1. Kordon üzerinde olan tiyatrolar hakkında bilgi verilmektedir. Sultan 3. Selim ile
başlayan batılılaşma hareketlerinin 1839'da Tanzimat Fermanı ile resmiyet kazandığı, Sultan 2. Mahmut'un tiyatroya olan
düşkünlüğü, Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar Türk tiyatrosunun durumu Bedia MUVVAHİT, Prof. Dr. Metin AND ve Haldun
TANER ile yapılan görüşmelerle ele alınmaktadır.
4. Bölüm: “Coşkunluk Yılları” 19. yüzyılın Avrupa tarihinde en hareketli dönem olduğu, insan gücünün yerini makinenin
alması, sanayileşme, pozitivist felsefenin Avrupa düşünce sistemini etkilemesi ve henüz devlet kuramamış prensliklerin,
dukalıkların birleşip ulusal devletlerini kurmalarının hep bu yüzyılda gerçekleştiği ifade edilmektedir. 19. yüzyılda
başlayan batıya yaklaşma hareketlerinin, tiyatro alanında da kendini hissettirdiği, özellikle yazarların ilk defa
tiyatroya sahip çıktıkları, Türk tiyatrosunun düşünce perspektifinin derinleştiği vurgulanmakta ve 1 Nisan 1873 gecesi
Gedikpaşa Tiyatrosu'nda sergilenen "Vatan Yahut Silistre" oyununun Türk tiyatro tarihinde önemine değinilmektedir.
5. Bölüm: “Yeni Ufuklar” 19. yüzyılın son yirmi yılındaki baskının tiyatroyu da etkilediği, 1908 Temmuz ayında 2.
Meşrutiyet’in ilan edilmesiyle herkesin özgürlük sarhoşluğuna girdiği, yetenekli olsun olmasın oyun yazmaya, amatör
gruplar kurup, oyunlar oynamaya başladığı anlatılmaktadır. Meşrutiyet tiyatrosu içinde Burhanettin topluluğundan Muhsin
ERTUĞRUL'un yeri, Darülbedayi'nin kurulması, Afife JALE'nin 3 Nisan 1919 gecesi tiyatro hayatına girmesiyle Türk
kadınının sahneye çıkış yolunun açılması ve Kurtuluş Savaşı döneminde Türk tiyatrosu ele alınmaktadır.
6. Bölüm: “Çağdaş Tiyatroya İlk Adımlar” Türk ulusunu kurtaran, çağdaş devletin yönünü gösteren Cumhuriyet'in kurucusu,
mimarı Mustafa Kemal ATATÜRK'ün devletin çeşitli önemli zor işlerinin yanı sıra sanata da çok değer verdiği
belirtilmekte ve Büyük Önder'in, bir ülkenin ekonomik yönden kalkınmasında sanatında rolü olduğunu ifade ettiği
belirtilmektedir. Programda, Cumhuriyet Dönemi’nde tiyatronun durumu; Vasfi Rıza ZOBU, İ. Galip ARCAN, Semiha BERKSOY,
Ertuğrul İLGİN, Yıldız KENTER, Cüneyt GÖKÇER, Cevat Memduh ALTAR, Meriç SÜMEN, Sema ERİNÇ ve Duygu BAYKAL ile yapılan
görüşmelerle ele alınmaktadır.
7. Bölüm: “Tiyatro Hayatın Ta Kendisidir” Cumhuriyet Döneminde her alanda görülen dinamizmin tiyatro alanında da
görüldüğü, 1927 yılında Darülbedayi'nin yeni bir düzene doğru gittiği ve Muhsin ERTUĞRUL'un bu kuruma baş Yönetmen olduğu ve 1930'lu yılların başında İstanbul Şehir Tiyatrosu adını alacak bu tiyatronun tarihinde ilk kez bir düzene
kavuştuğu vurgulanmaktadır. O dönemlerdeki oyunlar; Bedia MUVVAHİT, Reşit GÜRZAP, Toto KARACA ve Cemal Reşit REY ile "Lüküs
Hayat" galasında yapılan görüşmelerle ele alınmaktadır.
8. Bölüm: “Boş Kubbede Hoş Bir Seda” adlı bölümde "Sersem Kocanın Kurnaz Karısı", "Kahvede Şenlik Var", "Pembe Evin
Kaderi", "Keşanlı Ali Destanı" adlı oyunlar; Turgut ÖZAKMAN, Haldun TANER, Aziz NESİN, Sabahattin Kudret AKSAL ve Necati
CUMALI ile yapılan görüşmelerle ele alınmaktadır.
9. Bölüm: “Her Yer Tiyatrodur” 1960'lı yılların yazarlarının, toplum eleştirisinin yanı sıra Türkiye iç ve dış siyaseti,
uluslar hukukunu, dünya siyasetini eleştirel gözle yorumladıkları, ayrıca, içerik ve biçim açısından da yeni denemelere
yöneldikleri, daha politik, daha araştırmacı oldukları ifade edilmektedir. Bu kuşağın bir önceki 1950 kuşağına göre,
değişik denemelere girmeleri açısından etkili olduklarına vurgu yapılmakta ve o dönemin yazarları hakkında bilgiler
verilmektedir. 1960'lı yılların yazarlarının; toplum düzensizlikleri, dünya siyaseti, efsane ya da tarihe dayanarak
çağın eleştirisini yapan oyunlar yazmaları, tiyatro eğitiminin üniversitelere girmesi, evrensel değerler üzerine duran
yazarlar; Atila ALPÖGE, Prof. Dr. Sevda ŞENER, Ülker KÖKSAL, Mehmet BAYDUR ve Tuncer CÜCENOĞLU ile yapılan görüşmelerle
ele alınmaktadır.
10. Bölüm: “Tiyatro Hiç Bitmez” Cumhuriyet’in kuruluşu ile birlikte Türk tiyatrosunda görülen büyük gelişme ile bu baş
döndürücü gelişmeye ayak uydurmak zorunda olan tiyatronun, ekonomik kalkınmada da rolünün olması için güncelliğinin
sağlanması gerektiğine vurgu yapılmaktadır. Günümüzde tiyatronun içinde bulunduğu durum ve yaşadığı sorunlar; Haldun
TANER, İ. Galip ARCAN, Vasfi Rıza ZOBU, Haldun DORMEN, Yıldız KENTER, Ahmet GÜLHAN, Genco ERKAL ve Rutkay AZİZ ile
yapılan görüşmelerle ele alınmaktadır.
Kaynak
Geçmişten Geleceğe Belgeler... Bilgiler... 1968/2008
TRT Arşiv Dairesi Başkanlığı, N. Beyhan Karadağ