Yapım Tarihi - 2007
Süre - 00:30:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Alican Özinanır
Yapımcı - Alican Özinanır
Yapım Yardımcısı - Bülent Çubukçu
Müzik - Fırat Akarcalı
Yürekleri güzel, dünyaları renkli gökkuşağı kadınları…
Soğuk damlarının altında ama hayata bir renk cümbüşünün arasından bakan
insanları ve onların göz nurunu, el emeğini anlatan “Damal’ın Bebekleri” TRT’de
ekrana geliyor.
Damal kadını kendi kıyafetlerinin aynısını önceleri tahta, bugünlerde ise
plastik bebekler için üreterek, aile bütçelerine katkı sağlıyor. Yüzyıllar
ötesinin geleneksel dokusunu günümüze taşıyan Damal, 1980’li yılların sonuna
kadar kendi içinde yaşarken, kadınlarının el emeği geleneksel kıyafetlerini
küçülterek giydirdikleri oyuncak bebekleri sayesinde İzmir’den başlayıp,
Japonya’ya ulaşan bir serüvenle ününü dünyaya yaymış. Yapımcılığını,
yönetmenliğini ve Metin yazarlığını prodüktör Alican Özinanır’ın
gerçekleştirdiği belgeselin yapım yardımcılığı Bülent Çubukçu’ya, müzikleri ise
henüz 16 yaşında olan Fırat Akarcalı’ya ait.
İzmir'de başlayıp Japonya'ya uzanan bir serüveni anlatan Damal'ın Bebekleri adlı
belgesel ekranda. Belgeselde Damal kadınlarının kendi kıyafetlerinin aynısını
önceleri tahta, bugünlerde plastik bebekler için üreterek aile bütçelerine
sunduğu katkı ve bu bebeklerin nasıl Japonya'ya ulaştığı anlatılıyor.
TRT 2 / 22.30
yenisafak.com.tr
Ardahan’ın Damal bebeği patent savaşı çıkardı
Ardahan'ın Damal ilçesinde, Gülfidan Atmaca'nın 13 yaşındayken oynamak için
yaptığı ‘Damal bebekleri’ patent savaşına neden oldu. Kaymakamlık, bebeklerin
patent hakkını alınca artık 57 yaşında olan Atmaca, ‘‘Bebekleri dünyaya ben
tanıttım, patenti devlet kaptı’’ dedi.
Ardahan'ın Damal İlçesinde, Barbie bebeklerine rakip olarak gösterilen, ilçenin
adı verilen bebeklerde patent savaşı yaşanıyor.
Damal bebeklerini 13 yaşından beri yapıp sattığını belirten 57 yaşındaki
Gülfidan Atmaca, ‘‘Damal bebeklerini dünyaya ben tanıttım, patenti devlet baba
kaptı’’ derken, Kaymakam Nurullah Aktaş, ‘‘Patenti, Köylere Hizmet Birliği adına
aldık ve tüm Damal halkına malettik. Bir kişi değil, emek veren herkes bebek
yapıp satabiliyor’’ dedi.
Ardahan'ın 1992 yılında il olmasının ardından ilçe olan Damal, 15 Haziran- 15
Temmuz tarihleri arasında Karadağ sırtlarına akseden ulu önder Atatürk'ün
silueti sayesinde ün kazandı. Akşam üzerleri meydana gelen olağanüstü doğa
harikası olarak nitelendirilen Atatürk siluetinin çıktığı dönemlerde her yıl bir
dizi etkinlikler ve şenlikler düzenleniyor.
13 YAŞINDA YAPTI
Damal'ın Dünyaca tanınmasını sağlayan ikinci mucize ise Damal bebekleri
sayesinde oldu. Damal'ın Seyitveren Köyünden Gülfidan Atmaca'nın 13 yaşındayken
oynamak için yaptığı ve konuklarına hediye ettiği Damal Bebekleri, Japonya'da
yapılan bir yarışmada el emeği kategorisinde dünya birincisi seçildi. Bebeklerde
yaşatılan Orta Asya Türklerinin giysi kültürü ile ün kazanan Damal'da, özellikle
kadın ve genç kızların geçim kaynağı oldu. Damal Kaymakamlığı, bunun üzerine
Gülfidan Atmaca'yı usta öğretici olarak aldı ve Halk Eğitim'de açılan kurslarda
yöresel folklorik bebeklerin yapımı, genç kuşaklara aktarıldı.
DÜNYAYA TANITTIM
Damal bebeklerinin mucidi olan Gülfidan Atmaca, ‘‘Damal bebeklerini herkes
yapıyordu ama ben onları dünyaya tanıttım. Benim hakkım olan patenti, devlet
baba kaptı. Param olsaydı patenti ben alırdım, ama o kadar yoktu. İsterdim ki
kaymakamlık patenti benim adıma alsın. Şimdi bana bu bebekleri yapmam için
birçok yerden teklifler geliyor. Ancak, değerlendiremiyorum. Bebek yapmak
yüzünden gözlerime perde indi’’ diye konuştu.
Kaymakam - Patent için 5 milyar harcadık
DAMAL Kaymakamı olarak iki ay önce göreve başlayan Nurullah Aktaş, Damal
bebekleriyle ilgili patenti 16 Nisan 2002'de aldıklarını bildirdi. Patent için o
dönemde yaklaşık 5 milyar lira masraf yapıldığını hatırlatan Kaymakam Aktaş,
şunları söyledi:
‘‘Patent ile ilgili çalışmalar, 1994- 1996 yılları arasında kaymakam olan şimdi
Kırşehir'in Mucur'da görevli İrfan Kenanoğlu başlatmış. Patent, 16 Nisan 2002'de
Köylere Hizmet Götürme Birliği adına alındı. Birliğin meclisini, seçilmiş köy ve
mahalle muhtarları oluşturuyor. Patent alınırken, Damal bebeklerinin üretim
yerinin Damal ve köyleri olduğu gösterildi. Kaymakamlıktan izin almaya gerek
kalmadan vatandaşlar, evlerinde bebek üretip, satabiliyorlar. Böyle bir oluşumda
kaymakamlık, reklam ve pazarlama konularıyla ilgileniyor. Kimsenin hak iddia
edeceği bir yön yok. Biz, bir kişiye değil, tüm Damal halkına mal ettik. Ticaret
hukukuna göre de yapılan doğru. Herhangi bir itirazı olan gerekli yerlere
başvurabilir. Şimdilik yılda bin dolayında bebek satışı yapılıyor. İnternetteki
sitemizde belirtilen banka şubesine para yatırılırsa, biz buradan paketleyip
adrese ulaştırıyoruz. Damal bebekleri, Türkiye'nin tanıtımında kullanılması
gereken bir obje. Gülfidan Atmaca, gerekli ilgi ve saygıyı görüyor. Halk
Eğitim'de usta öğretici olanağı tanınmış. Damal'a hizmet etmesinin önü açılmış.
Kaymakamlık olarak biz Damal bebeklerinin tanıtımı ve pazarlanması konusunda
çalışmalar yapıyoruz.’’
Muhtarlar - Bir kişinin sahiplenmesi yanlış
Patent konusunda Damal'ın Oburca Köyü Muhtarı Salman Çelik, ‘‘Bebekleri herkes
kendi evinde yapar ve gurbette olanlara hediye olarak yollardı. Oğuz Türkleri
olarak bizim giysilerimiz hep üçeteklidir. Birlik adına patent alınınca Damal
bebekleri hepimizin malı oldu’’ derken; Üçdere Köyü Muhtarı Elbeyi Karadeve ise,
‘‘Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri kadınlarımız, bu giysileri kullanır ve
bebeklerine de giydirirlerdi. Sonra Kaymakamlığın eliyle vatandaşa izin verildi.
Böylece Dünyaya açıldı. Damal'da herkes, Gülfidan Atmaca. Bir kişinin tek
başına sahiplenmesi, yanlış olurdu’’ diye konuştu.
Damal Doğu Anadolu Bölgesinin Kuzeyinde, Gürcistan sınırında; Ardahan iline
bağlı küçük bir ilçedir. Damal ve yöresi Orta Asya’dan Avrupa’ya göç eden Türk
boylarının güzergahında bulunan bir yerleşim alanıdır.
Bazı kaynaklarda; Türkmen olan yöre halkının 1472 yılında Akkoyunlu Hükümdarı
Uzun Hasan tarafından bu bölgeye yerleştirildiği yazmaktadır (Prof. Dr. Gönül
Cantay - Ardahan’da Türk Mimarisi). Yörede halen geleneksel yaşam tarzının etkisi
görülmektedir, bunun en önemli göstergesi göçebe yaşam ve günümüzde 45-50 yaş
üzeri bayanlar tarafından giyilen Orta Asya motiflerini taşıyan Türkmen Kadın
Kıyafetleridir. Bu kıyafetlerle tarihi ve kültürel bir değer yüzyıllardan
günümüze taşınmaktadır.
Sadece Damal ve yöresindeki birkaç köyde kullanılan bu kıyafetler plastik
bebekler üzerine giydirilerek; Damal Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği
ile Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü işbirliği içinde açılan kurslarda yöre
bayanlarınca üretilmekte ve pazarlanmaktadır.
Yöresel Folklorik Bebekler 1996 yılında Japonya da yapılan bir yarışmada el
emeği kategorisinde dünya birincisi olmuştur.
Geleneksel kıyafetler yöremizde saya, üç etek, üç peşli gibi adlarla
anılmaktadır.
Damal ilçesinin bir özelliği de Ulu Önder Atatürk’ün Damal dağlarına akseden
doğal gölgesidir. Her yıl, Haziran ayının 15’i ile Temmuz ayının 15’ine kadar
saat 18.05’ten 18.30’a kadar, 20 - 25 dakikalık gibi kısa bir süre dünyanın
sekizinci harikası diyebileceğimiz bu doğa harikası görüntü oluşmaktadır.
Bu doğa harikası olayı Türk ve Dünya Kamuoyuna duyurmak için Damal Kaymakamlığı,
Belediye Başkanlığı ve Kamu Kurumlarında görevli daire amirleri ile, Damal’da
bir dizi etkinlikler ve şenlikler yapılmaktadır. Sizleri, 15 Haziran - 15 Temmuz
tarihleri arasında bu doğa harikalarını görmek için Damal’a davet ediyoruz.
DAMAL KIYAFETLERİ HAKKINDA Kısa BİLGİ
Geleneksel Damal Kadın kıyafetleri kendi içinde birçok ayrıntılar taşımaktadır.
Bunlardan en önemlisi ve göze çarpanı evli kadın kıyafetleri ile genç kız
kıyafetleri arasındaki farklılıktır.
Genç Bekar Kız Kıyafeti - Genç kız kıyafetlerinin baş kısmında keten denilen
boncuklarla ve düğmelerle süslenmiş beyaz örtü bulunmaz. Saçlar örük yapılarak
saç ipi denilen boncuktan yapılmış takılarla süslenmiştir. Yine genç kız
kıyafetlerinin etek kısmı da değişik ve daha süslü atlas veya kadife kumaştan
yapılmıştır.
Evli Kadın Kıyafeti - Evli kadın kıyafetlerinde başa keten denilen beyaz bir
örtü örtülür. Bu baş bağlama şekli o kadının evli olduğu mesajını verir.
Gelin Kıyafeti - Yeni gelin olan genç kız kıyafeti yıllarca verdiği emek sonucu
hazırlar. Genç kız kıyafetinin daha süslü ve duvaklı şekli onun gelinliği olur.
Duvak bağlanırken kızın yakınları Türkülerle bir ayrılık töreni yaparlar.
Bunların dışında yine kadının sosyal durumunu yansıtan baş bağlama şekilleri
göze çarpar.Örneğin dul kadınların ve yaşlı kadınların kıyafetleri daha sadedir
ve baş bağlama şekilleri diğerlerinden farklıdır.
DAMAL KIYAFETİNİN AYRINTILARI
Terlik - Bütün kıyafetlerde terlik denilen başlık kullanılır. Terliği tutmaya
yarayan boncuk işlemelerden yapılmış olan çene bağına sahandırık, alındaki
işlemelere ise siğil denir.
Keten - Düz ve beyaz bir kumaşın üzeri boncuklarla ve dikişlerle süslenir.
Yalınızca evli kadının kullandığı bu başörtüsüne keten adı verilir.
Yağlık (Vala) - Baş kısmına çeşitli renkte yağlıklar sarılır.
Tor - Giysilerin üzerine dikdörtgen biçiminde boncuktan yapılmış bir göğüslük
konur. Bu da bir bağ ile, boyuna geçirilip, alt uçları da birer bağcıkla arkadan
bağlanır. Yaşlı ve dul kadınların göğüslüğü siyah renkli olur. Genç kadın ve
kızların kullandıkları boncuklardan yapılmış olan tor geometrik şekillerle
süslenmiştir.
Önlük - Dikdörtgen şeklinde kumaştan yapılmıştır. Üçetek üzerine bağlanır.
Önlüğü sadece evli kadınlar kullanır. Önlükler eskiden el tezgahlarında dokunan
şal kumaştan yapılırdı.
Üçetek Entari (Saya) - Yörede üçetek entariye peşli, üç peşli saya gibi adlar
verilir. Kıyafetin temel unsuru bunlarıdır.
Çorap - Yörede iklimin çok sert ve kış mevsimi uzun olduğu için çoraplar (kök
boyası ile renk verilen) yün iplikten örülür. Bu çoraplar üzerinde de yöresel
motifler bulunmaktadır.
Kolçak - Üçetek entarinin üzerine giyilen kolsuz üstlüğe yelek, kollu giysiye
cepken denir. Kola bilek kısmı tasmalı, üstü büzme lastikli geniş bir kolçak
takılır. Kolçak değişik renkli kumaşlardan yapılır. Ortası bir bağ ile boğum
yapılarak bağlanır.
Yukarıda bazı bölümlerini tanıtmaya çalıştığımız Damal Bebeklerinin üretiminde
zaman zaman sorunlarla karşılaşmaktayız. Bu sorunların başında yeterli
finansmanın olmaması ve pazarlamakta yaşanan sıkıntılar gelmektedir. Bu
sıkıntıların aşılması için Mavi Hilal olarak malzeme ve broşür hazırlanması
konularında yardımlarınızı esirgemezseniz, dünyaca tanınan bu kültürel ürüne
katkı yapmanın yanında her yıl kurslarımıza katılarak beceri, sosyal-kültürel
eğitim ve de ekonomik destek bulan yöre bayanlarımıza da destek sağlamış
olacaksınız.