Türk Düşünce Hayatı




Yapım Tarihi - 1997 / 1998
Süre - 00:45:00
Bölüm Sayısı - 18

Yapımcı - Muharrem Sevil
Yönetmen - Muharrem Sevil
Metin Yazarı - Mustafa Şahin
Kamera - Kamil KAYALI , Tayfun KALABEK
Kurgu - Sibel Sümer, Zeynep ERKOVAN.
Seslendiren - Kadri KIRAL, Ali Kemal Demir
Yapım, Yönetmen Yardımcısı - Bülent SARPKAYA

Türk düşünce hayatında yer alan; Batılılaşma, Milliyetçilik, İslamcılık, Anadoluculuk,
Liberalizm, Sosyalizm ve Kemalizm gibi fikir akımlarının ele alındığı belgeseldir.



Kaynak
Muharrem Sevil




Türkiye'nin elli beş seçkin ismi Türk Düşünce Hayatını tartışıyor.

TRT Kurumu tarafından 1997-1998 yıllarında yapımı gerçekleştirilen "Türk Düşünce
Hayatı" adlı program on yıl sonra yayına giriyor. Yapım ve Yönetimini TRT-INT
Kanal Koordinatörü Muharrem Sevil'in üstlendiği programın danışmanları; Dr.
Ahmet Çiğdem, Dr. Nuray Mert ve Murat Belge. Programın araştırmasını, programın
yapımcısı ve danışmanları birlikte gerçekleştirdi. Metin Yazarlığını ise
araştırmacı-yazar Mustafa Şahin yaptı.

45'er dakikalık on sekiz bölümden oluşan programın kameramanlıklarını Kamil
Kayalı ve Tayfun Kelebek, Yapım-Yönetim Yardımcılığını Bülent Sarpkaya yaptı.
Yaklaşık on aylık bir yapım aşaması geçiren programa, ele alınan konuların,
fikir akımlarının temsilci ya da savunucuları ile konular üzerinde bilimsel
araştırmalar yapmış bilim adamları katildi.

Bilindiği gibi Türk toplumunun son üç yüz yıllık serüveni gerçekte bir
batılılaşma süreci ile iç içedir. Bu batılılaşma sürecini pozitif ya da negatif
olarak değerlendiren yaklaşım ve hareketlerin belirleyiciliği de düşünce
hayatında önemli bir yer işgal etmektedir. Bu bağlamda II. Meşrutiyet döneminden
başlayarak günümüze gelinceye kadar etkisini sürdüren düşünce akımlarının ve bu
akımların etrafında oluşmuş toplumsal hareketlerin anlaşılması, Türk toplumunun
batılılaşma çabalarının temellendirilmesine katkıda bulunacaktır.

Esas olarak dokümanter bir anlayışla hazırlanan programda; bunun yani sıra
belirlenen düşünce akımlarının toplumsal portresinin çizilebilmesi amacıyla, bu
akımların temsilcileri ve bu akımlar üzerinde akademik çalışmalar yapmış bilim
adamlarıyla röportajlara da yer veriliyor. Bunda da amaç, programı objektif ve
bilimsel ölçütlerle sunabilmektir.

Programın bölümlendirilmesi; Batılılaşma, Milliyetçilik, Liberalizm, İslamcılık,
Sosyalizm, Anadoluculuk ve Kemalizm başlıkları altında yapıldı.


Kaynak
trt.net.tr





Türk Düşünce Hayati - Batılılaşma (1. Bölüm)

Türk Düşünce Hayati - Batılılaşma (2. Bölüm)

Türk Düşünce Hayati - Milliyetçilik (1. Bölüm)

Türk Düşünce Hayati - Milliyetçilik (2. Bölüm)

Türk Düşünce Hayati - İslamcılık (1. Bölüm)

Türk Düşünce Hayati - İslamcılık (2. Bölüm)

Türk Düşünce Hayati - İslamcılık (3. Bölüm)

Türk Düşünce Hayati - Liberalizm (1. Bölüm)

Türk Düşünce Hayati - Liberalizm (2. Bölüm)

Türk Düşünce Hayati - Sosyalizm (1. Bölüm)

Türk Düşünce Hayati - Sosyalizm (2. Bölüm)

Türk Düşünce Hayati - Anadoluculuk

Türk Düşünce Hayati - Kemalizm (1. Bölüm)

Türk Düşünce Hayati - Kemalizm (2. Bölüm)

Türk Düşünce Hayati - Kemalizm (3. Bölüm)

Türk Düşünce Hayati - Tarihten Bugüne, Bugünden Tarihe








Türk DÜŞÜNCE HAYATI

Yazar - Muharrem Sevil
Basım Yılı - Ekim 2006
Format - İnceleme
Sayfa Sayısı - 464

Ortaçağ tarihçileri ve o dönemin haritacıları, dünya haritasını çizerken
genellikle bildikleri anakaraları, denizleri işledikten sonra, bilmedikleri
bölgeleri ‘canavarlar bölgesi, insan yiyen kabilelerin yaşadığı bölgeler’ diye
kendilerince ‘tehlikeli isimler’le geçiştirirlermiş. Türk Düşünce Tarihiyle
ilgili çalışmalar bugüne kadar genellikle ortaçağ tarihçilerinin bu bakış
açısıyla yürüdü. Bilinen veya bilindiği varsayılan bölgeler işaretlendikten
sonra bilinmeyen, tanınmayan bölgeler bir tehdit alanı olarak görüldü. Son
zamanlarda Türk Düşünce Hayatıyla ilgili çalışmalarda bu tehlikeli bölgelerin
aslında pek de öyle zannedildiği, vehmedildiği gibi tehlikeli olmadığını; tam
tersine bizim gerçek düşünce zenginliklerimizin tam da buralarda yaşadığını
gösterme çabasının öne çıktığını düşünüyorum.

Dolayısıyla böyle bir bakışla bugüne kadar zihnimizde kompartımanlaştırdığımız,
Batıcılık, İslamcılık, Türkçülük, Kemalizm, Sosyalizm, Liberalizm, Anadoluculuk
gibi çok konuşul(amay)an alanları, şimdi daha özgül ağırlıklarına uygun bir
üslub içerisinde değerlendirme şansına sahibiz. Bu akımların bizim zihnimizde
kategorileştirdiğimiz kadar birbirlerini dışlamadıklarını, konjonktürel olarak
birbirlerini nasıl içerdiklerini, birbirlerini nasıl dönüştürdüklerini,
birbirlerini nasıl etkilediklerini ve dolayısıyla aslında aynı bütünün
bileşenleri olduklarını daha kolay görebiliriz...