Sezgin Burak'ın yarattığı Hun İmparatoru ATTİLA'nın yiğit akıncısı TARKAN, ilk kez 1967'de Hürriyet gazetesinin sütunlarında göründü; iki yıl sonraysa Karaoğlan'dan transfer edilen Kartal Tibet ile cinselliğe de yer veren, renkli ve bol hareketli maceralarını beyaz perdede yaşamaya başladı ve ardı sıra taklitlerini
getirdi.
Senaryosunu Sezgin Burak'ın yazdığı, Tunç Başaran'ın yönettiği TARKAN'da (1969) herkesin peşinden koştuğu şey Mars'ın Kılıcı'dır. Kılıcı Attila, Vandalların kralı Genseriko (Mümtaz Ener) ve Roma İmparatoru Valentiniyanus (Kayhan Yıldızoğlu) istemektedir. Attila kılıcı bulma görevini TARKAN'a verir, Valentiniyanus ise gladyatör LİCİUS'a. Kılıcın yerini bilen tek bir kişi ise Rahip MORO'dur. TARKAN, Hancı HUGO'nun işlettiği bir handa Vandallarla kapışır, Licius'la karşılaşır, hancının karısıyla sevişir. Sabah hancının çağırdığı Vandalların saldırısına uğrayan TARKAN kurtulur ve Roma yolunu tutar. Bu arada Vandal Kraliçesinin celladı KUZMO (Behçet Nacar) Rahip MORO'yu öldürür.
Çoğu figüranın pembe tişörtler giydiği bir Roma'da (ama bu pembe tişörtleri daha önce Vandal savaşçılarının sırtlarında da görmüştü) TARKAN, imparatorun şuh eşi Evdoksiya (Birsen Ayda) ile karşılaşır, bir tuzaktan kurtulur, bir başka handa yeniden Licius'u bulur, ilkin Romalıların sonra da Vandalların saldırılarından kurtulur.Filmden filme pek değişmeyen bir çizgiye uyarak, TARKAN maceradan maceraya koşar. İlk macerasından itibaren
çizgi romanlardan bildiğimiz özelilikler git gide daha fazla hareket kazanarak beyaz perdeye yansımıştır. TARKAN'da kahramanımız bir yandan Mars'ın Kılıcı'nı aramayı sürdürürken bu arada ona kendini sunan hiçbir kadına da -ister halktan bir kadın ister bir imparatoriçe ya da Vandal Kralı Genseriko'nun kızı (Lale Belkıs) olsun- hiçbir zaman reddetmez. Hareketlilik tüm hızıyla devam eder. TARKAN, KUZMO ile dövüşüp kellesini uçurur; sonra da kılıcın peşinden Cehennem Kayalıkları'ndaki
mağaraya gider, tuzağa düşer, kaçar, bataklığa saplanır, köpeği Kurt tarafından kurtarılır.
Oradan Hun Kalesi'ne sığınır, ama Vandallar kaleye saldırır... Tekrar mağaraya döner TARKAN, orda Vandal Örümcek (Danya Topatan) ile karşılaşıp, onu öldürür Mars'ın Kılıcı'nı alır, ama dışarı çıktığında Genseriko ve Vandallar'ın kendisini beklediğini görür. Olsun, TARKAN Genseriko'yu öldürür ve kılıcı ATTİLA'ya teslim ettikten sonra ufukta kaybolur.
İlk filmle birlikte temelini
çizgi romanlarda bulan bir formül ortaya konmuş ve sonraki filmlerde az çok değişikliklerle uygulanmıştır: TARKAN
bir şey bulmakla görevlendirilir. Bu görevi yerine getirirken bir dizi düşmanla karşılaşır. Tuzaklardan kurtulup, karşısına çıkan kadınlarla sevişir. Konakladığı hanlarda dövüşür. Esir düşer fakat kurtulur. Sonunda görevini yerine
getirir.
TARKAN filmlerinin eriştiği hasılatlar bir anda taklitlerine yol açmıştır: TARKAN "Camoka'ya Karşı"
(T. Fikret Uçak, 1969) ve TARKAN "Canavarlı Kule" (Cavit Yörüklü, 1969) çevrilir.
Gerçek TARKAN bir yıl sonra geri dönerek, TARKAN "Gümüş Eyer" (Mehmet ASLAN, 1970) ile yer yer daha belirgin bir fantastiğe kaymıştır.TARKAN "Gümüş Eyer", babası ALTAR'ın (Reha Yurdakul) ve Alan Beyi KOSTOK (Bilal İnci) ile mücadelesinden başlayarak yenilmez cengaverin çocukluğunu anlatır. ALTAR bir Hun kalesinin komutanı ve de ATTİLA'nın ona hediye ettiği Gümüş Eyer'in sahibidir. KOSTOK'un amacı ise hem Hunlar'dan kurtulmak hem de bu değerli eyeri ele geçirmektir.KOSTOK, Akatzir Prensesi olarak tanıttığı Büyücü GOSHA (Eva Bender) ile birlikte ALTAR'ın kalesine gelir ve GOSHA, bir madalyon yardımıyla ALTAR'ın oğlu TAN'ı büyüleyip kendine bağlar. TAN kaleyi terk eder ve kaybolur. Bir yıl geçer ve ALTAR'ın ikinci oğlu TARKAN doğar, fakar bir yaşına bastığında KOSTOK hain bir oyunla kaleye saldırarak herkesi kılıçtan geçirir. Sütannesi tarafından bir mağaraya bırakılan küçük TARKAN bir KURT'un ilgisini çeker ve kurt onu yuvasına götürerek kendi yavrusu gibi büyütür.KURT ve küçük TARKAN (Kartal Tibet'in oğlu Kanat Tibet) yakındaki Alan köylerine musallat olur ve bir gün yakalanırlar. Köyde bulunan tutsak ve sakat Hun TULGA (Suphi Tekiner) çocuğu ve Kurt'u kafeslerinden kurtarıp kaçırır.
Yıllar geçer... TULGA, TARKAN'ı (Kartal Tibet) eğitir ve ona geçmişteki olayları anlatır. Artık TARKAN öcünü alacak ve KOSTOK'un eline geçen ATTİLA'nın Gümüş Eyer'ine sahip olacaktır.TARKAN amacına ulaşabilmek için çeşitli maceralar yaşar, tuzaklardan kurtulur ve KOSTOK'un adamlarından SORKOF (Mehmet Ali AKPINAR) ile KEDİ'yi (Danyal Topatan) öldürür.Hiç yaşlanmayan ve genelde çıplak dolaşan Büyücü GOSHA ile karşılaşır, tuzağa düşer ve hala büyülenmiş bir halde olan ağabeyi TAN ile dövüşmek zorunda kalır. Sonunda TARKAN, GOSHA'yı bir uçurumdan aşağı atarak TAN'ı büyüden kurtarır. İki kardeş bir araya gelip KOSTOK'un peşine düşerler. TAN tutuklanır, bir kayadan düşen ve öldü sanılan TARKAN son anda ağabeyini kurtarır ve KOSTOK'u öldürür; böylece gümüş eyeri geri alır.
TARKAN dizisinin belki de en renklisi, Hunları, Vikingleri ve Çinlileri bir araya getiren, Mehmet Aslan'ın yönettiği TARKAN "Viking Kanı"dır
(1971).
TARKAN "Viking Kanı"nda herkesin peşinde olduğu şey bu kez bir nesne değil, bir insandır: Attila'nın kızı Yonca Hatun (Fatma Belgen). Vikinglerin her yere saldırdığı hatta Çinlilerle ittifak kurduğu bir dönemde, Yonca Hatun bir Hun kalesine sığınır. Yanlış bir seçimdir, çünkü Viking Reisi TORO (Bilal İnci) kaleye saldırır; TARKAN'ın sadık dostu KURT'u öldürür ve Yonca Hatun ile kaledeki Hun kadınlarını esir edip, kaleyi ateşe verir, TARKAN'ı da yaralar.Yonca Hatun'u Çin İmparatoru'nun kızı LOTUS'a (Seher Şeniz) teslim etmek niyetinde olan TORO hareketlerini tasvip etmeyen Kral GERO'yu (Atıf Kaptan) dev bir ahtapota kurban eder.Esir kadınların arasında Yonca'nın hangisi olduğu bulamayan TORO kadınlara işkence edip onları yılan dolu kuyulara atmaya başlayınca dayanamayan Yonca Hatun kimliğini açıklar ve LOTUS'un eline düşer.Sağlığına kavuşan ve Vikinglerin peşinden yola çıkan TARKAN bir handa LOTUS ve adamlarıyla karşılaşır. Hana Vikingler saldırır, TARKAN karşı gelir ve LOTUS'un ilgisini çeker ama LOTUS, onunla geceyi geçirmesine rağmen, ilaçla uyutmaktan da geri kalmaz.Bu arada Viking kalesine Kral GERO'nun kızı URSULA (Eva Bender) ve kadın savaşçılar dönerler. TORO, URSULA'yı ahtapota kurban etmek ister, ama DEV ORSO (Hüseyin Alp) kızı kurtarır. Bu arada TARKAN Vikinglere esir düşmüştür. TARKAN, Viking gemilerinde forsalık ederken KURT tarafından kurtarılır.TARKAN, KURT, URSULA ve savaşçı Viking kadınları kaleye saldırırlar. Burada kaledeki bir şölende Vikingler esir Hun kadınlarına tecavüz etmekte, ateş kuyularına atmakta, baltalarına hedef olarak kullanmaktadırlar. Tüm bu hengame devam ederken TARKAN yetişir, ama esir düşer ve yılanlı kuyunun üzerine sarkıtılır. KURT son anda yetişir ve kuyuya LOTUS düşer. TARKAN kaçmayı başarırsa da yakalanarak ahtapota kurban edilmek üzere kayalıklara bağlanır, ama elbette ki onu öldürür. URSULA kaleden atılan oklarla yaralanırken Yonca ve TARKAN Viking kalesine çıkarlar, TARKAN, TORO'yu öldürür.TARKAN "Viking Kanı"nda özgün çizgiromanında bulunan Ejderha, teknik olanaksızlıklar nedeniyle filde bir ahtapota dönüşmüştür; ama kullanılan plastik ahtapot epey zorluk çıkarır; bazen yüzemez, bazen dibe batar; kollarını hareket ettirebilmek için iplere başvurulur, hatta içine bir set işçisi bile yerleştirilir.
TARKAN "Altın Madalyon" Mehmet Aslan'ın yönetmenliğini yaptığı filmle beyazperdeye aktarılır (1972).
Olayların başlangıcı ATTİLA (Kamuran Usluer) ile Vandal Kralının kızkardeşi HONORİYA arasındaki büyük aşktır. ATTİLA sevdiği kadından ayrılmak zorunda kalır, ama ona madalyonunu verir. Yıllar geçer, madalyonu taşıyan bir haberci Attila'ya Honoriya'nın onunla görüşmek istediği haberini getirir. Attila, buluşma yerine tek başına gider, Honoriya'yı ve küçük oğlunu görür, ama Vandalların yeni kralıyla (Zeki Alasya), vezirin (Altan Günbay) kurduğu bir tuzağa düşer. TARKAN yetişip ATTİLA'yı kurtarır fakat Honoriya ve oğlunun Vandallar tarafından kaçırılmasını
engelleyemez. TARKAN'ın amacı bu kez ATTİLA'nın oğlunu kurtarmaktır: karşısında ise NERON'a benzer çılgın bir kral, geceleri bir handa erotik danslar yapan maskeli bir kraliçe (Birsen Ayda), gaddar bir vezir ve bir sürü Vandal askeri vardır.TARKAN ve KURT harekete geçerler: ATTİLA'nın oğlunu kurtarma görevinde TARKAN'ın eski dostu KULKE (Halit Akçatepe) ile cambaz arkadaşlarından yardım göreceklerdir. ATTİLA'nın Honoriya'yı ve oğlunu geri almak için Vandal Kralı'na gönderdiği elçiler kral tarafından öldürülür... Vezir Honoriya'ya tecavüz ettikten sonra onu öldürür, kanlı ceset ATTİLA'ya gönderilir... TARKAN ve arkadaşları Vandal kalesine girerler, maskeli kraliçe TARKAN'dan hoşlanır... Attila'nın oğlu kurtarılır fakat dirilen GOSHA (Eva Bender) çocuğun bulunduğu yeri saptar... Vandallar, TARKAN ve diğerlerinin kaldığı hanı basarlar, KULKE'nin sevgilisi çocuğu kaçırarak kurtarır, ama GOSHA çocuğu ele geçirir.
Olaylar birbirini izler... GOSHA'nın sarayına giren TARKAN, bronzdan bir adamla dövüşüp onu yener ama karşısına çıkan maskeli GOSHA tarafından hipnotize edilir... TARKAN artık GOSHA'nın esiridir. ATTİLA'yı öldürmeye gider, başaramaz ve ölüme mahkum edilir. Bu arada kurtulan KULKE ve KURT, GOSHA'nın mahzenine girerler; büyücü kadının TARKAN'ı yönlendirmek için kullandığı TARKAN'ın benzeri olan mumdan heykel yanar. TARKAN son anda kendine gelip celladın elinden kaçar.Vandal askerleri, sarayda yapılacak seks partisine dönüşen bir şenlik için Şişman ROZA'nın (Mürüvvet Sim) evinden kızları toplarken orada bulunan dansöz kıyafetindeki maskeli kraliçeyi de zorla götürürler. Kral eşinin gerçek yüzünü anlayınca onu öldürür. ATTİLA'nın oğlunun da öldürülmesi için emir verir. Tam o sırada TARKAN ve cambaz arkadaşları yetişirler. Kral bıçaklarla dolu bir kuyuya düşer, Gosha ve vezir çocukla birlikte kaçarlar. Peşlerine düşen TARKAN veziri öldürüp Gosha'nın yüksek bir yerden düşmesine neden
olur...
Dizin son bölümü olan TARKAN "Güçlü Kahraman Kolsuz Kahramana Karşı"da (Mehmet Aslan, 1973), ise cengaverimiz "daha güncelleşip" gösterilerine Uzakdoğu'dan esintiler katar. Çizgiroman bir mitos yaratma sanatı ise -ki öyledir-, sinema da onunla birleştiğinde mitosları katlamakta kendi katkısını getirir. Bir mitos yaşlanınca yenilerir veya karşısına daha başka ve daha güncel bir mitos konulur. Bazen bu karşılaştırma bir yüceltme ameliyesine de dönüşebilir ve "bizim" mitos "onların" mitosunu döver.TARKAN "Güçlü Kahraman Kolsuz Kahramana Karşı" filminde Hun İmparatoru ATTİLA, toprakları için stratejik önem taşıyan "ALTIN KILIÇ"a sahip olmak istemektedir. Hun İmparatorluğu'nun doğusunda bulunan ve önemli bir sorun teşkil eden Çin ülkesinin denetimi bu kılıca sahip olmaya bağlıdır, fakat Altın Kılıcı Attila'dan başka isteyenler de vardır. Çin ülkesinin yönetiminde söz sahibi olmak isteyen WANG YU (Hakkı Koşar) da bunlardan biridir. Ülkesinde Kolsuz Kahraman olarak nam salmış olan WANG YU'nun kılıcı bulmak için yaptığı zulümler Çin halkını bezdirmiştir.
Attila, Altın Kılıcı bulması için TARKAN'ı (Kartal Tibet) görevlendirir. TARKAN, kılıcın peşinde KURT ile birlikte Çin'in yolunu tutar. Yolda on atlı tarafından izlendiğini fark eder. Bu on atlı ATTİLA'nın TARKAN'a yardımcı olması için
gönderildiği KULKE (Halit Akçatepe) ve arkadaşlarıdır. TARKAN onları yanında pek istemezse de hep birlikte kılıcı aramaya
koyulurlar.
TARKAN ve arkadaşları savaşçı Ulugökçe'nin (Reha Yurdakul) kızı ALONYA'yı (Hülya Darcan) bir grup çapulcunun elinden kurtarırlar. Çeşitli olaylardan sonra kılıcın korunduğu bir Budist tapınağına varırlar ve rahiplere kılıcı almaya geldiklerini söylerler. Başrahip ancak soracağı üç soruya doğru yanıt verebilirlerse kılıcın kendilerine verileceğini söyler. TARKAN, yanıtları "akıl" ve "zaman" olan ilk iki soruyu bilince rahip ona "O zaman aklını ve zamanını kullan ve kılıcı çağır, çağır da sana gelsin..." der. Kılıç tapınağın tepesindeki bir çanın zincirine asılıdır. Rahipler tapınaktan
ayrılırılar. TARKAN kılıcı almanın çarelerini düşünürken WANG YU ve adamları manastırı basarlar. Çıkan çatışmada arkadaşlarının çoğunu kaybeden TARKAN, WANG YU tarafından ağır yaralanarak ölüme terk edilir; Altın Kılıç WANG YU'nun eline geçer. TARKAN, sadık dostu KURT'un yardımıyla ALONYA tarafından kurtarılır, KURT sütü ile beslenerek iyileşir ve WANG YU'nun peşinden gider. Son çarpışmada TARKAN, WANG YU'yu öldürür ve kılıca sahip olur.