Ali Adnan "Başvekil"




Yapım Tarihi - 2010
Süresi - 00:30:00
Format - Belgesel, Renkli, Türkçe, Betacam

Yönetmen - Yaşar Taşkın Koç, Cengiz Göktaş
Drama Yönetmeni - Yusuf Güven
Yapımcı - Sait Bey Polat
Senaryo - Yaşar Taşkın Koç
Genel koordinatör - Efe Polat
Editör - Figen Urasoğlu
Kurgu - Ayhan Demir
Danışman - Erdal Şen
Müzik - Cenk Yeles
Seslendirme - Payidar Tüfekçioğlu

Oyuncular
Efe Polat .... Menderes’in gençliği
Ali Davutoğlu .... Menderes’in Başbakanlık dönemi
Hakan Salınmış .... Celal Bayar



Kimi hayatlar vardır sakin kıyılarda sakin rüzgârları dinleyerek geçer, kimi hayatlar vardır ömrünün her günü hak etmediği sonla buluşmak için geçer.

Arka odalarda konuşulanları duymaz kiminde ve toprağa bakar özleyerek her seferinde. Kimini toprak öyle sever ki yeniden alır kucağına en sevilesi zamanında…

Acıklı bir hikâye kalır geriye soruları zihinlerde taze…

Ateş düştüğü yeri yakar derler her seferinde… düşen yer mi ateş mi; kalır dokunanın ellerinde…

Ateşin düştüğü yer ülkedir, Türkiye’dir, Anadolu’dur…

Ateşin düştüğü yer bir dönem, bir eşiktir…

Bugünleri getiren eşiği atlamanın hikâyesidir Ali Adnan…



ACILARI, SEVİNÇLERİ, HÜZÜNLERİ, COŞKULARIYLA 62 YILLIK BİR ÖMÜR





ALİ ADNAN / BAŞVEKİL
TRT-1’de yayımlanmak üzere BEY Yapım tarafından çekilen ALİ ADNAN/BAŞVEKİL isimli belgesel 30 Mart Salı akşamı saat 21.25’te yayına giriyor.

Belgeselde, 1899’da Aydın’da Doğan ve hayatını Cumhuriyet tarihinin asılan tek başbakanı olarak İmralı’da kaybeden Ali Adnan Menderes’in hayat öyküsü bütün yönleriyle anlatılıyor.

10 bölümlük belgeselde, bugüne kadar yapılan belgesellerin aksine röportajlara yer verilmiyor. Döneme ait önemli olayların canlandırmalarla verildiği çalışmanın senaristi Yaşar Taşkın Koç. Belgeselin yönetmenliğini de yine Yaşar Taşkın Koç’la birlikte Cengiz Göktaş gerçekleştirdi.

Menderes’e ait bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış görsel, işitsel ve yazılı dokümanterin yer aldığı yapım Menderes’in acılarını, umutlarını, sevinçlerini, coşkularını, trajedisini aktarırken Türkiye’nin sosyal, kültürel açıdan dönüşümünü olaylar ve kişiler üzerinden de ekrana yansıtıyor.

Perşembe akşamı yayımlanacak ilk bölüm, 1960 Nisan ayında, Kayseri’de İsmet İnönü’nün treninin durdurulduğu gergin günlerle başlıyor. Darbeye sayılı günler kala Türkiye’deki politik atmosferin verilişinden sonra, zaman içinde sıçramayla Adnan Menderes’in Serbest Cumhuriyet Fırkası’yla başlayan siyasi hayatına dönülüyor.

SCF’nin ardından Atatürk’ün önerisiyle CHP’de politikaya devam eden, 4’lü takrir sonrası DP kurucuları arasında olan Menderes’in hayat hikayesi dönemin önemli olaylarıyla paralel olarak işleniyor.

Birinci bölümde Ünlü Tan Baskını ve Ankara Valisi Nevzat Tandoğan’ın intiharının ardından 1946 seçimleri aktarılıyor.

Menderes’in gençliğini Efe Polat, başbakanlık dönemini tiyatro sanatçısı Ali Davutoğlu ve Celal Bayar’ı da yine bir tiyatro sanatçısı olan Hakan Salınmış canlandırıyor.


NOT
Belgesel çekimleriyle ilgili fotoğrafları
http://www.beyyapim.com/fotograflar_galeri.php?galeri_id=19
adresinden edinebilirsiniz






1. Bölüm

BASIN BÜLTENİ

TRT Menderes’in hayatını yayınlayacak

Adnan Menderes’in hayatı belgesel oldu. 9 bölümden oluşan “Ali Adnan-Başvekil” ismini taşıyan Drama-Belgesel, 30 Mart Salı günü TRT-1 ekranlarından start alacak. Belgeselin tanıtımı için 25 Mart’ta Ankara Rixos Oteli’nde bir kokteyl düzenlenecek.

27 Mayıs 1960 darbesi tam 50 yılı geride bırakırken yayına girecek olan belgeselde Adnan Menderes’in biyografisi yansıtılıyor. Sait Bey Polat’ın yapımcılığını üstlendiği programın Yönetmeni Yaşar Taşkın Koç ve Cengiz Göktaş. Belgeselin Danışmanı ise Menderes’le ilgili kitap çalışmaları bulunan Gazeteci Erdal Şen.
Geniş bir ekibin yer alığı belgeselin senaristi Yaşar Taşkın Koç, Genel Koordinatörü Efe Polat, Editörü Figen Urasoğlu, Drama Yönetmeni Yusuf Güven. Özgün müzikler Cenk Yeles’e, seslendirme Payidar Tüfekçioğlu’na, dijital kurgu ise Ayhan Demir’e ait. “Ali Adnan-Başvekil” belgeselinde klasik röportaj ağırlıklı bir belgesel yerine canlandırma kullanılıyor. Menderes’in gençliğini Efe Polat, büyüklüğünü de tiyatro sanatçısı Ali Davutoğlu oynuyor. Celal Bayar’ı canlandıran isim de Hakan Salınmış.

Belgeseli benzerlerinden farklı kılan en önemli özelliği, yıllardır saklı tutulan ve hiçbir yerde yayınlanmayan Menderes’e ait canlı görüntü ve konuşmalara yer veriliyor olması. Belgeselin ana mesajı ise ilk bölümün girişinde veriliyor. 27 Mayıs’ta düşen ateşin sadece Menderes’e değil ülkeye düştüğü ve bedelini Türkiye’nin ödediği vurgusu yapılıyor.

TRT-1’de yayınlanacak olan belgeselin ilk bölümünde 27 Mayıs öncesi ortaya çıkartılan suni gerilim, Menderes’in bu oyunu radyo konuşmalarıyla bozma çabaları, buradan yola çıkarak cunta oluşumlarının ne zaman başladığı ve iktidardan indirilmeye çalışılan DP’nin 1946’daki doğuşu anlatılıyor. İkinci bölümde 1946-50 arası mücadeleler ve Menderes’in Başvekilliğe getirilişi süreci işleniyor. “Peki kimdi bu Türkiye’nin yeni Başbakanı?” sorusuyla birlikte üçüncü bölümde Menderes’in çocukluk ve gençlik yıllarına dönülüyor. Menderes’in öksüz ve yetim olarak büyüdüğü çocukluk günleri, İzmir’de geçirdiği gençlik yılları aktarılıyor. Belgeselin en ilgi çekici kısımlarından biri de Menderes’in Aydın’ı Yunan işgalinden kurtarmak için gösterdiği çabaların hikayesi. Atatürk’ün kendisini CHP Milletvekili yaptığı 31 yaşına kadar Aydın’daki ‘Çiftçi Adnan Bey’ portresi de bu bölüm de işleniyor. Sonraki bölümlerde de Menderes’in iktidar günleri, kişiliği, Türkiye’deki dönüşüm, gelişen olayları da içine alarak irdeleniyor.

Yapılan çalışmanın bir insan hikayesi olduğunu belirten Yapımcı Sait Bey Polat, “İdam sehpasındaki ‘cezalandırılmış Başbakan’ portresi geçmişte bilinçli olarak zihinlere kazıldı. İşte biz tam aksini, yani gerçek Menderes’i ve 1950-60 arasında ülkenin dönüşümünü anlatıyoruz” dedi.





2. Bölüm

MENDERES BELGESELİ SALI AKŞAMI TRT-1'DE
SABAHATTİN ALİ’NİN ÖLDÜRÜLMESİNDEN MENDERES’İN BAŞBAKAN OLMASINA…
NEDEN MENDERES BAŞBAKAN OLDU?...
1946-50 ARASI TÜRKİYE'Sİ “ALİ ADNAN-BAŞVEKİL” BELGESELİNİN 2. BÖLÜMÜNDE…

Adnan Menderes’in hayat hikâyesinin anlatıldığı “Ali Adnan-Başvekil” isimli belgeselin 2. bölüm bu Salı (6 Nisan) 21.30’da TRT 1 ekranlarında.

Belgeselin bu bölümünde, 1950 seçimlerine giden yol ve Demokrat Parti’nin seçim zaferi işleniyor. Seçimden sonra Cumhurbaşkanı olan Celal Bayar’ın başbakan olarak beklendiği gibi Fuat Köprülü’yü değil, Adnan Menderes’i ataması ve nedenleri yine bölümün konuları arasında.

Bayar neden Menderes’i başbakan olarak seçti? Menderes’in hangi özellikleri onun bu seçimini sağladı?

Belgeselin 2. bölümünde, ayrıca, yazar Sabahattin Ali’nin öldürülmesi de yine canlandırmalarla aktarılıyor.

Klasik belgesel tekniğinden ayrılarak röportaj kullanılmayan; bunun yerine canlandırmalar kullanılan 10 bölümlük belgeselde sadece Adnan Menderes’in kişiliği, hayat hikayesi değil; aynı zamanda özellikle büyük alt üst oluşlar yaşayan Türkiye’nin 1946-1962 arasındaki serüveni de önemli olay ve kişiler üzerinden aktarılıyor.

Menderes’e ve döneme ait çok sayıda ilk defa gün yüzüne çıkacak fotoğraf, görüntü ve seslerin kullanıldığı belgeselin senaryosunu Yaşar Taşkın Koç yazdı; yönetmenliğini de Koç’la birlikte Cengiz Göktaş üstlendi.

Yapımcı- Sait Bey Polat
Senaryo- Yaşar Taşkın Koç
Yönetmen- Yaşar Taşkın Koç-Cengiz GÖKTAŞ
Drama yönetmeni- Yusuf Güven
Genel koordinatör- Efe Polat
Editör- Figen URASOĞLU
Kurgu- Ayhan Demir
Danışman- Erdal Şen
Müzik- Cenk YELES
Seslendirme- Payidar Tüfekçioğlu

Menderes’in gençliğini Efe Polat, başbakanlık dönemini tiyatro sanatçısı Ali Davutoğlu ve Celal Bayar’ı da yine bir tiyatro sanatçısı olan Hakan Salınmış canlandırıyor.





3. Bölüm

Adnan Menderes, evlenmeyi düşündüğü Berin Hanım’la İzmir’de bir pastanede buluştu.
İlk görüşmede ikisi de evleneceği insanı bulduğunu anlamıştı.
Ancak Berin Hanım’ın tek şartı vardı; Adnan Bey siyasete girmeyecekti… Çünkü, ailenin damatlarından Doktor Nazım, İzmir Suikastı davasında idam edilmişti.
Siyaset zaten aklından bile geçmeyen genç Çiftçi ağası bu şartı hemen kabul etti…
Kader, eşe verilen sözün kıymet-i harbiyesi olmadığını gösterecek; korkulan başa gelecekti…

ADNAN MENDERES’İN ÇOCUKLUĞU, GENÇLİĞİ VE SİYASETE ATILDIĞI YILLAR TRT-1’DE…

Mustafa Kemal, Hasan Soyak’a hargi partinin kazandığını sorduğunda, cevap, "Tabii bizim fırka Paşam" oldu.

Gazi güldü; "Hayır efendim. Hiç de öyle değil. Hangi fırkanın kazandığını ben sana söyleyeyim- kazanan idare fırkasıdır, çocuk! Yani jandarma, polis, nahiye müdürü, kaymakam ve valiler. Bunu bilesin...”

Serbest Fırka’nın Cumhuriyet Halk Fırkası karşısındaki kısa ama etkili bilek güreşinin yorumu, Atatürk’e göre buydu…

Fazla sürmedi, fırka kapatıldı…
Aydın’daki temsilcisi Ali Adnan Menderes de tekrar çiftliğine döndü…
Ta ki, Atatürk’le karşılaşıp, 5 dakika sürmesi beklenen görüşme saatler sürene kadar…

Adnan Menderes’in hayat hikâyesinin anlatıldığı “Ali Adnan-Başvekil” isimli belgeselin 3. bölümü bu akşam 21.30’da TRT 1 ekranlarında.

Belgeselin bu bölümünde, Menderes’in Aydın’da başlayıp İzmir’de devam eden çocukluğu; anne, baba, kardeşi ve babaannesiyle ilgili bilgiler; tümünü de veremden kaybetmesi; 1. Dünya Savaşı’na ve Kurtuluş Savaşı’na katılmak için yedek subay olarak askere alınması; hastalanması, ölümden dönmesi canlandırmalarla aktarılıyor.

Kurtuluş Savaşı sırasında Aydın’daki çetelere katılan ve çatışmalara giren Menderes’in Berin Hanım’la evliliği, çiftlik hayatı ve politikaya girmesi de yine belgeselin anlattığı konular arasında.

Belgeselin 3. bölümünde, Türkiye’de çok partili hayata geçme çabalarının en önemlilerinden Serbest Fırka tecrübesi yanında, Menderes’in Atatürk’le karşılaşması sonucu Serbest Fırka nedeniyle sona erdiğini düşündüğü siyasi hayatının yeniden nasıl başladığı da aktarılıyor.

Klasik belgesel tekniğinden ayrılarak röportaj kullanılmayan; bunun yerine canlandırmalar kullanılan 10 bölümlük belgeselde sadece Adnan Menderes’in kişiliği, hayat hikayesi değil; aynı zamanda özellikle büyük alt üst oluşlar yaşayan Türkiye’nin 1946-1962 arasındaki serüveni de önemli olay ve kişiler üzerinden aktarılıyor.

Menderes’e ve döneme ait çok sayıda ilk defa gün yüzüne çıkacak fotoğraf, görüntü ve seslerin kullanıldığı belgeselin senaryosunu Yaşar Taşkın Koç yazdı; yönetmenliğini de Koç’la birlikte Cengiz Göktaş üstlendi.

Yapımcı- Sait Bey Polat, Senaryo- Yaşar Taşkın Koç, Yönetmen- Yaşar Taşkın Koç-Cengiz GÖKTAŞ, Drama yönetmeni- Yusuf Güven, Genel koordinatör- Efe Polat, Editör- Figen URASOĞLU, Kurgu- Ayhan Demir, Danışman- Erdal Şen, Müzik- Cenk YELES, Seslendirme- Payidar Tüfekçioğlu

Menderes’in gençliğini Efe Polat, başbakanlık dönemini tiyatro sanatçısı Ali Davutoğlu ve Celal Bayar’ı da yine bir tiyatro sanatçısı olan Hakan Salınmış canlandırıyor.

NOT- özellikle bu bölüm canlandırmaları için gerekli fotoğraflara http://www.beyyapim.com/fotograflar_galeri.php?galeri_id=19 adresinden ulaşabilirsiniz…






5. Bölüm

Kasım ayında gazetelerin manşeti, bütün bu olup bitenleri unutturdu.
Türkiye’yi sarsan suikast girişimi Malatya’da gerçekleşti.
Ahmet Emin Yalman, 22 Kasım’da 17 yaşında bir gencin kurşunlarına hedef olmuştu.
“… bu sefer Büyük Doğu’yu okumaya başladık. Pek anlamıyoruz ama tek taraflı okuyoruz. Büyük Doğu, Vatan gazetesiyle takıştı. Başyazarı da Ahmet Emin Yalman. Artık Yalman’ın her şeyini döktü ortaya… Mütemadiyen yazıyor… Kendisine gelen mektupları yayınlıyor; vatan müdafaası için uyanan milli infiali tefrikaya devam ediyoruz… diyor ve her gün Ahmet Emin’e hakaret, saldırı… Dinsiz, din düşmanı, Rasulallah düşmanı, Allah düşmanı…”
Başbakan Adnan Menderes’in Malatya ziyaretini takip eden gazeteciler içinde Yalman’ın da olduğunu öğrenen Hüseyin Üzmez ve arkadaşları suikasta karar verdi.
“… Ahmet Emin benim gözümün önünde girdi otele. Silahı aldım, Malatya’ya gittim… üzerimde bir palto, tabanca cebimde, elim tabancada…”
Gece 11 civarında, tam vazgeçtikleri bir anda, Ahmet Emin Yalman’a rastladılar. Yalman, postanede haberini yazdırdı, dışarı çıktı…
“… Ahmet Emin çıktı; ben karşısına çıktım; bir şey dedim, benim tarafıma döndü; ondan sonra tak, tak, tak tak… Ahmet Emin yığıldı…”
Ünlü gazeteci, kendisine ateş eden Üzmez’i de yıllar sonra sevindirecek şekilde, vücuduna isabet eden 6 kurşuna rağmen hayatta kalmıştı…

YALMAN SUİKASTI, HANEDAN KADINLARINA VİZE, BİR YASAKLI ŞARKININ ÖYKÜSÜ VE PARALARA TEKRAR Atatürk RESİMLERİNİN DÖNÜŞÜ ALİ ADNAN BELGESELİNİN 5. BÖLÜMÜNDE…

Van’da 33 vatandaşın kurşuna dizilerek öldürülmesi olayının sorumlusu General Mustafa Muğlalı’nın cezaevinde hayatını kaybetmesiyle başlayan 5. bölümde işlenen en çarpıcı olay gazeteci Ahmet Emin Yalman’a yapılan Ünlü suikast.
Suikast, Yalman’a 1952 yılında Malatya’da 6 el ateş eden Hüseyin Üzmez’in kendi sesinden anlatımı ve canlandırmalarla izleyiciye aktarılıyor.
Belgeselde işlenen diğer konular arasında Hanedan kadınlarının Türkiye’ye girişlerine verilen iznin öyküsü; Atatürk döneminde yasaklı bir şarkının Menderes’in de bulunduğu yemekli bir toplantıda nasıl kaldırıldığı ve Anıtkabir inşaatının tamamlanması ile pul ve paralardan İnönü resimleri yerine tekrar Atatürk resimlerine geçiş anlatılıyor.
Başbakan Adnan Menderes’in hayat hikâyesinin dönemin önemli olaylarıyla birlikte aktarıldığı 13 bölümlük belgeselin 5. bölümü Salı akşamı 21.30’da TRT-1’de.
Senaryosunu Yaşar Taşkın Koç’un yazdığı belgeselin yönetmenliğini yine Koç ve Cengiz Göktaş birlikte gerçekleştirdi.



7. Bölüm

SARIYAR ATOM SİTESİ KROKİSİ İLK KEZ AÇIKLANIYOR…
TÜRKİYE’NİN 55 YILLIK NÜKLEER SIRRI ALİ ADNAN BELGESELİNDE…
DARBELER VE NÜKLEER SANTRAL YAPAMAMA HİKAYEMİZ…

Demokrat Parti iktidarı, 1955 yılında ABD ile nükleer araştırma reaktörü yapma anlaşması imzaladı. Bu, ABD’nin bir yabancı ülkeyle böyle bir çalışma için imzaladığı ilk anlaşmaydı üstelik…
1955’ten sonra, Başbakan Adnan Menderes, grup toplantılarında sık sık nükleerleşmenin öneminden bahsetti, bu konuya vurgu yaptı. Dönemin parasıyla 760 bin lira tahsisat ayrıldı. Teknolojik altyapı ve insan gücü yetiştirmek için çalışmalara başlandı. Yurt dışına eğitim için elemanlar gönderildi. Üniversitelerin bu alandaki faaliyetleri kurulan komisyona devredildi. Bugün bile kullanılan Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi o zaman inşa edildi. 1959’da ise iki ülke arasında Atom Enerjisi İşbirliği Antlaşması imzalandı. İsrail bile ABD’yle bir ay sonra yapacağı anlaşma için Türkiye’nin imzaladığı metni kopya edecekti…
Aynı yıl, izotop üretimiyle ilgili düzenlemeler yapan Türkiye’de, Ocak 1960’ta ilginç bir kroki çizildi…
Sakarya Nehri üzerindeki ilk büyük hidroelektrik santrale sahip Sarıyar Barajı çevresine Atom Sitesi kurulacaktı. Çalışma, Başbakanlık Atom Enerjisi İstimlak Komisyonu’na aitti… Nükleer santral ile su arasındaki ilişki, hükümetin buraya nükleer santral kurmayı planladığının bir kanıtıydı.
Ancak, krokinin çizilmesinden sadece 4 ay sonra yapılan darbe, bu çalışmayı da akıbetini de tarihin bilinmezliğine gömdü…
Salı akşamı TRT-1’de yayımlanacak Ali Adnan-Başvekil belgeselinin 7. bölümünde, 1960’ta kurulması düşünülen Atom Sitesi, bunun için çizilen kroki ve darbelerin Türkiye’nin nükleer santral kurma çalışmalarındaki rolü açıklanıyor…
Belgeselde, sadece 27 Mayıs darbesinin değil, 1971 ve 1980 darbelerinin de ülkemizin nükleer santral çalışmalarını nasıl durdurduğu ve Türkiye’nin 55 yıl önce ilk anlaşma imzalayan ülkelerden birisi olmasına rağmen bugün hâlâ nükleer santrale sahip olamadığı belirtiliyor.
Senaristliğini Yaşar Taşkın Koç’un; yönetmenliğini Koç’la Cengiz Göktaş’ın birlikte paylaştığı belgeselin bu bölümünde, Bağdat Paktı’nın kurulma çalışmaları; Menderes’in Fransa’ya karşı bağımsızlık savaşı yapan Cezayir’e Gizli silah yardımı; Kocatepe Camii için 100 bin lira şahsi bağış yapması; Ünlü uçak kazası; bugünkü İstanbul’un ana çehresini kazandıran imar çalışmaları ve darbenin ilk kanıtı olmasına rağmen yeterince araştırılmayan 9 Subay olayı da işlenen konular arasında.
Belgeselde, ayrıca, Adnan Menderes’in spora, özellikle gençliğinde bir dönem oynadığı futbola olan merakı da yer alıyor…
Ali Adnan-Başvekil belgeseli, Salı akşamı 21.30’da TRT-1 ekranlarında…



8. Bölüm

DARBECİLER DEMOKRATLARI SÜRGÜNE GÖNDERME İSTİYORDU…
MENDERES’E PASAPORT VE BİN DOLAR MAAŞ VERECEKLERDİ…
İDAMA GİDEN YOLU KİM AÇTI?

27 Mayıs sabahı yönetime el koyan darbeciler, kendilerince Demokrat Parti İleri gelenlerinden 56’sını belirlemiş ve onları İsviçre’ye sürgüne göndermek niyetindeydi.
Bunun için Dışişleri Bakanlığı’na yazı yazılmış ve sürgüne gönderileceklere biner dolar da maaş bağlanması talep edilmişti.
İlk günlerdeki bu iyimser niyetler yerini önce Yassıada trajedisine bırakacak; ardından idamla sonlanacaktı…
Senaryo ve yönetmenliğini Yaşar Taşkın Koç’un yaptığı Ali Adnan belgeselinin 8. bölümünde 27 Mayıs darbesinin nasıl dönüştüğü anlatılıyor.
10 bölümlük yakın tarih belgeselinin Salı akşamı 21.30’da TRT 1’de yayımlanacak bölümü darbe gününe odaklanıyor.
Ne yapacaklarını tam olarak bilmeyen darbeci subayların hem fikir almak hem yeni bir anayasa yapmaları için hukuk profesörlerine danıştılar.
Basına daha ilk gün Demokratlar’ın, Adnan Menderes ve Celal Bayar’ın bile hür vatandaşlar olarak dolaşabileceğini; suçlama varsa sivil mahkemelerde yargılanacaklarını bizzat darbenin güçlü albayı Alparslan Türkeş söylemişti. O bunları açıklarken, İstanbul Üniversitesi Rektörü Sıdık Sami Onar, aynı üniversitenin hukukçu profesörleri Naci Şensoy, Hüseyin Nail Kubalı, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Ragıp Sarıca, Tarık Zafer Tunaya, İsmet Giritli ve Vasfi Raşit Seviğ darbe lideri Cemal Gürsel’i başka bir plana razı ediyordu.
Demokrat Parti’den hiç hoşlanmayan profesörler verdikleri hukuk fetvasıyla önce darbenin meşruiyetini savundular; ardından yeni bir anayasa yapmak için kolları sıvadılar. Bu arada, hukukun en temel ilkelerinden olan, yargılamayla sabit olana kadar insanların suçsuz olduğu ilkesini tersini çevirdiler. Demokratlar’ın serbest bırakılmasına karşı çıkıp, darbeye neden olduklarına göre peşin hükümle suçlu olduklarını; suçsuzluklarını ancak yargılanarak ispatlamaları gerektiğini savundular. Öğrenci olaylarında tuttukları tarafa göre kişisel intikamlarını da alıyordu yaşlı başlı profesörler.
Oysa, açtıkları yol idamla kapanacaktı…
Belgeselin bu bölümünde ayrıca Bayar’la Menderes’in son konuşmalarını yaptıkları Harp Okulu’ndaki görüşme; basın ve iktidar ilişkilerinden çarpıcı anekdotlar; İsmet İnönü’nün darbeden hemen önce yaptığı sert ve darbeyi haber veren konuşması; öğrenci olaylarında Başbakan Menderes’in tutumu ve darbede Menderes ve Bayar’ın gözaltına alınma öyküleri canlandırmalarla aktarılıyor.



10. Bölüm

“Kimseye dargın değilim.
Kırgınlığım yok.
Hayata veda etmek üzere olduğum şu anda devletim ve milletime ebedi saadetler dilerim.
Bu anda karımı ve çocuklarımı şefkatle anıyorum…”

Ali Adnan-Başvekil belgeseli 65 dakikalık özel bölümle veda ediyor…
SON SÖZLERİ YİNE MİLLETİ VE DEVLETİ OLDU…

TRT-1’de yayınlanmakta olan Ali Adnan-Başvekil belgeselinin final bölümü Salı akşamı 21. 30’da yayımlanacak.
35 dakikalık diğer bölümlerin aksine 65 dakika sürecek son bölüm Yassıada duruşmalarıyla başlayıp infazlar ve sonrasıyla bitiyor.
Duruşmalarda Başbakan Adnan Menderes’i neden en çok Örtülü Ödenek davasının üzdüğü; Mahkeme Başkanı Salim Başol’un tuhaf açıklamalarının neler olduğu örneklerle anlatılan bölümde Menderes ailesinin sadece 2 defa görüşmelerinin ayrıntıları da aktarılıyor.
Menderes ve eşi Berin’in bütün bu süreç boyunca yaşadıkları heyecan ve kederler sadece 50 kelimesine izin verilen mektuplarından izlenecek.
9 kişinin hayatını kaybettiği, bir kişinin de intihar ederek canına kıydığı Yassıada’nın nasıl bir yer olduğu işlenen bölümde verilen 15 idam kararının Milli Birlik Komitesi’ndeki onanma aşaması da aktarılıyor.
4 MBK üyesinin oylama sırasında neden idamdan yana karar değiştirdiği; MBK’nın yeni kurulan Silahlı Kuvvetler Birliği cuntasına yenik düştüğü veda bölümünün başlıkları arasında.
Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın son anlarında yaşadıklarının ardından Başbakan Ali Adnan Menderes’in infazının ayrıntıları yine final bölümünün son konusu.
Başbakan’ın duyduğu en son yalan; idam edileceğinden habersiz bundan sonraki hayatı için planları; idamı karşılama biçimi yine 10. bölümde izleyiciyle buluşacak.
Bölüm, Adnan Menderes’in son sözleri sorulduğunda yine ailesine, milletine ve devletine ebedi saadetler dilemesiyle son bulacak.
Senaryosunu Yaşar Taşkın Koç’un yazdığı, yönetmenliği Koç ile Cengiz Göktaş’ın paylaştığı belgesel bugüne kadar hiç yayınlanmamış fotoğraflar, görüntüler ve ses kayıtları yanında önemli anların canlandırılmasıyla gerçekleştirildi.




Merhaba,

Senarist ve yönetmenliğini yaptığım; 30 Mart Salı akşamı 21.25'te TRT 1'de ilk bölümü yayımlanmaya başlanacak olan Ali Adnan "Başvekil" belgeselinin tanıtım resepsiyonuna gelmenizden çok mutlu olacağım.
Selam ile

Yaşar Taşkın Koç








ŞAİR VE BAŞBAKAN…

Başbakan Adnan Menderes, 1952 yılında Fenerbahçe takım kaptanı Fikret Kırcan’ı çağırır.
Moskova’ya maç yapmak için yola çıkmaya hazırlanan takımın kaptanı şaşırır; acaba Başbakan ne diyecek, ne isteyecektir…
Görüşmede, kendisini de şaşırtan bir teklifle karşılaşır kaptan.
Menderes, “Nazım’a söyleyin, vatanına dönsün” der.
Şair, Demokrat Parti’nin çıkardığı afla özgür kalmış; askere alınmak istenince, tıpkı Sabahattin Ali gibi öldürüleceğini düşünmüş ve yurt dışına kaçmıştır.
Epey bir zamandır Sovyetler Birliği’ndedir.
Konuşmalarında güçlü bir anti komünist ton olan Başbakan Adnan Menderes ise, “komünist şair” için futbol takımı kaptanıyla görüşmekte ve Nazım Hikmet’i geri çağırmaktadır.
Kullandığı cümle yeterince açık ve hatta açıklayıcıdır- “Vatanına dönsün…”
Menderes’e göre, Nazım Hikmet’in vatanı Türkiye’dir.
Çağıran Başbakandır.
Bu, aynı zamanda bir güvencedir de.
Nazım Hikmet geri dönmez.
1963 yılında memleket hasreti içinde kapatacaktır gözlerini…
Kendisini geri çağıran, vatanının Türkiye olduğunu belirten Başbakan içinse 1954 ve 57’de aleyhte iki şiir yazar. Dahası, 27 Mayıs darbesini de destekler Nazım…

“Ali Adnan-Başvekil” isimli Adnan Menderes’in hayat hikâyesinin anlatıldığı belgeselin 4. bölümü Salı akşamı 21.30’da TRT 1’de.

Belgeselin bu bölümünde 1950 seçimleriyle iktidara gelen DP’nin icraatları, Menderes’in kişiliği ve o yılların önemli olayları aktarılıyor.

Belgeselin bu bölümünde kendisi de bir çok şairin şiirini ezbere bilen Menderes’in, çıkardığı afla hürriyetine kavuşan ama ardından yurt dışına kaçan Nazım Hikmet’i ideolojik olarak taban tabana zıt olmasına rağmen memlekete geri çağırması aktarılan konular arasında.
Belgeselde, ayrıca Orhan Veli’nin hayatını kaybetmesi; Kore Savaşı’nın patlaması ve Türkiye’nin savaşa katılması; NATO üyeliğimizin başlaması, eski Genelkurmay Başkanlarından Nuri Yamut’un Yassıada’da hayatını kaybetmesi ve ezanın yeniden orijinal okunuşuna dönüş gibi dönemin en önemli olayları ele alınıyor.

Senarist Yaşar Taşkın Koç’un yönetmenliği Cengiz Göktaş’la paylaştığı belgeselin 4. bölümünde, CHP ile DP arasında darbeye kadar bitmeyecek olan sert çekişmenin ne kadar erken başladığı da nedenleriyle birlikte aktarılıyor.

Klasik belgesel tekniğinden ayrılarak röportaj kullanılmayan; bunun yerine canlandırmalar kullanılan 13 bölümlük belgeselde sadece Adnan Menderes’in kişiliği, hayat hikayesi değil; aynı zamanda özellikle büyük alt üst oluşlar yaşayan Türkiye’nin 1946-1962 arasındaki serüveni de önemli olay ve kişiler üzerinden aktarılıyor.

Menderes’e ve döneme ait çok sayıda ilk defa gün yüzüne çıkacak fotoğraf, görüntü ve seslerin kullanıldığı belgeselin senaryosunu Yaşar Taşkın Koç yazdı; yönetmenliğini de Koç’la birlikte Cengiz Göktaş üstlendi.

Yapımcı- Sait Bey Polat, Senaryo- Yaşar Taşkın Koç, Yönetmen- Yaşar Taşkın Koç-Cengiz GÖKTAŞ, Drama yönetmeni- Yusuf Güven, Genel koordinatör- Efe Polat, Editör- Figen URASOĞLU, Kurgu- Ayhan Demir, Danışman- Erdal Şen, Müzik- Cenk YELES, Seslendirme- Payidar Tüfekçioğlu Menderes’in gençliğini Efe Polat, başbakanlık dönemini tiyatro sanatçısı Ali Davutoğlu ve Celal Bayar’ı da yine bir tiyatro sanatçısı olan Hakan Salınmış canlandırıyor.