Yapım Tarihi- 2014
Süresi- 00:52:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe
Yönetmen - Zühre Saral Gökağaç
Yapımcı - Zühre Saral Gökağaç
Görüntü Yönetmeni - Yüksel ŞİPKA
Aktüel Kamera - Yüksel ŞİPKA, Nezih SEÇGİN
Aktüel Ses - Nuri ÖZ
Kurgu - Özen Eralp ŞEPİTÇİ
Danışmanlar - Fazlı Konya, Murat DERELİ, Sebahattin Atalay
Özgün Müzik - Ekin Uzunlar
Göç ederken insanlar, kendilerini sarıp sarmalayan doğayı, toprağı, kültürü
geride bırakarak yola koyulurlar. Hem geride kalan hayatın hüznü hem de yeni bir
başlangıcın heyecanı vardır içlerinde... Bir acıklı yol hikayesidir göç.
Bavullara büyük hatıraları, yitik düşleri, parçalanmış umutları doldurup yollara
düşmektir.
Yıl 1947, Trabzon'un sahil ilçesi Sürmene... Devletin, kimine göre nüfuslandırma
kimine göre Türkleştirme politikası kapsamında, Sürmene'nin Balıklı ve Baştımar
köylerinden 15 aile Gökçeada'ya göç eder. Topraklarının dağınık, engebeli oluşu
ve sürekli heyelana maruz kalması, bu ailelerin göç kararını almalarında etken
olur. Ve içlerinden yıllarca söküp atamayacakları bir acıklı göç hikayesinin baş
kahramanları olarak bir bilinmeze doğru yollara dökülürler. Bu yolculuğun öyle
yaylaya göçmek gibi olmadığını anlamaları uzun sürmez. Devlet güvencesi altında
olduklarını düşünen Sürmeneli göçmenler, başka bir iklime, başka bir kültüre,
başka bir geleceğe doğru yelken açarlar. Ancak kayıklarla adaya çıktıklarındaysa
Gökçeadalı Rumların tepkileriyle karşılaşırlar. İki tarafın karşılıklı
önyargıları ortadan kaldırmaları biraz zaman alır, ama zamanla iki toplum bir
arada yaşama kültürünün örneğini oluşturur. O tarihten sonra Gökçeada
Türkiye’nin dört bir yanından sürekli iç göç alır.
Yıl 1973, Trabzon’un küçük ilçesi Çaykara’nın en büyük köyü
Şahinkaya…Karadeniz’de bitmek bilmeyen heyelanlar ve afetler nedeniyle sürekli
göç veren bir köy. Şahinkaya köyünden 61 hane, 1400 km. uzağa Gökçeada’ya
yerleştirilmek üzere, büyük bir devlet töreniyle kemençe ve horon eşliğinde
uğurlanır. Adada sonradan geldikleri köyün adını alacak olan bölgeye
yerleştirilirler. Her şey ilk göçten daha kolay ilerlemektedir.
Bir ada iki göç… İki göç arasında geçen 26 yıl… İlk göç sarsıcı etkiler
bırakırken, ikinci göç en iyi şekilde organize edilmiş, devlet bir nevi geçmişin
hatalarını düzeltme çabası göstermiştir.
Biz, göçü hep tek taraflı olarak, yani Adalı Rum halkın cephesinden-gidenlerin
çerçevesinden gördük, duyduk ve izledik. Evet, yaşananlar acı ve yüz
kızartıcıydı zaman zaman. Ama adaya göçenlerin yani gelenlerin cephesinden hiç
dönüp bakmadık. Hele de aynı bölgeden Karadeniz’den 1400 km. uzağa nasıl, hangi
koşullarda göçmüştü bu halk? Yaylalardan yayılan Orman gülünün kokusunu almadan,
kemençe sesi duymadan, derelerin çağıltısını hissetmeden geçen yıllara rağmen
Karadenizli kimliğini korumaya çalışan yeni ada sakinleri …
BİR Ada İKİ GÖÇ belgeseli, Karadeniz'den Gökçeada'ya uzanan kimi zaman hüzünlü,
kimi zaman eğlenceli, kimi zaman da coşkulu bu göç hikayesini kahramanlarının
ağzından anlatmaktadır.