Yapım Tarihi - 2009
Süre - 00:30:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Nilgün Eroğlu Maktav
“Çarşı” İzmir’in Kemeraltı Çarşısı’nı konu alan belgesel; kuruluşundan bugüne
dek Çarşı’nın hikayesini anlatırken, bir yandan da bu hikayenin üzerinden
İzmir’e ve tarihe bakıyor. Çünkü İzmir tam da Kemeraltı’nın içinde kurulmuş ve
bu tarihi çarşıyla var olmuş bir dünya kentidir. Farklı dinlerden, farklı
coğrafyalardan ve kültürlerden gelen insanlar yüzlerce yıl burada ticaret
yapmışlar, birlikte çalışmışlar, beraber yaşamışlar ve savaşlara, çatışmalara,
acılara rağmen “geçmişiyle bugün bile kenti ayrıcalıklı kılan bir kültür”
oluşturmuşlardır.
Artık hamalların mesken tuttuğu metruk hanlar… Restore edilirken yeni zamanların
ruhuna adapte edilmiş mekanlar… Eskimiş pasajlar, eski oteller, çoğu yıkılmış,
belirsiz bir geleceği bekleyen eski konaklar… İthal malı eşyalara rağmen inatla
sanatını sürdürmeye çalışan ustalar… Küresel sermayenin yeni çarşıları,
markaları karşısında ayakta kalabilmek için mücadele eden eski esnaf… Daha çok
varoşlara, yoksullara hitap eden ucuz ürünler… İşportanın hakimiyeti… Ve
kalabalıklar… Nedir yaşlı çarşıdan bugüne kalan? Güzel zamanlarını anılarda
bırakmış nostaljik mekanlardan birisi olarak mı bakacağız Kemeraltı’na? Yoksa
hala başka bir hayat mümkün müdür? “Çarşı”, eğer tarihe ve hayata farklı bir
yerden bakabilirsek bunun mümkün olabileceğini söyleyen bir belgesel. Walter
Benjamin’in dediği gibi; “Ezilenlerin geleneği gösteriyor ki, içinde yaşadığımız
“olağanüstü hal” istisna değil, kuraldır. Buna denk düşen bir tarih anlayışına
ulaşmak zorundayız. O zaman açıkça göreceğiz ki gerçek olağanüstü hali yaratmak
bize düşen bir görevdir.” Böyle bir bilinçle dolaştık Kemeraltı’nın “Neşeli ve
bir o kadar da hüzünlü” sokaklarında... Gidenlerin ve kayıp yaşantıların
hüznüyle, ama çok özel bir mekanda olduğumuzu hiç unutmadan...
Yaklaşık bir yıllık bir çekim sürecini içeriyor Kemeraltı belgeseli.
Bayramlarını, canlılığını, endişelerini, sessizliğini, öfkesini, sabahını,
akşamını, kalabalığını ve sessizliğini gördük Kemeraltı’nın. “Görkemli ve
mütevazı camilerini, cemaatini kaybetmiş havralarını, ayakta durmaya çalışan
tarihi hanlarını, unutulmuş otellerini, ıssız pasajlarını... Geleneksel
esnafını, ustalarını, işportacılarını, çığırtkanlarını tanıdık... Kaybolmakta
olanlar gözümüzün önündeydi... Biliyorduk, onları da yitirecektik zamanla... Ama
“gelenek” bir yönüyle hala yaşamaktadır Kemeraltı’nda ve “aradığınız şeyi”
uzaklarda kalmış olsa bile bulma ihtimali her zaman vardır. Metalaşmış hayatlara
inat imkânsız bir eşya… Bir anı… Aykırı bir soru belki… Çarşı’yı anlamak, biraz
da hayatı anlamaktır. Ve her şeye rağmen, herkesin çarşısıdır burası. Sadece
eşyanın değil, insanın da standardize edildiği taklitler çağında, kusurları ve
erdemleri ile hakiki bir mekandır.
14 Mayıs 2009 Saat- 14:40
Edebiyat Fakültesi Edebiyat Konferans Salonu
2. Ege Belgesel Film Günleri, Gösterim Seçkisi. 2009