Ailesi katledilen
Tarkan’ın dişi bir “Kurt” tarafından bulunması ve kurt sütüyle
beslenerek büyümesiyle başlar hikaye.
Tarkan, Attila’nın en yiğit cengaveri olur. Avrupa ülkelerine nam salar.
Kuvvetiyle barbarların kabusu, vatan sevgisini had safhada yaşayan eşsiz Hun
cengaveridir.
Sezgin Burak’ın uzun uğraşlar sonucu yarattığı bu karakter, hem kendi döneminde,
hem de günümüzde en çok ses getiren tarihi kahraman oldu. Burak, Tarkan’ı
tarihi temellere oturtmak için büyük uğraşlar vermiş, ismini özenle seçmiş,
çizgisinde ve hikayelerinde Türk’ün kudretini, cesaretini ve kuvvetini öne
çıkarmıştır.
Tarkan isminin çekiciliği, yiğidin yüzüne düşen perçemi ve kurduyla olan
telepatik ilişkisi bütünleşerek gerek çevrildiği dillerde, gerekse dünya
fantastik sinemasında kendine sağlam bir yer edindi.
Mesela Karaoğlan, Asya’nın tozunu attırdığında daha rahat ve coşkulu
iken; Tarkan, Attila için canını feda etmeye hazır vaziyette, var mıdır
yok mudur bilemediğimiz barbarların, Ostrogotların, Vizigotların, Frankların,
Burguntların, Thuringlerin, Vikinglerin, Vandalların ve Çinlilerin kabusu
olarak dünyaya nam salmıştır.
Yediden yetmişe bilinen Tarkan’ın diğer çizgi romanlara göre daha fazla
dikkat çekmesinin asıl nedeni nedir?
Elbette sinema uyarlamaları...
70’li yıllardaki Tarkan furyası ( Karaoğlan filminin hemen ardından)
Kartal Tibet’in boy gösterdiği filmlerle başlar ve Eva Bender (Gosha) ile
çekilen filmlerde de artık işe erotizm karışır. Tarkan Camoka’ya Karşı,
Canavarlı Kule ve serinin en meşhur üç filmi: Gümüş Eyer, Viking Kanı ve
Altın Madalyon...
Her ne kadar çevrildiği dönmelerde sinemamız teknik açıdan yetersiz kalsa
da, filmler kumaştan yapılmış, insan yiyen dev ahtapotlarla; uzun tırnaklı
cadılar; kanlı vampirler ve büyücülerle; sisli şatolarla, demir başlıklı
dövüşçülerle, kazığa çakılan prenslerle sinema tarihimizde fantastik ve
efsanevi türler için bir kapı açmıştır ama sonraları nedense bu kapıdan
içeri girmeye kimse cesaret edememiştir.
O nesil, annelerinin çantalarından bir kaç lira aşırarak satın aldıkları
dergileri, şimdilerde bile tozlu kutularından çıkarıp çocuklarına
okutuyor.